<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[AÖF Sınav, Final ve Bütünleme E-Öğrenme Platformu - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.aofbilgi.net/</link>
		<description><![CDATA[AÖF Sınav, Final ve Bütünleme E-Öğrenme Platformu - http://www.aofbilgi.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 09:53:51 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[İnsan Kaynakları Yönetimi Ders Notları ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14819</link>
			<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 10:03:25 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14819</guid>
			<description><![CDATA[İnsan Kaynakları Yönetimi 1-14 Üniteler<br />
<br />
ÜNİTE 1<br />
<br />
İş gücü ve insan gücü tanımlamaları, üretimin daha çok insan emeğine ve kas gücüne dayalı olarak yapıldığı dönemlere aittir. Üretimde makinelerin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte işletmede çalışanların diğer üretim araçlarından biri olarak görülmüş ve personel olarak adlandırılmıştır.<br />
İnsan sermayesi; bir işletmede çalışanların sahip oldukları nitelikler ve taşıdıkları potansiyel ile yaptıkları ve yapabilecekleri şeylerin toplamıdır.<br />
<br />
TARİHİ GELİŞİMİ İÇİNDE PERSONEL YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ<br />
Personel Yönetimi, Sanayi Devrimi’yle birlikte üretimin topraktan makineye yönelmesi ve yaşanan değişimler sonucunda ortaya çıkan gereksinimlerin ürünü olarak doğmuştur.<br />
1768’de James Watt’ın buhar makinesini icat etmesiyle başlayan Sanayi Devrimi, toplumların ekonomik, siyasi ve kültürel yapılarında köklü değişimler başlatan önemli bir olgudur.<br />
Tarihsel gelişim süreci içinde personel bölümü ilk önce sadece kayıt tutan bir bölüm olarak kurulmuştur.<br />
1920’lerde sendikaların ve dış etkilerin de baskılarıyla çalışma ilişkileri değişikliğe uğramış ve personel yönetimi kavramı genişletilmeye başlanmıştır.<br />
1930’lu yıllarda sendika yasasının çıkması işletmelerin, sendikalarla ilişkilerin düzenlenmesine ayrı bir önem vermelerine yol açmıştır. İşe alma, atama, terfi, nakil, ücret belirleme, işten çıkarma ve sendikalarla ilişkileri yürütme görevleri personel bölümüne verilmiştir.<br />
1960’lı yıllarda ABD ve 1970’li yıllarda Avrupa’nın gelişmiş ülkeleri, daha verimli, daha gelişmiş ve daha çok kazandıran bir yaşam tarzının sadece makinelerle sağlanmayacağını, insana önem verilmesinin gerekli olduğunu fark etmeye başladılar.<br />
İnsan Kaynakları Yönetimi: örgüte bugün ve uzak gelecekte rekabet üstünlüğü sağlayacak insan kaynaklarının elde edilmesiyle, elde tutulmasıyla, bireysel ve örgütsel performansın arttırılmasıyla ilgili politikaların ve stratejilerin oluşturulmasını, programların hazırlanmasını, örgütlenmesini, yönlendirilmesini, koordine ve kontrol edilmesini içeren bir disiplindir.<br />
Personel Yönetimi ile İnsan Kaynakları arasındaki farklar<br />
Personel yönetimi ile İKY arasındaki temel fark felsefi düzeyde işleve bakış açısındadır.<br />
Personel yönetimi anlayışı insanı temel bir maliyet unsuru olarak görüp, tüm uygulamalarını buna göre yapar İKY ise, insana değerlendirilmesi gereken bir kaynak olarak bakar.<br />
Personel yönetimi, personelle işletme, işletmeyle devlet arasında ve daha çok çalışanlarla ilgili mali hukuki ilişkileri içeren bir bölüm niteliğinde olup, İKY’nin önemli bir alt çalışma alanını oluşturur. İKY, personel yönetimini de kapsayacak şekilde yürütülür.<br />
Personel yönetimi anlayışı daha çok geleneksel, hiyerarşik örgüt yapıları için geçerli ve ast-üst ilişkisini esas alır. İKY için ise, yönetici olan performansa mümkün olan en yüksek katkıyı yapması önemlidir.<br />
Personel yönetimi kısa vadeli ve günlük işlerle uğraşırken, İKY uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısına sahiptir.<br />
Personel yönetiminin etkililiği önceden belirlenmiş personel politikalarının başarıyla uygulanmasıyla ölçülür. İKY’nin başarısı ise, örgütsel performansın artmasına yol açar.<br />
İKY’nin Yerine Getirmesi Gereken İşlevler Şunlardır;<br />
İnsan kaynakları planlaması: istenen yer ve zamandan, istenen sayı ve nitelikte insan kaynağının hazır bulundurulmasını sağlar.<br />
İş analizi: örgütte yapılmakta olan işleri ayrıntılı olarak incelemek, tanımlamak, bu işleri yapacak kişilerde bulunması gereken nitelikleri saptamak, yeniden tasarlamak vb. amaçlarla işler hakkında ayrıntılı bilgi toplanmasına yardım eder.<br />
İşlerin yeniden tasarlanması: işlerin verimlilik ve kalite artışı ya da maliyetlerde azalma ve çalışanlar açısından da iş tatmini artışı sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesini mümkün kılar.<br />
<br />
NOT: günümüzde yoğun rekabet ortamında işletmelerin avantajlı bir konuma gelmelerini sağlayacak temel unsur sahip oldukları insan kaynaklarıdır.<br />
<br />
Yetki: karar verme, diğerlerini çalışmaya yönlendirme ve onlara emir verme hakkıdır.<br />
Komuta Yetki: işletmenin asıl amacıyla doğrudan ilgili faaliyetleri kapsar ve en temel yetki tipidir.<br />
Kurmay Yetki: işletmenin amaçlarıyla dolaylı olarak bağlantılı olan, insan kaynakları, araştırma ve geliştirme, reklam, halkla ilişkiler, muhasebe gibi faaliyetleri kapsar. Yardımcı bir yetki tipidir. Kurmay yetki, emir verme hakkı içermez.<br />
Komuta yöneticilerinin sorumlulukları şunlardır;<br />
Doğru insanları doğru işlere yerleştirmek<br />
Yeni personeli işe alıştırmak<br />
Personeli yeni yapacağı iş için eğitmek<br />
Her personelin iş performansını iyileştirmek<br />
İş birliği içinde çalışmayı sağlayacak doğru çalışma ortamını ve çalışma ilişkilerini geliştirmek<br />
İşletmenin politikalarını ve prosedürlerini belirlemek ve açıklamak<br />
İşçilik maliyetini kontrol etmek<br />
Her bireyin yeteneklerini geliştirmek<br />
Sorumlu olduğu personel grubunun moralini yükseltmek ve sürdürmek<br />
Personelin sağlığını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek<br />
İK Yöneticileri, insan kaynakları bölümü içinde komuta yetkiyi kullanırlar. İK yöneticileri aynı zamanda insan kaynakları faaliyetlerinin koordinatörü olarak da fonksiyon üstlenirler. Bu görev genellikle fonksiyonel kontrol olarak da bilinir. İK yöneticileri ve uzmanları bu görevi, önceden belirlenen İK amaçlarının, politikalarının ve prosedürlerinin işletmenin tümünde ve düzenli bir şekilde uygulanmasını güvence altına almak için üstlenir.<br />
İnsan kaynakları yöneticilerinin sorumlulukları şunlardır;<br />
Kendi bölümündeki ve kendi hizmet alanındaki insanların faaliyetlerini yönlendirmek<br />
İşletmenin tümünde insan kaynaklar faaliyetlerini koordine etmek<br />
Komuta yöneticilerine servis vermek ve danışmanlık yapmak<br />
Personeli korumak ve onları savunmak<br />
İşletmenin genel örgüt yapısı içinde İK bölümünün yerini etkileyen faktörler şunlardır;<br />
Üst Yönetimin Felsefesi<br />
Örgüt Kültürü<br />
Örgütün Büyüklüğü<br />
Coğrafik Yerleşim<br />
Faaliyetlerin Yapısı<br />
Çalışanların Niteliği<br />
Sendikalaşma Oranı<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI BÖLÜMÜNÜN İÇ ÖRGÜTLENMESİ<br />
İK üst düzey yönetimi, İKY’den birinci derece sorumlu olan kişinin unvanı İK direktörü, İK koordinatörü, genel müdür yardımcısı, İK yöneticisi ya da müdürü olabilir. Bu kişi, İKY ile şirket politikalarının ve stratejilerinin bağlantısını kurmaktan sorumludur.<br />
İnsan kaynakları, İK müdürü, personel müdürü, personel ve idari işler müdürü ya da şefi gibi unvanlar alabilirler.<br />
<br />
NOT: İK yöneticisi, çeşitli fonksiyonel alanlara yayılmış olan programları planlayan, başlatan, yürüten, koordine eden ve denetleyen genel bir uzmandır.<br />
<br />
İK uzmanı, İK uzmanlığı işleri genellikle İKY kariyeri için giriş düzeyinde pozisyonlardır.<br />
İK destek personeli, İK destek personeli arasında memur, sekreter, bilgisayar operatörü, bilgisayar programcısı, hizmet personeli vb. sayılabilir. Bu kişiler bölümdeki işleri kolaylaştırırlar ve destek sağlarlar. Bu kişilerin, iş tanımlarına uygun gereklilikleri karşılayacak niteliklere sahip olmaları gerekir.<br />
<br />
NOT: İK bölümünün iç örgüt yapısı belirlenirken sorulması gereken bir başka soru da İK bölümünde hiyerarşik kademe sayısının ne olacağıdır. Ancak günümüzde bu işlerin yapılmasında teknoloji etkili bir şekilde kullanıldığı için önceki yıllarda yapılan denetimlere ve kontrollere ihtiyaç kalmamıştır. Artık İK bölümünün ekip çalışmasını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Aynı eğitim ve niteliklere sahip ancak farklı alanlarda bilgi ve becerisi bulunan uzmanlardan oluşan ekiplerin, kontrol işlevinin yanı sıra geliştirmeye de önem vermeleri gerekir. (Bu konu ile ilgili aşağıdaki gibi bir soru geliyor)<br />
<br />
Aşağıdakilerden hangisi insan kaynakları bölümünün iç örgüt yapısında hiyerarşik kademe sayısının azalmasına neden olan faktörlerden biridir değildir? (AÖF.2011)<br />
<br />
Üstlenilen faaliyetlerin azalması <br />
Teknolojinin kullanılmaya başlanması<br />
Çalışanların daha nitelikli hale gelmesi<br />
Bölümden beklentilerin değişmesi<br />
Ekip çalışmasının önem kazanması<br />
<br />
DOGRU CEVAP: A<br />
<br />
İKY’nin ahlaki politikaları ve davranışları şunlardır;<br />
Sağlık ve güvenlikle ilgili tüm önlemleri dikkatli bir şekilde almak, potansiyel olarak tehlike yaratan çalışma koşulları hakkında personeli bilgilendirmek, stresle ilgili hastalıklar konusunda sorumluluk almak<br />
İşe alma sırasında doğru ve samimi davranmak<br />
Geçerli ve güvenilir olmayan ve ayrım yaratan seçme, değerlendirme ve terfi ettirme sistemlerini kullanmaktan kaçınmak <br />
Adil ücret sağlamak<br />
Personel için seslerini duyurabilecekleri prosedürleri kurmak ve haklarını elde etmeleri için bir sendika çatısı altında yasal olarak örgütlenmelerini sağlamak<br />
Disiplin ya da iş gücünü azaltma durumundaki işten çıkarmalarda ve diğer bazı durumlarda adil politikalar izlemek<br />
<br />
Kıyaslama; tipik olarak bir örgütün, kendi performansını aynı sektördeki farklı örgütlerden seçilmiş performans göstergeleriyle ya da sınıfının en iyisi olduğu düşünülen karşılaştırılabilir nitelikteki örgütlerle karşılaştırma yapmasıdır.<br />
Kıyaslamadan sağlanabilecek yararlar şunlardır;<br />
Bir örgütün İK uygulamalarını diğer örgütlere ya da aynı örgütteki diğer birimlere göreceli olarak basıl sunduğunu anlamaya yardım eder.<br />
Bir örgütün diğerlerinin başarılarından ve hatalarından ders almasını sağlar.<br />
Örgütteki değişimi motive edici bir araç olarak hizmet eder. Değişimin yönünü ve önceliklerini belirlemeye yardımcı olur.<br />
Örgütsel körlük probleminin üstesinden gelmeye yardım eder.<br />
Personel için seslerini duyurabilecekleri prosedürleri kurmak ve haklarını elde etmeleri için bir sendika çatısı altında yasal olarak örgütlenmelerini sağlamak<br />
Disiplin ya da iş gücünü azaltma durumlarındaki işten çıkarmalarda ve diğer bazı durumlarda adil politikalar izlemek<br />
<br />
ÜNİTE 2<br />
<br />
İş analizi, belirli bir işin en küçük parçalarıyla ayrıntılı olarak tanımlanıp incelenmesi sürecidir.<br />
<br />
İş analizi bilgileri, işletme içinde aşağıdaki alanlarda kullanılır;<br />
Örgüt yapısının oluşturulması<br />
İş ve araç gereç dizaynı: iş analizi, ileri derecede bölümlenmiş ve standartlaştırılmış işler için zaman-hareket etüdü işlevini görür.<br />
Personel seçimi<br />
Performans değerleme<br />
İş gücü planlaması<br />
Ücret yönetimi<br />
Belirsizlikten kaynaklanan sorunların azalması<br />
<br />
İŞ ANALİZ SÜRECİ<br />
İşletmelerde iş analiz süreci insan kaynakları Bölümü’nün sorumluluğu altından yürütülür ve başlıca altı aşamadan oluşur;<br />
Analiz edilecek işlerin belirlenmesi<br />
İş analiz amacını saptanması<br />
Analistlerin seçilmesi<br />
Bilgi toplama yönteminin belirlenmesi<br />
İhtiyaç duyulan bilginin toplanması<br />
Toplanan bilginin analizi<br />
<br />
BİLGİ TOPLAMA AŞAMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER<br />
<br />
Gözlem; iş analistinin, personeli işini yaparken müdahalede bulunmadan izleyip, gördüklerini kaydetmesi şeklinde uygulanır.<br />
<br />
Mülakat; yüz yüze ve sözel iletişim yoluyla bilgi sağlama yöntemidir. Yöneltilecek sorular görüşmeci ile bilgi aktaran kişi arasında, işin onların uygun gördükleri yönlerine dikkat çekilerek oluşmasına Serbest Mülakat denir.<br />
Analist tarafından önceden önemi ve gereği düşünülerek belirlenmiş ve sınırlanmış mülakata ise, Yapılandırılmış Mülakat denir<br />
<br />
Anket; anketin yapılandırılmış mülakattan farkı, formdaki sorulara verilen cevapların görüşmeci tarafından değil, işi bizzat yapan personel veya gözetimcisi tarafından işaretlenmesidir. İş analizi tekniklerinin çoğunda bilgiler anket yoluyla elde edilir.<br />
<br />
İŞ ANALİZİ AŞAMASINDA KULLANILAN TEKNİKLER<br />
<br />
İş Envanterleri<br />
Durum Analizi<br />
Fonksiyonel İş Analizi<br />
Kritik Olay Tekniği<br />
<br />
1: İş Envanterleri: bu teknik, bir alandaki işlere ilişkin tüm görevleri içerdiğinden özellikle iş tanımlarının hazırlanmasında yarar sağlar. Bu teknik çok ayrıntılı olduğu için, işteki düşük ve yüksek performansı birbirinden ayırmaya yarayan ölçütleri ortaya koyar. Özellikle ileri derecede bölümlenmiş, standartlaştırılmış işler için kullanılması uygundur.<br />
<br />
2: Durum Analizi: durum analizi tekniği, işin içeriği ve gerektirdiği personel özelliklerine ilişkin sorular içeren bir anket formu kullanılarak yapılır. Durum analizi tekniğinin özelliği, farklı işletmelerdeki işlerin birbiriyle karşılaştırılmasına olanak vermesidir.<br />
<br />
3: Fonksiyonel İş Analizi: bu teknik, işleri gerektirdikleri personel fonksiyonları cinsinden inceler personel fonksiyonları, işi yapanın bilgilerle, insanlarla ve araç-gereçle ilişkilerini belirleyen faaliyetlerdir. Fonksiyonel iş analizi tekniği ile her iş, hem personelin bilgi ve araç-gereçle kullanımı hem de diğer insanlarla olan ilişkileri yönünden inceler<br />
<br />
4: Kritik Olay Tekniği: kritik olay tekniğinde, belirli bir işte çalışan personelin ve bağlı oldukları ilk yöneticinin şahit oldukları, işle ilgili olumlu veya olumsuz sonuç veren personel davranışları kaydedilir. Bu teknik personel seçimi, personel eğitimi ve performans değerlemede kullanılabilen çok amaçlı bir tekniktir. Genellikle standardize edilemeyen esnek işlerin analizinde kullanılabilir.<br />
<br />
İŞ TANIMLARI: iş analizlerinin ayıklanmış, özlü bilgilerinden oluşur. Her işletmenin kendine göre hazırladığı iş tanım formları; işin kimliği, işin özeti, işin içerdiği görevler ve çalışma koşulları bölümlerinden oluşur.<br />
<br />
İşin kimliği bölümünde; işin adı, kodu, bölümü ve işi yapan kişinin bağlı olduğu ilk yöneticinin kimlikleri yer alır.<br />
<br />
İşin özeti kısmında; işin ne olduğu, nasıl ve niçin yapıldığı kısaca açıklanır.<br />
İşin içerdiği görevler bölümünde; işin aşamaları, gerekleri ve kapsadığı sorumlulukları ortaya konur.<br />
<br />
Çalışma koşulları kısmında; işin fiziksel çevre özellikleri, içerdiği tehlikeler, çalışma saatleri vb. belirtilir.<br />
<br />
İŞ GEREKLERİ: iş gerekleri, iş tanımları gibi genel ve işin bütününü kapsar nitelikte değildir. Özellikle işin yerine getirilmesi için personelin taşıması gereken nitelikleri ortaya koyar. Bunlar; eğitim düzeyi, deneyim, zihinsel, fiziksel, davranışsal, hatta duygusal özelliklerdir. İş gerekleri formu personel seçimi ve eğitimi işlevlerinde kullanılır. İşin gerekleri formunda ayrıca işin kimliği ve çalışma koşulları bölümü ’de bulunur.<br />
<br />
ÜNİTE 3<br />
<br />
Planlama, arzu edilen amaçlara ulaşmak için hareket tarzının seçilmesidir.<br />
İnsan kaynakları planlaması, yönetimin işletmenin şu andaki ve gelecekte arzuladığı duruma uygun insan kaynağını belirlemesidir.<br />
İnsan kaynakları planlarının etkili olabilmesi için planların, organizasyonunun uzun dönemli planlarından ve faaliyet planlarından çıkarılmış olması gerekir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI PLANLANMASININ KAPSAMI<br />
<br />
İlk yaklaşım, bütüncül düzey olarak adlandırılan insan kaynakları planlarıdır. Organizasyonda-<br />
ki işler ve iş gruplarının tümü ya da büyük bir kısmı için yapılır.<br />
İkinci yaklaşım temel roller yaklaşımı, organizasyon için her biri büyük ölçüde stratejik öneme sahip işleri ifade eder.<br />
<br />
Not: Geleneksel insan kaynakları planları insan kaynakları bölümleri tarafından başlatılır ve yönetilir.<br />
insan kaynakları üzerinde etkili olan başlıca dışsal faktörler şunlardır;<br />
<br />
Ekonomide değişim<br />
Sosyal, politik ortam ve yasalardaki değişim<br />
Teknolojik gelişim<br />
Rekabet koşullarında değişim<br />
İnsan Kaynaklarını Etkileyen İçsel Faktörler<br />
Bütçeler<br />
Faaliyet biçimi ve hacmindeki değişiklikler<br />
<br />
İnsan kaynakları talebi; bir işletmenin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıdır.<br />
İnsan Kaynakları İhtiyacının Belirlenmesine Yardımcı Araçlar<br />
<br />
İş analizi; iş analizleri personelin bölümlendirilmesini sağlayan işin yapısına ve temel karakteristiklerine ilişkin temel iş bilgilerini sunar. İş analizi bilgileri belirli biçimlerde düzenlenerek iş tanımları ve iş gerekleri oluşturur.<br />
<br />
Gerçek insan kaynağı ihtiyacı; gerçek insan kaynağı ihtiyacı işletmenin ekonomik amaçlarına ulaşabilmesi için, hedeflenen işi fiilen gerçekleştirecek insan kaynağına olan ihtiyaçtır.<br />
İnsan kaynağı devir oranı (Dönüşüm Oranı); personel devir oranıyla ilgili bilgiler; personelin işten ayrılma tarihi, nedenleri, iletişim adresi, yapılacak ödemeler, yeniden işe alma olasılığıyla ilgili bilgileri içerir. <br />
Ek insan kaynağı ihtiyacı; ek insan kaynağı ihtiyacı işten çıkmalar nedeniyle ortaya çıktığından üzerinde durulacak konu insan kaynağı devir oranıdır. Ek insan kaynağı ihtiyacı üretimin aksamaması için boşalan kadrodaki yerin doldurulması için kullanılır.<br />
<br />
Devamsızlık oranı; izinlerin dışında tatillerin işe geç gelmesi ya da gelmemesi durumudur.<br />
<br />
Yedek insan kaynağı ihtiyacı; kaza, izin ve benzeri nedenlerle ortaya çıkacak kaçınılmaz devamsızlık durumları karşısında, işin aksatılmadan yürütülmesi için gereksinilecek insan kaynağını ifade eder.<br />
İnsan kaynakları talep tahmin yöntemleri şunlardır;<br />
<br />
Sezgisel yöntemler; geleceğin tahmininde insan bilgisinden yararlanılır.<br />
En basit sezgisel yöntemler şunlardır;<br />
Aşağıdan yukarıya tahmin yöntemi: her birim ya da bölüm kendi personel ihtiyaçlarını tahmin eder.<br />
<br />
Yukarıdan aşağıya tahmin: deneyimli üst yöneticiler tarafından yukarıdan aşağıya yapılan tahmindir.<br />
<br />
Delphi Yöntemi: tahmin için grubun ortak karar vermesi yöntemini kullanan oldukça yapılanmış sezgisel bir yöntemdir. Bu yöntemde uzmanlar yüz yüze gelmez. Eğer uzmanlar farklı yerlerde ise, oldukça ekonomik bir yöntemdir. Yıkıcı kişilik çatışmalarını en aza indirerek ve karar sürecinde baskın bir grup üyelerinin baskısını önleyerek karar vermenin kalitesini arttırabilir.<br />
<br />
Basit matematiksel yöntemler: talep tahmininde sadece bir faktörü göze alarak tahmin yapan yöntemlerdir.<br />
<br />
Verimlilik oranı: bir yılda üretilen ortalama ürün sayısının direkt personel sayısına oranıdır.<br />
<br />
Kadrolama oranı: direkt ve endirekt işçiliğin kullanıldığı kadrolama oranı, diğer işlerdeki personel gereksinimlerinin sayısı hesaplanarak bulunur.<br />
<br />
Öğrenme eğrileri: verimlilik oranı temel alınarak yapılan tahminlerde öğrenme eğrileri de kullanılabilir.<br />
<br />
Karmaşık matematiksel yöntemler: uzun zamandır insan kaynakları planlaması yapan büyük organizasyonlar bu istatistiki yöntemleri kullanmayı tercih ederler.<br />
Çoklu regresyon<br />
Doğrusal programlama<br />
<br />
İnsan kaynağı envanteri: elemanlar hakkındaki bilgilerin düzenlenip gerektiğinde incelenmek üzere hazır bulundurulduğu bir arşivdir.<br />
<br />
İnsan kaynağı envanteri çeşitleri şunlardır:<br />
<br />
İnsan kaynağı genel envanteri: belirli bir dönemde işletmede çalışan iş görenlerin yaş, cinsiyet, eğitim, alınan ücret, kıdem ya da statüsüne göre sayılması faaliyetidir.<br />
<br />
İnsan kaynağı beceri envanteri: mevcut insan kaynağının yetenek, beceri, eğitim, deneyim gibi kişisel <br />
özelliklerini yansıtan bir çalışmadır.<br />
<br />
Tahmin yönetimini belirlerken göz önünde bulundurulacak faktörler şunlardır;<br />
<br />
Durağanlık ve kesinlik<br />
Verilerin uygunluğu<br />
Personel sayısı<br />
Kaynakların uygunluğu<br />
Zaman<br />
Yönetimin güveni<br />
<br />
ÜNİTE 4<br />
<br />
Personel bulma; işletmedeki boş pozisyonların doldurulması için uygun ve nitelikli adaylara ulaşılması<br />
<br />
İşletmelerde personel bulma işlevini etkileyen faktörler şunlardır;<br />
<br />
Personel politikaları<br />
İş gücü planları<br />
Yaşanan deneyim<br />
İşin özellikleri<br />
Çevre koşulları<br />
<br />
PERSONEL BULMA YÖNTEMLERİ<br />
İşletme içi kaynaklardan personel bulma yöntemleri: informal araştırma yönteminde personel açığı bulunan bölümün yöneticisi, insan kaynakları yöneticisini haberdar eder ve uygun gördüğü birkaç personelle görüşüp içlerinden birini seçer. Bu yöntem izlendiğinde, istekli çalışanların başvurma olanağı engellenmiş olur. <br />
<br />
Açık işler bildirimi; işletmedeki tüm personele örgüt bülteni veya ilan panoları yoluyla açık işlerin duyurulmasıdır. Bu yolla eşit istihdam ilkesi gerçekleştirilmiş ve tüm personele aday olma fırsatı tanınmış olur.<br />
<br />
İşletmede dış kaynaklardan personel bulma yöntemleri: işletme dışı kaynaklardan personel bulma yollarının en yaygın olanları, gazetelerde mesleki dergilerde ve internette duyurular yayımlama, insan kaynakları web sitelerinden yararlanma iş yerine yapılan kişisel başvuruları değerlendirme, iş kurumu ve danışmanlık şirketleri hizmetlerinden yararlanma, eğitim kurumlarından staj, burs gibi yollarla nitelikli öğrencileri çekme ve işletmede çalışan personelin önerilerini dikkate almadır. <br />
<br />
Not: işletmenin ve işin adaylara gerçekçi ön tanıtımı, sonraki düş kırıklıkları, tatminsizlikler ve işten ayrılmaları önler. İşletmenin ve işin adaylara gerçek nitelikleriyle sunumuna işin gerçekçi ön tanıtımı denir.<br />
<br />
İş gücü planları; çeşitli işlerin boşalma zamanlarına ve söz konusu açık işlere işletme içinden mi yoksa işletme dışından mı personel alınacağına ilişkin bilgi verir.<br />
<br />
İş analizleri; iş gereklerinin doğru ve eksiksiz olarak hazırlanmasında ve personel adaylarının bu iş gereklerine uygun özellikler taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesinde temel alınır.<br />
Personel değerlemeleri; performans düzeyi yüksek olan personelin özelliklerini adaylarınkiyle karşılaştırmaya yarar.<br />
<br />
Personel bulma çabaları; işletmeye en nitelikli adayların başvurmalarını sağlar ve böylece en iyiler içinden seçim yapma olanağı verir.<br />
<br />
PERSONEL SEÇME YÖNTEMLERİ<br />
Bir işletmede personel adaylarının özelliklerinin işe ve çalışma koşullarına uygun olup olmadığını saptamak için kullanılan yöntemler uygulanma sırasına göre şunlardır;<br />
<br />
Biyografik yöntemler: adayın geçmişteki davranışlarının ve tercihlerinin gelecekteki performansına ilişkin ipucu vereceği düşüncesiyle uygulanır.<br />
Biyografik yöntemler şunlardır:<br />
<br />
Başvuru formları<br />
Biyografik envanterler<br />
<br />
Psikolojik testler: yetenek, kişilik vb. bireysel özellikleri belirlemeye yarayan geçerlilik ve güvenirlikleri önceden saptamış, standardize edilmiş, ölçme araçlarıdır.<br />
Psikolojik testlerin en önemli üstünlüğü, bu saptamaların önceden yapılmış olması ve kullanıma hazır durumda olmalarıdır.<br />
<br />
Geçerlilik: bir ölçme aracının ya da tekniğinin ölçülmek istenen değişkeni ne derece doğru ölçtüğünü gösteren orandır.<br />
<br />
Güvenirlik: bir ölçme aracının aynı kişi ya da grup üzerinde tekrar tekrar yapılan ölçümlerde tutarlı sonuçlar vermesidir.<br />
<br />
Benzetim yoluyla seçim yöntemi: benzetim, gerçek iş ortamındaki davranışları yerine getirmeyi gerektirdiğinden bir seçim yöntemi olduğu kadar bir eğitim yöntemidir.<br />
Bugün yönetici seçiminde ve eğitiminde yaygın olarak kullanılan benzetim teknikleri şunlardır:<br />
Birikmiş işler tekniği<br />
Lider grup tartışmaları<br />
<br />
Mülakat (görüşme) Yöntemi: mülakat, iş için başvuran adaydan yüz yüze ve sözle iletişim yoluyla bilgi alma yöntemidir. Bu yöntem, tüm işletmeler tarafından diğer yöntemlerle birlikte veya tek başına kullanılır.<br />
<br />
Başlıca mülakat türleri şunlardır;<br />
<br />
Serbest (yapılandırılmamış) mülakat: personel seçmeyle görevli görüşmecinin, adaya yönelteceği sorular sınırlanmamıştır.<br />
<br />
Yapılandırılmış mülakat: serbest mülakatın bazı sakıncalarını ortadan kaldırmakla birlikte mülakatçıyı ve adayı sınırlar.<br />
<br />
Durumsal mülakat: iş analizi, kritik olay tekniğiyle yapılmışsa, personel seçiminde, soruların buna dayanarak hazırlandığı durumsal mülakat tekniği kullanılabilir.<br />
Referans ve tavsiye mektupları: adayın geçmişteki davranışlarının, kişiliğinin bir göstergesi olarak, gelecekteki davranışları hakkında ön fikir vereceği düşüncesiyle başvurulan tekniklerdir.<br />
<br />
İzlenim yöntemi; adayın görüşmeci üzerinde olumlu bir etki yaratabilmek için çaba göstermesine izlenim yöntemi denir.<br />
<br />
ÜNİTE 5<br />
<br />
Hizmet içi eğitim; kişiye işi ile kesin hukuki ilişkisinin kurulduğu tarihten, işten ayrıldığı tarihe kadar geçen süre içinde, işin gerektirdiği performans düzeyine ulaşması için gereken bilgi, beceri ve davranışların sistemli bir şekilde öğretilmesidir.<br />
<br />
Not: işletmeye yeni giren ya da bölüm değiştiren personele işe başlamadan önce veya işe ilk girdiği günlerde uygulanan eğitime işe alıştırma ya da oryantasyon eğitimi adı verilir.<br />
<br />
İşe alıştırma eğitimleri şunlardır;<br />
<br />
Genel işe alıştırma eğitimi: personelin yapacağı iş ana hatlarıyla gösterilmekte ve departmanlar, iş yerinin genel politikaları, prosedürler, ücretlendirme, güvenlik gibi konularda kendisine gerekli bilgiler verilmektedir.<br />
İş merkezli işe alıştırma eğitimi: personele kuruluşun işlevi ve kuruluşa uyumu, iş sorumlulukları, beklentiler ve görevler, politikalar, prosedürler, kurallar ve düzenlemeler, iş yeri planı gibi konularda bilgi verilmektedir.<br />
<br />
İşe alıştırmayı gerektiren nedenler: işe alıştırma eğitiminin diğer bir amacı, bireye işi ile yetenekleri arasında bir ayarlama yapma ya da yeteneklerini en iyi gerçekleştireceği işi seçme olanağı vermesidir.<br />
<br />
Not: işe alıştırma eğitiminin temel amacı, personeli işletmeye kazandırmaktır.<br />
Başarılı bir işe alıştırma programı, şirket ve yeni personelin beklentilerini karşıladığı için gereklidir ve aşağıdaki konularda yarar sağlamaktadır;<br />
<br />
Yöneticileri, çalışma arkadaşları ve insan kaynakları ile tanıştırma ve yöneticileri ile geçişi sağlayacak koçluk ilişkilerini kurması<br />
Katılımcıları arasında şirket, departman takım için ortak amacın oluşturulması<br />
Şirketin, kültür, organizasyon yapısı ve ürünlerinin hizmetlerinin anlaşmasına yardımcı olması ve personelin ilk andan itibaren verimli olmasının sağlanması <br />
Departman, takımın ürünlerin detaylı olarak tanıtılması<br />
Şirket yönetmelik ve uygulamaları, ücretlendirme, ek menfaatler ile ilgili bilgiye erişimi sağlaması<br />
Yeni personele şirketin, departman hedeflerini, değerlerini tanıtıp kendisinin bütün içerisindeki rolünü anlatması<br />
Öğrenme eğrisini kısaltması ve personelin hedefleri gerçekleştirmesine yardımcı olması<br />
Personele şirketin misyon, hedef, değerleri, organizasyon yapısı ve fonksiyonları ile ilgili temel bilgileri sunarak pozitif iş ilişkileri geliştirmesini sağlaması<br />
Zaman ve emekten tasarruf sağlaması<br />
İşe alıştırma eğitimi ile işe başlama dönemlerinin ilk aylarında oldukça yüksek olan işten ayrılma eğiliminin azaltılması<br />
<br />
Personelin bilgilendirilmesi genelde aşağıdaki alt başlıklar altında yapılmakta ve 1-3 gün arasında sürmektedir.<br />
Şirketin tanıtılması<br />
Yöneticilerin tanıtılması<br />
Departmanın/işin tanıtılması<br />
İnsan kaynakları uygulamalarının tanıtılması<br />
Ofis/çalışma ortamı ve kural ve uygulamalarının tanıtılması<br />
Şirkette kullanılan (elektronik) araçların tanıtılması<br />
İşe alıştırma eğitiminde yararlanılan başlıca yöntemler şunlardır;<br />
<br />
İşletmeyi tanıtıcı yayınlar: oldukça sık kullanılan bir yöntemdir. İşe yeni giren personelin bilmesi istenilen bilgiler bu yayınlarda yer alır. Bu bilgileri örgütün kısa geçmişi, çalışma saatleri, izinler, ilk yardım, iş kazaları ve yapılması gerekenler, temizlik kuralları tatiller, fazla mesai, yemek, terfi, nakil, sigara içme, sosyal etkinlikler, telefon görüşmeleri vs. olabilir.<br />
Konferanslar, açık oturumlar grup toplantıları: belli bir dönemde işe giren personel sayısı en az 10 – 15 olduğunda zamandan tasarruf etmek amacıyla tavsiye edilen bir yöntemdir. <br />
<br />
İşletme gezileri: yeni personel belli bir kişinin rehberliğinde işletmenin gezdirilmesidir. Bu yolla kişi iş çevresini yakından tanır.<br />
Üstler veya bu konuda uzmanlarca yürütülecek bireysel görüşmeler (mülakat): bu yolla yeni personelin öğrenmek istediği bilgiler anlayacağı yolla verilebilir.<br />
<br />
İş başında eğitim: yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Bu tür eğitim işi bilen iş gören ya da eğiticinin rehberliği altında yapılır.<br />
İş başında eğitim dört aşamada gerçekleştirilebilir;<br />
Eğitilecek personelin hazırlanması<br />
Eğitilen personele asıl çalışma ortamında yapacaklarının gösterilmesi<br />
İşi tek başına yapabilir hale gelmesinin sağlanması<br />
Tekrar yardıma ihtiyacı olduğunda kimden yardım isteyebileceğinin açıklanmasıdır<br />
<br />
Not: öğrenme isteğinin iş başında kolay uyandırılması, öğrenilen anında uygulanabilmesi kişinin görevden uzaklaşmamış olması iş başında eğitimin avantajlı yönleridir.<br />
<br />
Başarılı bir işe alıştırma programının oluşturulmasında ve yürütülmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır;<br />
<br />
İşe alıştırma, işe alma fonksiyonunun bir parçası olarak görülmektedir.<br />
Personel, grup olarak değil tek tek ele alınmalıdır<br />
Yeni personelin tümüne uygulanmalıdır.<br />
İşe alıştırma faaliyeti personel işe fiilen başlamadan önce gündeme gelmelidir.<br />
İşe alıştırma eğitimi uzun dönemli olmalıdır<br />
İşe alıştırma eğitimi sürekli olmalıdır<br />
İşe alıştırma eğitiminde personel öğrenmekten sorumlu tutulmalıdır.<br />
İşe alıştırma eğitimi süreci sonunda katılanlara başarı belgesi verilmelidir.<br />
İşe alıştırma eğitiminde en büyük sorumluluk ilk amirlerin olmalıdır.<br />
Program yeni personeli öğrenmek istediği her konuda bilgili kılmalıdır.<br />
<br />
Başarısız bir işe alıştırma programının yaratabileceği olumsuzluklar şunlardır;<br />
Zaman kaybı<br />
Performans kaybı<br />
Maliyet kaybı<br />
Personel tatminsizliği<br />
Güven kaybı<br />
<br />
ÜNİTE 6<br />
<br />
EĞİTİM VE GELİŞTİRME<br />
<br />
Eğitim: önceden saptanmış amaçlara göre, insanların davranışlarında belgeli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkinlikler dizgesidir.<br />
<br />
Eğitim; bireyin toplumsal yeteneklerinin ve optimum kişisel gelişmesinin sağlanması için seçkin ve kontrollü bir çevreyi ve okul etkilerini içine alan sosyal bir süreçtir.<br />
<br />
Eğitim; bireyin davranışlarında, kendi yaşantısı yolu ile istenilen değişikliği oluşturma veya yeni davranışlar kazandırma sürecidir denilebilir.<br />
<br />
Geliştirme: eğitim, personelin işini daha iyi yapmasını, geliştirme ise personelin gelecekte çalışacağı görevlere hazırlanmasını amaçlar. <br />
Çalışanları gelecekte işletmenin üst hiyerarşik noktalarına hazırlamayı amaçlayan bu tür faaliyetler geliştirme kapsamı içinde yer alır.<br />
<br />
EĞİTİMİN YARARLARI<br />
<br />
İşletmeye Yararları<br />
Verimliliği arttırır<br />
Kalite bilincini geliştirir<br />
Örgütsel gelişimi hızlandırır<br />
Örgütün karar verme ve sorun çözme yeteneğini artırır<br />
Personelin değişime olan direncini azaltır<br />
Örgüt içi iletişimi güçlendirir<br />
İşçi ve işveren ilişkilerini geliştirir<br />
Amaç birliği sağlar<br />
Personele Yararları<br />
Görev bilinci ve sorumluluk düzeyini artırır<br />
İnisiyatif kullanma düzeyini geliştirir<br />
Kariyer gelişimi sağlar<br />
Kendine olan güvenini artırır<br />
İş doyumunu yükseltir<br />
Performansını yükseltir<br />
Örgütsel bağlılığını artırır<br />
Ekip ruhunu geliştirir<br />
Ait olma duygusunu artırır<br />
<br />
EĞİTİMİN İLKELERİ<br />
<br />
Eğitimin sürekliliği: eğitimde süreklilik, personele beklenmedik bir değişiklik karşısında yeni koşullara uyma olanağı sağlar<br />
Eğitimin yararlılığı<br />
Eğitimde fırsat eşitliği: bu ilke eğitim faaliyetlerinden, eğitim ihtiyacı bulunan tüm personelin faydalandırılması <br />
Planlı eğitim<br />
İlgili kişilerin etkin katılımı<br />
<br />
EĞİTİM POLİTİKALARI<br />
<br />
Politika: amaca ulaşmak için yapılacak etkinliklerde uyulması istenilen ilkeler ya da kurallar olarak ifade edilir.<br />
Politika saptanmasının yararları şunlardır;<br />
Eğitimin amaçlarının saptanmasını ve kavramasını kolaylaştırır<br />
Eğitimin planlanmasına, programların hazırlanmasına ve geliştirilmesine rehberlik eder.<br />
Eğitim programlarının uygun ortamlarda yapılması için ilgili birimlerin yardımları ve olanaklarından yararlanılır.<br />
Eğitim önceliklerinin belirlenmesi ve süreklilik kazandırılmasının gereklerini ortaya koyar<br />
Personel sorunlarını çözümlenmesi, yönetim ve denetim işlerinin kolaylaştırılmasında katkısı olur<br />
Kurum içinde iletişim ve koordinasyonun sağlamak, hizmete bütünlük kazandırmak gerekliliğini ortaya koyar<br />
Üretim ve üretim faktörlerinin geliştirilmesine ve yeni yöntemlerin uygulamasına katkıda bulunur.<br />
Personelin moralini yükseltme, güdüleme, sorunların çözülmesi ve uyum saplamayı kolaylaştırır<br />
Eğitim önceliklerinin belirlenmesi ve süreklilik kazandırılmasının gereklerini ortaya koyar<br />
Eğitime ilişkin kuşkular, olumsuz görüşler, baskılar azalır ve güven artar<br />
<br />
EĞİTİM YÖNTEMLERİ<br />
İşbaşı eğitim yöntemleri: işletme için genel özellikleri ile pratik, düşük maliyetli ve kolay olması nedenleriyle tercih edilen bir eğitim yoludur.<br />
<br />
İş üzerinde öğrenme<br />
<br />
İş değiştirme – Rotasyon: rotasyon yoluyla eğitim, personelin işletme içinde kendi işinden başka bir görevde, işin öğretilmesi amacıyla geçici bir süre çalıştırılmasıdır. Rotasyon yöntemi, personelin psikolojik sorunları için kullanılan etkili bir teknik olmaktadır.<br />
Coaching (yönlendirme): çalışanların başarı düzeylerinin yöneticiler tarafından sistemli bir şekilde gözlemlenerek değerlendirilmesi esasına dayalıdır.<br />
Monitör (kılavuz) aracılığıyla eğitim<br />
Yetki devri<br />
<br />
İş dışı eğitim: iş dışında eğitim yöntemleri, eğitilenlerin bilgilerini artırmak, görüş ufuklarını genişletmek ve başkalarının davranışlarına karşı kendi duyarlılıklarını ölçme yeteneğini geliştirmeyi amaçlamaktadır.<br />
<br />
İş dışı eğtimin yararları şunlardır;<br />
<br />
İş dışı eğitim, konusunda uzman bir eğitici tarafından yapıldığı için daha etkili olabilir<br />
İş başına göre daha sistematik ve planlı bir eğitim söz konusudur<br />
İş dışında uygulanan yöntemlerle, çok sayıda personel aynı anda yetiştirilebilir<br />
Eğitim maliyeti, iş başına göre daha kolay hesaplanabilir<br />
Aday, planlanmış bir eğitim sürecinde, işin zor yönlerini de ayrıntılı olarak öğrenebilir<br />
İş dışında yapılan eğitimde, bilgiler belli bir düzen içinde verildiğinden, eğitim rastlantılardan kurtarılmış olur<br />
İş başında, personelin eğitilirken uyguladığı yöntemlerin sadece karşılaştığı olayların çözümlerine yönelik olması sebebiyle genel ilke ve yöntemler öğrenilmeyebilir. Hâlbuki iş dışı eğitimde bu sakınca ortadan kalkar.<br />
Diğer işletmelerden kişilerin de katıldığı programlarda, kişi başkalarının deneyimlerinden de imkânını elde eder.<br />
<br />
İş dışı eğitimin sakıncaları şunlardır;<br />
<br />
Eğitimden sonra, gerçek çalışma koşullarına geçişte, bireyler uygulama ve uyum güçlükleriyle karşılaşabilirler<br />
Eğitime katılanların, işlerinden uzaklaşmaları, üretim kaybına neden olur<br />
İş başı eğilimine göre genellikle daha maliyetli ve organizasyonu daha zordur<br />
Görsel ve işitsel yöntemler<br />
Simülasyon (benzer koşullarda öğrenme-sınıf içi eğitimler)<br />
Doğada öğrenmeler<br />
Bilgisayar destekli eğitim<br />
Sanal eğitim<br />
Yöneticiler için uygulanan rol oynama<br />
Örnek olay: örnek olay çalışmasında, eğitim programına katılanlar gerçek ya da gerçeğe uygun olarak hazırlanmış olayları ele alarak incelerler ve benzer koşullarda ne yapabileceklerini tartışırlar<br />
İşletme oyunları<br />
Grup teknikleri<br />
<br />
EĞİTİM SÜRECİNDE İZLENMESİ GEREKEN AŞAMALAR<br />
<br />
Eğitim ihtiyacının belirlenmesi: personelin eğitim ihtiyacı yapılmakta olan görevin gerektirdiği ve gelecekte yapılacak olan görevin getireceği ihtiyaç olmak üzere iki şekilde belirlenir.<br />
Sahip olduğu bil beceri ve tutumun geliştirilmesi istenen personeldeki hizmet içi eğitim ihtiyacı<br />
Hiyerarşik yapıda yukarı çıkacak personelin hizmet içi eğitim ihtiyacı<br />
Eğitimde önceliklerin belirlenmesi<br />
Amaçların saptanması<br />
Eğitim konularının belirlenmesi<br />
Eğitim yönteminin seçilmesi<br />
Anlatım metodu<br />
Tartışma metodu<br />
Gösteri (demonstrasyon) metodu<br />
İş başında eğitim metodu<br />
Grup tartışması metodu<br />
Örnek olay inceleme metodu<br />
Rol oynama<br />
Diğer metotlar<br />
Eğitimcilerin seçilmesi<br />
Kurum içinde ya da dışında görevlendirilecek elemanlarda aranabilecek nitelikler şunlardır;<br />
Öğretim yapılacak konuda teknik yeterlilik<br />
Öğretim tekniklerinde formasyon yeterliliği<br />
Olumlu ilişkiler kurmada sosyal yeterlilik<br />
Personele kaynak olmada liderlik yeterliliği<br />
Öğretmeye arzulu olma ve mesleksel yeterlilik<br />
Eğitim yapılacak yerin kullanılacak araç gereçlerin planlanması<br />
Zamanlama yapılması<br />
Eğitimin yapılması<br />
Eğitim etkinliğinin değerlendirilmesi<br />
<br />
Not: eğitim çalışan insanın yaşamının bir parçasıdır. Çalışanlar eğitime katıldığı süre içinde maaş ya da ücretlerini almalıdır.<br />
<br />
ÜNİTE 7<br />
<br />
Kariyer; bir kişinin iş yaşantısındaki aktivite, sorumluluk, tutum ve davranışlarının gelişimidir.<br />
Kariyer planlama; çalışanların değerleri ve ihtiyaçları ile iş deneyimleri ve fırsatları arasında en uygun ilişkiyi kurmayı amaçlayan bir sorun çözme ve karar alma sürecidir. Çalışanların daha mutlu ve işlerinde daha verimli olmalarını sağlar.<br />
<br />
Kariyer Yönetimi; personelin yetenek ve ilgilerini analiz etmelerine yardımcı olmak ve kariyer geliştirme faaliyetlerini planlamaktır.<br />
Kariyer yönetimi veya planlaması, iş dünyasına giriş, atamalar, transferler ve iş değiştirmeleri kapsar. İşletmelerde kariyer yönetimine önem verilmesinin nedeni bireyin iş doyumunu ve örgütte kalmasını sağlama amacına yöneliktir.<br />
<br />
Not: Ben-merkezli kariyer anlayışı negatif bir anlam taşımasına rağmen, bireylerin kendi iyilikleri ve gelişimleri için bireysel kariyerlerini yöntemlerini ifade eder.<br />
<br />
KARİYER GELİŞTİRME<br />
Kariyer geliştirmenin aşamaları şunlardır;<br />
<br />
İş için hazırlık: bireyin doğumundan yaklaşık olarak 25 yaşına kadar geçen süreyi kapsamaktadır ve mesleki hayali geliştirmeyi öngörmektedir.<br />
<br />
Örgüte giriş: bu safha genellikle 18-25 yaş arasında gerçekleşir. Bu safhada birey, hem kendi mesleki ve öz imajıyla (hayaliyle) ilgili iş bulur hem de o işi yapmaya başlar.<br />
<br />
İlk kariyer: bu safha, genellikle 25-40 yaş arasını kapsar. Bu safhada iki aşamadan söz edilmektedir. Bireyin kendini kabul ettirme aşamasıdır. İkinci aşama, başarı elde etme aşamasıdır.<br />
<br />
Orta kariyer: 40-55 yaşları arasını kapsayan bu aşama, daha ileri derecede büyüme ve ilerleme veya durağan bir durumun muhafazasını içerir. Ancak bu bölümde kişi ulaştığı noktayı korumaya yönelir.<br />
<br />
Son kariyer: verimliliği sürdürmeyi ve iş yaşamından ayrılmak için son hazırlığı kapsar. Örgütün bu safhadaki görevi, performanslarını sürdürmeleri konusunda çalışanlarına cesaret vermektedir. <br />
<br />
BİREYSEL KARİYER PLANLAMA <br />
Bireysel kariyer planlama, kişinin yaşamı boyunca çalışacağı iş ve pozisyonları, hedefleri ve geleceğin sorumluluğunu üstlenerek kendisinin planlanmasıdır.<br />
<br />
ÖRGÜTSEL KARİYER PLANLAMA<br />
Örgütün çalışanlara kendilerini geliştirmede veya kariyer hedeflerini gerçekleştirmede yardımcı olmak, onlara kendilerini geliştirme fırsatı yaratmak ve onlar için yollar ve faaliyetler belirlemek amacıyla geliştirdiği sürekli bir süreçtir.<br />
Örgütsel kariyer planlamasının yararları şunlardır;<br />
İşletmenin hedefleriyle çalışanların hedeflerinin örtüşmesinin sağlanması<br />
Çalışanların kendilerine değer verildiğini hissetmeleri ve işyerini benimsemeleri<br />
İşletme içindeki iş tatmini, sadakat ve işe bağlılığının artırılması<br />
Sağlıklı bilgi birikimi<br />
Akılcı ve kalıcı organizasyon yapısı<br />
Personel değişimde azalma<br />
İnsan kaynaklarının verimli ve etkin kullanımı<br />
İletişim akışında çok yönlülük<br />
<br />
Kariyer planlama aşamaları şunlardır;<br />
<br />
1.adım: kendini tanımlama<br />
2.adım: kariyer araştırma<br />
3.adım: harekete geçme<br />
<br />
<br />
Bireysel kariyer geliştirme kaynakları şunlardır;<br />
İstifa<br />
Örgütsel sadakat<br />
<br />
İş performansı: iş performansı iyi olan bir kişi yöneticilerinin de gözüne gireceğinden kendisinin gelişimi için sağlanacak olanaklara da kolayca ulaşabilecektir.<br />
Bireysel kariyer geliştirme aşamaları<br />
Kariyer olanaklarını keşfetme <br />
Araştırma<br />
Kariyer kararını verme<br />
Kariyer hedeflerini belirleme<br />
Zaman çerçevesi<br />
Kriter<br />
Özel iş unvanları<br />
Hedeflenen bir ücret miktarı<br />
Belirli bir zaman boyunca ele alınacak farklı iş miktarı<br />
Yönetmek istenilen iş gören sayısı<br />
Ulaşılmak istenen eğitim seviyesi<br />
Arzu edilen yaşam tarzı<br />
Sorumluluk derecesi<br />
Çalışılan iş yerinin türü, büyüklüğü ve gelişimi<br />
Kariyer stratejileri geliştirme ve uygulama<br />
Bireysel olarak kariyer ilerlemesini değerlendirme<br />
Kariyer yönetiminin unsurları<br />
<br />
İç işe alım: nitelikleri en uygun aday seçilerek açık olan pozisyon doldurulur.<br />
İç işe alımın, dış kaynaklardan yapılan işe alıma göre bazı yararları şunlardır;<br />
Daha kolay ve kısa sürelidir<br />
Adayların çalışmaları ve başarıları hakkında daha detaylı ve gerçekçi bilgi sahibi olunur<br />
Adaylar firmayı ve kültürünü bilirler. İşe uyum süreci çok kısadır.<br />
İyi bir motivasyon kaynağıdır. Firma içindeki çalışanlara öncelik verilmesi çalışanların moralini yükseltir.<br />
<br />
Terfi: çalışanın, yetki sorumluluk ve buna bağlı olarak ücret yönünden daha üst düzeydeki bir pozisyona atanması terfi olarak adlandırılır<br />
<br />
Transfer ve yer değiştirme: çalışanların aynı düzeyde kalarak, başka bir yerdeki göreve veya mevcut işyerinde aynı iş ailesinden benzer nitelikteki bir göreve atanmasına transfer veya yer değiştirme diyoruz<br />
İşten çıkarma <br />
Emeklilik<br />
Oryantasyon programı<br />
Yönetici geliştirme<br />
<br />
Örgütsel yedekleme planları: yedekleme planı; tepe yönetimi açısından kritik görülen pozisyonlarda, pozisyonu dolduran kişinin ayrılması halinde yerini dolduracak adayların önceden belirlenmesi sürecidir. <br />
Kariyer yönetimi ve planlamasında kullanılan bazı yöntemler şunlardır;<br />
Kariyer geliştirme için biçimsel (formal) eğitim<br />
Fonksiyonlar arası deneyim için yatay hareketler<br />
Kariyer konusundaki kitapçık ve broşürler<br />
Çifte kariyer yolu<br />
İşe alma <br />
Koruyuculuk (metoring)<br />
Değerlendirme ve geliştirme merkezleri<br />
Ardışık terfi planlaması<br />
En çok kullanılan kariyer yönetim programları şunlardır;<br />
<br />
Kariyer haritaları: kariyer haritaları, bir organizasyon içinde bir işten diğerine ilerleyebilmenin yollarını belirlemek üzere kullanılan bir tekniktir.<br />
<br />
Kariyer danışmanlığı: kişilerin ilgi ve isteklerini dikkate alarak, kişilere organizasyon içerisinde ilerlemelerini sağlayacak kariyer yolları ve gereklilikleri hakkında bilgi verilmesidir. <br />
Kariyer merkezleri: kariyer yönetimi uygulamalarına destek sağlamak üzere, çalışanların kendi kendilerine değerlendirmelerine katkıda bulunan, eğitim ve danışmanlık hizmeti veren örgüt içi kuruluşlardır<br />
Kariyer merkezlerinin sağladığı yararlar şunlardır;<br />
Grup atölyeleri oluşturmak<br />
Yazılı okuma materyalleri oluşturmak, kurslar düzenlemek<br />
Kariyer yolları ve iş gereklilikleri hakkında bilgi aktarmak<br />
Beceri ve yetenek testleri uygulamak<br />
İşletme içi ve dışı eğitim ve geliştirme programları oluşturmak<br />
Yazılı kaynaklar: yazılı kaynaklar bireylere kendilerini analiz etme, kariyer planlaması, kariyer hedeflerini belirleme konusunda pratik bilgiler sağlar.<br />
<br />
Koçluk: koç, yöneticilerin yönetimsel yeteneklerini iyileştirmek ve onların bireysel zayıflıklarını güçlendirmek için görevlendirilen işletme dışı danışmandır.<br />
<br />
İş oryantasyonu: kişini önceden belirlenmiş bir programa ve programda öngörülen sürelere göre, o anda yaptığı işle ilgili diğer bazı faaliyet ya da görevlere geçişi ve bunların sırası ile gerçekleştirmesidir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 8<br />
<br />
<br />
1. Performans nedir? <br />
Bir işi yapan bireyin, bir grubun ya da bir örgütün , o işle amaçlanan hedefe yönelik olarak neye ulaşabildiğini, neyi sağlayabildiğini nicel ve nitel olarak belirten kavramdır.<br />
<br />
Performans yönetimi :Gerçekleşmesi istenen örgütsel amaçlara ulaşmak için gösterilen ortak çabalara personelin çalışmasıyla yapacağı katkıyı artırıcı şekilde yönetilmesi , değerlendirilmesi, ödüllendirilmesi ve geliştirilmesi sürecini içerir.Bu sistemden etkilenecek tüm bireylerin ihtiyaçlarının ve beklentilerinin karşılanması için katılımcı bir yaklaşım gerektirir. <br />
<br />
Performans değerlemesinin amacı :Performansı geliştirmek ve performans değerlemesi sonuçlarına dayalı olarak ücret , terfi, işten çıkarma gibi idari kararlar vermek amacıyla yapılır. <br />
<br />
Standart :Performans kriterlerini değerlemek için belirlenmiş somut kurallardır.<br />
<br />
Geri bildirim :Personelin kendi kendisini yönetmesini içinde bulunduğu gruptaki yerini bilmesini güçlü ve zayıf yönlerini tanımasını ve başarılarını ve eksiklerini görmesini sağlaayan unsurdur.<br />
<br />
Performans ölçümü :Gerçekleşen performans düzeyini saptamak için yapılan değerlendirmelerdir.<br />
<br />
Performans düzeyinin belirlenmesi :Performans değerleme ile planlanan performans karşılaştırılır.Düşük, orta veya yüksek olduğu bulunur.Performansın ölçülmesi gerekir. Ölçme bir tanımlama, değerleme ise karar verme işlemidir.<br />
<br />
2. Performans değerleme sürecinin aşamaları nelerdir?<br />
• Performansın planlanması <br />
• Performansın analiz edilmesi <br />
• Performans yetersizliklerinin belirlenmesi ve iyileştirici önlemlerin alınması <br />
• Mükemmel performansın ödüllendirilmesi <br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 9<br />
<br />
Bazı tanımlar: <br />
<br />
• Ücret üşünsel veya fiziksel emeğini katan işgücünün yerine getirdiği iş karşılığında aldığı ayni veya nakti değerlerdir.<br />
• Ana kök ücret :Bir üretim birimi başına ya da bir zaman birimi başına ödenmesi gereken ya da kararlaştırılan ücret miktarıdır. <br />
• Ücret geliri :Genellikle bir yıl içinde personele ödenen ayni ve nakti bütün ödemelerin toplamını oluşturur.<br />
• Nominal ücret :Para ile ifade edilen ücret miktarıdır.<br />
• Reel ücret :Nominal ücretin ülkede o anda geçerli olan fiyatların düzeyi dikkate alınarak hesaplanan satın alma gücüdür.<br />
• Asgari ücret :Emekleriyle geçinenlere değişik bölge ve kesimlerde eşdeğer satın alma gücü sağlayacak bir politika aracıdır.<br />
• Ücret düzeyi :Bir işletmede çalışanlara ödenen ücretlerin oluşturduğu genel ortalamadır.<br />
• Ücret yapısı :Aynı işletme içinde bir işe diğerlerine göreceli olarak ne kadar ücret ödeneceğini ortaya koyar.<br />
<br />
1. İşe dayalı ücret sistemleri nelerdir? ( Üretilen zaman performansı parça başı götürür.)<br />
<br />
Zaman temeline dayalı ücret sistemleri :En eski , anlaşılması ve uygulaması en kolay ücret sistemidir.Ücret ölçüsü zamandır.Bu sistemde işin miktarı ve kalitesi dikkate alımaksızın, personelin işte geçirdiği zaman karşığında önceden belirlenen sabit bir ücret ödenir.<br />
Üretilen iş miktarına dayalı ücret sistemi <br />
<br />
Parça başı ücret sistemi :Ölçüsü üretilen ürün miktarıdır.Zaman dikkate alınmaz.<br />
<br />
Götürü ücret sistemi :Ölçüsü bir işin bütünüdür.İşin kapsamı, yapılacağı süre ve ödenecek ücret bellidir.İş belirlenen süre içinde yapılmazsa, personelin ücretinden kesinti yapılır.<br />
<br />
Performansa dayalı ücret sistemi :Performans düzeyleri için bireysel, grup ya da örgütsel performans düzeyi esas alınabilir. <br />
<br />
2. Ücret yapısını etkileyen unsurlar nelerdir? <br />
<br />
İş analizi :İşler hakkında ayrıntılı ve sistematik bir bilgi toplama tekniğidir.<br />
<br />
İş tanımları :İşlerin içerdiği görevleri ve sorumlulukları, bu işi yapacak kişide bulunması gereken nitelikleri, işin fonksiyonunu, işin yapıldığı ortam koşullarını, içerdiği tehlikeleri, kullanılan araçları ve makineleri yazılı bir şekilde tanımlar.<br />
<br />
İş değerlemesi :Bir ya da birden çok kişinin bedensel veya zihinsel gücünü kullanarak ortaya koyduğu bir eylem ya da eylemler bütünüdür.<br />
<br />
Performans değerlemesi :Bazı personele diğer personelden daha çok değer verildiğinin en önemli göstergesi verilen ücrettir.Adil bir ücret yapısı için etkili bir performans değerleme sisteminin kurulması gerekir.<br />
<br />
Ücret yönetiminin dış unsurları :<br />
<br />
• İş piyasasındaki arz talep dengesi <br />
• Piyasaya hakim olan ücret düzeyleri <br />
• Yaşam standardı <br />
• Toplu pazarlıklar <br />
• Devletin etkisi <br />
• Ekonomikfaktörler <br />
Ücret yönetiminin iç unsurları :<br />
<br />
• Personelin bilgi, beceri ve yetkinlikleri<br />
• Personelin performansı ve kıdemi<br />
• Ücret stratejileri<br />
• Ücret politikaları<br />
• İşletmenin ödeme gücü<br />
• Örgütün yapısı ve kültürü<br />
<br />
<br />
Piyasa ücret araştırması :İşgücü piyasasında rekabet edebilme olanağını elede etmektir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 10<br />
<br />
1. İş değerlemesinin genel ilkeleri nelerdir? <br />
<br />
• İşi yapan kişinin değil işin değerlenmesi<br />
• Eşit işe eşit ücret verilmesi<br />
• Doğruluğun ve dürüstlüğün esas alınması <br />
• Gizliliğin olmaması<br />
• Çalışmaların ilgili taraflarca benimsenmesi<br />
• İş değerleme sonucunda elde edilen verilerin ücretlendirmeyle ilgili kararlarda kullanılması<br />
• İş değerleme verilerinin güncelleştirilmesi<br />
<br />
2. İş değerleme sürecinin aşamaları nelerdir?<br />
<br />
• İhtiyacın ortaya konması<br />
• Amacının saptanması<br />
• Yaklaşımın belirlenmesi<br />
• İş analizi, tanımı ve gereklerinin hazırlanması<br />
• Değerlenecek işlerin seçilmesi<br />
• Yöntemin belirlenmesi<br />
• İlgili taraflara bilgi verilmesi<br />
• İşlerin değerlenmesi <br />
<br />
<br />
3. İş gerekleri kaç bölümden oluşur? <br />
iki bölümden oluşur.<br />
<br />
Birinci bölümde işin adı, kodu, bağlı olduğu bölümler ve işin sırası, sınıfı, derecesi yer alır.<br />
<br />
İkinci bölümde ise işi yapacak kişide bulunması gereken bilgi, becer, yetkinlik, fizikssel ve düşünsel çaba, sorumluluk gerekleri ve çalışma koşullarıdır.<br />
<br />
4. Yöntem seçiminde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?<br />
<br />
• Kolay anlaşılır olmalıdır.<br />
• Objektif temellere dayanmalıdır.<br />
• Göreceli olarak geliştirilmesi ve kurulması kolay olmalıdır.<br />
• Ücret sistemine temel oluşturmalıdır.<br />
• İnsan kaynakları sorunlarınlarına çerçeve sunmalıdır.<br />
• Değerlenecek işlere ve örgüt yapısına uymalıdır.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 11<br />
<br />
<br />
1. Disiplin nedir ?<br />
<br />
Hatalı davranışlardan uzak durmayı, doğru davranmayı sağlamaya yönelik ilke, kural ve uygulamaları kapsar.<br />
<br />
2. Örgütlerde temel disiplin yaklaşımları nelerdir?<br />
<br />
• Önleyici disiplin ( kuralların ihlal edilmesini önlemektir. )<br />
• Düzenleyici disiplin <br />
• Yapıcı disiplin <br />
<br />
3. Olumsuz ve olumlu yaklaşım ne demektir?<br />
<br />
• Olumsuz yaklaşım:Cezalandırma, Öfke sergileme, Tehditler savurma, Şiddetle cezalandırma, İşine son verme, Çalışanlara göz dağı vermek.Sonuçta personel en düşük performansda kalır.<br />
<br />
• Olumlu yaklaşım avranışı düzeltme ve hataları önleme, hatayı sakince açıklama, sorunlu çalışanları rehabilite etme ve üretken hale getirmek.Sonuçta personelin performansı yükselir, uymayanların işine son verilir.<br />
<br />
4. Örgütsel disiplin süreci nasıl olmalıdır?<br />
<br />
1 )Kuralların oluşturulması ve iletilmesi :İlk adım performans gerekleri ile çalışma kurallarının belirlenmesi ve personele iletilmesidir.<br />
<br />
2 )Düzeltici uygulamaların belirlenmesi isiplin eylemi cezalı veya cezasız olabilir.<br />
<br />
Ceza öncesi araştırmalar :Cezalandırmadan önce personelin dosyası incelenir.Performansı, kıdemi ve bağlılığı cezayı hafifletebilir.Olayı araştırmalı, açıklama ve delil sunma fırsatı vermek için kendisi ile görüşme yapmalıdır. <br />
<br />
Cezanın suça uygunluğu :Personelin kendisine önceden bildirilmiş kuralları isteyerek ihlal ettiği, ceza uygulamasını gerektiren davranışlar disiplin suçları olarak kabul edilir.<br />
<br />
Hafif suçlar :Mesai bitmeden işi bırakma, aylaklık etme, toplantılara katılmayı ihmal etme, geç gelmeyi adet edinme, temizliğe dikkat etmeme, işletme ürünlerini yetkisi dışında satma, araç gereci amç dışında kullanmadır.<br />
<br />
Orta şiddetli suçlar :İzinsiz işletmeyi terk etme, amirine kasıtlı yanlış bilgi verme, amirin emrine sebepsiz uymamadır.Para cezası ve rütbe indirme uygulanır.<br />
<br />
Ağır suçlar :Hırsızlık, sabotaj, personele saldırgan davranma, görevini kötüye kullanma, emirlere şiddetle başkaldırma, makine araç gereci izinsiz dışarıya çıkarmadır.<br />
Ceza uygulamasında sıcak soba kuralı :Ceza uygulamasının önceden uyarma, çabukluk, tutarlılık ve kişisizlik esaslarına dayanan bir eylem olması gerektiğini vurgulayan bir öneriler bütünüdür.Suç sayılan davranışlara uygulanacak cezaların önceden bildirilmesi ve açıklanması gerekir.Ceza, davranışla arasındaki ilişki zayıflamadan uygulanmalıdır.<br />
<br />
İtiraz :Personelin tatminsizlik hissettiği bir konuyu işletme yönetimi veya sendika temsilcisine yazılı olarak bildirmesidir.<br />
Sendika, yönetimin uygulamalarını sorgulama hakkına sahiptir.Sendikasız personel de itiraz hakkına sahiptir.İtiraz süreci disiplin sürecinin hem karşıtı hem de tamamlayıcısıdır.İtirazın çözümlenene memesi durumunda son merci iş mahkemeleridir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 12<br />
<br />
1. İşletmelerde sağlık ve güvenlik politikalarının oluşturulmasını etkileyen faktörler nelerdir?<br />
<br />
• Yasal düzenlemeler :Anayasamızda, ülkemizin imzaladığı uluslar arası sözleşmelerde, 4857 sayılı iş kanununda, Borçlar kanunu, Sosyal Sigortalar Kurumu, Deniz iş kanunu, Basın iş kanununda yer almaktadır.<br />
<br />
• Sendikalar :Sendikalarda bu konuda çalışmalar yapmalıdır.<br />
<br />
• Yönetimin tutumu ve maliyeti :İşverenler maliyeti ne olursa olsun öncelikle yasal zorunluluklara göre önlemler almak zorundadır.Sonuçta maddi kayıplar işletmeye ek maliyet getirmektedir.<br />
<br />
• Teknoloji :Kullanılan teknoloji ve üretim teknikleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki uygulamaların niteliğini etkilemektedir.<br />
<br />
2. İş görenlerin performansını etkileyen sağlık problemleri neler olabilir?<br />
<br />
1 )Meslek hastalıkları :506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’ nun 11. maddesine sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici ya da sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza halleridir.Nedenleri şunlardır.<br />
<br />
• Kimyasal etkenler <br />
• iziksel etkenler <br />
• Biyolojik etkenler <br />
• Sosyo- psikolojik etkenler<br />
<br />
2 )Stres :Genel olarak birey üzerinde, karşı koyma yeteneklerini ve kaynaklarını aşan istekler olduğunda ortaya çıkan, bireysel özelliklerin ya da psikolojik süreçlerin de dolaylı olarak etkilendiği, fizyolojik ya da psikolojik tepkiler bütünüdür.<br />
<br />
• Bireysel nedenler :İşgörenleri olumsuz etkileyen stres özel hayatlarındaki bazı problemlerden ve değişikliklerden kaynaklanabilmektedir.<br />
<br />
• Örgütsel nedenler :İşgörenin kapasitesini aşan talepler, rol çatışmaları, sosyal çatışmalar, örgütün yapısı, yönetim stilidir.<br />
<br />
3 )Alkol bağımlılığı<br />
<br />
4 )Uyuşturucu bağımlılığı <br />
<br />
3. Alkolizm nedir nedeneleri nelerdir? <br />
<br />
Herhangi bir alanda çeşitli nedenlerle alkol almaya gereksinim duymaktır.<br />
Alkol kullanımına yol açan nedenler <br />
• Psikolojik faktörler :Stres<br />
• Biyolojik faktörler :Kalıtımla ilişkilidir.<br />
• Demografik faktörler :Yaş, cinsiyet, medeni durum ve gelir durumu etkili olmaktadır<br />
<br />
4. İş kazası nedir?<br />
Önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara ve üretimin bir süre durmasına yol açan olaylara denir.<br />
<br />
Nedenleri :İnsani ve çevresel ( örgütsel ) faktörler olarak ikiye ayrılır.<br />
<br />
• İnsani faktörler :İş kazalarının % 95 ni kapsar.İş tatminsizliği, güvensizlik, ihmalcilik, disipsizlinsizlik, tedbirsizlik, uyumsuzluk, sters, monotonluk, zihinsel yorgunluktur.<br />
<br />
• Örgütsel faktörler :İşletmedeki güvensiz koşullardan kaynaklanır.Makinenin hatalı yerleştirilmesi, koruma araçlarının kullanılmaması, makinelerin bakımsızlığı, gürültü, ısı, ışık, radyasyon, işin kendisi, iş takvimi, işyerinin psikolojik atmosferidir.<br />
<br />
•Kaza önlemede kullanılan mekanizmalar :Eğitim, Beceri kursları, Teknik destek, Yaptırımlardır.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 13<br />
<br />
1. Sendika nedir? <br />
<br />
İşçilerin ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek için kurulan mesleki örgütlerdir.<br />
İşçi sendikalarının baş amacı üyelerinin ekonomik ve toplumsal çıkarlarını işveren karşısında korumaktır.<br />
Sendikacılık hareketi endüstri devrimi ve endüstrileşmenin yarattığı ekonomik ve toplumsal koşulların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.Endüstrileşmenin ilk başladığı ülke olan İngiltere’ de ortaya çıkmıştır.İlk işçi örgütü ise 1792’ de bir ayakkabıcının kurduğu ve Londra Yazışma Derneği adını taşıyan dernektir.1800 yılında çıkarılan Birleşme Kanunu ile her türlü örgütlenme yasaklanmıştır.Sendikalaşma ilk kez İngiltere’ de serbest bırakılmıştır.<br />
Sendikaların işlevleri <br />
Üyelerinin istihdam koşullarını içeren toplu iş sözleşmesini pazarlık etmek ve yürütmektir.<br />
<br />
2. Sendikalardan sağladığı yararlar nelerdir?<br />
<br />
• Ekonomik yararlar<br />
• İş güvencesi<br />
• Yönetimin tutumuna karşı güvence<br />
• Sosyal ihtiyaçları karşılama<br />
• Sendikanın sunduğu hizmetlerden yararlanma<br />
<br />
3. Sendikaların türleri nelerdir?<br />
<br />
• İşyeri sendikaları :Aynı işyerinde çalışan işçileri bir araya getiren ve faaliyeti o işyeri ile sınırlı olan sendikalardır.<br />
<br />
• Meslek sendikaları :İş kolu ve işyeri ayırımı yapmaksızın aynı meslekte çalışan işçileri bir araya getiren sendikalardır.<br />
<br />
• İşkolu sendikası :Mesleki farklılıkları dikkate almaksızın bir işkolunda ya da endüstride çalışanların tümünü örgütleyen sendikalardır.<br />
İşyeri sendika temsilciliği<br />
2821 ılı Sendikalar Kanununa göre toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendika <br />
• 50 işiye kadar 1 <br />
• 51-100 2 <br />
• 101-500 3 <br />
• 501-1000 4 <br />
• 1001-2000 6 <br />
• 2000 den fazla ise 8 temsilci tayin edebilir.<br />
<br />
Toplu pazarlık süreci (ünite 13 dvm)<br />
1 )Pazarlık için hazırlık ve taleplerin belirlenmesi :Objektif ölçülere dayanan talepler belirlenir.<br />
2 )Görüşmeye çağrı :Taraflardan biri diğer tarafı görüşmeye çağırır.<br />
3 )Toplu görüşme :Tarafların bir araya gelip görüşmeleridir.<br />
<br />
Toplu İş Uyuşmazlıkları :Anlaşma olmaması durumunda toplu iş uyuşmazlığı ortaya çıkar.<br />
Çıkar uyuşmazlığı :Varolan bir hakkın değiştirilmesi ya da yeni bir hakkın meydana getirilmesi amacıyla çıkarılan uyuşmazlıklardır.<br />
<br />
Hak uyuşmazlığı :İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin dayanağını oluşturan mevzuat, toplu iş sözleşmesi ve hizmet akdi hükümleri ile taraflara sağlanan haklarla ilgili olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklardır.Çözüm yeri iş mahkemeleri olup grev yasaktır.<br />
Uyuşmazlıkların çözüm yolları <br />
<br />
1 )Uzlaştırma :Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde üçüncü bir kişi ya da kurulun araya girerek uyuşmazlığın çözümünde taraflara yardımcı olmasıdır.<br />
<br />
2 )Arabuluculuk :Taraflara yardımcı olmakta, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümlenmesi için çaba harcamaktadır.Anlaşma olmazsa üçüncü kişi görevine devam eder çözüm üretir ve tavsiye eder.Taraflar tavsiyeleri kabul etmekte serbesttir.<br />
<br />
3 )Hakem :İş uyuşmazlıklarının çözümünde karar verici bir organdırlar.<br />
Zorunlu hakemlik :Grev ve lokavtın yasak olduğu durumlarda uyuşmazlığın çözümünde kesin kararı verir.Taraflar karara uymak zorundadır.<br />
<br />
Gönüllü hakemlik :Uyuşmazlığın herhangi bir aşamasında taraflar aralarında anlaşıp hakeme başvururlar.Taraflar karara uymak zorundadır.<br />
Toplu iş uyuşmazlıklarında mücadeleci çözüm yolları <br />
<br />
Grev :Çalışma koşullarını kendi lehlerine değiştirmek ve yeni haklar ve menfaatler sağlamak amacıyla işçilerin çoğunun aralarında anlaşarak belirli ya da belirsiz bir süre çalışmayı ret etmeleri durumudur.<br />
<br />
Lokavt :İşverenin işyerinde faaliyetin durmasına neden olacak şekilde, işçileri topluca işten uzaklaştırmasıdır.Grev ve lokavtın yasak olduğu ve ertelendiği durumlarda, toplu iş uyuşmazlıklarını Yüksek Hakem Kurulu çözmektedir.<br />
<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 14<br />
<br />
<br />
1. İnsan kaynakları bilgi sistemi nasıl olur?<br />
Bir işletmenin insan kaynakları fonksiyonunun etkin bir biçimde işlemesine yardım etmek için, işletmenin insan kaynaklarıyla ilgili bireysel ve tüm insan kaynakları faaliyetleriyle ilgili örgütsel verilerin toplanması, saklanması, güncelleştirilmesi, stratejik ve yönetsel kararlar verilmesine yardımcı olacak biçimde bilgi haline dönüştürülmesini sağlayan bilgi sistemidir.<br />
2. İnsan kaynakları bilgi sisteminin yararları nelerdir_<br />
• Veri doğruluğunda artış<br />
• İşlem hızında artış sağlanması <br />
• Kaliteli ve gelişmiş sonuçlar yaratması <br />
• Verimlilikte artış sağlanması <br />
<br />
3. İnsan kaynakları bilgi sisteminin insan kaynakları fonksiyonlarında kullanılması nasıl olur?<br />
<br />
• İnsan kaynakları planlaması <br />
• Personel seçme ve yerleştirme <br />
• Ücret yönetimi <br />
• Eğitim ve geliştirme :En çok görülen eğitim uygulaması kurslara katılımdır.<br />
• Endüstriyel ilişkiler <br />
Faaliyetlerin web ortamında gerçekleştirilmesinin birnci nedeni bürokrasinin azaltılması ikinci nedeni ise maliyetlerin düşürülmesidir. <br />
<br />
<br />
İnsan kaynakları Final Dipnotlar<br />
<br />
8. Ünite<br />
<br />
• Sistemin toplam performansına, örgütsel performans denir.<br />
• Miktar standadı cıktıların yada sonuçların kontrolüne kolaylık getiren sayısal kurallar ortaya atan standartlardır.<br />
• Personelin bilgisin, becerisini ve davranışlarını içeren segilenebilir özelliklerini tanımlayan kriter yetkinliğe dayalı kriterdir.<br />
• Performans değerleme süresinin en temel aşaması performans planlamadır.<br />
• Performans değerlemede karşılaşılan hatalar; yanlış yöntem seçimi, işin düzenli olmamasıi, ortam, gözlemcinin hatası ve kullanılan araç ve gerecten kaynaklanır.<br />
• Performansın potansiyelini belirlemeye dayalı yöntemler; amaçlara göre yönetim, değerleme merkez yönetimi ve psikolojik değerlemedir.<br />
<br />
9. Ünite<br />
<br />
• Adil bir ücret yapısının kurulmasını etkileyen temel unsurlar; iş analizi, iş tanımı, iş değerlemesi ve performans değerlemedir.<br />
<br />
10. Ünite<br />
<br />
• İşerin aralarındaki önem ve güçlük farklılıklarını ya da benzerliklerini dikkate alarak sıralanmasını ve objektif bir ücret değer ilişkisinin kurulmasını sağlayan tekniğe iş değerlemesi denir.<br />
• İş değerleme yöntemleri: siralama yöntemi, puan verme sınıflama ve faktör karşılaştırma yöntemleridir.<br />
• İş değerlemesiyle; adil ve dengeli bir ücret yapısı oluşturulmaya çalışılır.<br />
11. Ünite<br />
• Disiplin işlevinin işletme örgütü içinde öneminin artmasına etki eden unsurlar; işletmenin büyümesi, çalışanların eğitim ve beceri düzeylerinin yükselmesi çalışma yasaklarının çıkarılması ve sendikacılığın geliştirilmesidir.<br />
• İş verenin ceza uygulama yetkisi sendikalar tarafından uygulanır.<br />
• Yapıcı disiplinde amaç; personelin istenmeyen davranışlarını cezalandırmadan engellemektir.<br />
• Düzeltici disiplin de ise amaç; istenmeyen davranışın ceza uygulamasıyla sona erdirilmesidir.<br />
• Personelin hareketlerinin kurallara uygun olup olmadıgına karar veren merci komuta yöneticidir.<br />
<br />
12. Ünite<br />
<br />
• Personelin çalışması sırasında karşılaştıkları, üretimden kaynaklanan çeşitli faktörlere bağlı olarak iyilik halinin bozulmasına meslek hastalığı denir.<br />
<br />
13. Ünite<br />
<br />
• Başlıca sendika türleri ; konfederasyon , federasyon , birlik , iş yeri sendikası, iş kolu sendikası ve meslek sendikasıdır.<br />
• Osmanlı imp. Bilinen ilk işçi sendikası 1871 de amelpever cemiyeti adlı sendikadır.<br />
• İlk sendika 1947 de yürürlüğe girmiştir.<br />
• Güçlü bir sendikal hareket oluşturmak temel amacını alan sendikal örgütlenme modeli iş kolu sendikasıdır.<br />
<br />
14. Ünite<br />
<br />
• Endüstiryel ilişkiler modulünün en temel amacı çalışanlara destekleyici bir iş ortamı yaratmaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İnsan Kaynakları Yönetimi 1-14 Üniteler<br />
<br />
ÜNİTE 1<br />
<br />
İş gücü ve insan gücü tanımlamaları, üretimin daha çok insan emeğine ve kas gücüne dayalı olarak yapıldığı dönemlere aittir. Üretimde makinelerin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte işletmede çalışanların diğer üretim araçlarından biri olarak görülmüş ve personel olarak adlandırılmıştır.<br />
İnsan sermayesi; bir işletmede çalışanların sahip oldukları nitelikler ve taşıdıkları potansiyel ile yaptıkları ve yapabilecekleri şeylerin toplamıdır.<br />
<br />
TARİHİ GELİŞİMİ İÇİNDE PERSONEL YÖNETİMİ VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ<br />
Personel Yönetimi, Sanayi Devrimi’yle birlikte üretimin topraktan makineye yönelmesi ve yaşanan değişimler sonucunda ortaya çıkan gereksinimlerin ürünü olarak doğmuştur.<br />
1768’de James Watt’ın buhar makinesini icat etmesiyle başlayan Sanayi Devrimi, toplumların ekonomik, siyasi ve kültürel yapılarında köklü değişimler başlatan önemli bir olgudur.<br />
Tarihsel gelişim süreci içinde personel bölümü ilk önce sadece kayıt tutan bir bölüm olarak kurulmuştur.<br />
1920’lerde sendikaların ve dış etkilerin de baskılarıyla çalışma ilişkileri değişikliğe uğramış ve personel yönetimi kavramı genişletilmeye başlanmıştır.<br />
1930’lu yıllarda sendika yasasının çıkması işletmelerin, sendikalarla ilişkilerin düzenlenmesine ayrı bir önem vermelerine yol açmıştır. İşe alma, atama, terfi, nakil, ücret belirleme, işten çıkarma ve sendikalarla ilişkileri yürütme görevleri personel bölümüne verilmiştir.<br />
1960’lı yıllarda ABD ve 1970’li yıllarda Avrupa’nın gelişmiş ülkeleri, daha verimli, daha gelişmiş ve daha çok kazandıran bir yaşam tarzının sadece makinelerle sağlanmayacağını, insana önem verilmesinin gerekli olduğunu fark etmeye başladılar.<br />
İnsan Kaynakları Yönetimi: örgüte bugün ve uzak gelecekte rekabet üstünlüğü sağlayacak insan kaynaklarının elde edilmesiyle, elde tutulmasıyla, bireysel ve örgütsel performansın arttırılmasıyla ilgili politikaların ve stratejilerin oluşturulmasını, programların hazırlanmasını, örgütlenmesini, yönlendirilmesini, koordine ve kontrol edilmesini içeren bir disiplindir.<br />
Personel Yönetimi ile İnsan Kaynakları arasındaki farklar<br />
Personel yönetimi ile İKY arasındaki temel fark felsefi düzeyde işleve bakış açısındadır.<br />
Personel yönetimi anlayışı insanı temel bir maliyet unsuru olarak görüp, tüm uygulamalarını buna göre yapar İKY ise, insana değerlendirilmesi gereken bir kaynak olarak bakar.<br />
Personel yönetimi, personelle işletme, işletmeyle devlet arasında ve daha çok çalışanlarla ilgili mali hukuki ilişkileri içeren bir bölüm niteliğinde olup, İKY’nin önemli bir alt çalışma alanını oluşturur. İKY, personel yönetimini de kapsayacak şekilde yürütülür.<br />
Personel yönetimi anlayışı daha çok geleneksel, hiyerarşik örgüt yapıları için geçerli ve ast-üst ilişkisini esas alır. İKY için ise, yönetici olan performansa mümkün olan en yüksek katkıyı yapması önemlidir.<br />
Personel yönetimi kısa vadeli ve günlük işlerle uğraşırken, İKY uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısına sahiptir.<br />
Personel yönetiminin etkililiği önceden belirlenmiş personel politikalarının başarıyla uygulanmasıyla ölçülür. İKY’nin başarısı ise, örgütsel performansın artmasına yol açar.<br />
İKY’nin Yerine Getirmesi Gereken İşlevler Şunlardır;<br />
İnsan kaynakları planlaması: istenen yer ve zamandan, istenen sayı ve nitelikte insan kaynağının hazır bulundurulmasını sağlar.<br />
İş analizi: örgütte yapılmakta olan işleri ayrıntılı olarak incelemek, tanımlamak, bu işleri yapacak kişilerde bulunması gereken nitelikleri saptamak, yeniden tasarlamak vb. amaçlarla işler hakkında ayrıntılı bilgi toplanmasına yardım eder.<br />
İşlerin yeniden tasarlanması: işlerin verimlilik ve kalite artışı ya da maliyetlerde azalma ve çalışanlar açısından da iş tatmini artışı sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesini mümkün kılar.<br />
<br />
NOT: günümüzde yoğun rekabet ortamında işletmelerin avantajlı bir konuma gelmelerini sağlayacak temel unsur sahip oldukları insan kaynaklarıdır.<br />
<br />
Yetki: karar verme, diğerlerini çalışmaya yönlendirme ve onlara emir verme hakkıdır.<br />
Komuta Yetki: işletmenin asıl amacıyla doğrudan ilgili faaliyetleri kapsar ve en temel yetki tipidir.<br />
Kurmay Yetki: işletmenin amaçlarıyla dolaylı olarak bağlantılı olan, insan kaynakları, araştırma ve geliştirme, reklam, halkla ilişkiler, muhasebe gibi faaliyetleri kapsar. Yardımcı bir yetki tipidir. Kurmay yetki, emir verme hakkı içermez.<br />
Komuta yöneticilerinin sorumlulukları şunlardır;<br />
Doğru insanları doğru işlere yerleştirmek<br />
Yeni personeli işe alıştırmak<br />
Personeli yeni yapacağı iş için eğitmek<br />
Her personelin iş performansını iyileştirmek<br />
İş birliği içinde çalışmayı sağlayacak doğru çalışma ortamını ve çalışma ilişkilerini geliştirmek<br />
İşletmenin politikalarını ve prosedürlerini belirlemek ve açıklamak<br />
İşçilik maliyetini kontrol etmek<br />
Her bireyin yeteneklerini geliştirmek<br />
Sorumlu olduğu personel grubunun moralini yükseltmek ve sürdürmek<br />
Personelin sağlığını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek<br />
İK Yöneticileri, insan kaynakları bölümü içinde komuta yetkiyi kullanırlar. İK yöneticileri aynı zamanda insan kaynakları faaliyetlerinin koordinatörü olarak da fonksiyon üstlenirler. Bu görev genellikle fonksiyonel kontrol olarak da bilinir. İK yöneticileri ve uzmanları bu görevi, önceden belirlenen İK amaçlarının, politikalarının ve prosedürlerinin işletmenin tümünde ve düzenli bir şekilde uygulanmasını güvence altına almak için üstlenir.<br />
İnsan kaynakları yöneticilerinin sorumlulukları şunlardır;<br />
Kendi bölümündeki ve kendi hizmet alanındaki insanların faaliyetlerini yönlendirmek<br />
İşletmenin tümünde insan kaynaklar faaliyetlerini koordine etmek<br />
Komuta yöneticilerine servis vermek ve danışmanlık yapmak<br />
Personeli korumak ve onları savunmak<br />
İşletmenin genel örgüt yapısı içinde İK bölümünün yerini etkileyen faktörler şunlardır;<br />
Üst Yönetimin Felsefesi<br />
Örgüt Kültürü<br />
Örgütün Büyüklüğü<br />
Coğrafik Yerleşim<br />
Faaliyetlerin Yapısı<br />
Çalışanların Niteliği<br />
Sendikalaşma Oranı<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI BÖLÜMÜNÜN İÇ ÖRGÜTLENMESİ<br />
İK üst düzey yönetimi, İKY’den birinci derece sorumlu olan kişinin unvanı İK direktörü, İK koordinatörü, genel müdür yardımcısı, İK yöneticisi ya da müdürü olabilir. Bu kişi, İKY ile şirket politikalarının ve stratejilerinin bağlantısını kurmaktan sorumludur.<br />
İnsan kaynakları, İK müdürü, personel müdürü, personel ve idari işler müdürü ya da şefi gibi unvanlar alabilirler.<br />
<br />
NOT: İK yöneticisi, çeşitli fonksiyonel alanlara yayılmış olan programları planlayan, başlatan, yürüten, koordine eden ve denetleyen genel bir uzmandır.<br />
<br />
İK uzmanı, İK uzmanlığı işleri genellikle İKY kariyeri için giriş düzeyinde pozisyonlardır.<br />
İK destek personeli, İK destek personeli arasında memur, sekreter, bilgisayar operatörü, bilgisayar programcısı, hizmet personeli vb. sayılabilir. Bu kişiler bölümdeki işleri kolaylaştırırlar ve destek sağlarlar. Bu kişilerin, iş tanımlarına uygun gereklilikleri karşılayacak niteliklere sahip olmaları gerekir.<br />
<br />
NOT: İK bölümünün iç örgüt yapısı belirlenirken sorulması gereken bir başka soru da İK bölümünde hiyerarşik kademe sayısının ne olacağıdır. Ancak günümüzde bu işlerin yapılmasında teknoloji etkili bir şekilde kullanıldığı için önceki yıllarda yapılan denetimlere ve kontrollere ihtiyaç kalmamıştır. Artık İK bölümünün ekip çalışmasını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Aynı eğitim ve niteliklere sahip ancak farklı alanlarda bilgi ve becerisi bulunan uzmanlardan oluşan ekiplerin, kontrol işlevinin yanı sıra geliştirmeye de önem vermeleri gerekir. (Bu konu ile ilgili aşağıdaki gibi bir soru geliyor)<br />
<br />
Aşağıdakilerden hangisi insan kaynakları bölümünün iç örgüt yapısında hiyerarşik kademe sayısının azalmasına neden olan faktörlerden biridir değildir? (AÖF.2011)<br />
<br />
Üstlenilen faaliyetlerin azalması <br />
Teknolojinin kullanılmaya başlanması<br />
Çalışanların daha nitelikli hale gelmesi<br />
Bölümden beklentilerin değişmesi<br />
Ekip çalışmasının önem kazanması<br />
<br />
DOGRU CEVAP: A<br />
<br />
İKY’nin ahlaki politikaları ve davranışları şunlardır;<br />
Sağlık ve güvenlikle ilgili tüm önlemleri dikkatli bir şekilde almak, potansiyel olarak tehlike yaratan çalışma koşulları hakkında personeli bilgilendirmek, stresle ilgili hastalıklar konusunda sorumluluk almak<br />
İşe alma sırasında doğru ve samimi davranmak<br />
Geçerli ve güvenilir olmayan ve ayrım yaratan seçme, değerlendirme ve terfi ettirme sistemlerini kullanmaktan kaçınmak <br />
Adil ücret sağlamak<br />
Personel için seslerini duyurabilecekleri prosedürleri kurmak ve haklarını elde etmeleri için bir sendika çatısı altında yasal olarak örgütlenmelerini sağlamak<br />
Disiplin ya da iş gücünü azaltma durumundaki işten çıkarmalarda ve diğer bazı durumlarda adil politikalar izlemek<br />
<br />
Kıyaslama; tipik olarak bir örgütün, kendi performansını aynı sektördeki farklı örgütlerden seçilmiş performans göstergeleriyle ya da sınıfının en iyisi olduğu düşünülen karşılaştırılabilir nitelikteki örgütlerle karşılaştırma yapmasıdır.<br />
Kıyaslamadan sağlanabilecek yararlar şunlardır;<br />
Bir örgütün İK uygulamalarını diğer örgütlere ya da aynı örgütteki diğer birimlere göreceli olarak basıl sunduğunu anlamaya yardım eder.<br />
Bir örgütün diğerlerinin başarılarından ve hatalarından ders almasını sağlar.<br />
Örgütteki değişimi motive edici bir araç olarak hizmet eder. Değişimin yönünü ve önceliklerini belirlemeye yardımcı olur.<br />
Örgütsel körlük probleminin üstesinden gelmeye yardım eder.<br />
Personel için seslerini duyurabilecekleri prosedürleri kurmak ve haklarını elde etmeleri için bir sendika çatısı altında yasal olarak örgütlenmelerini sağlamak<br />
Disiplin ya da iş gücünü azaltma durumlarındaki işten çıkarmalarda ve diğer bazı durumlarda adil politikalar izlemek<br />
<br />
ÜNİTE 2<br />
<br />
İş analizi, belirli bir işin en küçük parçalarıyla ayrıntılı olarak tanımlanıp incelenmesi sürecidir.<br />
<br />
İş analizi bilgileri, işletme içinde aşağıdaki alanlarda kullanılır;<br />
Örgüt yapısının oluşturulması<br />
İş ve araç gereç dizaynı: iş analizi, ileri derecede bölümlenmiş ve standartlaştırılmış işler için zaman-hareket etüdü işlevini görür.<br />
Personel seçimi<br />
Performans değerleme<br />
İş gücü planlaması<br />
Ücret yönetimi<br />
Belirsizlikten kaynaklanan sorunların azalması<br />
<br />
İŞ ANALİZ SÜRECİ<br />
İşletmelerde iş analiz süreci insan kaynakları Bölümü’nün sorumluluğu altından yürütülür ve başlıca altı aşamadan oluşur;<br />
Analiz edilecek işlerin belirlenmesi<br />
İş analiz amacını saptanması<br />
Analistlerin seçilmesi<br />
Bilgi toplama yönteminin belirlenmesi<br />
İhtiyaç duyulan bilginin toplanması<br />
Toplanan bilginin analizi<br />
<br />
BİLGİ TOPLAMA AŞAMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER<br />
<br />
Gözlem; iş analistinin, personeli işini yaparken müdahalede bulunmadan izleyip, gördüklerini kaydetmesi şeklinde uygulanır.<br />
<br />
Mülakat; yüz yüze ve sözel iletişim yoluyla bilgi sağlama yöntemidir. Yöneltilecek sorular görüşmeci ile bilgi aktaran kişi arasında, işin onların uygun gördükleri yönlerine dikkat çekilerek oluşmasına Serbest Mülakat denir.<br />
Analist tarafından önceden önemi ve gereği düşünülerek belirlenmiş ve sınırlanmış mülakata ise, Yapılandırılmış Mülakat denir<br />
<br />
Anket; anketin yapılandırılmış mülakattan farkı, formdaki sorulara verilen cevapların görüşmeci tarafından değil, işi bizzat yapan personel veya gözetimcisi tarafından işaretlenmesidir. İş analizi tekniklerinin çoğunda bilgiler anket yoluyla elde edilir.<br />
<br />
İŞ ANALİZİ AŞAMASINDA KULLANILAN TEKNİKLER<br />
<br />
İş Envanterleri<br />
Durum Analizi<br />
Fonksiyonel İş Analizi<br />
Kritik Olay Tekniği<br />
<br />
1: İş Envanterleri: bu teknik, bir alandaki işlere ilişkin tüm görevleri içerdiğinden özellikle iş tanımlarının hazırlanmasında yarar sağlar. Bu teknik çok ayrıntılı olduğu için, işteki düşük ve yüksek performansı birbirinden ayırmaya yarayan ölçütleri ortaya koyar. Özellikle ileri derecede bölümlenmiş, standartlaştırılmış işler için kullanılması uygundur.<br />
<br />
2: Durum Analizi: durum analizi tekniği, işin içeriği ve gerektirdiği personel özelliklerine ilişkin sorular içeren bir anket formu kullanılarak yapılır. Durum analizi tekniğinin özelliği, farklı işletmelerdeki işlerin birbiriyle karşılaştırılmasına olanak vermesidir.<br />
<br />
3: Fonksiyonel İş Analizi: bu teknik, işleri gerektirdikleri personel fonksiyonları cinsinden inceler personel fonksiyonları, işi yapanın bilgilerle, insanlarla ve araç-gereçle ilişkilerini belirleyen faaliyetlerdir. Fonksiyonel iş analizi tekniği ile her iş, hem personelin bilgi ve araç-gereçle kullanımı hem de diğer insanlarla olan ilişkileri yönünden inceler<br />
<br />
4: Kritik Olay Tekniği: kritik olay tekniğinde, belirli bir işte çalışan personelin ve bağlı oldukları ilk yöneticinin şahit oldukları, işle ilgili olumlu veya olumsuz sonuç veren personel davranışları kaydedilir. Bu teknik personel seçimi, personel eğitimi ve performans değerlemede kullanılabilen çok amaçlı bir tekniktir. Genellikle standardize edilemeyen esnek işlerin analizinde kullanılabilir.<br />
<br />
İŞ TANIMLARI: iş analizlerinin ayıklanmış, özlü bilgilerinden oluşur. Her işletmenin kendine göre hazırladığı iş tanım formları; işin kimliği, işin özeti, işin içerdiği görevler ve çalışma koşulları bölümlerinden oluşur.<br />
<br />
İşin kimliği bölümünde; işin adı, kodu, bölümü ve işi yapan kişinin bağlı olduğu ilk yöneticinin kimlikleri yer alır.<br />
<br />
İşin özeti kısmında; işin ne olduğu, nasıl ve niçin yapıldığı kısaca açıklanır.<br />
İşin içerdiği görevler bölümünde; işin aşamaları, gerekleri ve kapsadığı sorumlulukları ortaya konur.<br />
<br />
Çalışma koşulları kısmında; işin fiziksel çevre özellikleri, içerdiği tehlikeler, çalışma saatleri vb. belirtilir.<br />
<br />
İŞ GEREKLERİ: iş gerekleri, iş tanımları gibi genel ve işin bütününü kapsar nitelikte değildir. Özellikle işin yerine getirilmesi için personelin taşıması gereken nitelikleri ortaya koyar. Bunlar; eğitim düzeyi, deneyim, zihinsel, fiziksel, davranışsal, hatta duygusal özelliklerdir. İş gerekleri formu personel seçimi ve eğitimi işlevlerinde kullanılır. İşin gerekleri formunda ayrıca işin kimliği ve çalışma koşulları bölümü ’de bulunur.<br />
<br />
ÜNİTE 3<br />
<br />
Planlama, arzu edilen amaçlara ulaşmak için hareket tarzının seçilmesidir.<br />
İnsan kaynakları planlaması, yönetimin işletmenin şu andaki ve gelecekte arzuladığı duruma uygun insan kaynağını belirlemesidir.<br />
İnsan kaynakları planlarının etkili olabilmesi için planların, organizasyonunun uzun dönemli planlarından ve faaliyet planlarından çıkarılmış olması gerekir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI PLANLANMASININ KAPSAMI<br />
<br />
İlk yaklaşım, bütüncül düzey olarak adlandırılan insan kaynakları planlarıdır. Organizasyonda-<br />
ki işler ve iş gruplarının tümü ya da büyük bir kısmı için yapılır.<br />
İkinci yaklaşım temel roller yaklaşımı, organizasyon için her biri büyük ölçüde stratejik öneme sahip işleri ifade eder.<br />
<br />
Not: Geleneksel insan kaynakları planları insan kaynakları bölümleri tarafından başlatılır ve yönetilir.<br />
insan kaynakları üzerinde etkili olan başlıca dışsal faktörler şunlardır;<br />
<br />
Ekonomide değişim<br />
Sosyal, politik ortam ve yasalardaki değişim<br />
Teknolojik gelişim<br />
Rekabet koşullarında değişim<br />
İnsan Kaynaklarını Etkileyen İçsel Faktörler<br />
Bütçeler<br />
Faaliyet biçimi ve hacmindeki değişiklikler<br />
<br />
İnsan kaynakları talebi; bir işletmenin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıdır.<br />
İnsan Kaynakları İhtiyacının Belirlenmesine Yardımcı Araçlar<br />
<br />
İş analizi; iş analizleri personelin bölümlendirilmesini sağlayan işin yapısına ve temel karakteristiklerine ilişkin temel iş bilgilerini sunar. İş analizi bilgileri belirli biçimlerde düzenlenerek iş tanımları ve iş gerekleri oluşturur.<br />
<br />
Gerçek insan kaynağı ihtiyacı; gerçek insan kaynağı ihtiyacı işletmenin ekonomik amaçlarına ulaşabilmesi için, hedeflenen işi fiilen gerçekleştirecek insan kaynağına olan ihtiyaçtır.<br />
İnsan kaynağı devir oranı (Dönüşüm Oranı); personel devir oranıyla ilgili bilgiler; personelin işten ayrılma tarihi, nedenleri, iletişim adresi, yapılacak ödemeler, yeniden işe alma olasılığıyla ilgili bilgileri içerir. <br />
Ek insan kaynağı ihtiyacı; ek insan kaynağı ihtiyacı işten çıkmalar nedeniyle ortaya çıktığından üzerinde durulacak konu insan kaynağı devir oranıdır. Ek insan kaynağı ihtiyacı üretimin aksamaması için boşalan kadrodaki yerin doldurulması için kullanılır.<br />
<br />
Devamsızlık oranı; izinlerin dışında tatillerin işe geç gelmesi ya da gelmemesi durumudur.<br />
<br />
Yedek insan kaynağı ihtiyacı; kaza, izin ve benzeri nedenlerle ortaya çıkacak kaçınılmaz devamsızlık durumları karşısında, işin aksatılmadan yürütülmesi için gereksinilecek insan kaynağını ifade eder.<br />
İnsan kaynakları talep tahmin yöntemleri şunlardır;<br />
<br />
Sezgisel yöntemler; geleceğin tahmininde insan bilgisinden yararlanılır.<br />
En basit sezgisel yöntemler şunlardır;<br />
Aşağıdan yukarıya tahmin yöntemi: her birim ya da bölüm kendi personel ihtiyaçlarını tahmin eder.<br />
<br />
Yukarıdan aşağıya tahmin: deneyimli üst yöneticiler tarafından yukarıdan aşağıya yapılan tahmindir.<br />
<br />
Delphi Yöntemi: tahmin için grubun ortak karar vermesi yöntemini kullanan oldukça yapılanmış sezgisel bir yöntemdir. Bu yöntemde uzmanlar yüz yüze gelmez. Eğer uzmanlar farklı yerlerde ise, oldukça ekonomik bir yöntemdir. Yıkıcı kişilik çatışmalarını en aza indirerek ve karar sürecinde baskın bir grup üyelerinin baskısını önleyerek karar vermenin kalitesini arttırabilir.<br />
<br />
Basit matematiksel yöntemler: talep tahmininde sadece bir faktörü göze alarak tahmin yapan yöntemlerdir.<br />
<br />
Verimlilik oranı: bir yılda üretilen ortalama ürün sayısının direkt personel sayısına oranıdır.<br />
<br />
Kadrolama oranı: direkt ve endirekt işçiliğin kullanıldığı kadrolama oranı, diğer işlerdeki personel gereksinimlerinin sayısı hesaplanarak bulunur.<br />
<br />
Öğrenme eğrileri: verimlilik oranı temel alınarak yapılan tahminlerde öğrenme eğrileri de kullanılabilir.<br />
<br />
Karmaşık matematiksel yöntemler: uzun zamandır insan kaynakları planlaması yapan büyük organizasyonlar bu istatistiki yöntemleri kullanmayı tercih ederler.<br />
Çoklu regresyon<br />
Doğrusal programlama<br />
<br />
İnsan kaynağı envanteri: elemanlar hakkındaki bilgilerin düzenlenip gerektiğinde incelenmek üzere hazır bulundurulduğu bir arşivdir.<br />
<br />
İnsan kaynağı envanteri çeşitleri şunlardır:<br />
<br />
İnsan kaynağı genel envanteri: belirli bir dönemde işletmede çalışan iş görenlerin yaş, cinsiyet, eğitim, alınan ücret, kıdem ya da statüsüne göre sayılması faaliyetidir.<br />
<br />
İnsan kaynağı beceri envanteri: mevcut insan kaynağının yetenek, beceri, eğitim, deneyim gibi kişisel <br />
özelliklerini yansıtan bir çalışmadır.<br />
<br />
Tahmin yönetimini belirlerken göz önünde bulundurulacak faktörler şunlardır;<br />
<br />
Durağanlık ve kesinlik<br />
Verilerin uygunluğu<br />
Personel sayısı<br />
Kaynakların uygunluğu<br />
Zaman<br />
Yönetimin güveni<br />
<br />
ÜNİTE 4<br />
<br />
Personel bulma; işletmedeki boş pozisyonların doldurulması için uygun ve nitelikli adaylara ulaşılması<br />
<br />
İşletmelerde personel bulma işlevini etkileyen faktörler şunlardır;<br />
<br />
Personel politikaları<br />
İş gücü planları<br />
Yaşanan deneyim<br />
İşin özellikleri<br />
Çevre koşulları<br />
<br />
PERSONEL BULMA YÖNTEMLERİ<br />
İşletme içi kaynaklardan personel bulma yöntemleri: informal araştırma yönteminde personel açığı bulunan bölümün yöneticisi, insan kaynakları yöneticisini haberdar eder ve uygun gördüğü birkaç personelle görüşüp içlerinden birini seçer. Bu yöntem izlendiğinde, istekli çalışanların başvurma olanağı engellenmiş olur. <br />
<br />
Açık işler bildirimi; işletmedeki tüm personele örgüt bülteni veya ilan panoları yoluyla açık işlerin duyurulmasıdır. Bu yolla eşit istihdam ilkesi gerçekleştirilmiş ve tüm personele aday olma fırsatı tanınmış olur.<br />
<br />
İşletmede dış kaynaklardan personel bulma yöntemleri: işletme dışı kaynaklardan personel bulma yollarının en yaygın olanları, gazetelerde mesleki dergilerde ve internette duyurular yayımlama, insan kaynakları web sitelerinden yararlanma iş yerine yapılan kişisel başvuruları değerlendirme, iş kurumu ve danışmanlık şirketleri hizmetlerinden yararlanma, eğitim kurumlarından staj, burs gibi yollarla nitelikli öğrencileri çekme ve işletmede çalışan personelin önerilerini dikkate almadır. <br />
<br />
Not: işletmenin ve işin adaylara gerçekçi ön tanıtımı, sonraki düş kırıklıkları, tatminsizlikler ve işten ayrılmaları önler. İşletmenin ve işin adaylara gerçek nitelikleriyle sunumuna işin gerçekçi ön tanıtımı denir.<br />
<br />
İş gücü planları; çeşitli işlerin boşalma zamanlarına ve söz konusu açık işlere işletme içinden mi yoksa işletme dışından mı personel alınacağına ilişkin bilgi verir.<br />
<br />
İş analizleri; iş gereklerinin doğru ve eksiksiz olarak hazırlanmasında ve personel adaylarının bu iş gereklerine uygun özellikler taşıyıp taşımadıklarının belirlenmesinde temel alınır.<br />
Personel değerlemeleri; performans düzeyi yüksek olan personelin özelliklerini adaylarınkiyle karşılaştırmaya yarar.<br />
<br />
Personel bulma çabaları; işletmeye en nitelikli adayların başvurmalarını sağlar ve böylece en iyiler içinden seçim yapma olanağı verir.<br />
<br />
PERSONEL SEÇME YÖNTEMLERİ<br />
Bir işletmede personel adaylarının özelliklerinin işe ve çalışma koşullarına uygun olup olmadığını saptamak için kullanılan yöntemler uygulanma sırasına göre şunlardır;<br />
<br />
Biyografik yöntemler: adayın geçmişteki davranışlarının ve tercihlerinin gelecekteki performansına ilişkin ipucu vereceği düşüncesiyle uygulanır.<br />
Biyografik yöntemler şunlardır:<br />
<br />
Başvuru formları<br />
Biyografik envanterler<br />
<br />
Psikolojik testler: yetenek, kişilik vb. bireysel özellikleri belirlemeye yarayan geçerlilik ve güvenirlikleri önceden saptamış, standardize edilmiş, ölçme araçlarıdır.<br />
Psikolojik testlerin en önemli üstünlüğü, bu saptamaların önceden yapılmış olması ve kullanıma hazır durumda olmalarıdır.<br />
<br />
Geçerlilik: bir ölçme aracının ya da tekniğinin ölçülmek istenen değişkeni ne derece doğru ölçtüğünü gösteren orandır.<br />
<br />
Güvenirlik: bir ölçme aracının aynı kişi ya da grup üzerinde tekrar tekrar yapılan ölçümlerde tutarlı sonuçlar vermesidir.<br />
<br />
Benzetim yoluyla seçim yöntemi: benzetim, gerçek iş ortamındaki davranışları yerine getirmeyi gerektirdiğinden bir seçim yöntemi olduğu kadar bir eğitim yöntemidir.<br />
Bugün yönetici seçiminde ve eğitiminde yaygın olarak kullanılan benzetim teknikleri şunlardır:<br />
Birikmiş işler tekniği<br />
Lider grup tartışmaları<br />
<br />
Mülakat (görüşme) Yöntemi: mülakat, iş için başvuran adaydan yüz yüze ve sözle iletişim yoluyla bilgi alma yöntemidir. Bu yöntem, tüm işletmeler tarafından diğer yöntemlerle birlikte veya tek başına kullanılır.<br />
<br />
Başlıca mülakat türleri şunlardır;<br />
<br />
Serbest (yapılandırılmamış) mülakat: personel seçmeyle görevli görüşmecinin, adaya yönelteceği sorular sınırlanmamıştır.<br />
<br />
Yapılandırılmış mülakat: serbest mülakatın bazı sakıncalarını ortadan kaldırmakla birlikte mülakatçıyı ve adayı sınırlar.<br />
<br />
Durumsal mülakat: iş analizi, kritik olay tekniğiyle yapılmışsa, personel seçiminde, soruların buna dayanarak hazırlandığı durumsal mülakat tekniği kullanılabilir.<br />
Referans ve tavsiye mektupları: adayın geçmişteki davranışlarının, kişiliğinin bir göstergesi olarak, gelecekteki davranışları hakkında ön fikir vereceği düşüncesiyle başvurulan tekniklerdir.<br />
<br />
İzlenim yöntemi; adayın görüşmeci üzerinde olumlu bir etki yaratabilmek için çaba göstermesine izlenim yöntemi denir.<br />
<br />
ÜNİTE 5<br />
<br />
Hizmet içi eğitim; kişiye işi ile kesin hukuki ilişkisinin kurulduğu tarihten, işten ayrıldığı tarihe kadar geçen süre içinde, işin gerektirdiği performans düzeyine ulaşması için gereken bilgi, beceri ve davranışların sistemli bir şekilde öğretilmesidir.<br />
<br />
Not: işletmeye yeni giren ya da bölüm değiştiren personele işe başlamadan önce veya işe ilk girdiği günlerde uygulanan eğitime işe alıştırma ya da oryantasyon eğitimi adı verilir.<br />
<br />
İşe alıştırma eğitimleri şunlardır;<br />
<br />
Genel işe alıştırma eğitimi: personelin yapacağı iş ana hatlarıyla gösterilmekte ve departmanlar, iş yerinin genel politikaları, prosedürler, ücretlendirme, güvenlik gibi konularda kendisine gerekli bilgiler verilmektedir.<br />
İş merkezli işe alıştırma eğitimi: personele kuruluşun işlevi ve kuruluşa uyumu, iş sorumlulukları, beklentiler ve görevler, politikalar, prosedürler, kurallar ve düzenlemeler, iş yeri planı gibi konularda bilgi verilmektedir.<br />
<br />
İşe alıştırmayı gerektiren nedenler: işe alıştırma eğitiminin diğer bir amacı, bireye işi ile yetenekleri arasında bir ayarlama yapma ya da yeteneklerini en iyi gerçekleştireceği işi seçme olanağı vermesidir.<br />
<br />
Not: işe alıştırma eğitiminin temel amacı, personeli işletmeye kazandırmaktır.<br />
Başarılı bir işe alıştırma programı, şirket ve yeni personelin beklentilerini karşıladığı için gereklidir ve aşağıdaki konularda yarar sağlamaktadır;<br />
<br />
Yöneticileri, çalışma arkadaşları ve insan kaynakları ile tanıştırma ve yöneticileri ile geçişi sağlayacak koçluk ilişkilerini kurması<br />
Katılımcıları arasında şirket, departman takım için ortak amacın oluşturulması<br />
Şirketin, kültür, organizasyon yapısı ve ürünlerinin hizmetlerinin anlaşmasına yardımcı olması ve personelin ilk andan itibaren verimli olmasının sağlanması <br />
Departman, takımın ürünlerin detaylı olarak tanıtılması<br />
Şirket yönetmelik ve uygulamaları, ücretlendirme, ek menfaatler ile ilgili bilgiye erişimi sağlaması<br />
Yeni personele şirketin, departman hedeflerini, değerlerini tanıtıp kendisinin bütün içerisindeki rolünü anlatması<br />
Öğrenme eğrisini kısaltması ve personelin hedefleri gerçekleştirmesine yardımcı olması<br />
Personele şirketin misyon, hedef, değerleri, organizasyon yapısı ve fonksiyonları ile ilgili temel bilgileri sunarak pozitif iş ilişkileri geliştirmesini sağlaması<br />
Zaman ve emekten tasarruf sağlaması<br />
İşe alıştırma eğitimi ile işe başlama dönemlerinin ilk aylarında oldukça yüksek olan işten ayrılma eğiliminin azaltılması<br />
<br />
Personelin bilgilendirilmesi genelde aşağıdaki alt başlıklar altında yapılmakta ve 1-3 gün arasında sürmektedir.<br />
Şirketin tanıtılması<br />
Yöneticilerin tanıtılması<br />
Departmanın/işin tanıtılması<br />
İnsan kaynakları uygulamalarının tanıtılması<br />
Ofis/çalışma ortamı ve kural ve uygulamalarının tanıtılması<br />
Şirkette kullanılan (elektronik) araçların tanıtılması<br />
İşe alıştırma eğitiminde yararlanılan başlıca yöntemler şunlardır;<br />
<br />
İşletmeyi tanıtıcı yayınlar: oldukça sık kullanılan bir yöntemdir. İşe yeni giren personelin bilmesi istenilen bilgiler bu yayınlarda yer alır. Bu bilgileri örgütün kısa geçmişi, çalışma saatleri, izinler, ilk yardım, iş kazaları ve yapılması gerekenler, temizlik kuralları tatiller, fazla mesai, yemek, terfi, nakil, sigara içme, sosyal etkinlikler, telefon görüşmeleri vs. olabilir.<br />
Konferanslar, açık oturumlar grup toplantıları: belli bir dönemde işe giren personel sayısı en az 10 – 15 olduğunda zamandan tasarruf etmek amacıyla tavsiye edilen bir yöntemdir. <br />
<br />
İşletme gezileri: yeni personel belli bir kişinin rehberliğinde işletmenin gezdirilmesidir. Bu yolla kişi iş çevresini yakından tanır.<br />
Üstler veya bu konuda uzmanlarca yürütülecek bireysel görüşmeler (mülakat): bu yolla yeni personelin öğrenmek istediği bilgiler anlayacağı yolla verilebilir.<br />
<br />
İş başında eğitim: yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Bu tür eğitim işi bilen iş gören ya da eğiticinin rehberliği altında yapılır.<br />
İş başında eğitim dört aşamada gerçekleştirilebilir;<br />
Eğitilecek personelin hazırlanması<br />
Eğitilen personele asıl çalışma ortamında yapacaklarının gösterilmesi<br />
İşi tek başına yapabilir hale gelmesinin sağlanması<br />
Tekrar yardıma ihtiyacı olduğunda kimden yardım isteyebileceğinin açıklanmasıdır<br />
<br />
Not: öğrenme isteğinin iş başında kolay uyandırılması, öğrenilen anında uygulanabilmesi kişinin görevden uzaklaşmamış olması iş başında eğitimin avantajlı yönleridir.<br />
<br />
Başarılı bir işe alıştırma programının oluşturulmasında ve yürütülmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır;<br />
<br />
İşe alıştırma, işe alma fonksiyonunun bir parçası olarak görülmektedir.<br />
Personel, grup olarak değil tek tek ele alınmalıdır<br />
Yeni personelin tümüne uygulanmalıdır.<br />
İşe alıştırma faaliyeti personel işe fiilen başlamadan önce gündeme gelmelidir.<br />
İşe alıştırma eğitimi uzun dönemli olmalıdır<br />
İşe alıştırma eğitimi sürekli olmalıdır<br />
İşe alıştırma eğitiminde personel öğrenmekten sorumlu tutulmalıdır.<br />
İşe alıştırma eğitimi süreci sonunda katılanlara başarı belgesi verilmelidir.<br />
İşe alıştırma eğitiminde en büyük sorumluluk ilk amirlerin olmalıdır.<br />
Program yeni personeli öğrenmek istediği her konuda bilgili kılmalıdır.<br />
<br />
Başarısız bir işe alıştırma programının yaratabileceği olumsuzluklar şunlardır;<br />
Zaman kaybı<br />
Performans kaybı<br />
Maliyet kaybı<br />
Personel tatminsizliği<br />
Güven kaybı<br />
<br />
ÜNİTE 6<br />
<br />
EĞİTİM VE GELİŞTİRME<br />
<br />
Eğitim: önceden saptanmış amaçlara göre, insanların davranışlarında belgeli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkinlikler dizgesidir.<br />
<br />
Eğitim; bireyin toplumsal yeteneklerinin ve optimum kişisel gelişmesinin sağlanması için seçkin ve kontrollü bir çevreyi ve okul etkilerini içine alan sosyal bir süreçtir.<br />
<br />
Eğitim; bireyin davranışlarında, kendi yaşantısı yolu ile istenilen değişikliği oluşturma veya yeni davranışlar kazandırma sürecidir denilebilir.<br />
<br />
Geliştirme: eğitim, personelin işini daha iyi yapmasını, geliştirme ise personelin gelecekte çalışacağı görevlere hazırlanmasını amaçlar. <br />
Çalışanları gelecekte işletmenin üst hiyerarşik noktalarına hazırlamayı amaçlayan bu tür faaliyetler geliştirme kapsamı içinde yer alır.<br />
<br />
EĞİTİMİN YARARLARI<br />
<br />
İşletmeye Yararları<br />
Verimliliği arttırır<br />
Kalite bilincini geliştirir<br />
Örgütsel gelişimi hızlandırır<br />
Örgütün karar verme ve sorun çözme yeteneğini artırır<br />
Personelin değişime olan direncini azaltır<br />
Örgüt içi iletişimi güçlendirir<br />
İşçi ve işveren ilişkilerini geliştirir<br />
Amaç birliği sağlar<br />
Personele Yararları<br />
Görev bilinci ve sorumluluk düzeyini artırır<br />
İnisiyatif kullanma düzeyini geliştirir<br />
Kariyer gelişimi sağlar<br />
Kendine olan güvenini artırır<br />
İş doyumunu yükseltir<br />
Performansını yükseltir<br />
Örgütsel bağlılığını artırır<br />
Ekip ruhunu geliştirir<br />
Ait olma duygusunu artırır<br />
<br />
EĞİTİMİN İLKELERİ<br />
<br />
Eğitimin sürekliliği: eğitimde süreklilik, personele beklenmedik bir değişiklik karşısında yeni koşullara uyma olanağı sağlar<br />
Eğitimin yararlılığı<br />
Eğitimde fırsat eşitliği: bu ilke eğitim faaliyetlerinden, eğitim ihtiyacı bulunan tüm personelin faydalandırılması <br />
Planlı eğitim<br />
İlgili kişilerin etkin katılımı<br />
<br />
EĞİTİM POLİTİKALARI<br />
<br />
Politika: amaca ulaşmak için yapılacak etkinliklerde uyulması istenilen ilkeler ya da kurallar olarak ifade edilir.<br />
Politika saptanmasının yararları şunlardır;<br />
Eğitimin amaçlarının saptanmasını ve kavramasını kolaylaştırır<br />
Eğitimin planlanmasına, programların hazırlanmasına ve geliştirilmesine rehberlik eder.<br />
Eğitim programlarının uygun ortamlarda yapılması için ilgili birimlerin yardımları ve olanaklarından yararlanılır.<br />
Eğitim önceliklerinin belirlenmesi ve süreklilik kazandırılmasının gereklerini ortaya koyar<br />
Personel sorunlarını çözümlenmesi, yönetim ve denetim işlerinin kolaylaştırılmasında katkısı olur<br />
Kurum içinde iletişim ve koordinasyonun sağlamak, hizmete bütünlük kazandırmak gerekliliğini ortaya koyar<br />
Üretim ve üretim faktörlerinin geliştirilmesine ve yeni yöntemlerin uygulamasına katkıda bulunur.<br />
Personelin moralini yükseltme, güdüleme, sorunların çözülmesi ve uyum saplamayı kolaylaştırır<br />
Eğitim önceliklerinin belirlenmesi ve süreklilik kazandırılmasının gereklerini ortaya koyar<br />
Eğitime ilişkin kuşkular, olumsuz görüşler, baskılar azalır ve güven artar<br />
<br />
EĞİTİM YÖNTEMLERİ<br />
İşbaşı eğitim yöntemleri: işletme için genel özellikleri ile pratik, düşük maliyetli ve kolay olması nedenleriyle tercih edilen bir eğitim yoludur.<br />
<br />
İş üzerinde öğrenme<br />
<br />
İş değiştirme – Rotasyon: rotasyon yoluyla eğitim, personelin işletme içinde kendi işinden başka bir görevde, işin öğretilmesi amacıyla geçici bir süre çalıştırılmasıdır. Rotasyon yöntemi, personelin psikolojik sorunları için kullanılan etkili bir teknik olmaktadır.<br />
Coaching (yönlendirme): çalışanların başarı düzeylerinin yöneticiler tarafından sistemli bir şekilde gözlemlenerek değerlendirilmesi esasına dayalıdır.<br />
Monitör (kılavuz) aracılığıyla eğitim<br />
Yetki devri<br />
<br />
İş dışı eğitim: iş dışında eğitim yöntemleri, eğitilenlerin bilgilerini artırmak, görüş ufuklarını genişletmek ve başkalarının davranışlarına karşı kendi duyarlılıklarını ölçme yeteneğini geliştirmeyi amaçlamaktadır.<br />
<br />
İş dışı eğtimin yararları şunlardır;<br />
<br />
İş dışı eğitim, konusunda uzman bir eğitici tarafından yapıldığı için daha etkili olabilir<br />
İş başına göre daha sistematik ve planlı bir eğitim söz konusudur<br />
İş dışında uygulanan yöntemlerle, çok sayıda personel aynı anda yetiştirilebilir<br />
Eğitim maliyeti, iş başına göre daha kolay hesaplanabilir<br />
Aday, planlanmış bir eğitim sürecinde, işin zor yönlerini de ayrıntılı olarak öğrenebilir<br />
İş dışında yapılan eğitimde, bilgiler belli bir düzen içinde verildiğinden, eğitim rastlantılardan kurtarılmış olur<br />
İş başında, personelin eğitilirken uyguladığı yöntemlerin sadece karşılaştığı olayların çözümlerine yönelik olması sebebiyle genel ilke ve yöntemler öğrenilmeyebilir. Hâlbuki iş dışı eğitimde bu sakınca ortadan kalkar.<br />
Diğer işletmelerden kişilerin de katıldığı programlarda, kişi başkalarının deneyimlerinden de imkânını elde eder.<br />
<br />
İş dışı eğitimin sakıncaları şunlardır;<br />
<br />
Eğitimden sonra, gerçek çalışma koşullarına geçişte, bireyler uygulama ve uyum güçlükleriyle karşılaşabilirler<br />
Eğitime katılanların, işlerinden uzaklaşmaları, üretim kaybına neden olur<br />
İş başı eğilimine göre genellikle daha maliyetli ve organizasyonu daha zordur<br />
Görsel ve işitsel yöntemler<br />
Simülasyon (benzer koşullarda öğrenme-sınıf içi eğitimler)<br />
Doğada öğrenmeler<br />
Bilgisayar destekli eğitim<br />
Sanal eğitim<br />
Yöneticiler için uygulanan rol oynama<br />
Örnek olay: örnek olay çalışmasında, eğitim programına katılanlar gerçek ya da gerçeğe uygun olarak hazırlanmış olayları ele alarak incelerler ve benzer koşullarda ne yapabileceklerini tartışırlar<br />
İşletme oyunları<br />
Grup teknikleri<br />
<br />
EĞİTİM SÜRECİNDE İZLENMESİ GEREKEN AŞAMALAR<br />
<br />
Eğitim ihtiyacının belirlenmesi: personelin eğitim ihtiyacı yapılmakta olan görevin gerektirdiği ve gelecekte yapılacak olan görevin getireceği ihtiyaç olmak üzere iki şekilde belirlenir.<br />
Sahip olduğu bil beceri ve tutumun geliştirilmesi istenen personeldeki hizmet içi eğitim ihtiyacı<br />
Hiyerarşik yapıda yukarı çıkacak personelin hizmet içi eğitim ihtiyacı<br />
Eğitimde önceliklerin belirlenmesi<br />
Amaçların saptanması<br />
Eğitim konularının belirlenmesi<br />
Eğitim yönteminin seçilmesi<br />
Anlatım metodu<br />
Tartışma metodu<br />
Gösteri (demonstrasyon) metodu<br />
İş başında eğitim metodu<br />
Grup tartışması metodu<br />
Örnek olay inceleme metodu<br />
Rol oynama<br />
Diğer metotlar<br />
Eğitimcilerin seçilmesi<br />
Kurum içinde ya da dışında görevlendirilecek elemanlarda aranabilecek nitelikler şunlardır;<br />
Öğretim yapılacak konuda teknik yeterlilik<br />
Öğretim tekniklerinde formasyon yeterliliği<br />
Olumlu ilişkiler kurmada sosyal yeterlilik<br />
Personele kaynak olmada liderlik yeterliliği<br />
Öğretmeye arzulu olma ve mesleksel yeterlilik<br />
Eğitim yapılacak yerin kullanılacak araç gereçlerin planlanması<br />
Zamanlama yapılması<br />
Eğitimin yapılması<br />
Eğitim etkinliğinin değerlendirilmesi<br />
<br />
Not: eğitim çalışan insanın yaşamının bir parçasıdır. Çalışanlar eğitime katıldığı süre içinde maaş ya da ücretlerini almalıdır.<br />
<br />
ÜNİTE 7<br />
<br />
Kariyer; bir kişinin iş yaşantısındaki aktivite, sorumluluk, tutum ve davranışlarının gelişimidir.<br />
Kariyer planlama; çalışanların değerleri ve ihtiyaçları ile iş deneyimleri ve fırsatları arasında en uygun ilişkiyi kurmayı amaçlayan bir sorun çözme ve karar alma sürecidir. Çalışanların daha mutlu ve işlerinde daha verimli olmalarını sağlar.<br />
<br />
Kariyer Yönetimi; personelin yetenek ve ilgilerini analiz etmelerine yardımcı olmak ve kariyer geliştirme faaliyetlerini planlamaktır.<br />
Kariyer yönetimi veya planlaması, iş dünyasına giriş, atamalar, transferler ve iş değiştirmeleri kapsar. İşletmelerde kariyer yönetimine önem verilmesinin nedeni bireyin iş doyumunu ve örgütte kalmasını sağlama amacına yöneliktir.<br />
<br />
Not: Ben-merkezli kariyer anlayışı negatif bir anlam taşımasına rağmen, bireylerin kendi iyilikleri ve gelişimleri için bireysel kariyerlerini yöntemlerini ifade eder.<br />
<br />
KARİYER GELİŞTİRME<br />
Kariyer geliştirmenin aşamaları şunlardır;<br />
<br />
İş için hazırlık: bireyin doğumundan yaklaşık olarak 25 yaşına kadar geçen süreyi kapsamaktadır ve mesleki hayali geliştirmeyi öngörmektedir.<br />
<br />
Örgüte giriş: bu safha genellikle 18-25 yaş arasında gerçekleşir. Bu safhada birey, hem kendi mesleki ve öz imajıyla (hayaliyle) ilgili iş bulur hem de o işi yapmaya başlar.<br />
<br />
İlk kariyer: bu safha, genellikle 25-40 yaş arasını kapsar. Bu safhada iki aşamadan söz edilmektedir. Bireyin kendini kabul ettirme aşamasıdır. İkinci aşama, başarı elde etme aşamasıdır.<br />
<br />
Orta kariyer: 40-55 yaşları arasını kapsayan bu aşama, daha ileri derecede büyüme ve ilerleme veya durağan bir durumun muhafazasını içerir. Ancak bu bölümde kişi ulaştığı noktayı korumaya yönelir.<br />
<br />
Son kariyer: verimliliği sürdürmeyi ve iş yaşamından ayrılmak için son hazırlığı kapsar. Örgütün bu safhadaki görevi, performanslarını sürdürmeleri konusunda çalışanlarına cesaret vermektedir. <br />
<br />
BİREYSEL KARİYER PLANLAMA <br />
Bireysel kariyer planlama, kişinin yaşamı boyunca çalışacağı iş ve pozisyonları, hedefleri ve geleceğin sorumluluğunu üstlenerek kendisinin planlanmasıdır.<br />
<br />
ÖRGÜTSEL KARİYER PLANLAMA<br />
Örgütün çalışanlara kendilerini geliştirmede veya kariyer hedeflerini gerçekleştirmede yardımcı olmak, onlara kendilerini geliştirme fırsatı yaratmak ve onlar için yollar ve faaliyetler belirlemek amacıyla geliştirdiği sürekli bir süreçtir.<br />
Örgütsel kariyer planlamasının yararları şunlardır;<br />
İşletmenin hedefleriyle çalışanların hedeflerinin örtüşmesinin sağlanması<br />
Çalışanların kendilerine değer verildiğini hissetmeleri ve işyerini benimsemeleri<br />
İşletme içindeki iş tatmini, sadakat ve işe bağlılığının artırılması<br />
Sağlıklı bilgi birikimi<br />
Akılcı ve kalıcı organizasyon yapısı<br />
Personel değişimde azalma<br />
İnsan kaynaklarının verimli ve etkin kullanımı<br />
İletişim akışında çok yönlülük<br />
<br />
Kariyer planlama aşamaları şunlardır;<br />
<br />
1.adım: kendini tanımlama<br />
2.adım: kariyer araştırma<br />
3.adım: harekete geçme<br />
<br />
<br />
Bireysel kariyer geliştirme kaynakları şunlardır;<br />
İstifa<br />
Örgütsel sadakat<br />
<br />
İş performansı: iş performansı iyi olan bir kişi yöneticilerinin de gözüne gireceğinden kendisinin gelişimi için sağlanacak olanaklara da kolayca ulaşabilecektir.<br />
Bireysel kariyer geliştirme aşamaları<br />
Kariyer olanaklarını keşfetme <br />
Araştırma<br />
Kariyer kararını verme<br />
Kariyer hedeflerini belirleme<br />
Zaman çerçevesi<br />
Kriter<br />
Özel iş unvanları<br />
Hedeflenen bir ücret miktarı<br />
Belirli bir zaman boyunca ele alınacak farklı iş miktarı<br />
Yönetmek istenilen iş gören sayısı<br />
Ulaşılmak istenen eğitim seviyesi<br />
Arzu edilen yaşam tarzı<br />
Sorumluluk derecesi<br />
Çalışılan iş yerinin türü, büyüklüğü ve gelişimi<br />
Kariyer stratejileri geliştirme ve uygulama<br />
Bireysel olarak kariyer ilerlemesini değerlendirme<br />
Kariyer yönetiminin unsurları<br />
<br />
İç işe alım: nitelikleri en uygun aday seçilerek açık olan pozisyon doldurulur.<br />
İç işe alımın, dış kaynaklardan yapılan işe alıma göre bazı yararları şunlardır;<br />
Daha kolay ve kısa sürelidir<br />
Adayların çalışmaları ve başarıları hakkında daha detaylı ve gerçekçi bilgi sahibi olunur<br />
Adaylar firmayı ve kültürünü bilirler. İşe uyum süreci çok kısadır.<br />
İyi bir motivasyon kaynağıdır. Firma içindeki çalışanlara öncelik verilmesi çalışanların moralini yükseltir.<br />
<br />
Terfi: çalışanın, yetki sorumluluk ve buna bağlı olarak ücret yönünden daha üst düzeydeki bir pozisyona atanması terfi olarak adlandırılır<br />
<br />
Transfer ve yer değiştirme: çalışanların aynı düzeyde kalarak, başka bir yerdeki göreve veya mevcut işyerinde aynı iş ailesinden benzer nitelikteki bir göreve atanmasına transfer veya yer değiştirme diyoruz<br />
İşten çıkarma <br />
Emeklilik<br />
Oryantasyon programı<br />
Yönetici geliştirme<br />
<br />
Örgütsel yedekleme planları: yedekleme planı; tepe yönetimi açısından kritik görülen pozisyonlarda, pozisyonu dolduran kişinin ayrılması halinde yerini dolduracak adayların önceden belirlenmesi sürecidir. <br />
Kariyer yönetimi ve planlamasında kullanılan bazı yöntemler şunlardır;<br />
Kariyer geliştirme için biçimsel (formal) eğitim<br />
Fonksiyonlar arası deneyim için yatay hareketler<br />
Kariyer konusundaki kitapçık ve broşürler<br />
Çifte kariyer yolu<br />
İşe alma <br />
Koruyuculuk (metoring)<br />
Değerlendirme ve geliştirme merkezleri<br />
Ardışık terfi planlaması<br />
En çok kullanılan kariyer yönetim programları şunlardır;<br />
<br />
Kariyer haritaları: kariyer haritaları, bir organizasyon içinde bir işten diğerine ilerleyebilmenin yollarını belirlemek üzere kullanılan bir tekniktir.<br />
<br />
Kariyer danışmanlığı: kişilerin ilgi ve isteklerini dikkate alarak, kişilere organizasyon içerisinde ilerlemelerini sağlayacak kariyer yolları ve gereklilikleri hakkında bilgi verilmesidir. <br />
Kariyer merkezleri: kariyer yönetimi uygulamalarına destek sağlamak üzere, çalışanların kendi kendilerine değerlendirmelerine katkıda bulunan, eğitim ve danışmanlık hizmeti veren örgüt içi kuruluşlardır<br />
Kariyer merkezlerinin sağladığı yararlar şunlardır;<br />
Grup atölyeleri oluşturmak<br />
Yazılı okuma materyalleri oluşturmak, kurslar düzenlemek<br />
Kariyer yolları ve iş gereklilikleri hakkında bilgi aktarmak<br />
Beceri ve yetenek testleri uygulamak<br />
İşletme içi ve dışı eğitim ve geliştirme programları oluşturmak<br />
Yazılı kaynaklar: yazılı kaynaklar bireylere kendilerini analiz etme, kariyer planlaması, kariyer hedeflerini belirleme konusunda pratik bilgiler sağlar.<br />
<br />
Koçluk: koç, yöneticilerin yönetimsel yeteneklerini iyileştirmek ve onların bireysel zayıflıklarını güçlendirmek için görevlendirilen işletme dışı danışmandır.<br />
<br />
İş oryantasyonu: kişini önceden belirlenmiş bir programa ve programda öngörülen sürelere göre, o anda yaptığı işle ilgili diğer bazı faaliyet ya da görevlere geçişi ve bunların sırası ile gerçekleştirmesidir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 8<br />
<br />
<br />
1. Performans nedir? <br />
Bir işi yapan bireyin, bir grubun ya da bir örgütün , o işle amaçlanan hedefe yönelik olarak neye ulaşabildiğini, neyi sağlayabildiğini nicel ve nitel olarak belirten kavramdır.<br />
<br />
Performans yönetimi :Gerçekleşmesi istenen örgütsel amaçlara ulaşmak için gösterilen ortak çabalara personelin çalışmasıyla yapacağı katkıyı artırıcı şekilde yönetilmesi , değerlendirilmesi, ödüllendirilmesi ve geliştirilmesi sürecini içerir.Bu sistemden etkilenecek tüm bireylerin ihtiyaçlarının ve beklentilerinin karşılanması için katılımcı bir yaklaşım gerektirir. <br />
<br />
Performans değerlemesinin amacı :Performansı geliştirmek ve performans değerlemesi sonuçlarına dayalı olarak ücret , terfi, işten çıkarma gibi idari kararlar vermek amacıyla yapılır. <br />
<br />
Standart :Performans kriterlerini değerlemek için belirlenmiş somut kurallardır.<br />
<br />
Geri bildirim :Personelin kendi kendisini yönetmesini içinde bulunduğu gruptaki yerini bilmesini güçlü ve zayıf yönlerini tanımasını ve başarılarını ve eksiklerini görmesini sağlaayan unsurdur.<br />
<br />
Performans ölçümü :Gerçekleşen performans düzeyini saptamak için yapılan değerlendirmelerdir.<br />
<br />
Performans düzeyinin belirlenmesi :Performans değerleme ile planlanan performans karşılaştırılır.Düşük, orta veya yüksek olduğu bulunur.Performansın ölçülmesi gerekir. Ölçme bir tanımlama, değerleme ise karar verme işlemidir.<br />
<br />
2. Performans değerleme sürecinin aşamaları nelerdir?<br />
• Performansın planlanması <br />
• Performansın analiz edilmesi <br />
• Performans yetersizliklerinin belirlenmesi ve iyileştirici önlemlerin alınması <br />
• Mükemmel performansın ödüllendirilmesi <br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 9<br />
<br />
Bazı tanımlar: <br />
<br />
• Ücret üşünsel veya fiziksel emeğini katan işgücünün yerine getirdiği iş karşılığında aldığı ayni veya nakti değerlerdir.<br />
• Ana kök ücret :Bir üretim birimi başına ya da bir zaman birimi başına ödenmesi gereken ya da kararlaştırılan ücret miktarıdır. <br />
• Ücret geliri :Genellikle bir yıl içinde personele ödenen ayni ve nakti bütün ödemelerin toplamını oluşturur.<br />
• Nominal ücret :Para ile ifade edilen ücret miktarıdır.<br />
• Reel ücret :Nominal ücretin ülkede o anda geçerli olan fiyatların düzeyi dikkate alınarak hesaplanan satın alma gücüdür.<br />
• Asgari ücret :Emekleriyle geçinenlere değişik bölge ve kesimlerde eşdeğer satın alma gücü sağlayacak bir politika aracıdır.<br />
• Ücret düzeyi :Bir işletmede çalışanlara ödenen ücretlerin oluşturduğu genel ortalamadır.<br />
• Ücret yapısı :Aynı işletme içinde bir işe diğerlerine göreceli olarak ne kadar ücret ödeneceğini ortaya koyar.<br />
<br />
1. İşe dayalı ücret sistemleri nelerdir? ( Üretilen zaman performansı parça başı götürür.)<br />
<br />
Zaman temeline dayalı ücret sistemleri :En eski , anlaşılması ve uygulaması en kolay ücret sistemidir.Ücret ölçüsü zamandır.Bu sistemde işin miktarı ve kalitesi dikkate alımaksızın, personelin işte geçirdiği zaman karşığında önceden belirlenen sabit bir ücret ödenir.<br />
Üretilen iş miktarına dayalı ücret sistemi <br />
<br />
Parça başı ücret sistemi :Ölçüsü üretilen ürün miktarıdır.Zaman dikkate alınmaz.<br />
<br />
Götürü ücret sistemi :Ölçüsü bir işin bütünüdür.İşin kapsamı, yapılacağı süre ve ödenecek ücret bellidir.İş belirlenen süre içinde yapılmazsa, personelin ücretinden kesinti yapılır.<br />
<br />
Performansa dayalı ücret sistemi :Performans düzeyleri için bireysel, grup ya da örgütsel performans düzeyi esas alınabilir. <br />
<br />
2. Ücret yapısını etkileyen unsurlar nelerdir? <br />
<br />
İş analizi :İşler hakkında ayrıntılı ve sistematik bir bilgi toplama tekniğidir.<br />
<br />
İş tanımları :İşlerin içerdiği görevleri ve sorumlulukları, bu işi yapacak kişide bulunması gereken nitelikleri, işin fonksiyonunu, işin yapıldığı ortam koşullarını, içerdiği tehlikeleri, kullanılan araçları ve makineleri yazılı bir şekilde tanımlar.<br />
<br />
İş değerlemesi :Bir ya da birden çok kişinin bedensel veya zihinsel gücünü kullanarak ortaya koyduğu bir eylem ya da eylemler bütünüdür.<br />
<br />
Performans değerlemesi :Bazı personele diğer personelden daha çok değer verildiğinin en önemli göstergesi verilen ücrettir.Adil bir ücret yapısı için etkili bir performans değerleme sisteminin kurulması gerekir.<br />
<br />
Ücret yönetiminin dış unsurları :<br />
<br />
• İş piyasasındaki arz talep dengesi <br />
• Piyasaya hakim olan ücret düzeyleri <br />
• Yaşam standardı <br />
• Toplu pazarlıklar <br />
• Devletin etkisi <br />
• Ekonomikfaktörler <br />
Ücret yönetiminin iç unsurları :<br />
<br />
• Personelin bilgi, beceri ve yetkinlikleri<br />
• Personelin performansı ve kıdemi<br />
• Ücret stratejileri<br />
• Ücret politikaları<br />
• İşletmenin ödeme gücü<br />
• Örgütün yapısı ve kültürü<br />
<br />
<br />
Piyasa ücret araştırması :İşgücü piyasasında rekabet edebilme olanağını elede etmektir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 10<br />
<br />
1. İş değerlemesinin genel ilkeleri nelerdir? <br />
<br />
• İşi yapan kişinin değil işin değerlenmesi<br />
• Eşit işe eşit ücret verilmesi<br />
• Doğruluğun ve dürüstlüğün esas alınması <br />
• Gizliliğin olmaması<br />
• Çalışmaların ilgili taraflarca benimsenmesi<br />
• İş değerleme sonucunda elde edilen verilerin ücretlendirmeyle ilgili kararlarda kullanılması<br />
• İş değerleme verilerinin güncelleştirilmesi<br />
<br />
2. İş değerleme sürecinin aşamaları nelerdir?<br />
<br />
• İhtiyacın ortaya konması<br />
• Amacının saptanması<br />
• Yaklaşımın belirlenmesi<br />
• İş analizi, tanımı ve gereklerinin hazırlanması<br />
• Değerlenecek işlerin seçilmesi<br />
• Yöntemin belirlenmesi<br />
• İlgili taraflara bilgi verilmesi<br />
• İşlerin değerlenmesi <br />
<br />
<br />
3. İş gerekleri kaç bölümden oluşur? <br />
iki bölümden oluşur.<br />
<br />
Birinci bölümde işin adı, kodu, bağlı olduğu bölümler ve işin sırası, sınıfı, derecesi yer alır.<br />
<br />
İkinci bölümde ise işi yapacak kişide bulunması gereken bilgi, becer, yetkinlik, fizikssel ve düşünsel çaba, sorumluluk gerekleri ve çalışma koşullarıdır.<br />
<br />
4. Yöntem seçiminde dikkat edilmesi gereken konular nelerdir?<br />
<br />
• Kolay anlaşılır olmalıdır.<br />
• Objektif temellere dayanmalıdır.<br />
• Göreceli olarak geliştirilmesi ve kurulması kolay olmalıdır.<br />
• Ücret sistemine temel oluşturmalıdır.<br />
• İnsan kaynakları sorunlarınlarına çerçeve sunmalıdır.<br />
• Değerlenecek işlere ve örgüt yapısına uymalıdır.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 11<br />
<br />
<br />
1. Disiplin nedir ?<br />
<br />
Hatalı davranışlardan uzak durmayı, doğru davranmayı sağlamaya yönelik ilke, kural ve uygulamaları kapsar.<br />
<br />
2. Örgütlerde temel disiplin yaklaşımları nelerdir?<br />
<br />
• Önleyici disiplin ( kuralların ihlal edilmesini önlemektir. )<br />
• Düzenleyici disiplin <br />
• Yapıcı disiplin <br />
<br />
3. Olumsuz ve olumlu yaklaşım ne demektir?<br />
<br />
• Olumsuz yaklaşım:Cezalandırma, Öfke sergileme, Tehditler savurma, Şiddetle cezalandırma, İşine son verme, Çalışanlara göz dağı vermek.Sonuçta personel en düşük performansda kalır.<br />
<br />
• Olumlu yaklaşım avranışı düzeltme ve hataları önleme, hatayı sakince açıklama, sorunlu çalışanları rehabilite etme ve üretken hale getirmek.Sonuçta personelin performansı yükselir, uymayanların işine son verilir.<br />
<br />
4. Örgütsel disiplin süreci nasıl olmalıdır?<br />
<br />
1 )Kuralların oluşturulması ve iletilmesi :İlk adım performans gerekleri ile çalışma kurallarının belirlenmesi ve personele iletilmesidir.<br />
<br />
2 )Düzeltici uygulamaların belirlenmesi isiplin eylemi cezalı veya cezasız olabilir.<br />
<br />
Ceza öncesi araştırmalar :Cezalandırmadan önce personelin dosyası incelenir.Performansı, kıdemi ve bağlılığı cezayı hafifletebilir.Olayı araştırmalı, açıklama ve delil sunma fırsatı vermek için kendisi ile görüşme yapmalıdır. <br />
<br />
Cezanın suça uygunluğu :Personelin kendisine önceden bildirilmiş kuralları isteyerek ihlal ettiği, ceza uygulamasını gerektiren davranışlar disiplin suçları olarak kabul edilir.<br />
<br />
Hafif suçlar :Mesai bitmeden işi bırakma, aylaklık etme, toplantılara katılmayı ihmal etme, geç gelmeyi adet edinme, temizliğe dikkat etmeme, işletme ürünlerini yetkisi dışında satma, araç gereci amç dışında kullanmadır.<br />
<br />
Orta şiddetli suçlar :İzinsiz işletmeyi terk etme, amirine kasıtlı yanlış bilgi verme, amirin emrine sebepsiz uymamadır.Para cezası ve rütbe indirme uygulanır.<br />
<br />
Ağır suçlar :Hırsızlık, sabotaj, personele saldırgan davranma, görevini kötüye kullanma, emirlere şiddetle başkaldırma, makine araç gereci izinsiz dışarıya çıkarmadır.<br />
Ceza uygulamasında sıcak soba kuralı :Ceza uygulamasının önceden uyarma, çabukluk, tutarlılık ve kişisizlik esaslarına dayanan bir eylem olması gerektiğini vurgulayan bir öneriler bütünüdür.Suç sayılan davranışlara uygulanacak cezaların önceden bildirilmesi ve açıklanması gerekir.Ceza, davranışla arasındaki ilişki zayıflamadan uygulanmalıdır.<br />
<br />
İtiraz :Personelin tatminsizlik hissettiği bir konuyu işletme yönetimi veya sendika temsilcisine yazılı olarak bildirmesidir.<br />
Sendika, yönetimin uygulamalarını sorgulama hakkına sahiptir.Sendikasız personel de itiraz hakkına sahiptir.İtiraz süreci disiplin sürecinin hem karşıtı hem de tamamlayıcısıdır.İtirazın çözümlenene memesi durumunda son merci iş mahkemeleridir.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 12<br />
<br />
1. İşletmelerde sağlık ve güvenlik politikalarının oluşturulmasını etkileyen faktörler nelerdir?<br />
<br />
• Yasal düzenlemeler :Anayasamızda, ülkemizin imzaladığı uluslar arası sözleşmelerde, 4857 sayılı iş kanununda, Borçlar kanunu, Sosyal Sigortalar Kurumu, Deniz iş kanunu, Basın iş kanununda yer almaktadır.<br />
<br />
• Sendikalar :Sendikalarda bu konuda çalışmalar yapmalıdır.<br />
<br />
• Yönetimin tutumu ve maliyeti :İşverenler maliyeti ne olursa olsun öncelikle yasal zorunluluklara göre önlemler almak zorundadır.Sonuçta maddi kayıplar işletmeye ek maliyet getirmektedir.<br />
<br />
• Teknoloji :Kullanılan teknoloji ve üretim teknikleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki uygulamaların niteliğini etkilemektedir.<br />
<br />
2. İş görenlerin performansını etkileyen sağlık problemleri neler olabilir?<br />
<br />
1 )Meslek hastalıkları :506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’ nun 11. maddesine sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici ya da sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza halleridir.Nedenleri şunlardır.<br />
<br />
• Kimyasal etkenler <br />
• iziksel etkenler <br />
• Biyolojik etkenler <br />
• Sosyo- psikolojik etkenler<br />
<br />
2 )Stres :Genel olarak birey üzerinde, karşı koyma yeteneklerini ve kaynaklarını aşan istekler olduğunda ortaya çıkan, bireysel özelliklerin ya da psikolojik süreçlerin de dolaylı olarak etkilendiği, fizyolojik ya da psikolojik tepkiler bütünüdür.<br />
<br />
• Bireysel nedenler :İşgörenleri olumsuz etkileyen stres özel hayatlarındaki bazı problemlerden ve değişikliklerden kaynaklanabilmektedir.<br />
<br />
• Örgütsel nedenler :İşgörenin kapasitesini aşan talepler, rol çatışmaları, sosyal çatışmalar, örgütün yapısı, yönetim stilidir.<br />
<br />
3 )Alkol bağımlılığı<br />
<br />
4 )Uyuşturucu bağımlılığı <br />
<br />
3. Alkolizm nedir nedeneleri nelerdir? <br />
<br />
Herhangi bir alanda çeşitli nedenlerle alkol almaya gereksinim duymaktır.<br />
Alkol kullanımına yol açan nedenler <br />
• Psikolojik faktörler :Stres<br />
• Biyolojik faktörler :Kalıtımla ilişkilidir.<br />
• Demografik faktörler :Yaş, cinsiyet, medeni durum ve gelir durumu etkili olmaktadır<br />
<br />
4. İş kazası nedir?<br />
Önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara ve üretimin bir süre durmasına yol açan olaylara denir.<br />
<br />
Nedenleri :İnsani ve çevresel ( örgütsel ) faktörler olarak ikiye ayrılır.<br />
<br />
• İnsani faktörler :İş kazalarının % 95 ni kapsar.İş tatminsizliği, güvensizlik, ihmalcilik, disipsizlinsizlik, tedbirsizlik, uyumsuzluk, sters, monotonluk, zihinsel yorgunluktur.<br />
<br />
• Örgütsel faktörler :İşletmedeki güvensiz koşullardan kaynaklanır.Makinenin hatalı yerleştirilmesi, koruma araçlarının kullanılmaması, makinelerin bakımsızlığı, gürültü, ısı, ışık, radyasyon, işin kendisi, iş takvimi, işyerinin psikolojik atmosferidir.<br />
<br />
•Kaza önlemede kullanılan mekanizmalar :Eğitim, Beceri kursları, Teknik destek, Yaptırımlardır.<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 13<br />
<br />
1. Sendika nedir? <br />
<br />
İşçilerin ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek için kurulan mesleki örgütlerdir.<br />
İşçi sendikalarının baş amacı üyelerinin ekonomik ve toplumsal çıkarlarını işveren karşısında korumaktır.<br />
Sendikacılık hareketi endüstri devrimi ve endüstrileşmenin yarattığı ekonomik ve toplumsal koşulların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.Endüstrileşmenin ilk başladığı ülke olan İngiltere’ de ortaya çıkmıştır.İlk işçi örgütü ise 1792’ de bir ayakkabıcının kurduğu ve Londra Yazışma Derneği adını taşıyan dernektir.1800 yılında çıkarılan Birleşme Kanunu ile her türlü örgütlenme yasaklanmıştır.Sendikalaşma ilk kez İngiltere’ de serbest bırakılmıştır.<br />
Sendikaların işlevleri <br />
Üyelerinin istihdam koşullarını içeren toplu iş sözleşmesini pazarlık etmek ve yürütmektir.<br />
<br />
2. Sendikalardan sağladığı yararlar nelerdir?<br />
<br />
• Ekonomik yararlar<br />
• İş güvencesi<br />
• Yönetimin tutumuna karşı güvence<br />
• Sosyal ihtiyaçları karşılama<br />
• Sendikanın sunduğu hizmetlerden yararlanma<br />
<br />
3. Sendikaların türleri nelerdir?<br />
<br />
• İşyeri sendikaları :Aynı işyerinde çalışan işçileri bir araya getiren ve faaliyeti o işyeri ile sınırlı olan sendikalardır.<br />
<br />
• Meslek sendikaları :İş kolu ve işyeri ayırımı yapmaksızın aynı meslekte çalışan işçileri bir araya getiren sendikalardır.<br />
<br />
• İşkolu sendikası :Mesleki farklılıkları dikkate almaksızın bir işkolunda ya da endüstride çalışanların tümünü örgütleyen sendikalardır.<br />
İşyeri sendika temsilciliği<br />
2821 ılı Sendikalar Kanununa göre toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendika <br />
• 50 işiye kadar 1 <br />
• 51-100 2 <br />
• 101-500 3 <br />
• 501-1000 4 <br />
• 1001-2000 6 <br />
• 2000 den fazla ise 8 temsilci tayin edebilir.<br />
<br />
Toplu pazarlık süreci (ünite 13 dvm)<br />
1 )Pazarlık için hazırlık ve taleplerin belirlenmesi :Objektif ölçülere dayanan talepler belirlenir.<br />
2 )Görüşmeye çağrı :Taraflardan biri diğer tarafı görüşmeye çağırır.<br />
3 )Toplu görüşme :Tarafların bir araya gelip görüşmeleridir.<br />
<br />
Toplu İş Uyuşmazlıkları :Anlaşma olmaması durumunda toplu iş uyuşmazlığı ortaya çıkar.<br />
Çıkar uyuşmazlığı :Varolan bir hakkın değiştirilmesi ya da yeni bir hakkın meydana getirilmesi amacıyla çıkarılan uyuşmazlıklardır.<br />
<br />
Hak uyuşmazlığı :İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin dayanağını oluşturan mevzuat, toplu iş sözleşmesi ve hizmet akdi hükümleri ile taraflara sağlanan haklarla ilgili olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklardır.Çözüm yeri iş mahkemeleri olup grev yasaktır.<br />
Uyuşmazlıkların çözüm yolları <br />
<br />
1 )Uzlaştırma :Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde üçüncü bir kişi ya da kurulun araya girerek uyuşmazlığın çözümünde taraflara yardımcı olmasıdır.<br />
<br />
2 )Arabuluculuk :Taraflara yardımcı olmakta, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümlenmesi için çaba harcamaktadır.Anlaşma olmazsa üçüncü kişi görevine devam eder çözüm üretir ve tavsiye eder.Taraflar tavsiyeleri kabul etmekte serbesttir.<br />
<br />
3 )Hakem :İş uyuşmazlıklarının çözümünde karar verici bir organdırlar.<br />
Zorunlu hakemlik :Grev ve lokavtın yasak olduğu durumlarda uyuşmazlığın çözümünde kesin kararı verir.Taraflar karara uymak zorundadır.<br />
<br />
Gönüllü hakemlik :Uyuşmazlığın herhangi bir aşamasında taraflar aralarında anlaşıp hakeme başvururlar.Taraflar karara uymak zorundadır.<br />
Toplu iş uyuşmazlıklarında mücadeleci çözüm yolları <br />
<br />
Grev :Çalışma koşullarını kendi lehlerine değiştirmek ve yeni haklar ve menfaatler sağlamak amacıyla işçilerin çoğunun aralarında anlaşarak belirli ya da belirsiz bir süre çalışmayı ret etmeleri durumudur.<br />
<br />
Lokavt :İşverenin işyerinde faaliyetin durmasına neden olacak şekilde, işçileri topluca işten uzaklaştırmasıdır.Grev ve lokavtın yasak olduğu ve ertelendiği durumlarda, toplu iş uyuşmazlıklarını Yüksek Hakem Kurulu çözmektedir.<br />
<br />
<br />
İNSAN KAYNAKLARI (FİNAL) ÜNİTE 14<br />
<br />
<br />
1. İnsan kaynakları bilgi sistemi nasıl olur?<br />
Bir işletmenin insan kaynakları fonksiyonunun etkin bir biçimde işlemesine yardım etmek için, işletmenin insan kaynaklarıyla ilgili bireysel ve tüm insan kaynakları faaliyetleriyle ilgili örgütsel verilerin toplanması, saklanması, güncelleştirilmesi, stratejik ve yönetsel kararlar verilmesine yardımcı olacak biçimde bilgi haline dönüştürülmesini sağlayan bilgi sistemidir.<br />
2. İnsan kaynakları bilgi sisteminin yararları nelerdir_<br />
• Veri doğruluğunda artış<br />
• İşlem hızında artış sağlanması <br />
• Kaliteli ve gelişmiş sonuçlar yaratması <br />
• Verimlilikte artış sağlanması <br />
<br />
3. İnsan kaynakları bilgi sisteminin insan kaynakları fonksiyonlarında kullanılması nasıl olur?<br />
<br />
• İnsan kaynakları planlaması <br />
• Personel seçme ve yerleştirme <br />
• Ücret yönetimi <br />
• Eğitim ve geliştirme :En çok görülen eğitim uygulaması kurslara katılımdır.<br />
• Endüstriyel ilişkiler <br />
Faaliyetlerin web ortamında gerçekleştirilmesinin birnci nedeni bürokrasinin azaltılması ikinci nedeni ise maliyetlerin düşürülmesidir. <br />
<br />
<br />
İnsan kaynakları Final Dipnotlar<br />
<br />
8. Ünite<br />
<br />
• Sistemin toplam performansına, örgütsel performans denir.<br />
• Miktar standadı cıktıların yada sonuçların kontrolüne kolaylık getiren sayısal kurallar ortaya atan standartlardır.<br />
• Personelin bilgisin, becerisini ve davranışlarını içeren segilenebilir özelliklerini tanımlayan kriter yetkinliğe dayalı kriterdir.<br />
• Performans değerleme süresinin en temel aşaması performans planlamadır.<br />
• Performans değerlemede karşılaşılan hatalar; yanlış yöntem seçimi, işin düzenli olmamasıi, ortam, gözlemcinin hatası ve kullanılan araç ve gerecten kaynaklanır.<br />
• Performansın potansiyelini belirlemeye dayalı yöntemler; amaçlara göre yönetim, değerleme merkez yönetimi ve psikolojik değerlemedir.<br />
<br />
9. Ünite<br />
<br />
• Adil bir ücret yapısının kurulmasını etkileyen temel unsurlar; iş analizi, iş tanımı, iş değerlemesi ve performans değerlemedir.<br />
<br />
10. Ünite<br />
<br />
• İşerin aralarındaki önem ve güçlük farklılıklarını ya da benzerliklerini dikkate alarak sıralanmasını ve objektif bir ücret değer ilişkisinin kurulmasını sağlayan tekniğe iş değerlemesi denir.<br />
• İş değerleme yöntemleri: siralama yöntemi, puan verme sınıflama ve faktör karşılaştırma yöntemleridir.<br />
• İş değerlemesiyle; adil ve dengeli bir ücret yapısı oluşturulmaya çalışılır.<br />
11. Ünite<br />
• Disiplin işlevinin işletme örgütü içinde öneminin artmasına etki eden unsurlar; işletmenin büyümesi, çalışanların eğitim ve beceri düzeylerinin yükselmesi çalışma yasaklarının çıkarılması ve sendikacılığın geliştirilmesidir.<br />
• İş verenin ceza uygulama yetkisi sendikalar tarafından uygulanır.<br />
• Yapıcı disiplinde amaç; personelin istenmeyen davranışlarını cezalandırmadan engellemektir.<br />
• Düzeltici disiplin de ise amaç; istenmeyen davranışın ceza uygulamasıyla sona erdirilmesidir.<br />
• Personelin hareketlerinin kurallara uygun olup olmadıgına karar veren merci komuta yöneticidir.<br />
<br />
12. Ünite<br />
<br />
• Personelin çalışması sırasında karşılaştıkları, üretimden kaynaklanan çeşitli faktörlere bağlı olarak iyilik halinin bozulmasına meslek hastalığı denir.<br />
<br />
13. Ünite<br />
<br />
• Başlıca sendika türleri ; konfederasyon , federasyon , birlik , iş yeri sendikası, iş kolu sendikası ve meslek sendikasıdır.<br />
• Osmanlı imp. Bilinen ilk işçi sendikası 1871 de amelpever cemiyeti adlı sendikadır.<br />
• İlk sendika 1947 de yürürlüğe girmiştir.<br />
• Güçlü bir sendikal hareket oluşturmak temel amacını alan sendikal örgütlenme modeli iş kolu sendikasıdır.<br />
<br />
14. Ünite<br />
<br />
• Endüstiryel ilişkiler modulünün en temel amacı çalışanlara destekleyici bir iş ortamı yaratmaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yerel Yönetimler Ders Notları ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14798</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:54:58 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14798</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">YEREL YÖNETİMLER </span></div>
<br />
ÜNİTE 1 <br />
<br />
Yerel Yönetimler : Devlet sınırları içinde yerleşmiş irili ufaklı insan topluluklarının ortak ve yerel nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belli bir hukuk düzeni içinde oluşturulmuş anayasal kuruluşlardır. Özel İdareler, Belediyeler, Köyler <br />
<br />
Büyük Kentleri Boğulmaktan Kurtarmak için : Uydu Kentler, Cazibe Merkezleri, Sanayi merkezleri kurulması <br />
<br />
Megapolis : Metropolü çevreleyen yoğun nüfuslu alan <br />
<br />
Komün : Belli bir toprak parçası üzerinde toplu bir halde ve komşuca ilişkiler içinde yaşayan insanlardan oluşan doğal yerleşme birimi niteliğindeki topluluklardır. <br />
<br />
Beşeri İhtiyaçlar : <br />
1- Özel İhtiyaçlar : İnsanların fizyolojik varlıklarından <br />
2- Kamusal İhtiyaçlar : İnsanların toplu halde yaşamalarından doğar. <br />
<br />
Ekonomi Çeşitleri <br />
1- Piyasa (Kapitalist) Ekonomi <br />
2- Karma (İkili) Ekonomi <br />
3- Sosyalist (Kumanda) Ekonomi <br />
<br />
Piyasa Ekonomisi : Kar ve fayda maksimizasyonu sadece özel mallar için geçerlidir. Kar maksimizasyonu peşinde koşan firmaların kamusal mal üretmeleri mümkün değildir. Ancak yarı kamusal malların bu piyasalarda üretimleri mümkün olabilir. <br />
<br />
Karma Ekonomi : Özel mallar esas itibariyle firmalar tarafından üretilir ancak bunların dışında da birtakım üretici birimleri oluşturulmuştur. Kamusal ve yarı kamusal malların üretiminde ise piyasa ekonomisinin kuralları geçerlidir. <br />
<br />
Sosyalist Ekonomi : Üretim faktörlerinin mülkiyeti devlete ait olduğu için özel malların üretimi de dahil olmak üzere, tüm üretim devlet tarafından gerçekleştirilir. <br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Özellikleri : <br />
1- Tüzel Kişilikleri vardır. <br />
2- Ayrı bir bütçe ve malvarlığına sahiptir <br />
3- Seçimle işbaşına gelen karar organları vardır. <br />
4- Sınırlıda olsa özerkliğe sahiptir. <br />
<br />
Merkezden Yönetim : Yasama, yürütme, yargıya ilişkin tüm yetkiler, kısaca kamu gücünün tamamı, merkezi bir otoritede toplanır ve her iş merkezden yönetilirse merkeziyetçi bir sistemin varolduğu anlaşılır. <br />
<br />
Yerinden Yönetim (Ademi Merkeziyet) : Yerel nitelikteki kamu hizmetlerinin devletin tüzel kişiliği dışındaki kamu tüzel kişilerince gerçekleştirilmesi için bir kısım kamu güçlerinin daha az yetkili bir otoriteye transfer edilmek amacıyla merkezi otoriteden geri çekilmesi <br />
<br />
Yerinden Yönetimlerin Özellikleri <br />
1- Karar ve yürütme organları seçimle işbaşına gelir <br />
2- Tüzel kişilikleri vardır <br />
3- Özerktirler <br />
4- Kendilerine özgü bütçeleri vardır. <br />
5- Merkezi yönetimin idari vesayet denetimine tabidir. <br />
<br />
İdari Vesayet : Anayasanın 123. maddesine göre yerel yönetimler kuruluş amaçlarına ters düşmeyecek bir biçimde ve yasalarda öngörülen sınırlar içinde merkzi yönetimin denetimine tabi tutulurlar. Hiyerarşik denetime oranla son derece gevşek olan bu denetime idari vesayet denir. <br />
<br />
Esasta Yerinden Yönetimi benimseyen ülkeler : İngiltere ve İskandinav ülkeleri <br />
Ilımlı merkeziyeti benimseyen ülkeler : Fransa, İtalya ve Türkiye <br />
<br />
Yetki Genişliği : Merkezden yönetimin bazı sakıncalarını giderebilmek için merkez tarafından kendi memurlarına bazı yetkilerin devredilmesidir. <br />
<br />
Yerinden Yönetim Türleri <br />
1- Siyasal Yerinden Yönetim <br />
2- İdari Yerinden Yönetim <br />
<br />
Montevideo Sözleşmesi Devleti: <br />
1- Daimi bir nüfusu <br />
2- Belirli bir ülkesi <br />
3- Hükümeti <br />
4- Diğer devletlerle ilişkiye girmeye yetkisi olmalıdır. <br />
<br />
Siyasal Yapıları Yönünden Devletler <br />
1- Üniter (Tekçi) Devlet <br />
2- Konfederasyon <br />
3- Federasyon <br />
<br />
Üniter (Tekçi) Devleti : Siyasal yönden merkeziyetçiliği simgeler, bu tür devletlerde tek bir yasama organı ve tek bir yargı sistemi mevcuttur. İdari yetkiler merkezi yönetim tarafından kullanılır. Türkiye, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Romanya, Macaristan ve Bulgaristan <br />
<br />
Konfederasyonlar : Bir devlet birliğidir. Günümüzde hemen hemen hiç kalmamıştır. her birinin uluslar arası kişiliği mevcuttur. <br />
<br />
Federasyonlar : Uluslar arası kişiliğe sahip olmayan federe devletlerin oluşturdukları bir devlet şeklidir. Federal devlet üstün yetkilere ve tek bir hükümete sahiptir. Siyasal yerinden yönetimin tipik bir örneğidir. Almanya, İsviçre, Hindistan, ABD <br />
<br />
İdari Yerinden Yönetim : Bu sistemde yasama ve yargı konularındaki bütün yetkiler merkezi yönetime aittir. <br />
<br />
İdari Yerinden Yönetim Çeşitleri: <br />
1- Hizmet Yerinden Yönetim <br />
2- Yerel Yerinden Yönetim <br />
<br />
Hizmet Yerinden Yönetim : Belli bir kamu hizmetinin merkezin dışında bağımsız bir örgüte bırakılmasıdır. Üniversiteler, Ticaret Odaları <br />
<br />
Yerel Yerinden Yönetim : Türkiye’de Belediyeler ve Köyler örnek olarak gösterilebilir. <br />
<br />
Sonradan Denetim : Yerel yönetimlerin yetkili organlarının kararları önceden onaya sunulmaksızın yürürlüğü konulabilmektedir. Yetkili vesayet makamları ise ancak sonradan ve yasal süreler içinde ilgili yargı mercilerine itirazda bulunabilmektedir. <br />
<br />
Önceden Denetim : Yerel yönetim işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi veya oluşturulması aşamasında talepte bulunabilmek, uyulmadığı takdirde de işlemi durdurmak ya da yerel yönetimin yapacağı işi onun yerine geçerek bizzat yapabilmek mümkündür. En çok imar mevzuatı ve bütçede etkin olarak uygulanmaktadır. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 2 <br />
<br />
<br />
Kardinal Fayda (A.Marshall) : Bir malın azalan marjinal fayda eğrisi ile talep eğrisi özdeş olduğundan faydanın fiyatlarla ölçülmesi mümkündür. Bu izah tarzına göre bir malın fiyatı o malın faydasının yani sağlayacağı tatminin bir ölçüsüdür. <br />
<br />
Ordinal Fayda (V.Pareto) : Faydanın rakamlarla ölçülemeyeceğini savunmuşlar. Bir malın talep edilmesi sadece o malın sağlayacağı faydaya değil, diğer malların faydalarına bağlıdır. <br />
<br />
Pareto Optimumu : Bir toplumun üyeleri belli bir durumda bu durumu toplum üyelerinden her birinin sağladığı tatminde çoğalma yada azalma olmaksızın değiştirecek bir çözüm bulamadıkları sürece maksimum tatmini sağlarlar.<br />
Bir kimsenin durumu başkalarının durumunu bozmadan iyileştirilemiyorsa bu bir optimum durumun varlığını kanıtlar. <br />
<br />
Kamu Ekonomisinin Görevleri ( Musgrave Modeline Göre) <br />
1- Kaynak dağılımındaki etkinliğin sağlanması <br />
2- Adil bir gelir dağılımının sağlanması <br />
3- İktisadi istikrarın temin edilmesi <br />
4- İktisadi büyümeyi sağlamak <br />
<br />
Kamusal Mallar : İhtiyacı karşılayacak mal ve hizmetlerin bir kısmı bazı özellikleri gereği piyasada üretilemezler bunlar kamusal mallardır. Milli Savunma, Diplomasi ve İç güvenlik gibi, kamusal mal kavramı ile aynı anlama gelen toplumsal mallar, kolektif mallar, pür kamu mallar, sosyal mallar kavramları kullanılmaktadır. <br />
<br />
Tiebout Etkisi : Bireyler tercih ettikleri vergileri ve hizmetleri sağlayan yerel ünitelerde toplanma eğilimi göstermelerine tiebout etkisi denir. <br />
<br />
U.Hicks : Tatminkar bir yerel yönetimin büyüklüğü nüfusun tipine ve yoğunluğuna bağlı olarak muhtemelen ülkeden ülkeye değişir. <br />
<br />
Yarı Kamusal Mallar ve Dışsallık : Sosyal ihtiyaçları karşılamaya yönelik kamusal nitelikli mallardan bazıları için tüketimden mahrum bırakılmama ilkesi geçerli değildir. Bunun sebebi bölünmezlik ilkesinin bu tür mallar için geçerli olmamasıdır. Örnek olarak Eğitim ve sağlık hizmetleri verilebilir. <br />
<br />
Dışsallık : Bir üretim ve tüketim faaliyeti ile üçüncü şahısların fayda ve maliyet fonksiyonları etkileniyorsa dışsallık sözkonusudur. <br />
<br />
Ulusal Düzeydeki Yarı Kamusal Mallar : Bazı yarı kamusal malların üretilmeleri ve tüketilmeleri dolayısıyla ortaya çıkan dışsallıklar ülkenin sıyasal sınırları içinde kalan bütününe yayılabilir. Yükseköğrenim ve koruyucu nitelikteki genel sağlık hizmetleri örnek olarak gösterilebilir. <br />
<br />
Bölgesel Düzeydeki Yarı Kamusal Mallar : Su, kanalizasyon, park, mezarlık ve itfaiye hizmetleri <br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 3 <br />
<br />
<br />
Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki mali ilişkiler iki yönlüdür. <br />
1- Görevlerin bölüşülmesi <br />
2- Kaynakların bölüşümü <br />
<br />
Mali Tevzin : Denkleştirme, dengeleme, mali tevzin mali denkleştirme anlamına gelmektedir. Türk maliye literatürüne F.Neumark tarafından girmiştir. <br />
<br />
H.Barthlemy : Merkeziyetçiliğin güçlü, ademi merkeziyetçiliğin ise özgür bir ülke yaratacağını ifade etmiştir. <br />
<br />
Kaynak israfının nedenleri; <br />
1- Aynı görevin hem merkezi yönetim, hem de yerel yönetim tarafından gerçekleştirmek istemesinden <br />
2- Yetkinin açıkça belirlenmemesi halinde görevi, yönetimin yapısının özelliği dolayısıyla daha fazla kaynak kullanmak durumunda olan otorite üstlenebilir. <br />
<br />
Kaynak Sapmaları : Literatüre ilk defa A.Marshall ile giren dışsallıkların varlığı bir yana tam rekabet ya hiç olmayan ya da ender olarak gerçekleşen bir durumdur. Dolayısıyla otomatik ve devamlı bir optimum düşünülemez. <br />
<br />
Optimumdan Uzaklaşmak :Merkezi yönetim özellikle dışsallıkların olduğu durumlarda, kaynak transferleri politikasıyla bölgeler arasında düzenleyici bir rol ifa etmektedir. Aksi halde hizmetler ya ek*** ya fazla olur. <br />
<br />
<br />
Milli Gelir – Milli Servet : Kamusal gelirler esas itibariyle milli gelirler ve milli servetten sağlanır. Milli Servete önemli ve devamlı bir kaynak olarak ancak savaş ve olağanüstü dönemlerde başvurulur. Modern kamusal finansman anlayışında kamu gelirlerinin temel kaynağı milli gelirlerdir. <br />
A.Mensel : Merkezi ve yerel yönetimler arasındaki gelir bölüşümü sorununa ilk bilimsel yaklaşım <br />
<br />
U.Hicks : 1980’lere gelinirken karma ekonomilerde giderek bir merkeziyetçilik eğiliminin belirlenmesine karşın sosyalist ekonomilerde nisbi olarak bir ademi merkeziyet özleminin belirdiğini belirtmiştir. <br />
<br />
H.Ritscl : Hizmet bölüşümü, mali tevzin için herşey den önce bir tarihtir demiştir. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 4 <br />
<br />
<br />
Hizmetlerin Bölüşülmesi : <br />
1- İktisadi Kriterler <br />
2- Geleneksel ve Deneysel Kriter <br />
<br />
İktisadi Kriterler : <br />
1- Hizmet Faydasının Yayıldığı alan <br />
2- Bölgesel Değerlendirilmiş Mallar <br />
3- Hizmete olan talebin optimum düzeyde belirlenmesi <br />
4- Dışsallıkların giderilmesi sorunu <br />
5- Azalan vermler kanunu etkisi <br />
<br />
Hizmetlerin Giderek Merkezileştirilmesinin Nedenleri : <br />
1- Gelirin Merkezileştirilmesi <br />
2- Teknikteki ve ulaştırmadaki Gelişmeler <br />
3- Göçlerin sebep olduğu değişiklikler <br />
4- Hizmetlerin alışılmamış boyutlara ulaşması <br />
5- Yönetimin ve İşletmenin rasyonel esaslara göre düzenlenmesi zorunluluğu <br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Önemini Artıran Nedenler : <br />
1- Refah artışının etkileri <br />
2- Sosyal yapıdaki değişiklikler <br />
3- Sosyal Kurumlaşmadaki değişiklikler <br />
<br />
Merkezi Yönetim ile Yerel Yönetimler Tarafından Ortaklaşa Gerçekleştirilen Hizmetler : <br />
1- Bayındırlık ve imar hizmetleri <br />
2- Sağlık Hizmetleri <br />
3- Eğitim Hizmetleri <br />
4- Sosyal Yardım Hizmetleri <br />
<br />
R.A.Musgrave : Değerlendirilmiş mal kavramını kullandı. <br />
<br />
Mençester liberalizminin ortaya çıktığı 18. yüzyıldan Beverdige Raporunun düzenlediği yıllara kadar geçen dönemde fakirlere yapılan yardımlar lütuf olarak görülmüştür. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 5 <br />
<br />
<br />
Gelir Bölüşümü Yöntemleri : <br />
1- Vergi Yapısının Toplum Tercihlerine Uydurulabilmesi <br />
2- İdari Etkinliğin sağlanması <br />
3- Geleneksel ve tarihsel faktörler <br />
<br />
Gelir Bölüşümünü Etkileyen Faktörler <br />
1- Devlet yapısındaki farklılıklar <br />
2- Merkeziyetçilik ve Yerinden Yönetim Anlayışının sebep olduğu farklılıklar <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Gelir Türleri : <br />
1- Vergiler <br />
2- Bağışlar <br />
3- Şerefiyeler <br />
4- Harçlar <br />
5- Harcamalara Katılma Payları <br />
6- Fiyatlar <br />
7- Borçlanma <br />
8- Emlak Gelirleri <br />
<br />
Vergiler : <br />
1- Sınırsız vergileme yetkisi verilmesi <br />
2- Vergi kaynaklarının paylaştırılması <br />
3- Merkezi yönetim vergilerinin bazılarından veya toplam vergi gelirleri üzerinden pay verilmesi <br />
<br />
Vergi Kaynaklarını Paylaştırmanın Çıkaracağı Sorunlar : <br />
1- Vergilerde optimal yapıya erişme sorunu <br />
2- Vergi kapasitesinde azalma meydana gelmesi <br />
3- Mali kapasitede eşitsizlik meydana gelmesi <br />
<br />
Vergi Kaynaklarını Paylaştırmanın Olumlu Yönleri : <br />
1- Mali otonomiye sahip olabilme olanağı <br />
2- Yerel sorumluluk duygusunun artması ihtimali <br />
<br />
<br />
Uygulamada yerel yönetimlere bırakılan vergiler <br />
1- Emlak Vergisi <br />
2- Meslek Vergisi <br />
3- İkamet Vergisi <br />
<br />
Bağışlar: <br />
1- Koşula bağlı bağışlar <br />
2- Koşulsuz veya Blok Bağışlar (Götürü Hibeler – Dotasyon) <br />
<br />
H.Ritsch : Sınırsız vergileme sistemine rekabet sistemi adını vermiştir. <br />
Vergi kaynaklarının paylaştırılması yöntemine ayırma sistemi adını vermiştir <br />
<br />
Hicks : Koşula bağlı bağışların uyarıcı bir özelliğe sahip olduğunu söylemiştir. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 6 <br />
<br />
<br />
<br />
AMENAJMAN : Kentlerdeki yoğun nüfusun azaltılması ve genişlemenin önlenmesi hareketi. <br />
<br />
UYDU KENT : Nüfusun bir kısmını aktarmak amacıyla büyük kentlerin civarlarında kurulan yeni kentlere denir. <br />
<br />
METROPOLİTEN ALANLAR : Geniş bir şehir ve onu çevreleyen çok sayıda uydu kentsel topluluklara metropoliten alanlar denir. <br />
<br />
ÖZEL BÖLGELER : ABD. gerçekleştirilmiş tek bir hizmeti gerçekleştirmek amacına yönelik yerel yönetim birimleridir. <br />
<br />
<br />
Nüfus Yoğunluğunu Azaltacak Yöntemler : <br />
1- Ağır ikamet vergisi uygulanmalı <br />
2- Yerel satış vergilerinin ağırlaştırılması <br />
3- Yeni inşaat için ruhsat verilmemesi <br />
4- Kent dışında inşa edilecek alt yapı tesislerinin süratle bitirilmesi <br />
5- Bazı alanlarda kamulaştırılmaya gidilmesi <br />
<br />
E.Howard : Bahçe kentler önerisi. <br />
Kentlerde varolan teknik ve ekonomik olanaklarla yok olan ve gittikçe azalan doğayı bir araya getirmeyi düşünen. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 7 <br />
<br />
<br />
İNGİLTERE’DE YEREL YÖNETİMLER <br />
<br />
Birleşik Krallık Ülkeleri : İngiltere, İskoçya, Galler , Kuzey İrlanda <br />
<br />
İngilterede yerel yönetim birimleri : <br />
1- County yada Shire <br />
2- Districh yada Hundred <br />
3- Township yada Parish <br />
<br />
İngiliz yerel yönetiminin en önemli özelliği, belli bir düzeyde de olsa yargı yetkisini kullanma hakkına sahip olmasıdır.<br />
<br />
İki kademeli yerel yönetim ünitelerinin üst kademeleri: <br />
1- Municipal Boroughe (Belediyeler) <br />
2- Urban Districts (Kentsel Bölgeler) <br />
3- Rural Districts (Kırsal Bölgeler) <br />
<br />
Tek kademeli yerel yönetim üniteleri ise County Broughe <br />
<br />
Metropoliten Districtsler: Konut ve amenajman hizmetleri ile ilgilenmektedirler. Eğitim ve bazı sosyal hizmetleride yerine getirirler <br />
<br />
Metropoliten Countiesler : Genellikle stratejik planların hazırlanması, anayolların yapım ve bakımı, tüketicinin korunması, polis ve itfaiye gibi hizmetlerden sorumludur. <br />
<br />
Regionslar : İskoçyada stratejik planlama, sosyal hizmetler, polis ve itfaiye hizmetleri yürütür. <br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Gelirleri : <br />
1- Emlak Vergileri <br />
2- Bağışlar <br />
3- Borçlanmalar <br />
4- İşletme Kazançları <br />
<br />
FRANSA’DA YEREL YÖNETİMLER <br />
<br />
Yerel Yönetim Türleri : <br />
1- Bölgeler <br />
2- Departmanlar <br />
3- Komünler <br />
<br />
Paris’in Önemi : <br />
1- Ulusal çıkarlarla ilgilidir <br />
2- Başkentidir <br />
3- Bütün devrimler pariste başlamıştır <br />
4- Banliyösünden de ayırmak da mümkün değildir. <br />
<br />
YUNANİSTAN’DA YEREL YÖNETİMLER <br />
<br />
Yerel Yönetim Birimleri: <br />
1- Belediyeler <br />
2- Komünler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><div style="text-align: center;">YEREL YÖNETİMLER</div></span><br />
• Türkiye de 1960–1985 yılları arasında kentlerde yasaların genel nüfus içindeki oranı %25 den %50,3 e yükselmiştir.2000 yılında dünya nüfusunun yarısından çoğu kentlerde yaşamaktadır.<br />
• KOMÜN: belli bir toprak parçası üzerinde toplu bir halde komşuca yasayan insanlardan oluşan doğal yerleşme birimi niteliğindeki toplu.<br />
• Devlet sınırları içinde insan topluluklarının ortak ve yerel nitelik deki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hukuk düzeni içinde oluşturulmuş anayasal kuruluşlara YEREL YÖNETİM denir. <br />
• Yerel yönetimler: İL ÖZEL İDARESİ, BELEDİYELER, KÖYLER<br />
• Metropolü çevreleyen yoğun nüfus alan bölgelere MEGAPOLİS denir.<br />
• VESAYET DENETİMİ: idarenin bütününü sağlamak amacıyla yapılır. Merkezden denetimin yerinde yönetim üzerindeki denetimidir.<br />
• Yerel yönetim özellikleri: Tüzel kişilikleri vardır. Ayrı bir bütçe ve mal varlığına sahiptirler. Seçimle iş başına gelen karar organlarına sahiptirler. Sınırlıda olsa özerkliğe sahiptirler.<br />
• Merkezden yönetimin bazı sakıncalarını gidermek için merkez tarafından kendi memurlarına bazı yetkilerin devredilmesine YETKİ GENİŞLİĞİ denir.<br />
• 1933 devletlerin hakları ve ödevleri hakkındaki MONTEVİDEO sözleşmesi.1)daimi bir nüfuslu.2)belirli bir ülkesi 3)hükümeti 4)diğer devletlerle ilişkilere girme yetkisi olmalıdır. Şeklinde tanımlanır. <br />
• Yerinde yönetimin siyasal açıdan uygulama şekline FEDERASYON denir. ÖRN: İSVİÇRE, ALMANYA, HİNDİSTAN, ABD<br />
• ÜNİTER DEV: Siyasal açıdan merkeziyetçiliği simgeler. Tek bir yargı tek bir yasama organı vardır. ÖRN: TÜRKİYE<br />
• KONFEDERASYON: Bir devletler birliğidir ve günümüzde hiç örneği kalmamıştır.<br />
• Yerel yön. Bütçelerinin merkezi yönetim tarafından onaylanmadan yürürlüğe konulamaması MALİ VESAYET in ifadesidir.<br />
• SONRADAN DENETİM: Yerel yönetimlerinin yetki organlarının kararlarını önceden onaya sunulmaksızın yürürlüğe konmasını ve yetki makamlarının işlem yürürlüğe girdikten sonra denetim yapmasıdır. ÖNCEDEN DENETİM tam tersidir.<br />
• Belirli bir kamu hizmetinin merkezin dışında bağımsız bir örgüte bırakılmasına HİZMET YERİNDE YÖNETİM denir. <br />
• A. MARSHALL a göre: bir malın azalan marjinal fayda eğrisi ile talep eğrisi özdeş olduğunda faydanın fiyatlarla ölçülmesi mümkündür.<br />
• MUSGRAVE e göre: iktisadi refahın sağlana bilmesi için kamu ekonomisinin, kaynak dağılımında etkinliği sağlaması ve adil bir gelir dağılımının gerçekleştirilmesi görevi olduğunu savunur.<br />
• KAMUSAL MALLAR: piyasada üretilemez. Milli savunma, Diplomasi ve İç Güvenlik gibi.<br />
• YARI KAMUSAL MALLAR: Eğitim ve Sağlık gibi.<br />
• ULUSAL DÜZEYDEKİ YARI KAMUSAL MALLAR: Yükseköğretim ve koruyucu nitelikteki genel sağlık hizmetleri.<br />
• BÖLGESEL DÜZEYDEKİ YARI KAMUSAL MALLAR: Su, kanalizasyon, mezarlık, itfaiye hizmetleri.<br />
• U.HİCKS e göre, Tatminkâr bir yerel yönetimin büyüklüğü nüfusun tipine ve yoğunluğuna göre muhtemelen ülkeden ülkeye değişir.<br />
• Bir üretim faaliyeti ile üçüncü bir şahısın fayda ve maliyet fonksiyonları etkileniyorsa DIŞSALLIK oluşur.<br />
• Bölgesel düzeyde kamusal malların üretiminde aynı miktarda üretim girdilerinden nitelik ve nicelik itibari ile daha fazla daha iyi hizmet elde edilmesi HAMMADDE ye bağlıdır.<br />
• KARDİNAL FAYDA: Kişisel refahı tüketici yönünde faydanın maksimize edilmesi ve bunların toplanması ile toplumsal refahın bulunmasını ifade eder.<br />
• ORDİNAL FAYDA: Kardinal faydanın tersine faydanın rakamla ölçülemeyeceğini savunur.<br />
• TEİBOUT ETKİSİ: Bireylerin, tercih ettikleri vergi ve hizmetlerin bulunduğu ünitelerde toplanmasıdır.<br />
• PORETO ya göre bir kimsenin durumu başkasının durumunu bozmadan iyileşmiyorsa bu bir optimum durumun varlığını kanıtlar.<br />
• İktisadi refahı geliştirme yönünde MUSGRAVE modeline göre kamu ekonomisinin görevleri: 1) Kaynak dağılımında etkinliği sağlamak 2) Adil bir gelir dağılımını gerçekleştirmek 3) iktisadi istikrarı temin etmek 4) iktisadi büyümeyi sağlamak.<br />
• Merkezi ve yerel yönetimler arasında ki gelir bölüşümü üzerine ilk bilimsel yaklaşımı süren ALBERT MENSEL(1922)<br />
• Mali Tevzin deyimi Türk maliye literatürüne F.NEUMARK ile girmiştir.<br />
• Mali Tevzin kelimesinin bugünkü dildeki karşılığı MALİ DENKLEŞTİRMEDİR.<br />
• MALİ TEVZİN: Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki gelir ve gider bölüşümü nü ifade eder.<br />
• Dışsallıklar litaretüre ALFRED MARSHALL tarafından girdi.<br />
• Yönetimler arası ilişkileri düzenlemeleri gerektiren nedenler: 1) Kamu düzenini korunması ve yönetimler arası çekişmeleri önlemek. 2) Kaynakların israfının önlenmesi gerekir. 3) Kaynak sapmalarının, özellikle göçlerin önlenmesi gerekir. 4) Bölgeler arası eşitsizliklerin giderilmesi gerekmektedir. 5) Yerel yönetimlerim merkezi yönetime karşı korunması gerekir. 6) Aynı kaynaktan gelir sağlama zorunluluğu<br />
• Bölgeler arası eşitsizliği gidermek için uygulanan dikey eşitsizlik FARKLILIKLARA FARKLI MUAMELEYİ ifade eder.<br />
• Bölgeler arası eşitsizliğin sebepleri: Yüzölçümü, Kaynakların Bölgeler Arası Dağılımı, Ekonomi ve Kültür.<br />
• H.BARTHELEMY merkeziyetçiliğin güçlü, adem-i merkeziyetçiliğin özgür bir ülke yaratacağını savunur. <br />
• U.HİCKS 1980lere gelinirken karma ekonomilerde giderek bir merkeziyetçiliğin eğilimini belirlenmesine karşın sosyalist ekonomilerde giderek bir adem-i merkeziyet özlemin belirdiği görüşünü savunur.<br />
• HANS RİTSCH “hizmet bölüşümü mali tevzin için her şeyden önce bir tarihtir” der.<br />
• Yerel yönetimler maliyesinin kamu maliyesi içindeki nispi öneminin azalmasının sebebi: 1) Müdahaleci sosyal devlet anlayışının etkileri. 2) Savunma giderlerindeki devamlı artış.<br />
• Yönetimler arası ilişkileri etkileyen faktörler: 1) Ekonomik ve Siyasal düzenlemelerdeki farklılıklar 2) Bölgeler arası aşırı eşitsizliklerin bulunması 3) Geleneklerin etkisi 4) Dışsallıklar sorunu. 5) Gider ve Gelirlerin giderek merkezileştirilmesi eğilimi 6) yerel yönetimler maliyesinin nispi öneminin azalması.<br />
• Hizmet bölüşümün de söz konusu olan iktisadi kriterler: 1) Hizmet faydasının yayıldığı alan 2) Bölgesel değerlendirilmiş mallar. 3) Hizmetlere olan talebin optimum düzeyde belirlenmesi. 4) Dışsallıkların giderilmesi sorunu. 5) Azalan verimler kanunu etkisi.<br />
• Değerlendirilmiş mal kavramı literatüre İlk olarak R.A.MUSGRAVE sayesinde girmiştir.<br />
• Hizmetlerin giderek merkezileşme sebebi: 1) Gelirin merkezileşmesi 2) Teknikteki ve Ulaştırmadaki gelişmeler 3) Göçlerin sebep olduğu değişiklikler 4) Hizmetlerin alışılmamış boyutlara ulaşması 5) Yönetimin ve İşletmenin rasyonel esaslara göre düzenlenmesi zorunluluğu.<br />
• Yerel yönetimlerin önemini artıran nedenler: 1) Refah Artışının Etkileri 2) Sosyal Yapıdaki Değişiklikler 3) Siyasal Kurumsallaşmadaki Değişiklikler<br />
• Merkezi ve Yerel yönetimlerin ortaklaşa götürdüğü hizmetler: Sağlık, Eğitim, Sosyal Yardım, Bayındırlık ve İmar hizmetleri. <br />
• Yönetimler arası ilişkilerin düzenlenmesinin ilk aşaması HİZMET BÖLÜŞÜMÜ dür. <br />
• Fakirlere yapılan yardımlar Beverdige Raporunun düzenlediği yıllara kadar(1942)bir lütuf olarak görülmüştür.<br />
• Yerel yönetimler genellikle YARI KAMUSAL mallar üretir.<br />
• VERGİLENDİRMADE İDARİ ETKİNLİK: Verginin tarh ve tahsili için zorunlu olan reel kaynakların en aza indirilmesini ifade eder. <br />
• Yerel yönetimlerin gelir türleri: Vergiler, Bağışlar, Şerefiyeler, Harçlar, Harcamalara katılma payları, Fiyatlarlar, Emlak vergileri, Borçlanma<br />
• H.RİTSCH “rekabet sisteminin” sonsuz vergileme yetkisini ifade ettiğini söyler.<br />
• H.RİTSCH vergi kaynaklarını paylaştırma yöntemine “AYIRMA SİSTEMİ” adını vermiştir.<br />
• H.RİTSCH e göre koşula bağlı bağışlar uyarıcı bir özelliğe bağlıdır.<br />
• Yerel yönetime bırakılan vergiler: EMLAK VERGİSİ, MESLEK VERGİSİ, İKAMET VERGİSİ<br />
• Merkezi yönetimin belli koşullar altında yerel yönetimlerin harcamalarına iştirak etmelerine BAĞIŞ denir.<br />
• HARÇ: Kamu tüzel kişiliklerinin sundukları olumlu dışsallığa sahip yarı kamusal hizmetlerden yararlananların ödedikleri bedeldir.<br />
• BORÇLANMA: Kamu yükünün zaman içinde geleceğe dönük olarak dağıtılmasının sağlayan ve gelecek kuşakları yükümlülük altına sokan finansman programı.<br />
• ŞEREFİYE: Kamu tüzel kişiliklerinin özellikle belediyelerin gerçekleştirdiği bayındırlık ve alt yapı hizmetleri ile imar faaliyetlerinden dolayı bazı kimselerin mal varlığında meydana gelen değer artışlarının vergilendirilmesi.<br />
• İNGİLTERE de mevcut yerel yönetim ünitelerinden biri olan TOWNSHİP 7.YY ortaya çıkmıştır.<br />
• TÜRKİYEDE EMLAK VERGİSİ 1972 yılında yerel yönetimlerin elinden alınıp Merkezi idareye verilmiştir.<br />
• Yerel yönetimlere sınırsız vergilendirme yetkisinin verilmesinin sakıncaları: 1) Kaynağın kuruması 2)Vergi direncinin doğması 3) Çift vergileme 4) Sapmalar meydana gelmesi.<br />
• Vergiler yoluyla gelir sağlama yöntemleri:1) Sınırsız vergileme yetkisinin verilmesi 2) Vergi kaynaklarının paylaştırılması 3) Merkezi yönetimin vergilerinin bazılarında veya toplamında 4) Vergi gelirleri üzerinden pay verilmesi<br />
• EMLAK VERGİSİ: Reel bir vergidir. Ayni vergilerde denir. Tipik bir servet vergisidir. Yerel yönetimlere bırakılmıştır.<br />
• Emlak vergisinde matrahı hesaplamak için 2 yöntem vardır:1)Kira değeri üzerinden vergilendirme.(1972 yılına kadar uygulanan bina vergisi) 2) Satış değeri üzerinden vergileme (1972 yılına kadar uygulanan Arazi vergisi)<br />
• Koşullu bağış yerine kullanıla bilenler: Fonksiyonel bağış, Açık ve Kesin bağış, Devlet Yardımı, Sübvansiyon <br />
• Hizmetlerin fiyat karşılığında sunulma sebepleri: 1) Kaynak israfını önlemek 2) Gelir 3) Adalet 4) İktisadi etkinlik<br />
• Kentlerdeki yoğun nüfusun azaltılması ve genişlemesini önlemeye AMENAJMAN denir.<br />
• Özel bölgeler uygulaması ABD de geliştirilmiştir.<br />
• ÖZEL BÖLGELER: Tek bir hizmeti gerçekleştirmek amacına yönelik yerel yönetim birimleridir.<br />
• Bahçe Kentler önerisi E.HOWARD(1900’ler) tarafından önerilmiş fakat pek fazla önemsenmemiştir. <br />
• Kentleşmenin sebep olduğu sorunların çözümü ile ilgilenen ve bu alanda ilk olumlu adımları atan ülke İNGİLTERE’DİR.<br />
• Kentlerdeki genişlemeyi durdurmaya yönelik önlemler: 1)Sanayi sitelerinin kurulması 2)Yeni kentlerin kurulması.<br />
• UYDU KENT: Kentlerdeki nüfusun bir kısmını aktarmak amacıyla büyük kentlerin civarında kurulan yeni kentlere denir.<br />
• METROPOLİTEN ALAN: Geniş bir şehir ve onu çevreleyen çok sayıda uydu kentsel topluluklara denir.<br />
• Nüfus yoğunluğunu azaltacak önlemler: 1) Diğer kentlere göre ağır sayılacak ikamet vergisi uygulaması 2) Yerel satış vergilerinin artırılması. 3)Yeni inşaatlar için ruhsat verilmemesi 4) Kent dışında inşa edilecek alt yapı tesislerinin süratle bitirilmesi. 5) Bazı alanlarda kamulaştırılmaya gidilmesi. 6) Alıcı kentler uygulamasıdır. <br />
• U.HİCKS Metropoliteni “Bir merkezin ve kentsel bölgenin etrafında kutuplaşmış ve devamlı gelişme halindeki toplulukların geniş bir alanda toplanmasıdır.”şeklinde tanımlar.<br />
• E. HOWART “kentlerde var olan teknik ve ekonomik olanaklarla, yok olan ve gittikçe azalan doğayı bir araya getirmeyi düşünür” <br />
• Kanada’nın Toronto kentinde düzenlenen Metropol Sorunları adlı seminerde metropol niteliğinde 44 bölge saplanmıştır.<br />
• Metropoller arasında: LONDRA, PARİS, MADRİD, BUDAPEŞTE, ATİNA ve İSATNBUL’DUR.<br />
• Özel bölge uygulamasının ABD’de tutulma sebepleri: 1)Üye devletlerin lehinedir. 2) Düzenlenmesi kolaydır. 3) Ters siyasal savaş yaratmamaktadır. 4) Hizmetler aksamadığı için yerel yönetimlerde huzursuzluk olmamaktadır. 5) Kırsal bölgelerde kurulan özel bölgeler sayesinde kırsal bölgelerin varlığını sürdürme şansını yükseltir.<br />
• Sosyal Ekonomik ve Entelektüel Erozyon: Kentlerin olanaklarından faydalanmak için kentlere göç edilmesidir.<br />
• ALICI KENTLER: Yeni bir kentin inşası değil, mevcut kentin iyileştirilmesi ve canlandırılması.<br />
• Yerel yönetimlerin geleceği en parlak olduğu ülke İNGİLTERE’DİR.<br />
• İngiltere’nin gerçek adı BİRLEŞİK KRALLIK – UNITED KINGDOM dur.<br />
• Birleşik Krallık (İngiltere):İNGİLTERE, GALLER, İKOÇYA, KUZEY İRLANDA’DIR.<br />
• İngiltere’de Sheriff ve Belediye Başkanı seçme hakkını 1215 Tarihli MAGNA CARTA(Büyük Berat)da hukuken güvence altına almıştır.<br />
• İngiltere’de görülen Yerel Yönetimler üniteleri: COUNTY yâda SHİRE – DİSTRİCT yâda HUNDRED – TOWNSHİP yâda PARİSH<br />
• İngiltere’deki yerel yönetim harcamaları: CARİ HARC: Eğitim, Diğer sosyal harcamalar, Kamusal işler ve hizmetler, Borç faizleri, Diğer harcamalar. YATIRIM HARCAMALARI: Konut, Eğitim, Bağışlar ve Harçlar, Diğer harcamalar; Kamusal işlev ve Hizmetler.<br />
• İngiltere’deki yerel yönetimlerin harcamalarını karşıladıkları kaynaklar: EMLAK VER, BAĞIŞLAR, BORÇLANMALAR, İŞLETME KAZANÇLARI<br />
• İngiltere’de ilk bağış 1831 yılında BERWİCK KÖPRÜSÜ nün onarımı için yapılmıştır. <br />
• Merkeziyetçi bir tutuma sahip olmasına karşın FRANSA da 3 TİP yerel ve bölgesel kuruluş mevcuttur.1) Kurulmasına ilişkin yasaların 1986 yıl mart ayında tamamlayan bölgeler. 2) Departmanlar 3) Komünüler<br />
• Fransa’daki departmanların Türkiye’deki benzeri İl özel idaresidir. <br />
• Fransa’da dolaysız vergileri oluşturan 4 İHTİYARLAR: 1) Bina vergisi 2) Arazi vergileri 3) Patent vergisi 4) Menkul değerler vergisi.<br />
• Fransa’da hükümet tarafından atanan Bölge Valisine KORDİNATÖR VALİ denir.<br />
• Fransa’daki Departmanların yürütme organı VALİDİR. <br />
• Fransa’daki diğer komünlerle birleşmeye karar veren komünlere ORTAK KOMÜN denir.<br />
• PARİS kentinin idari yönden ayrı ve özel bir statüye sahip olmasının nedenleri: 1) Paris in özelliklerinin ulusal çıkarlarla ilgisi olması. 2) Fransa’nın başkenti olması 3) Banliyösünden ayırmanın olanaksız olması. 4) Bütün devrimlerin Paris den başlamış olması<br />
• Fransa’da 1981 öncesinde her bölgenin 2 meclisi vardı. Birincisi Karar organı olan BÖLGESEL KONSEYDİ. İkincisi Danışma Niteliğinde bir organ olan EKONOMİK ve SOSYAL KOMİTE’DİR.<br />
• Bölge Konseyini Üyeleri: 1) Bölgeden seçilen milletvekilleri ve senatörler. 2) Departmandan seçilen temsilciler 3) İl Merkez sakinlerinin temsilcileri.<br />
• Yunanistan’ın yerel birimleri BELEDİYELER ve KOMİNLERDİR.<br />
• Yunanistan’ın yerel yönetimlerinin görevleri: Su, Kanalizasyon, Eğlence yerleri, Parklar, Çocuk parkları vb. gibi hizmetleri yapmak. Sosyal, Kültürel ve Ekonomik alandaki hizmetleri karşılamak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">YEREL YÖNETİMLER </span></div>
<br />
ÜNİTE 1 <br />
<br />
Yerel Yönetimler : Devlet sınırları içinde yerleşmiş irili ufaklı insan topluluklarının ortak ve yerel nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belli bir hukuk düzeni içinde oluşturulmuş anayasal kuruluşlardır. Özel İdareler, Belediyeler, Köyler <br />
<br />
Büyük Kentleri Boğulmaktan Kurtarmak için : Uydu Kentler, Cazibe Merkezleri, Sanayi merkezleri kurulması <br />
<br />
Megapolis : Metropolü çevreleyen yoğun nüfuslu alan <br />
<br />
Komün : Belli bir toprak parçası üzerinde toplu bir halde ve komşuca ilişkiler içinde yaşayan insanlardan oluşan doğal yerleşme birimi niteliğindeki topluluklardır. <br />
<br />
Beşeri İhtiyaçlar : <br />
1- Özel İhtiyaçlar : İnsanların fizyolojik varlıklarından <br />
2- Kamusal İhtiyaçlar : İnsanların toplu halde yaşamalarından doğar. <br />
<br />
Ekonomi Çeşitleri <br />
1- Piyasa (Kapitalist) Ekonomi <br />
2- Karma (İkili) Ekonomi <br />
3- Sosyalist (Kumanda) Ekonomi <br />
<br />
Piyasa Ekonomisi : Kar ve fayda maksimizasyonu sadece özel mallar için geçerlidir. Kar maksimizasyonu peşinde koşan firmaların kamusal mal üretmeleri mümkün değildir. Ancak yarı kamusal malların bu piyasalarda üretimleri mümkün olabilir. <br />
<br />
Karma Ekonomi : Özel mallar esas itibariyle firmalar tarafından üretilir ancak bunların dışında da birtakım üretici birimleri oluşturulmuştur. Kamusal ve yarı kamusal malların üretiminde ise piyasa ekonomisinin kuralları geçerlidir. <br />
<br />
Sosyalist Ekonomi : Üretim faktörlerinin mülkiyeti devlete ait olduğu için özel malların üretimi de dahil olmak üzere, tüm üretim devlet tarafından gerçekleştirilir. <br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Özellikleri : <br />
1- Tüzel Kişilikleri vardır. <br />
2- Ayrı bir bütçe ve malvarlığına sahiptir <br />
3- Seçimle işbaşına gelen karar organları vardır. <br />
4- Sınırlıda olsa özerkliğe sahiptir. <br />
<br />
Merkezden Yönetim : Yasama, yürütme, yargıya ilişkin tüm yetkiler, kısaca kamu gücünün tamamı, merkezi bir otoritede toplanır ve her iş merkezden yönetilirse merkeziyetçi bir sistemin varolduğu anlaşılır. <br />
<br />
Yerinden Yönetim (Ademi Merkeziyet) : Yerel nitelikteki kamu hizmetlerinin devletin tüzel kişiliği dışındaki kamu tüzel kişilerince gerçekleştirilmesi için bir kısım kamu güçlerinin daha az yetkili bir otoriteye transfer edilmek amacıyla merkezi otoriteden geri çekilmesi <br />
<br />
Yerinden Yönetimlerin Özellikleri <br />
1- Karar ve yürütme organları seçimle işbaşına gelir <br />
2- Tüzel kişilikleri vardır <br />
3- Özerktirler <br />
4- Kendilerine özgü bütçeleri vardır. <br />
5- Merkezi yönetimin idari vesayet denetimine tabidir. <br />
<br />
İdari Vesayet : Anayasanın 123. maddesine göre yerel yönetimler kuruluş amaçlarına ters düşmeyecek bir biçimde ve yasalarda öngörülen sınırlar içinde merkzi yönetimin denetimine tabi tutulurlar. Hiyerarşik denetime oranla son derece gevşek olan bu denetime idari vesayet denir. <br />
<br />
Esasta Yerinden Yönetimi benimseyen ülkeler : İngiltere ve İskandinav ülkeleri <br />
Ilımlı merkeziyeti benimseyen ülkeler : Fransa, İtalya ve Türkiye <br />
<br />
Yetki Genişliği : Merkezden yönetimin bazı sakıncalarını giderebilmek için merkez tarafından kendi memurlarına bazı yetkilerin devredilmesidir. <br />
<br />
Yerinden Yönetim Türleri <br />
1- Siyasal Yerinden Yönetim <br />
2- İdari Yerinden Yönetim <br />
<br />
Montevideo Sözleşmesi Devleti: <br />
1- Daimi bir nüfusu <br />
2- Belirli bir ülkesi <br />
3- Hükümeti <br />
4- Diğer devletlerle ilişkiye girmeye yetkisi olmalıdır. <br />
<br />
Siyasal Yapıları Yönünden Devletler <br />
1- Üniter (Tekçi) Devlet <br />
2- Konfederasyon <br />
3- Federasyon <br />
<br />
Üniter (Tekçi) Devleti : Siyasal yönden merkeziyetçiliği simgeler, bu tür devletlerde tek bir yasama organı ve tek bir yargı sistemi mevcuttur. İdari yetkiler merkezi yönetim tarafından kullanılır. Türkiye, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Romanya, Macaristan ve Bulgaristan <br />
<br />
Konfederasyonlar : Bir devlet birliğidir. Günümüzde hemen hemen hiç kalmamıştır. her birinin uluslar arası kişiliği mevcuttur. <br />
<br />
Federasyonlar : Uluslar arası kişiliğe sahip olmayan federe devletlerin oluşturdukları bir devlet şeklidir. Federal devlet üstün yetkilere ve tek bir hükümete sahiptir. Siyasal yerinden yönetimin tipik bir örneğidir. Almanya, İsviçre, Hindistan, ABD <br />
<br />
İdari Yerinden Yönetim : Bu sistemde yasama ve yargı konularındaki bütün yetkiler merkezi yönetime aittir. <br />
<br />
İdari Yerinden Yönetim Çeşitleri: <br />
1- Hizmet Yerinden Yönetim <br />
2- Yerel Yerinden Yönetim <br />
<br />
Hizmet Yerinden Yönetim : Belli bir kamu hizmetinin merkezin dışında bağımsız bir örgüte bırakılmasıdır. Üniversiteler, Ticaret Odaları <br />
<br />
Yerel Yerinden Yönetim : Türkiye’de Belediyeler ve Köyler örnek olarak gösterilebilir. <br />
<br />
Sonradan Denetim : Yerel yönetimlerin yetkili organlarının kararları önceden onaya sunulmaksızın yürürlüğü konulabilmektedir. Yetkili vesayet makamları ise ancak sonradan ve yasal süreler içinde ilgili yargı mercilerine itirazda bulunabilmektedir. <br />
<br />
Önceden Denetim : Yerel yönetim işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi veya oluşturulması aşamasında talepte bulunabilmek, uyulmadığı takdirde de işlemi durdurmak ya da yerel yönetimin yapacağı işi onun yerine geçerek bizzat yapabilmek mümkündür. En çok imar mevzuatı ve bütçede etkin olarak uygulanmaktadır. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 2 <br />
<br />
<br />
Kardinal Fayda (A.Marshall) : Bir malın azalan marjinal fayda eğrisi ile talep eğrisi özdeş olduğundan faydanın fiyatlarla ölçülmesi mümkündür. Bu izah tarzına göre bir malın fiyatı o malın faydasının yani sağlayacağı tatminin bir ölçüsüdür. <br />
<br />
Ordinal Fayda (V.Pareto) : Faydanın rakamlarla ölçülemeyeceğini savunmuşlar. Bir malın talep edilmesi sadece o malın sağlayacağı faydaya değil, diğer malların faydalarına bağlıdır. <br />
<br />
Pareto Optimumu : Bir toplumun üyeleri belli bir durumda bu durumu toplum üyelerinden her birinin sağladığı tatminde çoğalma yada azalma olmaksızın değiştirecek bir çözüm bulamadıkları sürece maksimum tatmini sağlarlar.<br />
Bir kimsenin durumu başkalarının durumunu bozmadan iyileştirilemiyorsa bu bir optimum durumun varlığını kanıtlar. <br />
<br />
Kamu Ekonomisinin Görevleri ( Musgrave Modeline Göre) <br />
1- Kaynak dağılımındaki etkinliğin sağlanması <br />
2- Adil bir gelir dağılımının sağlanması <br />
3- İktisadi istikrarın temin edilmesi <br />
4- İktisadi büyümeyi sağlamak <br />
<br />
Kamusal Mallar : İhtiyacı karşılayacak mal ve hizmetlerin bir kısmı bazı özellikleri gereği piyasada üretilemezler bunlar kamusal mallardır. Milli Savunma, Diplomasi ve İç güvenlik gibi, kamusal mal kavramı ile aynı anlama gelen toplumsal mallar, kolektif mallar, pür kamu mallar, sosyal mallar kavramları kullanılmaktadır. <br />
<br />
Tiebout Etkisi : Bireyler tercih ettikleri vergileri ve hizmetleri sağlayan yerel ünitelerde toplanma eğilimi göstermelerine tiebout etkisi denir. <br />
<br />
U.Hicks : Tatminkar bir yerel yönetimin büyüklüğü nüfusun tipine ve yoğunluğuna bağlı olarak muhtemelen ülkeden ülkeye değişir. <br />
<br />
Yarı Kamusal Mallar ve Dışsallık : Sosyal ihtiyaçları karşılamaya yönelik kamusal nitelikli mallardan bazıları için tüketimden mahrum bırakılmama ilkesi geçerli değildir. Bunun sebebi bölünmezlik ilkesinin bu tür mallar için geçerli olmamasıdır. Örnek olarak Eğitim ve sağlık hizmetleri verilebilir. <br />
<br />
Dışsallık : Bir üretim ve tüketim faaliyeti ile üçüncü şahısların fayda ve maliyet fonksiyonları etkileniyorsa dışsallık sözkonusudur. <br />
<br />
Ulusal Düzeydeki Yarı Kamusal Mallar : Bazı yarı kamusal malların üretilmeleri ve tüketilmeleri dolayısıyla ortaya çıkan dışsallıklar ülkenin sıyasal sınırları içinde kalan bütününe yayılabilir. Yükseköğrenim ve koruyucu nitelikteki genel sağlık hizmetleri örnek olarak gösterilebilir. <br />
<br />
Bölgesel Düzeydeki Yarı Kamusal Mallar : Su, kanalizasyon, park, mezarlık ve itfaiye hizmetleri <br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 3 <br />
<br />
<br />
Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki mali ilişkiler iki yönlüdür. <br />
1- Görevlerin bölüşülmesi <br />
2- Kaynakların bölüşümü <br />
<br />
Mali Tevzin : Denkleştirme, dengeleme, mali tevzin mali denkleştirme anlamına gelmektedir. Türk maliye literatürüne F.Neumark tarafından girmiştir. <br />
<br />
H.Barthlemy : Merkeziyetçiliğin güçlü, ademi merkeziyetçiliğin ise özgür bir ülke yaratacağını ifade etmiştir. <br />
<br />
Kaynak israfının nedenleri; <br />
1- Aynı görevin hem merkezi yönetim, hem de yerel yönetim tarafından gerçekleştirmek istemesinden <br />
2- Yetkinin açıkça belirlenmemesi halinde görevi, yönetimin yapısının özelliği dolayısıyla daha fazla kaynak kullanmak durumunda olan otorite üstlenebilir. <br />
<br />
Kaynak Sapmaları : Literatüre ilk defa A.Marshall ile giren dışsallıkların varlığı bir yana tam rekabet ya hiç olmayan ya da ender olarak gerçekleşen bir durumdur. Dolayısıyla otomatik ve devamlı bir optimum düşünülemez. <br />
<br />
Optimumdan Uzaklaşmak :Merkezi yönetim özellikle dışsallıkların olduğu durumlarda, kaynak transferleri politikasıyla bölgeler arasında düzenleyici bir rol ifa etmektedir. Aksi halde hizmetler ya ek*** ya fazla olur. <br />
<br />
<br />
Milli Gelir – Milli Servet : Kamusal gelirler esas itibariyle milli gelirler ve milli servetten sağlanır. Milli Servete önemli ve devamlı bir kaynak olarak ancak savaş ve olağanüstü dönemlerde başvurulur. Modern kamusal finansman anlayışında kamu gelirlerinin temel kaynağı milli gelirlerdir. <br />
A.Mensel : Merkezi ve yerel yönetimler arasındaki gelir bölüşümü sorununa ilk bilimsel yaklaşım <br />
<br />
U.Hicks : 1980’lere gelinirken karma ekonomilerde giderek bir merkeziyetçilik eğiliminin belirlenmesine karşın sosyalist ekonomilerde nisbi olarak bir ademi merkeziyet özleminin belirdiğini belirtmiştir. <br />
<br />
H.Ritscl : Hizmet bölüşümü, mali tevzin için herşey den önce bir tarihtir demiştir. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 4 <br />
<br />
<br />
Hizmetlerin Bölüşülmesi : <br />
1- İktisadi Kriterler <br />
2- Geleneksel ve Deneysel Kriter <br />
<br />
İktisadi Kriterler : <br />
1- Hizmet Faydasının Yayıldığı alan <br />
2- Bölgesel Değerlendirilmiş Mallar <br />
3- Hizmete olan talebin optimum düzeyde belirlenmesi <br />
4- Dışsallıkların giderilmesi sorunu <br />
5- Azalan vermler kanunu etkisi <br />
<br />
Hizmetlerin Giderek Merkezileştirilmesinin Nedenleri : <br />
1- Gelirin Merkezileştirilmesi <br />
2- Teknikteki ve ulaştırmadaki Gelişmeler <br />
3- Göçlerin sebep olduğu değişiklikler <br />
4- Hizmetlerin alışılmamış boyutlara ulaşması <br />
5- Yönetimin ve İşletmenin rasyonel esaslara göre düzenlenmesi zorunluluğu <br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Önemini Artıran Nedenler : <br />
1- Refah artışının etkileri <br />
2- Sosyal yapıdaki değişiklikler <br />
3- Sosyal Kurumlaşmadaki değişiklikler <br />
<br />
Merkezi Yönetim ile Yerel Yönetimler Tarafından Ortaklaşa Gerçekleştirilen Hizmetler : <br />
1- Bayındırlık ve imar hizmetleri <br />
2- Sağlık Hizmetleri <br />
3- Eğitim Hizmetleri <br />
4- Sosyal Yardım Hizmetleri <br />
<br />
R.A.Musgrave : Değerlendirilmiş mal kavramını kullandı. <br />
<br />
Mençester liberalizminin ortaya çıktığı 18. yüzyıldan Beverdige Raporunun düzenlediği yıllara kadar geçen dönemde fakirlere yapılan yardımlar lütuf olarak görülmüştür. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 5 <br />
<br />
<br />
Gelir Bölüşümü Yöntemleri : <br />
1- Vergi Yapısının Toplum Tercihlerine Uydurulabilmesi <br />
2- İdari Etkinliğin sağlanması <br />
3- Geleneksel ve tarihsel faktörler <br />
<br />
Gelir Bölüşümünü Etkileyen Faktörler <br />
1- Devlet yapısındaki farklılıklar <br />
2- Merkeziyetçilik ve Yerinden Yönetim Anlayışının sebep olduğu farklılıklar <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Gelir Türleri : <br />
1- Vergiler <br />
2- Bağışlar <br />
3- Şerefiyeler <br />
4- Harçlar <br />
5- Harcamalara Katılma Payları <br />
6- Fiyatlar <br />
7- Borçlanma <br />
8- Emlak Gelirleri <br />
<br />
Vergiler : <br />
1- Sınırsız vergileme yetkisi verilmesi <br />
2- Vergi kaynaklarının paylaştırılması <br />
3- Merkezi yönetim vergilerinin bazılarından veya toplam vergi gelirleri üzerinden pay verilmesi <br />
<br />
Vergi Kaynaklarını Paylaştırmanın Çıkaracağı Sorunlar : <br />
1- Vergilerde optimal yapıya erişme sorunu <br />
2- Vergi kapasitesinde azalma meydana gelmesi <br />
3- Mali kapasitede eşitsizlik meydana gelmesi <br />
<br />
Vergi Kaynaklarını Paylaştırmanın Olumlu Yönleri : <br />
1- Mali otonomiye sahip olabilme olanağı <br />
2- Yerel sorumluluk duygusunun artması ihtimali <br />
<br />
<br />
Uygulamada yerel yönetimlere bırakılan vergiler <br />
1- Emlak Vergisi <br />
2- Meslek Vergisi <br />
3- İkamet Vergisi <br />
<br />
Bağışlar: <br />
1- Koşula bağlı bağışlar <br />
2- Koşulsuz veya Blok Bağışlar (Götürü Hibeler – Dotasyon) <br />
<br />
H.Ritsch : Sınırsız vergileme sistemine rekabet sistemi adını vermiştir. <br />
Vergi kaynaklarının paylaştırılması yöntemine ayırma sistemi adını vermiştir <br />
<br />
Hicks : Koşula bağlı bağışların uyarıcı bir özelliğe sahip olduğunu söylemiştir. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 6 <br />
<br />
<br />
<br />
AMENAJMAN : Kentlerdeki yoğun nüfusun azaltılması ve genişlemenin önlenmesi hareketi. <br />
<br />
UYDU KENT : Nüfusun bir kısmını aktarmak amacıyla büyük kentlerin civarlarında kurulan yeni kentlere denir. <br />
<br />
METROPOLİTEN ALANLAR : Geniş bir şehir ve onu çevreleyen çok sayıda uydu kentsel topluluklara metropoliten alanlar denir. <br />
<br />
ÖZEL BÖLGELER : ABD. gerçekleştirilmiş tek bir hizmeti gerçekleştirmek amacına yönelik yerel yönetim birimleridir. <br />
<br />
<br />
Nüfus Yoğunluğunu Azaltacak Yöntemler : <br />
1- Ağır ikamet vergisi uygulanmalı <br />
2- Yerel satış vergilerinin ağırlaştırılması <br />
3- Yeni inşaat için ruhsat verilmemesi <br />
4- Kent dışında inşa edilecek alt yapı tesislerinin süratle bitirilmesi <br />
5- Bazı alanlarda kamulaştırılmaya gidilmesi <br />
<br />
E.Howard : Bahçe kentler önerisi. <br />
Kentlerde varolan teknik ve ekonomik olanaklarla yok olan ve gittikçe azalan doğayı bir araya getirmeyi düşünen. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 7 <br />
<br />
<br />
İNGİLTERE’DE YEREL YÖNETİMLER <br />
<br />
Birleşik Krallık Ülkeleri : İngiltere, İskoçya, Galler , Kuzey İrlanda <br />
<br />
İngilterede yerel yönetim birimleri : <br />
1- County yada Shire <br />
2- Districh yada Hundred <br />
3- Township yada Parish <br />
<br />
İngiliz yerel yönetiminin en önemli özelliği, belli bir düzeyde de olsa yargı yetkisini kullanma hakkına sahip olmasıdır.<br />
<br />
İki kademeli yerel yönetim ünitelerinin üst kademeleri: <br />
1- Municipal Boroughe (Belediyeler) <br />
2- Urban Districts (Kentsel Bölgeler) <br />
3- Rural Districts (Kırsal Bölgeler) <br />
<br />
Tek kademeli yerel yönetim üniteleri ise County Broughe <br />
<br />
Metropoliten Districtsler: Konut ve amenajman hizmetleri ile ilgilenmektedirler. Eğitim ve bazı sosyal hizmetleride yerine getirirler <br />
<br />
Metropoliten Countiesler : Genellikle stratejik planların hazırlanması, anayolların yapım ve bakımı, tüketicinin korunması, polis ve itfaiye gibi hizmetlerden sorumludur. <br />
<br />
Regionslar : İskoçyada stratejik planlama, sosyal hizmetler, polis ve itfaiye hizmetleri yürütür. <br />
<br />
Yerel Yönetimlerin Gelirleri : <br />
1- Emlak Vergileri <br />
2- Bağışlar <br />
3- Borçlanmalar <br />
4- İşletme Kazançları <br />
<br />
FRANSA’DA YEREL YÖNETİMLER <br />
<br />
Yerel Yönetim Türleri : <br />
1- Bölgeler <br />
2- Departmanlar <br />
3- Komünler <br />
<br />
Paris’in Önemi : <br />
1- Ulusal çıkarlarla ilgilidir <br />
2- Başkentidir <br />
3- Bütün devrimler pariste başlamıştır <br />
4- Banliyösünden de ayırmak da mümkün değildir. <br />
<br />
YUNANİSTAN’DA YEREL YÖNETİMLER <br />
<br />
Yerel Yönetim Birimleri: <br />
1- Belediyeler <br />
2- Komünler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><div style="text-align: center;">YEREL YÖNETİMLER</div></span><br />
• Türkiye de 1960–1985 yılları arasında kentlerde yasaların genel nüfus içindeki oranı %25 den %50,3 e yükselmiştir.2000 yılında dünya nüfusunun yarısından çoğu kentlerde yaşamaktadır.<br />
• KOMÜN: belli bir toprak parçası üzerinde toplu bir halde komşuca yasayan insanlardan oluşan doğal yerleşme birimi niteliğindeki toplu.<br />
• Devlet sınırları içinde insan topluluklarının ortak ve yerel nitelik deki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hukuk düzeni içinde oluşturulmuş anayasal kuruluşlara YEREL YÖNETİM denir. <br />
• Yerel yönetimler: İL ÖZEL İDARESİ, BELEDİYELER, KÖYLER<br />
• Metropolü çevreleyen yoğun nüfus alan bölgelere MEGAPOLİS denir.<br />
• VESAYET DENETİMİ: idarenin bütününü sağlamak amacıyla yapılır. Merkezden denetimin yerinde yönetim üzerindeki denetimidir.<br />
• Yerel yönetim özellikleri: Tüzel kişilikleri vardır. Ayrı bir bütçe ve mal varlığına sahiptirler. Seçimle iş başına gelen karar organlarına sahiptirler. Sınırlıda olsa özerkliğe sahiptirler.<br />
• Merkezden yönetimin bazı sakıncalarını gidermek için merkez tarafından kendi memurlarına bazı yetkilerin devredilmesine YETKİ GENİŞLİĞİ denir.<br />
• 1933 devletlerin hakları ve ödevleri hakkındaki MONTEVİDEO sözleşmesi.1)daimi bir nüfuslu.2)belirli bir ülkesi 3)hükümeti 4)diğer devletlerle ilişkilere girme yetkisi olmalıdır. Şeklinde tanımlanır. <br />
• Yerinde yönetimin siyasal açıdan uygulama şekline FEDERASYON denir. ÖRN: İSVİÇRE, ALMANYA, HİNDİSTAN, ABD<br />
• ÜNİTER DEV: Siyasal açıdan merkeziyetçiliği simgeler. Tek bir yargı tek bir yasama organı vardır. ÖRN: TÜRKİYE<br />
• KONFEDERASYON: Bir devletler birliğidir ve günümüzde hiç örneği kalmamıştır.<br />
• Yerel yön. Bütçelerinin merkezi yönetim tarafından onaylanmadan yürürlüğe konulamaması MALİ VESAYET in ifadesidir.<br />
• SONRADAN DENETİM: Yerel yönetimlerinin yetki organlarının kararlarını önceden onaya sunulmaksızın yürürlüğe konmasını ve yetki makamlarının işlem yürürlüğe girdikten sonra denetim yapmasıdır. ÖNCEDEN DENETİM tam tersidir.<br />
• Belirli bir kamu hizmetinin merkezin dışında bağımsız bir örgüte bırakılmasına HİZMET YERİNDE YÖNETİM denir. <br />
• A. MARSHALL a göre: bir malın azalan marjinal fayda eğrisi ile talep eğrisi özdeş olduğunda faydanın fiyatlarla ölçülmesi mümkündür.<br />
• MUSGRAVE e göre: iktisadi refahın sağlana bilmesi için kamu ekonomisinin, kaynak dağılımında etkinliği sağlaması ve adil bir gelir dağılımının gerçekleştirilmesi görevi olduğunu savunur.<br />
• KAMUSAL MALLAR: piyasada üretilemez. Milli savunma, Diplomasi ve İç Güvenlik gibi.<br />
• YARI KAMUSAL MALLAR: Eğitim ve Sağlık gibi.<br />
• ULUSAL DÜZEYDEKİ YARI KAMUSAL MALLAR: Yükseköğretim ve koruyucu nitelikteki genel sağlık hizmetleri.<br />
• BÖLGESEL DÜZEYDEKİ YARI KAMUSAL MALLAR: Su, kanalizasyon, mezarlık, itfaiye hizmetleri.<br />
• U.HİCKS e göre, Tatminkâr bir yerel yönetimin büyüklüğü nüfusun tipine ve yoğunluğuna göre muhtemelen ülkeden ülkeye değişir.<br />
• Bir üretim faaliyeti ile üçüncü bir şahısın fayda ve maliyet fonksiyonları etkileniyorsa DIŞSALLIK oluşur.<br />
• Bölgesel düzeyde kamusal malların üretiminde aynı miktarda üretim girdilerinden nitelik ve nicelik itibari ile daha fazla daha iyi hizmet elde edilmesi HAMMADDE ye bağlıdır.<br />
• KARDİNAL FAYDA: Kişisel refahı tüketici yönünde faydanın maksimize edilmesi ve bunların toplanması ile toplumsal refahın bulunmasını ifade eder.<br />
• ORDİNAL FAYDA: Kardinal faydanın tersine faydanın rakamla ölçülemeyeceğini savunur.<br />
• TEİBOUT ETKİSİ: Bireylerin, tercih ettikleri vergi ve hizmetlerin bulunduğu ünitelerde toplanmasıdır.<br />
• PORETO ya göre bir kimsenin durumu başkasının durumunu bozmadan iyileşmiyorsa bu bir optimum durumun varlığını kanıtlar.<br />
• İktisadi refahı geliştirme yönünde MUSGRAVE modeline göre kamu ekonomisinin görevleri: 1) Kaynak dağılımında etkinliği sağlamak 2) Adil bir gelir dağılımını gerçekleştirmek 3) iktisadi istikrarı temin etmek 4) iktisadi büyümeyi sağlamak.<br />
• Merkezi ve yerel yönetimler arasında ki gelir bölüşümü üzerine ilk bilimsel yaklaşımı süren ALBERT MENSEL(1922)<br />
• Mali Tevzin deyimi Türk maliye literatürüne F.NEUMARK ile girmiştir.<br />
• Mali Tevzin kelimesinin bugünkü dildeki karşılığı MALİ DENKLEŞTİRMEDİR.<br />
• MALİ TEVZİN: Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki gelir ve gider bölüşümü nü ifade eder.<br />
• Dışsallıklar litaretüre ALFRED MARSHALL tarafından girdi.<br />
• Yönetimler arası ilişkileri düzenlemeleri gerektiren nedenler: 1) Kamu düzenini korunması ve yönetimler arası çekişmeleri önlemek. 2) Kaynakların israfının önlenmesi gerekir. 3) Kaynak sapmalarının, özellikle göçlerin önlenmesi gerekir. 4) Bölgeler arası eşitsizliklerin giderilmesi gerekmektedir. 5) Yerel yönetimlerim merkezi yönetime karşı korunması gerekir. 6) Aynı kaynaktan gelir sağlama zorunluluğu<br />
• Bölgeler arası eşitsizliği gidermek için uygulanan dikey eşitsizlik FARKLILIKLARA FARKLI MUAMELEYİ ifade eder.<br />
• Bölgeler arası eşitsizliğin sebepleri: Yüzölçümü, Kaynakların Bölgeler Arası Dağılımı, Ekonomi ve Kültür.<br />
• H.BARTHELEMY merkeziyetçiliğin güçlü, adem-i merkeziyetçiliğin özgür bir ülke yaratacağını savunur. <br />
• U.HİCKS 1980lere gelinirken karma ekonomilerde giderek bir merkeziyetçiliğin eğilimini belirlenmesine karşın sosyalist ekonomilerde giderek bir adem-i merkeziyet özlemin belirdiği görüşünü savunur.<br />
• HANS RİTSCH “hizmet bölüşümü mali tevzin için her şeyden önce bir tarihtir” der.<br />
• Yerel yönetimler maliyesinin kamu maliyesi içindeki nispi öneminin azalmasının sebebi: 1) Müdahaleci sosyal devlet anlayışının etkileri. 2) Savunma giderlerindeki devamlı artış.<br />
• Yönetimler arası ilişkileri etkileyen faktörler: 1) Ekonomik ve Siyasal düzenlemelerdeki farklılıklar 2) Bölgeler arası aşırı eşitsizliklerin bulunması 3) Geleneklerin etkisi 4) Dışsallıklar sorunu. 5) Gider ve Gelirlerin giderek merkezileştirilmesi eğilimi 6) yerel yönetimler maliyesinin nispi öneminin azalması.<br />
• Hizmet bölüşümün de söz konusu olan iktisadi kriterler: 1) Hizmet faydasının yayıldığı alan 2) Bölgesel değerlendirilmiş mallar. 3) Hizmetlere olan talebin optimum düzeyde belirlenmesi. 4) Dışsallıkların giderilmesi sorunu. 5) Azalan verimler kanunu etkisi.<br />
• Değerlendirilmiş mal kavramı literatüre İlk olarak R.A.MUSGRAVE sayesinde girmiştir.<br />
• Hizmetlerin giderek merkezileşme sebebi: 1) Gelirin merkezileşmesi 2) Teknikteki ve Ulaştırmadaki gelişmeler 3) Göçlerin sebep olduğu değişiklikler 4) Hizmetlerin alışılmamış boyutlara ulaşması 5) Yönetimin ve İşletmenin rasyonel esaslara göre düzenlenmesi zorunluluğu.<br />
• Yerel yönetimlerin önemini artıran nedenler: 1) Refah Artışının Etkileri 2) Sosyal Yapıdaki Değişiklikler 3) Siyasal Kurumsallaşmadaki Değişiklikler<br />
• Merkezi ve Yerel yönetimlerin ortaklaşa götürdüğü hizmetler: Sağlık, Eğitim, Sosyal Yardım, Bayındırlık ve İmar hizmetleri. <br />
• Yönetimler arası ilişkilerin düzenlenmesinin ilk aşaması HİZMET BÖLÜŞÜMÜ dür. <br />
• Fakirlere yapılan yardımlar Beverdige Raporunun düzenlediği yıllara kadar(1942)bir lütuf olarak görülmüştür.<br />
• Yerel yönetimler genellikle YARI KAMUSAL mallar üretir.<br />
• VERGİLENDİRMADE İDARİ ETKİNLİK: Verginin tarh ve tahsili için zorunlu olan reel kaynakların en aza indirilmesini ifade eder. <br />
• Yerel yönetimlerin gelir türleri: Vergiler, Bağışlar, Şerefiyeler, Harçlar, Harcamalara katılma payları, Fiyatlarlar, Emlak vergileri, Borçlanma<br />
• H.RİTSCH “rekabet sisteminin” sonsuz vergileme yetkisini ifade ettiğini söyler.<br />
• H.RİTSCH vergi kaynaklarını paylaştırma yöntemine “AYIRMA SİSTEMİ” adını vermiştir.<br />
• H.RİTSCH e göre koşula bağlı bağışlar uyarıcı bir özelliğe bağlıdır.<br />
• Yerel yönetime bırakılan vergiler: EMLAK VERGİSİ, MESLEK VERGİSİ, İKAMET VERGİSİ<br />
• Merkezi yönetimin belli koşullar altında yerel yönetimlerin harcamalarına iştirak etmelerine BAĞIŞ denir.<br />
• HARÇ: Kamu tüzel kişiliklerinin sundukları olumlu dışsallığa sahip yarı kamusal hizmetlerden yararlananların ödedikleri bedeldir.<br />
• BORÇLANMA: Kamu yükünün zaman içinde geleceğe dönük olarak dağıtılmasının sağlayan ve gelecek kuşakları yükümlülük altına sokan finansman programı.<br />
• ŞEREFİYE: Kamu tüzel kişiliklerinin özellikle belediyelerin gerçekleştirdiği bayındırlık ve alt yapı hizmetleri ile imar faaliyetlerinden dolayı bazı kimselerin mal varlığında meydana gelen değer artışlarının vergilendirilmesi.<br />
• İNGİLTERE de mevcut yerel yönetim ünitelerinden biri olan TOWNSHİP 7.YY ortaya çıkmıştır.<br />
• TÜRKİYEDE EMLAK VERGİSİ 1972 yılında yerel yönetimlerin elinden alınıp Merkezi idareye verilmiştir.<br />
• Yerel yönetimlere sınırsız vergilendirme yetkisinin verilmesinin sakıncaları: 1) Kaynağın kuruması 2)Vergi direncinin doğması 3) Çift vergileme 4) Sapmalar meydana gelmesi.<br />
• Vergiler yoluyla gelir sağlama yöntemleri:1) Sınırsız vergileme yetkisinin verilmesi 2) Vergi kaynaklarının paylaştırılması 3) Merkezi yönetimin vergilerinin bazılarında veya toplamında 4) Vergi gelirleri üzerinden pay verilmesi<br />
• EMLAK VERGİSİ: Reel bir vergidir. Ayni vergilerde denir. Tipik bir servet vergisidir. Yerel yönetimlere bırakılmıştır.<br />
• Emlak vergisinde matrahı hesaplamak için 2 yöntem vardır:1)Kira değeri üzerinden vergilendirme.(1972 yılına kadar uygulanan bina vergisi) 2) Satış değeri üzerinden vergileme (1972 yılına kadar uygulanan Arazi vergisi)<br />
• Koşullu bağış yerine kullanıla bilenler: Fonksiyonel bağış, Açık ve Kesin bağış, Devlet Yardımı, Sübvansiyon <br />
• Hizmetlerin fiyat karşılığında sunulma sebepleri: 1) Kaynak israfını önlemek 2) Gelir 3) Adalet 4) İktisadi etkinlik<br />
• Kentlerdeki yoğun nüfusun azaltılması ve genişlemesini önlemeye AMENAJMAN denir.<br />
• Özel bölgeler uygulaması ABD de geliştirilmiştir.<br />
• ÖZEL BÖLGELER: Tek bir hizmeti gerçekleştirmek amacına yönelik yerel yönetim birimleridir.<br />
• Bahçe Kentler önerisi E.HOWARD(1900’ler) tarafından önerilmiş fakat pek fazla önemsenmemiştir. <br />
• Kentleşmenin sebep olduğu sorunların çözümü ile ilgilenen ve bu alanda ilk olumlu adımları atan ülke İNGİLTERE’DİR.<br />
• Kentlerdeki genişlemeyi durdurmaya yönelik önlemler: 1)Sanayi sitelerinin kurulması 2)Yeni kentlerin kurulması.<br />
• UYDU KENT: Kentlerdeki nüfusun bir kısmını aktarmak amacıyla büyük kentlerin civarında kurulan yeni kentlere denir.<br />
• METROPOLİTEN ALAN: Geniş bir şehir ve onu çevreleyen çok sayıda uydu kentsel topluluklara denir.<br />
• Nüfus yoğunluğunu azaltacak önlemler: 1) Diğer kentlere göre ağır sayılacak ikamet vergisi uygulaması 2) Yerel satış vergilerinin artırılması. 3)Yeni inşaatlar için ruhsat verilmemesi 4) Kent dışında inşa edilecek alt yapı tesislerinin süratle bitirilmesi. 5) Bazı alanlarda kamulaştırılmaya gidilmesi. 6) Alıcı kentler uygulamasıdır. <br />
• U.HİCKS Metropoliteni “Bir merkezin ve kentsel bölgenin etrafında kutuplaşmış ve devamlı gelişme halindeki toplulukların geniş bir alanda toplanmasıdır.”şeklinde tanımlar.<br />
• E. HOWART “kentlerde var olan teknik ve ekonomik olanaklarla, yok olan ve gittikçe azalan doğayı bir araya getirmeyi düşünür” <br />
• Kanada’nın Toronto kentinde düzenlenen Metropol Sorunları adlı seminerde metropol niteliğinde 44 bölge saplanmıştır.<br />
• Metropoller arasında: LONDRA, PARİS, MADRİD, BUDAPEŞTE, ATİNA ve İSATNBUL’DUR.<br />
• Özel bölge uygulamasının ABD’de tutulma sebepleri: 1)Üye devletlerin lehinedir. 2) Düzenlenmesi kolaydır. 3) Ters siyasal savaş yaratmamaktadır. 4) Hizmetler aksamadığı için yerel yönetimlerde huzursuzluk olmamaktadır. 5) Kırsal bölgelerde kurulan özel bölgeler sayesinde kırsal bölgelerin varlığını sürdürme şansını yükseltir.<br />
• Sosyal Ekonomik ve Entelektüel Erozyon: Kentlerin olanaklarından faydalanmak için kentlere göç edilmesidir.<br />
• ALICI KENTLER: Yeni bir kentin inşası değil, mevcut kentin iyileştirilmesi ve canlandırılması.<br />
• Yerel yönetimlerin geleceği en parlak olduğu ülke İNGİLTERE’DİR.<br />
• İngiltere’nin gerçek adı BİRLEŞİK KRALLIK – UNITED KINGDOM dur.<br />
• Birleşik Krallık (İngiltere):İNGİLTERE, GALLER, İKOÇYA, KUZEY İRLANDA’DIR.<br />
• İngiltere’de Sheriff ve Belediye Başkanı seçme hakkını 1215 Tarihli MAGNA CARTA(Büyük Berat)da hukuken güvence altına almıştır.<br />
• İngiltere’de görülen Yerel Yönetimler üniteleri: COUNTY yâda SHİRE – DİSTRİCT yâda HUNDRED – TOWNSHİP yâda PARİSH<br />
• İngiltere’deki yerel yönetim harcamaları: CARİ HARC: Eğitim, Diğer sosyal harcamalar, Kamusal işler ve hizmetler, Borç faizleri, Diğer harcamalar. YATIRIM HARCAMALARI: Konut, Eğitim, Bağışlar ve Harçlar, Diğer harcamalar; Kamusal işlev ve Hizmetler.<br />
• İngiltere’deki yerel yönetimlerin harcamalarını karşıladıkları kaynaklar: EMLAK VER, BAĞIŞLAR, BORÇLANMALAR, İŞLETME KAZANÇLARI<br />
• İngiltere’de ilk bağış 1831 yılında BERWİCK KÖPRÜSÜ nün onarımı için yapılmıştır. <br />
• Merkeziyetçi bir tutuma sahip olmasına karşın FRANSA da 3 TİP yerel ve bölgesel kuruluş mevcuttur.1) Kurulmasına ilişkin yasaların 1986 yıl mart ayında tamamlayan bölgeler. 2) Departmanlar 3) Komünüler<br />
• Fransa’daki departmanların Türkiye’deki benzeri İl özel idaresidir. <br />
• Fransa’da dolaysız vergileri oluşturan 4 İHTİYARLAR: 1) Bina vergisi 2) Arazi vergileri 3) Patent vergisi 4) Menkul değerler vergisi.<br />
• Fransa’da hükümet tarafından atanan Bölge Valisine KORDİNATÖR VALİ denir.<br />
• Fransa’daki Departmanların yürütme organı VALİDİR. <br />
• Fransa’daki diğer komünlerle birleşmeye karar veren komünlere ORTAK KOMÜN denir.<br />
• PARİS kentinin idari yönden ayrı ve özel bir statüye sahip olmasının nedenleri: 1) Paris in özelliklerinin ulusal çıkarlarla ilgisi olması. 2) Fransa’nın başkenti olması 3) Banliyösünden ayırmanın olanaksız olması. 4) Bütün devrimlerin Paris den başlamış olması<br />
• Fransa’da 1981 öncesinde her bölgenin 2 meclisi vardı. Birincisi Karar organı olan BÖLGESEL KONSEYDİ. İkincisi Danışma Niteliğinde bir organ olan EKONOMİK ve SOSYAL KOMİTE’DİR.<br />
• Bölge Konseyini Üyeleri: 1) Bölgeden seçilen milletvekilleri ve senatörler. 2) Departmandan seçilen temsilciler 3) İl Merkez sakinlerinin temsilcileri.<br />
• Yunanistan’ın yerel birimleri BELEDİYELER ve KOMİNLERDİR.<br />
• Yunanistan’ın yerel yönetimlerinin görevleri: Su, Kanalizasyon, Eğlence yerleri, Parklar, Çocuk parkları vb. gibi hizmetleri yapmak. Sosyal, Kültürel ve Ekonomik alandaki hizmetleri karşılamak.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Siyaset Bilimi Notlar Soru Cevap ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14797</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:45:45 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14797</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">Siyaset Bilimi Soru Cevap</span></div>
<br />
1. Gözlenen olayların sınıflandırılması sonucunda, değişmez, her zaman ve her yerde geçerli neden-sonuç ilişkilerine varılmasına ne ad verilir?<br />
Bilimsel yasa<br />
<br />
2. Aşağıdakilerden hangisi sosyolojinin kurucusudur?<br />
Comte<br />
<br />
3. Yapısal işlevci akımın bir temsilcisi olan ve “bozuk işlev, açık ve gizli işlev” kavramlarını geliştiren toplumbilimci kimdir?<br />
Metron<br />
<br />
4. “İnsan aynı ırmakta iki kez yıkanmaz” sözünün toplum bilimleri açısından anlamı nedir?<br />
İnsan ve toplum öğesi, sürekli değişen bir yapıya sahiptir<br />
<br />
5. Durheim, birbirlerini tamamlayacak işlevlere sahip kişiler arasındaki dayanışmaya ne ad verir?<br />
Organik<br />
6. Sosyolojiyi "Toplumsal Statik" ve "Toplumsal Dinamik" olarak ikiye ayıran sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Comte<br />
<br />
7. Türkiye’de boğazların önemi, Avrupa ve Asya kıtaları arasında bir yere sahip olma gibi unsurlar, siyasal davranış etkenlerinden hangisine bir örnektir?<br />
Coğrafi konum ve genişlik<br />
<br />
8 Toplumsal-siyasal çevre ile bireyin arasında yaşam boyu süren dolaylı ve doğrudan etkileşim sonucunda, bireyin siyasal sistemle ilgili görüş, davranış, tutum ve değerlerinin gelişmesine ne ad verilir?<br />
Siyasal toplumsallaşma<br />
<br />
9. Türk kadını hangi yıl seçme şeçilme hakkını elde etmiştir?<br />
1934<br />
10. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler." ilkesi hangi siyasi düşünceye aittir?<br />
Liberalizm<br />
<br />
11. Aşağıdakilerden hangisi Marx’a göre bir üstyapı unsuru değildir?<br />
Üretim ilişkileri<br />
<br />
12. Marx'ın kuramına göre aşağıdakilerden hangisi bir üst yapı unsuru değildir?<br />
<br />
Ekonomik kurumlar<br />
<br />
13. Üç ana toplum tipinin, üç ana kişilik tipini yarattığını savunarak; geleneklere göre, vicdanına göre ve başkalarının kendinden beklentilerine göre hareket eden insan sınıflaması yapan kuramcı kimdir?<br />
David Riesman<br />
<br />
14. Belirli bir konudaki kanı ve davranışların kaynağını oluşturan, onlar arasındaki bağlantıyı ve bir anlamda tutarlılığı sağlayan olguya ne ad verilir?<br />
Tutum<br />
<br />
15. Bir grubu oluşturan kişiler arasındaki duygusal bağlantıları saptama amacına yönelik olarak Moreno tarafından geliştirilen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Sosyometri<br />
<br />
15. Bir grubu oluşturan bireyler arasındaki duygusal bağlantıları saptama amacına yönelik olan teste ne ad verilir?<br />
Sosyometri testi<br />
<br />
16. Ortodoks marksist görüşe göre, gençliğin sınıf çatışmalarındaki temel işlevi nedir?<br />
Emekçi sınıflara bilinç götürmek<br />
<br />
17. Resmi grup ya da gönüllü grup olarak da adlandırılan grup türü aşağıdakilerden hangisidir?<br />
İkincil grup<br />
<br />
18. "Grup Dinamiği" kavramını ortaya atan ve geliştiren bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Lewin<br />
<br />
19. Kadroculara göre yirminci yüzyıldaki temel çelişki kimler arasındadır?<br />
<br />
Sömüren ülkelerle sömürülen ülkeler arasında<br />
<br />
20. Kast sisteminin oluştuğu ülke aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Hindistan<br />
<br />
21. Aralarında belirli türden, sık ve sürekli ilişkiler bulunan, az sayıda kişiden oluşan belirli bir dayanışma ve doğrudan ilişkilere sahip gruplara ne ad verilir?<br />
Küçük gruplar<br />
<br />
22. Marksist düşünceye göre toplumsal sınıfları oluşturan temel öğe aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Üretim araçlarının özel mülkiyeti<br />
<br />
23. Kast sisteminin temelindeki ayrım nedir?<br />
Dinsel ayrım<br />
<br />
24. Marksizm açısından sınıfları yaratan temel etken nedir?<br />
İşbölümü<br />
<br />
25. Aşağıdaki ülkelerden hangisi ülke genişliğinin ulusal güce olumlu etkisine bir örnektir?<br />
Rusya<br />
<br />
26. Aşağıdakilerden hangisi askeri gücün bağlı olduğu etkenlerden bir değildir?<br />
Psikolojik etkenler<br />
<br />
27. İmparatorluk kurma ve sürdürme siyasetinin ideolojisi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Emperyalizm<br />
<br />
28. Napolyon’un “Süngülerle her şey yapılabilir, ama üstüne oturulamaz!” sözünü, aşağıdakilerden hangisi en iyi ifade eder?<br />
Ulusal güç, sadece askeri güce dayalı olamaz<br />
<br />
29. Üyelerinin niteliğine en çok önem veren parti türü aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Totaliter partiler<br />
<br />
30. İşçi sınıfının mücadelesi sonucu, oy hakkının yaygınlaştırılmasıyla birlikte ortaya çıkan farklı yapıdaki partilere ne ad verilir?<br />
Kitle partileri<br />
<br />
31. Aşağıdakilerden hangisi sınıfsal kökenli bir baskı grubudur?<br />
İşçi sendikaları<br />
<br />
32. Komünist partilerin temel örgütlenme birimi aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Hücreler<br />
<br />
33. TÜSİAD ne tür bir baskı grubudur?<br />
Toplumsal sınıflara dayalı<br />
<br />
34. Partinin, “devletin” ya da “kurulu düzenin” bekçisi durumunda olduğu partiler aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Faşist partiler<br />
<br />
35. Aşağıdakilerden hangisi ulusal gücün maddesel ögelerinden biri değildir?<br />
Ulusal moral<br />
<br />
36. Eflatun’un “ya devleti filozofların yönetmesi, ya da devleti yönetenlerin filozoflaşması” gerektiği görüşünün günümüz siyaset anlayışındaki yansıması aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Tekno-siyasetçilerin ortaya çıkması<br />
<br />
37. Siyasal yaşamda daha büyük öneme sahip baskı grubu aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Sınıfsal kökenli baskı grupları<br />
<br />
38. Otoriter-totaliter baskı grupları daha çok hangi örgütlerde görülür?<br />
Faşist partilerde<br />
<br />
39. Kitle partilerinin örgüt birimi neye dayanır?<br />
Ocak’lara]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">Siyaset Bilimi Soru Cevap</span></div>
<br />
1. Gözlenen olayların sınıflandırılması sonucunda, değişmez, her zaman ve her yerde geçerli neden-sonuç ilişkilerine varılmasına ne ad verilir?<br />
Bilimsel yasa<br />
<br />
2. Aşağıdakilerden hangisi sosyolojinin kurucusudur?<br />
Comte<br />
<br />
3. Yapısal işlevci akımın bir temsilcisi olan ve “bozuk işlev, açık ve gizli işlev” kavramlarını geliştiren toplumbilimci kimdir?<br />
Metron<br />
<br />
4. “İnsan aynı ırmakta iki kez yıkanmaz” sözünün toplum bilimleri açısından anlamı nedir?<br />
İnsan ve toplum öğesi, sürekli değişen bir yapıya sahiptir<br />
<br />
5. Durheim, birbirlerini tamamlayacak işlevlere sahip kişiler arasındaki dayanışmaya ne ad verir?<br />
Organik<br />
6. Sosyolojiyi "Toplumsal Statik" ve "Toplumsal Dinamik" olarak ikiye ayıran sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Comte<br />
<br />
7. Türkiye’de boğazların önemi, Avrupa ve Asya kıtaları arasında bir yere sahip olma gibi unsurlar, siyasal davranış etkenlerinden hangisine bir örnektir?<br />
Coğrafi konum ve genişlik<br />
<br />
8 Toplumsal-siyasal çevre ile bireyin arasında yaşam boyu süren dolaylı ve doğrudan etkileşim sonucunda, bireyin siyasal sistemle ilgili görüş, davranış, tutum ve değerlerinin gelişmesine ne ad verilir?<br />
Siyasal toplumsallaşma<br />
<br />
9. Türk kadını hangi yıl seçme şeçilme hakkını elde etmiştir?<br />
1934<br />
10. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler." ilkesi hangi siyasi düşünceye aittir?<br />
Liberalizm<br />
<br />
11. Aşağıdakilerden hangisi Marx’a göre bir üstyapı unsuru değildir?<br />
Üretim ilişkileri<br />
<br />
12. Marx'ın kuramına göre aşağıdakilerden hangisi bir üst yapı unsuru değildir?<br />
<br />
Ekonomik kurumlar<br />
<br />
13. Üç ana toplum tipinin, üç ana kişilik tipini yarattığını savunarak; geleneklere göre, vicdanına göre ve başkalarının kendinden beklentilerine göre hareket eden insan sınıflaması yapan kuramcı kimdir?<br />
David Riesman<br />
<br />
14. Belirli bir konudaki kanı ve davranışların kaynağını oluşturan, onlar arasındaki bağlantıyı ve bir anlamda tutarlılığı sağlayan olguya ne ad verilir?<br />
Tutum<br />
<br />
15. Bir grubu oluşturan kişiler arasındaki duygusal bağlantıları saptama amacına yönelik olarak Moreno tarafından geliştirilen yöntem aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Sosyometri<br />
<br />
15. Bir grubu oluşturan bireyler arasındaki duygusal bağlantıları saptama amacına yönelik olan teste ne ad verilir?<br />
Sosyometri testi<br />
<br />
16. Ortodoks marksist görüşe göre, gençliğin sınıf çatışmalarındaki temel işlevi nedir?<br />
Emekçi sınıflara bilinç götürmek<br />
<br />
17. Resmi grup ya da gönüllü grup olarak da adlandırılan grup türü aşağıdakilerden hangisidir?<br />
İkincil grup<br />
<br />
18. "Grup Dinamiği" kavramını ortaya atan ve geliştiren bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Lewin<br />
<br />
19. Kadroculara göre yirminci yüzyıldaki temel çelişki kimler arasındadır?<br />
<br />
Sömüren ülkelerle sömürülen ülkeler arasında<br />
<br />
20. Kast sisteminin oluştuğu ülke aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Hindistan<br />
<br />
21. Aralarında belirli türden, sık ve sürekli ilişkiler bulunan, az sayıda kişiden oluşan belirli bir dayanışma ve doğrudan ilişkilere sahip gruplara ne ad verilir?<br />
Küçük gruplar<br />
<br />
22. Marksist düşünceye göre toplumsal sınıfları oluşturan temel öğe aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Üretim araçlarının özel mülkiyeti<br />
<br />
23. Kast sisteminin temelindeki ayrım nedir?<br />
Dinsel ayrım<br />
<br />
24. Marksizm açısından sınıfları yaratan temel etken nedir?<br />
İşbölümü<br />
<br />
25. Aşağıdaki ülkelerden hangisi ülke genişliğinin ulusal güce olumlu etkisine bir örnektir?<br />
Rusya<br />
<br />
26. Aşağıdakilerden hangisi askeri gücün bağlı olduğu etkenlerden bir değildir?<br />
Psikolojik etkenler<br />
<br />
27. İmparatorluk kurma ve sürdürme siyasetinin ideolojisi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Emperyalizm<br />
<br />
28. Napolyon’un “Süngülerle her şey yapılabilir, ama üstüne oturulamaz!” sözünü, aşağıdakilerden hangisi en iyi ifade eder?<br />
Ulusal güç, sadece askeri güce dayalı olamaz<br />
<br />
29. Üyelerinin niteliğine en çok önem veren parti türü aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Totaliter partiler<br />
<br />
30. İşçi sınıfının mücadelesi sonucu, oy hakkının yaygınlaştırılmasıyla birlikte ortaya çıkan farklı yapıdaki partilere ne ad verilir?<br />
Kitle partileri<br />
<br />
31. Aşağıdakilerden hangisi sınıfsal kökenli bir baskı grubudur?<br />
İşçi sendikaları<br />
<br />
32. Komünist partilerin temel örgütlenme birimi aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Hücreler<br />
<br />
33. TÜSİAD ne tür bir baskı grubudur?<br />
Toplumsal sınıflara dayalı<br />
<br />
34. Partinin, “devletin” ya da “kurulu düzenin” bekçisi durumunda olduğu partiler aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Faşist partiler<br />
<br />
35. Aşağıdakilerden hangisi ulusal gücün maddesel ögelerinden biri değildir?<br />
Ulusal moral<br />
<br />
36. Eflatun’un “ya devleti filozofların yönetmesi, ya da devleti yönetenlerin filozoflaşması” gerektiği görüşünün günümüz siyaset anlayışındaki yansıması aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Tekno-siyasetçilerin ortaya çıkması<br />
<br />
37. Siyasal yaşamda daha büyük öneme sahip baskı grubu aşağıdakilerden hangisidir?<br />
Sınıfsal kökenli baskı grupları<br />
<br />
38. Otoriter-totaliter baskı grupları daha çok hangi örgütlerde görülür?<br />
Faşist partilerde<br />
<br />
39. Kitle partilerinin örgüt birimi neye dayanır?<br />
Ocak’lara]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Siyaset Bilimi Soru Cevap ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14796</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:44:55 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14796</guid>
			<description><![CDATA[Siyaset Bilimi<br />
<br />
1) Hangisi Siyaset biliminin kapsamında yer alan sınıflandırmadan biri değildir?<br />
Cevap: Ekonomik teoriler<br />
2) Tonnies’e göre hangisi topluma egemen olan davranışlardan biri değildir?<br />
Cevap: Töreler ve inançlar ağır basar<br />
3) Siyasal çatışmanın temelde bireysel yetenek farklılıklardan kaynaklandığını öne süren görüşler çoğunlukla hangisine dayanır?<br />
Cevap: Darwin<br />
4) Ortaçağ Avrupasında rastlanan zümrelerin temelinde ne vardır?<br />
Cevap: Hukuksal eşitsizlik<br />
5) Siyasal milliyetçilik hangisi için çaba harcamasını gerektirir?<br />
Cevap: Ulusal bağımsızlık<br />
6) Kadro partileri için hangisi söylenmez<br />
Cevap: Üye sayılarını sürekli arttırmaya çalışırlar<br />
7) Hangisi hem sınıf hem de kadro baskı grubudur?<br />
Cevap: İşveren sendikaları konfederasyonu<br />
8) Hangisi ‘’Çağdaş seçkinci’’ kuramın özelliklerinden biri değildir?<br />
Cevap: Toplumsal yaşamın her alanındaki en başarılı olanların seçkinleri oluşturması <br />
9) Her toplumda her örgütte ortaya çıkan küçük yönetici grubun giderek bir oligarşi oluşturma eğilimi taşıdığını söyleyen düşünür?<br />
Cevap: Mechels<br />
10) İnsanın kendisinin ya da başkasının yaşamını, özgürlüğünü korumak için başvurduğu şiddet türüne ne denir?<br />
Cevap: Tepkisel Şiddet<br />
11) Hangisi şiddete dayalı olmayan araçlardan biridir?<br />
Cevap: Para<br />
12) ‘’Sermayesi olanlar düşünceleri seçebilirler ama düşünceleri olanlar sermaye bulamazlar’’ sözü kime aittir?<br />
Cevap: G.Burdeau<br />
13) Hangisi toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak temel öğelerin başında din oldugunu savunmuştur?<br />
Cevap: Durkheim<br />
14) Evrensel bir din olma iddiası taşımayan, ulusal bir din olan ırklarını yeryüzüne egemen kılan bir Tanrı anlayışını kabul eden din hangisidir?<br />
Cevap: Yahudilik<br />
15) Şikago okulunun temsilcisi kimdir?<br />
Cevap: Friedman<br />
16) Avrupadaki toprak soylular ve kentsoylular arasındaki çatışmaya koşut olarak doğan ideoloji nedir?<br />
Cevap: Liberalizm<br />
17) Kemalizm’in amaçlarından biri?<br />
Cevap: Çağdaşlaşma<br />
18) Ekonomiye karşı siyasetin önceliğini savunan siyasetin ekonomiye yön verdiğini öne süren kuramların en önemlisi kime aittir?<br />
Cevap: Aron<br />
19) Marksizme göre siyasal değişmede öncülük işlevlerinde hangisi belirleyici etkendir?<br />
Cevap: Toplumsal sınıflar arasındaki çatışmalar<br />
20) Aron’a göre kapitalizm ile sosyalizm arasındaki fark neden kaynaklanmaktadır?<br />
Cevap: Büyüme modellerinin farklılığından <br />
21) Tv dahil en gelişmiş kitle iletişim araçlarına bile yüz yüze ilişkilerdeki kadar etkili olmadığını yaptığı araştırmalarla ortaya koyan kimdir?<br />
Cevap: Lazersfeld<br />
22) Propaganda kamuoyunun oluşumu sırasında özellikle hangi kesimler üzerinde etkilidir?<br />
Cevap: Kararsız kesimler<br />
23) Siyasal katılmanın işlevlerinin başında ne gelir?<br />
Cevap: Siyasal yöneticilerin ve toplumsal istemlerin belirlenmesi<br />
24) Sosyal devlet kavramının girdiği ilk Türk anayasası hangisidir?<br />
Cevap: 1982 Anayasası<br />
25) ‘’İnsan ve yurttaş bildirisi’’ hangi devrimin sonucunda ortaya çıkmıştır?<br />
Cevap: Fransız Devrimi<br />
26) ‘’Coğrafi ortamın yarattığı zorluklar çeşitli uygarlıkların doğmasında önemli rol oynar’’ deyimi kime aittir?<br />
Cevap: Toynbee<br />
27) Davranış ve kanı arasındaki farklardan biri hangisidir?<br />
Cevap: Kanı gözlenemez davranış gözlenebilir<br />
28) Hangisi temel katmanlaşma türlerinden biridir?<br />
Cevap: Kast<br />
29) Hangi yaş grubu ekonomik ve askeri açıdan önem taşır?<br />
Cevap: 15-25<br />
30) Batıda feodal düzenden çıkılırken milliyetçiliğe sahip çıkanlar kimlerdir?<br />
Cevap: Askerler<br />
31) Çağdaş anlamda siyasal partiler nerede doğmuştur?<br />
Cevap: Eski yunan<br />
32) Türkiye’de ilk siyasal nitelikli dernekler ne zaman kurulmuştur?<br />
Cevap: Tanzimat fermanından sonra<br />
33) ‘’Partileri’’ ve ‘’demokratik bütünleşme’’ partileri deyimi kime aittir?<br />
Cevap: S.Neumam<br />
34) Bazı siyaset bilimcilerin ‘’askeri’’ ve ‘’sivil’’ olarak ikiye ayırdıkları baskı grubu hangisidir?<br />
Cevap: Kamusal baskı gurubu<br />
35) Pareto ve Masco Marksizmin sınıf çatışmalarının yerine hangisini koymaktadır?<br />
Cevap: Seçkinler arası çatışmalar<br />
36) Toplumun uyum içinde olabilmesi için ‘’Orkestra Şefi’’ görevini yüklenecek siyasal seçkinlere gereksinme oldugunu söyleyen seçkinci düşünür kimdir?<br />
Cevap: Michels<br />
37) Kültürel öğelerin en çok rol oynadığı terör hangisidir?<br />
Cevap: Etnik terör<br />
38) Toplumsal – Ekonomik yapıdaki gelişmelere siyasal kurumların ayak uydurmadığı durumlarda ortaya çıkan bunalımlara ne ad verilir?<br />
Cevap: Yapısal bunalımlar<br />
39) E.Fromm şiddete ya da barışa yatkın ruhsal yapıları nasıl nitelemiştir?<br />
Cevap: Ölümseverlik – Yaşamseverlik<br />
40) Ülkemizde laikliğe yöneliş hangi anayasa ile belirlenmiştir?<br />
Cevap: 1876 Anayasası<br />
41) Luther hareketinin amacı hangisidir?<br />
Cevap: Din – Devlet işlerini ayırmak<br />
42) Milliyetçilik ideolojisini öncelikle hangi kesimler benimsemiştir?<br />
Cevap: Kentsoylular<br />
43) Kemalizm ideolojisinin çerçevesi oluşturulurken sosyalizmin hangi ilkelerinden esinlenilmiştir?<br />
Cevap: Devrimcilik, Halkçılık, Devletçilik<br />
44) Marksizm de toplumsal değişmenin ve devrimin ana gücü hangisidir?<br />
Cevap: İşçi sınıfı<br />
45) Karşı devrim ve devrim birbirine hangi açıdan yaklaşır?<br />
Cevap: Eylem açısından<br />
46) Toplumsal değişmeyi çatışan gruplar arasındaki güç dengesinin değişmesine bağlayan Dahrendorf’a göre değişme hangi kadrolardaki değişmeyle başlar?<br />
Cevap: Yönetici<br />
47) Kitle iletişim araçlarının yaymak istedikleri düşünce ve bilgileri alıp yorumlayan ve başkalarına aktaranlara ne ad verilir?<br />
Cevap: Kamuoyu önderleri<br />
48) Baskı rejimleri hangi tür propaganda yaparlar?<br />
Cevap: Otoriter Tataliter<br />
49) Demokratik kültürün temellerini oluşturmaya çalışan akım hangisidir?<br />
Cevap: Sofizm<br />
50) Kitle partilerinin Örgüt birimi hangisidir?<br />
Cevap: Ocak<br />
51) Kitle iletişim araçlarının tamamının özel olduğu ülke hangisidir?<br />
Cevap: ABD<br />
52) Toplumsal kurallara en az uyum sağlayan hangi kesimdir?<br />
Cevap: Alt sınıf<br />
53) Hangisi toplumsal yapıyı otoriter hale getirit?<br />
Cevap: Tarikatlar<br />
54) Sezarın hakkı sezara Tanrı’ya hakkı Tanrı’ya sözüyle hangi ayrım yapılmış?<br />
Cevap: Siyasal – Dinsel ayrım<br />
55) Siyasi milliyetçiliğin hedefi nedir?<br />
Cevap: Ulusal bağımsızlık<br />
56) Hristiyanlığın en karanlık çağı hangisi?<br />
Cevap: Ortaçağ<br />
57) Batıda feodalizmdençıkarken milliyetçiliği hangi sınıf savunmuştur?<br />
Cevap: Burjuvazi<br />
58) Türkiye sosyal devlet anlayışı hangi anayasa ile kabul edilmiştir?<br />
Cevap: 1961<br />
59) Mostesqueieu’nin siyaset bilimine katkısı?<br />
Cevap: Güçler ayrılığı <br />
60) Liberalim’e evrensel etkiyi yapan olay nedir?<br />
Cevap: Fransız devrimi<br />
61) Pareto’ya göre seçkinlerin davranışlarıyla ilgili ne denir?<br />
Cevap: Toplumun alttabakasında ortaya çıkan başarılıları arasına alma<br />
62) Sovyet devriminin oluşunda asıl etken?<br />
Cevap: Siyasal hayat<br />
63) Kitle iletişim araçlarını yaydığı bilgileri alıp yorumlayan kimdir?<br />
Cevap: Kamuoyu önderleri<br />
64) ABD’nin fedoratif bir yönetime sahip olmasının nedeni?<br />
Cevap: Ülke genişliği<br />
65) Zayıflık, kaygı, güçsüzlük gibi nedenlerle ortaya çıkan şiddet türü?<br />
Cevap: Ödünleyici şiddet<br />
66) Kitle baskı gruplarının en iyi örneği?<br />
Cevap: İşçi sendikaları67) Toplumsal sınıflar arasındaki çatışmaları tarihin itici gücü olarak gören görüş?<br />
Cevap: Marksizm<br />
68) UNESCO’ya göre siyaset bilimi sınıflandırmasında hangisi yoktur?<br />
Cevap: Siyasal sistem<br />
69) Mark Weber’in bürokratlar dikdatörlüğü olarak nitelendiren sistem?<br />
Cevap: Gominizm]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Siyaset Bilimi<br />
<br />
1) Hangisi Siyaset biliminin kapsamında yer alan sınıflandırmadan biri değildir?<br />
Cevap: Ekonomik teoriler<br />
2) Tonnies’e göre hangisi topluma egemen olan davranışlardan biri değildir?<br />
Cevap: Töreler ve inançlar ağır basar<br />
3) Siyasal çatışmanın temelde bireysel yetenek farklılıklardan kaynaklandığını öne süren görüşler çoğunlukla hangisine dayanır?<br />
Cevap: Darwin<br />
4) Ortaçağ Avrupasında rastlanan zümrelerin temelinde ne vardır?<br />
Cevap: Hukuksal eşitsizlik<br />
5) Siyasal milliyetçilik hangisi için çaba harcamasını gerektirir?<br />
Cevap: Ulusal bağımsızlık<br />
6) Kadro partileri için hangisi söylenmez<br />
Cevap: Üye sayılarını sürekli arttırmaya çalışırlar<br />
7) Hangisi hem sınıf hem de kadro baskı grubudur?<br />
Cevap: İşveren sendikaları konfederasyonu<br />
8) Hangisi ‘’Çağdaş seçkinci’’ kuramın özelliklerinden biri değildir?<br />
Cevap: Toplumsal yaşamın her alanındaki en başarılı olanların seçkinleri oluşturması <br />
9) Her toplumda her örgütte ortaya çıkan küçük yönetici grubun giderek bir oligarşi oluşturma eğilimi taşıdığını söyleyen düşünür?<br />
Cevap: Mechels<br />
10) İnsanın kendisinin ya da başkasının yaşamını, özgürlüğünü korumak için başvurduğu şiddet türüne ne denir?<br />
Cevap: Tepkisel Şiddet<br />
11) Hangisi şiddete dayalı olmayan araçlardan biridir?<br />
Cevap: Para<br />
12) ‘’Sermayesi olanlar düşünceleri seçebilirler ama düşünceleri olanlar sermaye bulamazlar’’ sözü kime aittir?<br />
Cevap: G.Burdeau<br />
13) Hangisi toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak temel öğelerin başında din oldugunu savunmuştur?<br />
Cevap: Durkheim<br />
14) Evrensel bir din olma iddiası taşımayan, ulusal bir din olan ırklarını yeryüzüne egemen kılan bir Tanrı anlayışını kabul eden din hangisidir?<br />
Cevap: Yahudilik<br />
15) Şikago okulunun temsilcisi kimdir?<br />
Cevap: Friedman<br />
16) Avrupadaki toprak soylular ve kentsoylular arasındaki çatışmaya koşut olarak doğan ideoloji nedir?<br />
Cevap: Liberalizm<br />
17) Kemalizm’in amaçlarından biri?<br />
Cevap: Çağdaşlaşma<br />
18) Ekonomiye karşı siyasetin önceliğini savunan siyasetin ekonomiye yön verdiğini öne süren kuramların en önemlisi kime aittir?<br />
Cevap: Aron<br />
19) Marksizme göre siyasal değişmede öncülük işlevlerinde hangisi belirleyici etkendir?<br />
Cevap: Toplumsal sınıflar arasındaki çatışmalar<br />
20) Aron’a göre kapitalizm ile sosyalizm arasındaki fark neden kaynaklanmaktadır?<br />
Cevap: Büyüme modellerinin farklılığından <br />
21) Tv dahil en gelişmiş kitle iletişim araçlarına bile yüz yüze ilişkilerdeki kadar etkili olmadığını yaptığı araştırmalarla ortaya koyan kimdir?<br />
Cevap: Lazersfeld<br />
22) Propaganda kamuoyunun oluşumu sırasında özellikle hangi kesimler üzerinde etkilidir?<br />
Cevap: Kararsız kesimler<br />
23) Siyasal katılmanın işlevlerinin başında ne gelir?<br />
Cevap: Siyasal yöneticilerin ve toplumsal istemlerin belirlenmesi<br />
24) Sosyal devlet kavramının girdiği ilk Türk anayasası hangisidir?<br />
Cevap: 1982 Anayasası<br />
25) ‘’İnsan ve yurttaş bildirisi’’ hangi devrimin sonucunda ortaya çıkmıştır?<br />
Cevap: Fransız Devrimi<br />
26) ‘’Coğrafi ortamın yarattığı zorluklar çeşitli uygarlıkların doğmasında önemli rol oynar’’ deyimi kime aittir?<br />
Cevap: Toynbee<br />
27) Davranış ve kanı arasındaki farklardan biri hangisidir?<br />
Cevap: Kanı gözlenemez davranış gözlenebilir<br />
28) Hangisi temel katmanlaşma türlerinden biridir?<br />
Cevap: Kast<br />
29) Hangi yaş grubu ekonomik ve askeri açıdan önem taşır?<br />
Cevap: 15-25<br />
30) Batıda feodal düzenden çıkılırken milliyetçiliğe sahip çıkanlar kimlerdir?<br />
Cevap: Askerler<br />
31) Çağdaş anlamda siyasal partiler nerede doğmuştur?<br />
Cevap: Eski yunan<br />
32) Türkiye’de ilk siyasal nitelikli dernekler ne zaman kurulmuştur?<br />
Cevap: Tanzimat fermanından sonra<br />
33) ‘’Partileri’’ ve ‘’demokratik bütünleşme’’ partileri deyimi kime aittir?<br />
Cevap: S.Neumam<br />
34) Bazı siyaset bilimcilerin ‘’askeri’’ ve ‘’sivil’’ olarak ikiye ayırdıkları baskı grubu hangisidir?<br />
Cevap: Kamusal baskı gurubu<br />
35) Pareto ve Masco Marksizmin sınıf çatışmalarının yerine hangisini koymaktadır?<br />
Cevap: Seçkinler arası çatışmalar<br />
36) Toplumun uyum içinde olabilmesi için ‘’Orkestra Şefi’’ görevini yüklenecek siyasal seçkinlere gereksinme oldugunu söyleyen seçkinci düşünür kimdir?<br />
Cevap: Michels<br />
37) Kültürel öğelerin en çok rol oynadığı terör hangisidir?<br />
Cevap: Etnik terör<br />
38) Toplumsal – Ekonomik yapıdaki gelişmelere siyasal kurumların ayak uydurmadığı durumlarda ortaya çıkan bunalımlara ne ad verilir?<br />
Cevap: Yapısal bunalımlar<br />
39) E.Fromm şiddete ya da barışa yatkın ruhsal yapıları nasıl nitelemiştir?<br />
Cevap: Ölümseverlik – Yaşamseverlik<br />
40) Ülkemizde laikliğe yöneliş hangi anayasa ile belirlenmiştir?<br />
Cevap: 1876 Anayasası<br />
41) Luther hareketinin amacı hangisidir?<br />
Cevap: Din – Devlet işlerini ayırmak<br />
42) Milliyetçilik ideolojisini öncelikle hangi kesimler benimsemiştir?<br />
Cevap: Kentsoylular<br />
43) Kemalizm ideolojisinin çerçevesi oluşturulurken sosyalizmin hangi ilkelerinden esinlenilmiştir?<br />
Cevap: Devrimcilik, Halkçılık, Devletçilik<br />
44) Marksizm de toplumsal değişmenin ve devrimin ana gücü hangisidir?<br />
Cevap: İşçi sınıfı<br />
45) Karşı devrim ve devrim birbirine hangi açıdan yaklaşır?<br />
Cevap: Eylem açısından<br />
46) Toplumsal değişmeyi çatışan gruplar arasındaki güç dengesinin değişmesine bağlayan Dahrendorf’a göre değişme hangi kadrolardaki değişmeyle başlar?<br />
Cevap: Yönetici<br />
47) Kitle iletişim araçlarının yaymak istedikleri düşünce ve bilgileri alıp yorumlayan ve başkalarına aktaranlara ne ad verilir?<br />
Cevap: Kamuoyu önderleri<br />
48) Baskı rejimleri hangi tür propaganda yaparlar?<br />
Cevap: Otoriter Tataliter<br />
49) Demokratik kültürün temellerini oluşturmaya çalışan akım hangisidir?<br />
Cevap: Sofizm<br />
50) Kitle partilerinin Örgüt birimi hangisidir?<br />
Cevap: Ocak<br />
51) Kitle iletişim araçlarının tamamının özel olduğu ülke hangisidir?<br />
Cevap: ABD<br />
52) Toplumsal kurallara en az uyum sağlayan hangi kesimdir?<br />
Cevap: Alt sınıf<br />
53) Hangisi toplumsal yapıyı otoriter hale getirit?<br />
Cevap: Tarikatlar<br />
54) Sezarın hakkı sezara Tanrı’ya hakkı Tanrı’ya sözüyle hangi ayrım yapılmış?<br />
Cevap: Siyasal – Dinsel ayrım<br />
55) Siyasi milliyetçiliğin hedefi nedir?<br />
Cevap: Ulusal bağımsızlık<br />
56) Hristiyanlığın en karanlık çağı hangisi?<br />
Cevap: Ortaçağ<br />
57) Batıda feodalizmdençıkarken milliyetçiliği hangi sınıf savunmuştur?<br />
Cevap: Burjuvazi<br />
58) Türkiye sosyal devlet anlayışı hangi anayasa ile kabul edilmiştir?<br />
Cevap: 1961<br />
59) Mostesqueieu’nin siyaset bilimine katkısı?<br />
Cevap: Güçler ayrılığı <br />
60) Liberalim’e evrensel etkiyi yapan olay nedir?<br />
Cevap: Fransız devrimi<br />
61) Pareto’ya göre seçkinlerin davranışlarıyla ilgili ne denir?<br />
Cevap: Toplumun alttabakasında ortaya çıkan başarılıları arasına alma<br />
62) Sovyet devriminin oluşunda asıl etken?<br />
Cevap: Siyasal hayat<br />
63) Kitle iletişim araçlarını yaydığı bilgileri alıp yorumlayan kimdir?<br />
Cevap: Kamuoyu önderleri<br />
64) ABD’nin fedoratif bir yönetime sahip olmasının nedeni?<br />
Cevap: Ülke genişliği<br />
65) Zayıflık, kaygı, güçsüzlük gibi nedenlerle ortaya çıkan şiddet türü?<br />
Cevap: Ödünleyici şiddet<br />
66) Kitle baskı gruplarının en iyi örneği?<br />
Cevap: İşçi sendikaları67) Toplumsal sınıflar arasındaki çatışmaları tarihin itici gücü olarak gören görüş?<br />
Cevap: Marksizm<br />
68) UNESCO’ya göre siyaset bilimi sınıflandırmasında hangisi yoktur?<br />
Cevap: Siyasal sistem<br />
69) Mark Weber’in bürokratlar dikdatörlüğü olarak nitelendiren sistem?<br />
Cevap: Gominizm]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Örgütsel Davranış Ara Sınav Ders Notları ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14792</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 10:11:41 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14792</guid>
			<description><![CDATA[ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ<br />
<br />
ÜNİTE 1 – ÖRGÜTSEL DAVRANIŞA GİRİŞ VE YÖNTEM<br />
Örgütsel davranış disiplini, bize bu ilişkilerin kurallarını ve prensiplerini tanıtarak, kendimizi birlikte çalıştığımız insan ve grupları anlamamıza yardımcı olmaktadır. Amacı, örgüt içindeki insan davranışlarını anlamak ve çalışanı daha etkin ve başarılı kılmaktır.<br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ DİSİPLİNİ VE İLGİ ALANI<br />
Örgütsel davranış, örgüt içindeki ve çevresindeki bireylerin duygu,düşünce,davranış ve ne yaptıklarının bilimsel ve sistematik olarak incelenmesidir. Bundan dolayı örgütsel davranış bireylerin ve grupların etkileşiminden ve hareketlerinden doğar.<br />
Örgütsel davranışın ortaya çıkışı ; 1940 lara dayanır.<br />
Platon ; iş ilişkilerindeki eşitlikten bahseder.<br />
Aristo ikna edici iletişimin önemine değinir.<br />
İtalyan filazof Niccola Machivelli örgütsel politika ve güç üzerinde çalışmıştır.<br />
1776 yılında İngiliz iktisatcı Adam Smith iş bölümüne dayanan yeni bir örgüt yapısı ileri sürmekteydi. <br />
Alman sosyolog Max Qeber, akılcı bürokrasi ve bürokratik örgütler üzerinde durararak karizmatik liderlik biçiminin önemini tarşıtmıştır. <br />
Frederick Winslow Taylor Bilimsel Yönetim modelinin kurucusu<br />
Elton Mayo hawthorne araştırmayarıyla ortaya çıkan informal örgüt yapısı çalışmaları var. <br />
<br />
ÖRGÜTLER VE ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ DİSİPLİNİ <br />
Örgüt ve organizasyon bir grup insanın birbirleriyle bağımlı bir biçimde bir amaca hizmet etmeleridir. Diğer bir deyişle birlikte bir takım amaçlara ulaşmaya çalışan varlıklar. <br />
Örgüt içindeki, insan davranışlarının incelenmesi olarak da tanımlanan örgütsel davranış , insan davranışlarını içinde yaşadığı çalışma ortamında incelemekte ve bir ölçed de bireyin örgütten ne şekilde etkilenerek davranış değişikliği gösterdiğini incelemektedir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN İNCELEDİĞİ KONULAR<br />
1- İNSANLARIN DAVRANIŞLARI<br />
2- YÖNETİM SÜRECİ<br />
3- YÖNETİM SÜRECİNİN İÇİNDE YER ALDIĞI ÖRGÜT VE ÖRGÜT KAPSAMI <br />
4- ÖRGÜT SÜRECİ İÇİNDE İŞLEYEN ÇALIŞMA DÜZENİ VEYA İŞİN YAPISI<br />
5- ÖRGÜT DIŞINDA YER ALAN ÇERVE İLE ÖRGÜTÜN ETKİLEŞİMLERİ<br />
<br />
İNSAN DAVRANIŞLARINI ÖRGÜTÜ OLUŞTURAN DEĞİŞKENLERİN ÇIKARTTIĞI FÖKTÖRÜ VEPARAMETLERERİ<br />
1- BİREY ; Merkezi bir elemandır.<br />
2- GRUP ; Her grup bir çalışma grubunun üyesidir. <br />
3- ÖRGÜT ; Birey ve grup resmi bir örgüt yapısı içinde varlıklarını sürdürürler. <br />
4- ÇEVRE ; Her örgüt onu saran dışsal bir çevrenin fonksiyonudur. <br />
<br />
Çevre koşulları eğer bireyi olumsuz etkilediyse ve bireyin davranışları örgütün yapısına ters düşerse yani örgüt kültürü ve çevre zıt bir durum oluşturursa bu zamanda uyumsuzluk sonucu örgütsel çatışmalar ve başarısızlıklar doğar.<br />
<br />
DAVRANIŞ BİLİMLERİ VE DİSİPLİNLERARASI BİR YAKLAŞIM <br />
Davranış sosyal bilimler içinde üç temel disiplin çerçevesinde ele alınmaktadır. <br />
1- PSİKOLOJİ <br />
2- SOSYOLOJİ<br />
3- ANTROPOLOJİ <br />
Bu üçünün dışında <br />
4- POLİTİK BİLİMLER<br />
5- EKONOMİ<br />
6- YÖNETİM VE SOSYAL PSİKOLOJİ <br />
<br />
1- PSİKOLOJİ ; Bireylerin temel tutumları , kişilik özellikleri, algı , güdü ve davranışları üzerinde durur. Temel odağı insanı bir bütün olarak ele almasıdır.<br />
2- SOSYOLOJİ : Sosyal davranışlar, sosyal gruplar arasındaki ilişkiler toplumsal düzen ve insan ilişkileri konusunda odaklaşır. Temel ilgi alanı, toplumsal yapıların analiz ve yapılar arasındaki pozisyonlardır. <br />
3- ANTROPOLOJİ ; Daha çok insan ve insan davranışlarının bütün olarak incelenmesi üzerinde durur ve temel ilgi alanı insanın yarattığı kültür konusudur. Örgütsel davranış açısından da ilgi alanı, kültür sistemleri, inançlar , gelenek ve görenek , grup ve toplum içindeki değer sistemleri, farklı kültürler arasındaki davranış biçimleri gibi konulardır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN YENİ KONULARI<br />
1- KÜRESELLEŞME<br />
2- DEĞİŞEN İŞGÜCÜ<br />
3- YENİ İSTİHDAM STRATEJİLERİ<br />
4- BİLGİ TEKNOLOJİLERİ <br />
5- İŞ TAKIMLARI <br />
6- İŞ AHLAKI <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN BEŞ TEMEL BAĞLACI <br />
1- DİSİPLİNLERARASI BAĞLAÇ ; Örgütsel davranış disiplinlerarası bir yapıya sahiptir. Sosyal Bilimler Sosyoloji, Antropoloji ve psikolojinin etkileri çok büyüktür.<br />
2- BİLİMSEL YÖNTEM BAĞLACI ; Örgütsel davranış bilimcileri örgüt konusundaki hipotezleri test etmek ve bunları doğrulamak amacıyla bilimsel yöntemi kullanırlar. <br />
3- DURUMSALLIK BAĞLACI ; “Bir şeye bağlı olma ve ona göre” bu cümle bazen araştırmacıları engelleyici olsa da örgütsel olayları anlamada ve geleceğe dönük tahminler yapmada önemli bir konudur ve buna durumsallık yaklaşımı demekteyiz,Durumsallık yaklaşımında ise hiçbir şeyin tek bir çözümü yoktur. Bu durumda bir sorunla karşılatığımızda bu durum en iyi biçimde analiz ve teşhis edip bu duruma uygun strateji ve çözümler geliştirmeliyiz. <br />
4- ÇOK YÖNLÜ ANALİZ BAĞLACI ; Üç düzeyde incelenir. – Bireysel – Takımsal - Örgütsel boyuttaki analizler .<br />
5- AÇIK SİSTEM BAĞLACI ; Yöneticiler , Örgüt sistemine çevrelerindeki diğer sistemlerle ilişki içinde, bunlardan etkilenen ve aynı zamanda bu çevreyi etkileyen bir yapı içerisinde örgüte bakmalıdır.Örgütü açık bir sistemli olarak nitelediğimiz zaman bu sistemin dışarıdan bir takım kaynaklara ihtiyacı olduğunu ( örneğin hammade, işgücü, bilgi ,finansal destek ve alet gibi ) ifade eder. <br />
<br />
YÖNETİMCİ KİMDİR VE NE İŞ YAPAR <br />
Yönetici ; insanları kullanarak işleri yaptıran ve yürüten kişidir. <br />
Örgütler bilinçli bir biçimde koordine olmuş sosyal bilimlerdir. Örgütleri iki veya daha fazla kişiden oluşur ve sürekli olarak belirli fonksiyonları ortak amaç ve amaçlar doğrultusunda sürdürürler. Hizmet ve üretim amaçlı şirketlerin hepsi birer örgüttürler. Örgütlerde çalışan bireylerin davranışlarını ve çalışmaların yürüten belirli amaçlara ulaşmayı hedefleyen yöneticilerdir. <br />
<br />
YÖNETİCİLERİN FONKSİYONLARI<br />
1- PLANLAMA<br />
2- ORGANİZASYON<br />
3- YÜRÜTME<br />
4- KOORDİNASYON<br />
5- KONTROL <br />
<br />
PLANLAMA ; Örgütlerin amaçlarını belirleme ve tanımlama, stratejiler oluşturma, çeşitli faaliyetleri koordine için planlar yapma fonksiyonu.<br />
ORGANİZASYON ; yöneticiler örgütün yapısından sorumlu olan kişilerdir.<br />
KOORDİNASYON ( LİDERLİK ETME ) ; Çalışanları işe yönlendirmek , koordine etmek yöneticinin en önemli fonksiyonudur.<br />
KONTROL ; Örgüt içinde faaliyetleri gözleyerek, daha önce planladığı biçimde gitmelerini izleme, aksayan veya başarılı gitmeyen işleri rayına koymak yöneticinin diğer fonksiyon alanıdır. <br />
<br />
YÖNETİCİNİN ROLLER NELERDİR. <br />
1- BİREYLERARASI ROLÜ ; Örgüte başkanlık etme <br />
2- BİLGİ ROLÜ ; Diğer şirketlerden bilg toplama yeni dergileri ve yazılanları okuma, diğer şirketlerin yaptıklarını öğrenme gibi görevleri vardır. Buna “ monitorings roles” denir. <br />
3- KARAR VERME ROLÜ ; Yatırımcılık, kaynak ayırma, görüşmeci ve sorun çözücü fonksiyonları yerine getirilir. <br />
<br />
YÖNETİCİNİN SAHİP OLMASI GEREKEN BİLGİ VE BECERİLER <br />
Bunları Robert Kartz üçe ayırır<br />
1- TEKNİK BİLGİ ; İhtisaslaşmış bilgidir. Eğitim kanalıyla kazanılır<br />
2- İNSANLA İLGİLİ BİLGİ; İnsanı güdülemek, anlamak, onlarla çalışmak, grup yaşantısını bilmek ile ilgili bilgi <br />
3- KAVRAMA İLE İLGİLİ BİLGİ VE BECERİSİ ; Yöneticilerin zeka yapısı açısından karmaşık oyalarlın tasnifi,teşhisi ve çözümleyici bir beceriye gereksinimini ifade eder. <br />
<br />
<br />
<br />
KÜRESELLEŞME VE KÜRESEL YÖNETİCİNİN DEĞİŞEN ROLLERİ <br />
Çağımızda yönetimi güncel ve karmaşık hale getiren en önemli olgu küreselleşmedir. <br />
Küreselleşme; en basit bir biçimde dünyadaki örgüt ve insanların birbirleriyle bağlanmasıdır. <br />
Kültüre uyum küresel ekonomide başarı için en önemli etken olmaktadır. <br />
<br />
YÖNETİCİLER BEŞ TEMEL NEDENLE KÜLTÜR İÇİNDE Kİ BU FARKLILIKLARI ÖĞRENME VE ONLARLA MÜCADELE EDİP YÖNETMEK DURUMUNDADIR.<br />
1- YARATICILIĞI ARTTIRMAK<br />
2- ESNEKLİK; Farklı bakış açılarına sahip örgütler daha esnek bir örgüt yapısına sahip olup, çevrenin değişik taleplerine daha uygun cevaplar verebilmektedir. <br />
3- YENİ ÜYELER ALMAK<br />
4- PAZARLAMA<br />
5- MALİYETİ AZALTMA; farklı kültürden gelen insanlarla olumlu bakış açıları ile çalışanların işten ayrılma işe gelmeme ve iş değiştirme oranları azaldığından maliyetler azalır.Başarılı bir küresel yönetici kozmopolit olmalı , ben merkeziyetçi ( etnocentrik ) olmamalı , Başka kültürden gelen insanlara açık ve esnek olmalı, onları kategorileştirmeyip ,dışlamamalıdır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ BİLİMİNDE YÖNTEM <br />
Gözlem yapar, hipotezler kurar, ve hipotezleri deney yoluyla saptamaya çalışır.<br />
1 -OLGULARI GÖZLER 2- OLGULARI SINIFLANDIRIR<br />
3- OLGULAR ARASINDAKİ İLİŞKİLERE AİT HİPOTEZLER ÖNE SUNAR.<br />
4- VERİ TOPLAMAK İÇİN DENEY YAPAR VE BUNUN SONUCUNDA OLGULARI İSPATLAMAYA ÇALIŞIR.<br />
5- OLGULAR ARASINDAKİ NEDEN- SONUÇ İLİŞKİLERİNE DAYANARAK GENELLEMELER YAPAR.<br />
<br />
ÖRGÜTLE İLGİLİ SORUNU OLAN YÖNETİCİLERİN BAŞVURDUKLARI BİLİM ADAMININ TAKİP EDECEĞİ YOL<br />
1- SORUN HAKKINDA ÖN ARAŞTIRMA<br />
2- SORUNUN YENİDEN FORMÜLASYONU<br />
3- HİPOTEZ GELİŞTİRME<br />
4- VERİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ <br />
Veri toplama teknikleri <br />
- sorun sahibiyle yapılan görüşmeler<br />
- anket <br />
- Katılımlı ve katılımsız gözlem<br />
- Örgüt ve sorunla ilgili içerik analizleri veya kayıtların incelenmesi <br />
5- VERİLERİN ANALİZİ VE AÇIKLAMASI<br />
6- VERİLERİN SUNULMASI VE ÇÖZÜME İLİŞKİ UYARILAR.<br />
<br />
VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ<br />
1- VAKA ETÜDÜ ; Bir gerçek yaşam öyküsünü ele alınıp detaylı bir biçimde incelenmesini ifade eder. <br />
2- SAHA ARAŞTIRMASI, Anket ve mülakat <br />
3- LABORATUVAR DENEYİ, Burada yapay bir ortam araştırmacı tarafından oluşturulur.<br />
4- SAHA DENEYİ, Labaratuar deneyine çok benzer, sadece burada deney gerçek çalışma ortamlarında yapılır. <br />
<br />
ÜNİTE 2 – ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YENİ YAKLAŞIMLAR<br />
1- BİLİMSEL YÖNETİM YAKLAŞIMI <br />
2- KLASİK ÖRGÜT KURAMI ( GELENEKSEL ÖRĞÜT KURAMI ) <br />
3- İNSAN İLİŞKİLERİ YAKLAŞIMI<br />
4- SİSTEM YAKLAŞIMI <br />
5- DURAMSALLIK MODELİ <br />
6- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN İNCELENMESİNDE ETKİLİŞİMCİLİK MODELİ<br />
7- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ YAKLAŞIMLAR ( 1970 – 2000 ) <br />
- İNSAN KAPİTALİ YAKLAŞIMI VEYA İNSANİ SERMAYE<br />
- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ GELİŞMELER<br />
a. ÖRGÜTÜN UYGUN BÜYÜMESİ VEYA KÜÇÜLMESİ <br />
b. ÇALIŞANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ <br />
c. PERFORMANSA GÖRE ÜCRET <br />
d. KALİTEYE BAĞLANMA<br />
e. FARKLILAŞMIŞ İŞ GÜCÜ<br />
f. ÖĞRENEN ÖRGÜTLER<br />
g. BİLGİ YÖNETİMİ <br />
- BİLGİ YÖNETİMİ <br />
<br />
<br />
BİLİMSEL YÖNETİM YAKLAŞIMI <br />
Bu yaklaşıma önemli katlılarda bulunmuş kişiler ; Frank ve lilian gilbert, Henry gantt, herrington Emerson <br />
F.W.Taylor ; Fabrikadaki her işi analiz ederek bu işlerin nasıl etkin bir biçimde yapılacağını inceleyerek uygun çalışma yöntemi önermiştir. Ayrıca, parça başı ücret sistemini geliştirerek üretim artışları sağladı. “ bilimsel yönetim ilkeleri “ kitabını yazdı. <br />
Taylor insanları sadece para ile motive edileceğinden inandığı için parça başı ödeme sistemini geliştirdi.<br />
İnsanları ropotlaştırdığı düşüncesiyle büyük eleştiriler aldı. Özelikle iş ve zaman etüdleri çalışanlar tarafından büyük tepki almıştır. <br />
<br />
KLASİK ÖRGÜT KURAMI <br />
Bilimsel yönetim kuramı doğrudan doğruya çalışanla iş arasındaki etkileşimle ilgilenmiştir. Bilimsel yönetimin popüler olduğu dönemde klasik örgüt kuramı ortaya çıkmıştır.<br />
Klasik örgüte katkıda buluanlar Henry fayol, lyndall urwich, max weber, Robert metron, Peter m.blau, m.crozier. <br />
Klasik yaklaşımın temel yargılarından biri “ rasyonellik “ tir. Belirli araçlarla en çok ( maksimum ) sonucu veya faydayı elde etmek diğer bir deyişle, belirli sonucu veya faydayı en az (minumum ) araç kullanarak sağlamak şeklinde tanımlanan rasyonellik ilkesi hemen hemen bütün klasik kuramcılar tarafından benimsenmiştir.<br />
<br />
MAX WEBER VE BÜROKRASİ <br />
Bürokrasi kavramı max weber in bulduğu bir ideal tiptir. Bürokrasi; akılcı, hiçbir kişisel ve duygusal bağlılığa yer vermeyen sosyal kurumların en mükemmel şekli olarak düşünülmüştür.Bürokrasi bir insan sistemi olmaktan çok bir kanun ve kurallar sistemidir. Bu kurallara iş görenlerin tam uymaları sağlanmalıdır. Buda bir çeşit otokrasi sistemidir. <br />
Bürokrasinin temel karakteristlikleri<br />
1- Örgütün büyük bir hacme sahip oluşu, istihdam edilen insan sayısının büyüklüğü<br />
2- İstihdam edilen işgörenlerin vasıfsız ya da yarı vasıflı oluşları<br />
3- Basit bir kütle üretim teknolojisi<br />
4- Basit bir ürün yada çıktı <br />
<br />
Weber bürokrasinin beş önemli niteliği<br />
1- ileri bir iş bölümü<br />
2- Merkezi bir otoritenin varlığı<br />
3- Rasyonel bir personel yönetimi<br />
4- Bürokratik kaide ve kurlar<br />
5- Kayıt ve ayrıntılı bir dosyalama sistemi <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN ORTAYA ÇIKIŞI <br />
19, yy. başlarında Robert Owen adlı bir İngiliz endüstriyel işçilerin çalışma koşullarını düzeltmek amacıyla bazı çalışmalar yapmıştır. Çocukların en düşük hangi yaşlarda çalıştırılabileceğini savunmuş ve işçilere yiyecek vererek, haftalık çalışma süresini azaltmıştır. <br />
20,yy. başlarında alman psikolog Hugo munstenberg ilk defa pisikolojinin güdülenme ve insanların istihdamlarında katkıları olabileceği görüşünü öne sürmüştür. <br />
1900 lerde Mary Parker Follet yöneticilerin çalışanlarla olan ilişkilerinde daha demokratik olmaları gerektiğine inanmıştır.<br />
<br />
İNSAN İLİŞKİLERİ YAKLAŞIMI<br />
Hawthorne çalışmaları yöneticiler ve araştırmacılar açısından yeni bir temel oluşturdu ve “ insan ilişkileri yaklaşımı “ denen bir görüşün ortaya atılmasına neden oldu. <br />
Çalışanları güdüleme ekonomik ihtiyaçlardan ziyade sosyal gereksinimleri tatmin için önemliydi ve tatmin olmuş işçi, tatminsiz işçiden daha verimliydi. <br />
Katkıda bulununan iki kuramcı ; Douglas, Mc.Gregor ve Abraham Maslow dur. <br />
Maslow insan ihtiyaçları hiyararşisi ile ön plana ç ıkıyordu.temel güdüleme kuramında ihtiyaçlar bir hiyerarşik bir düzeyde en alttan en üstte doğru sıralanmaktaydı. Bu ihtiyaç lar fizyolojik, güvenlik, sevgi, saygı ve kendini gerçekleştirme dir. <br />
Hawthorne çalışmaları ve insan ilişkileri yaklaşımı örgütsel davranış disiplininin oluşmasında temel olan iki kuramdır.<br />
<br />
SİSTEM YAKLAŞIMI <br />
Sistem birbirleriyle ilgili parçaların bir bütün olarak fonksiyon görmesini ifade eder. Diğer bir deyimle bütünü oluşturan parçaların birlikte fonksiyon görmesindir. <br />
Örgüt sistemi çevreden dört girdi alır, <br />
<br />
1- [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]ryel<br />
2- İnsan <br />
3- Finans <br />
4- Bilgi <br />
<br />
Örgüt bu dört parçayı birleştirerek çevreye ürün,hizmet,kar yada zarar, çalışanların davranışları ve ilave bilgiler olarak geri sunar. <br />
<br />
DURAMSALLIK MODELİ <br />
Durumsallık yaklaşımının temelinde yatan fikir, örgütteki yönetsel davranışları belirleyecek bir takım kuralların olmadığı yolundadır. Evrensel bir takım kurallar ve prensipler geliştirmeyi reddeder. Durmalık yaklaşıma göre örgütleri en iyi biçimde şekillendirmenin, çalışanları yönetmenin güdülemenin ve liderliğinin en iyi bir tek yol ve biçimi yoktur. <br />
Örgütler hiçbir zaman karşılaştıkları soruna çözümler getirmemeli o duruma uyum sağlamalıdır.<br />
Durumsallık yaklaşımı böylece her durumu en iyi biçimde anlama ve bu duruma uygun davranışlar geliştirmeyi amaçlar. Bu kuramın öncüleri ; Joan woodward, James D.Thomson, E.Trist, Lawrance, lorsch, Burns ve Stalker dir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN İNCELENMESİNDE ETKİLİŞİMCİLİK MODELİ <br />
Buna göre bireyin davranışları bireyin karakteristik ile durum arasındaki sürekli ve değişik etkileşimler sonucu ortaya çıkar. Yani birey ve durum çeşitli biçimlerde etkileşerek bireyin davranışlarını etkilemektedirler. Bu görüşe göre örgütsel davranışı açıklamada neden – sonu ilişkisi tek başına yeterli değildir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ YAKLAŞIMLAR ( 1970 – 2000 ) <br />
- İNSAN KAPİTALİ YAKLAŞIMI VEYA İNSANİ SERMAYE ; Bu yaklaşım,insanı bir üretim faktöründen ziyade bir üretim kaynağı olarak görmekte veya insanı sadece duyguları vedüşünceleriyle hareket eden bir üretim girdisi olmaktan çıkarmaktadır. <br />
- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ GELİŞMELER ; büyük şirketler tarafından üretilen mal ve hizmetlerin kalitesinde düşmeler – hızlı teknolojik gelişmeler ve dğişimenin temposuna uygum sürecinde ortaya çıkan sorunlar- iş gücü yapısındaki değişmeler . özellikle kadın işgücü , alt grupların ve kültürlerin, yabancı uyruklu işcilerin ve yaşlı kişilerin iş günde bulunması ve bunların farklı gereksinimlerinden,güdülenmelerinden ve arzularından kaynaklanan sorunlar – dünya ekonomisinin globalleşme süreciyle odrtaya çıkan aşırı rekabet sonucu oluşan sorunlar <br />
Bu sorunlar karşısında yöneticilerin uygulamada başarılı oldukları birkaç yaklaşım bunlardır ; <br />
<br />
<br />
a. ÖRGÜTÜN UYGUN BÜYÜMESİ VEYA KÜÇÜLMESİ ; Yönetim kademeleri arasındaki azalma ve gereksiz yönetici kademelerinin ortadan kaldırılması<br />
b. ÇALIŞANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ , çalışanların karar almalarını kolaylaştırma , risk girmelerini ve bundan korkmamalarını destekleme ve gözetim olmadan çalışmayı ifade eder. <br />
c. PERFORMANSA GÖRE ÜCRET ; parçabaşı ücret <br />
d. KALİTEYE BAĞLANMA; Deming kaliteyi bir malı üretirken yapmanın üretildikten sonra yapmaktan daha önemi oldugunu vurgulamıştır. <br />
e. FARKLILAŞMIŞ İŞ GÜCÜ ; James houghton zamanla örgütlerin kadınları, azınlıkların ve dışarıda doğmuş veya yabancı kökenli işçilerin yoğun oldugu bir yapıya dönüşeceğini vurgulamış. Farklılaşmış işgücü yapısını başarılı bir bsiçimde işletmeye çeken örgütlerin, daha başarılı olacağını vurgulamıştır. <br />
f. ÖĞRENEN ÖRGÜTLER ; bir işletmenin sürekli olarak yaşadığı olaylardan sonuç çıkarması, bunu değişen çevre koşullarına uymakta kullanması, personelini geliştirici bir sistem araştırması ve böylece değişen , gelişen, kendini yenileyen dinamik bir organizasyon olmasını ifade eder. Çalışanların sürekli olarak kendini geliştirmek zorunda olması, öğrenen organizasyon un temelini oluşturur.<br />
- BİLGİ YÖNETİMİ ; bilgi örgüt yapısı içinde entelektüel kapital olarak anılmaktadır. Entelektüel kapital örgüt içerisindeki üç tür sermayeden oluşmaktadır. <br />
1- İ NSAN KAPİTALİ VEYA SERMAYESİ; çalışanların sahip oldukları ve ürettikleri beceri, tecrübe ve yaratıl cılktır.<br />
2- YAPISAL KAPİTALİ VEYA SERMAYESİ ; Bilginin bulunduğu , saklandığı örgütü sistemi veya yapısıdır. <br />
3- MÜŞTERİ KAPİTALİ VEYA SERMAYESİ ; tatmin olmuş müşterilerden, şirkete malzeme sağlaşan kimselerden ve diğer dışsal kaynaklardan elde edilen bir değeri ifade eder. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 3 – ÖRGÜT İÇİNDE BİREY VE KİŞİLİK <br />
<br />
KİŞİLİK : <br />
ireyin belirgin değişmeyen ve tutarlı olan özelliklerinin tümünü ifade eder. Bu kavramı oluşturan üç temel nokta vardır.<br />
1- benzersiz ve kendine özgü oluşu <br />
2- Tutarlılık ; farlı ortam ve durumlarda bile bireyin benzer bir biçimde hareket etmesidir.<br />
3- Değişmezlik ve durağanlık ; bireyin tutum ve davranışları düzenlilik gösterir. Kişilik bize göre sıklıkla değişen bir kavram değildir, ancak sabitte teğildir. <br />
<br />
KİŞİLİĞİN DOĞASI VE İŞ HAYATINDAKİ ÖNEMİ <br />
Bireyin davranışları onun içinde yaşadığı ortam ile çevresindeki bireyler arasındaki sürekli etkileşim sonucu oluşur. Bireyin kişiliği iş çevresinden etkilendiği gibi aynı şekilde bireyde kişiliği ile bu çevreyi etkiler. <br />
<br />
KİŞİLİĞİN OLUŞUMU VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER <br />
Kişilik kalıtım ve çevre arasında olan bir etkileşim sonucu oluşmuştur. Klurckhohn ve Murray klasik açıklamalarda her bireyin genelde ; <br />
- diğer insanlara benzediğini ve benzer davrandığını ( biyolojik faktörler ) <br />
- Bazı insanlara benzediğini ve onlar gibi davrandığını ( kültürel faktörler )<br />
- Hiç kimseye benzemeyen özgün bir davranış biçimleri olduğunu ( sosyal faktörler – bireysellik ) öne sürerler. <br />
<br />
DÖNEM KAVRAMI <br />
Kişiliğin oluşmu konusunda ikinci bir yaklaşım .<br />
Bu konuda üç kuramcı ; Sigmund Freud, eric erikson ve jean pieget<br />
<br />
<br />
<br />
Sigmund Freud <br />
Freuda göre davranışları tayin eden şey bilnçaltı güdülerdir. Bu kurama göre davranışlar cinsellik ve saldırganlık olarak ortaya çıkan iç güdüsel dürtülerle sosyal engeller arasındaki çatışmadan kaynaklanır. Freud insan kişiliğini beş dönemden geçerek geliştiğini öne sürer. <br />
- Oral dönem ( 0-1 )<br />
- Anal dönem (1-3 ) <br />
- Fallik dönem ( 3-6 )<br />
- Latens dönem ( 6-11)<br />
- Genital dönem ( 11 yaş sonrası ) <br />
Böylece kişilik bağımlı zorlaşıcı , odipal ve olgunluk dönemlerinden geçerek oluşur. <br />
<br />
Eric Erikson <br />
kilişilğin oluşmasında sosyal çevreninde etkilerinin olduğuna değinir. <br />
Sekiz geliş dönemini sıralar <br />
- Oral duygusal dönem ( temel güven x güvensizliği ) <br />
- Kas anal dönem ( özerklik x utanma , kuşku ) <br />
- Lokomotor – jenital dönem ( girişkenlik x suçluluk ) <br />
- Latens dönem ( ç alışma, başarı x aşağılık duygusu ) <br />
- Ergenlik dönemi ( özdeşim kurma x rollerin karışması )<br />
- Yetişkinlik dönem ( yakınlık x yalnızlık ) <br />
- Olgunluk dönem ( neslin devamı x durgunluk ) <br />
- Yaşlılık dönem ( ego bütünlüğü x ümitsizlik ) <br />
<br />
Jean piaget <br />
Kişiliğin oluşmasında bilişsel yapılanında son derece önemli olduğunu öne sürmektedir. <br />
- duyusal Motor dönemi<br />
- işlem öncesi dönem<br />
- somut işlemsel dönem<br />
- formel işlemsel dönem <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
TREYT VE TİP KURAMLARI <br />
İlk çalışmalarda bireyin temel özelliklerini belirten ve devamlılık gösteren bazı karakteristlik üzerinde durulmuştur. Bunlar arasında en poplerleri, utangaçlık, saldırganlık, uysallık , tembellik, isteklilik , güvenirlilik ve sakinlik olarak belirlenmiştir. Bu karakteristlikler bir çok durumda aynı şekilde devamlılık gösterdiği taktirde bunlara treyt adı verilmektedir. Bu kuram üzerinde duran en önemli isim Allport ve Odbert tir .bu kuram her şeyi açıklamada kullanılamaz çünkü treyt yaklaşımı bireyin içinde bulunduğu çeşitli durumları görmezden gelir. <br />
<br />
KİŞİLİĞİN BEŞ BÜYÜK BOYUTU <br />
1- BİLİNÇLİ TEDBİRLİ TİP ; Dikkatli uyumlu, özdisiplini yüksek, sorumlu, bağımlı <br />
2- DUYGUSAL TUTARLILIK; sakin , güvenli , rahat <br />
3- DENEYİME AÇIK OLMA VYEA DENEYCİ TİP; hassas , esnek ,yaratıcı, meraklı , açık görüşlü<br />
4- UYUMLULUK ; iyi huylu, güvenilir, yardımsever, empatik<br />
5- DIŞA DÖNÜKLÜK ; dışa kolay açılabilen, konuşkan , sosyal , kararlı <br />
<br />
<br />
JUNG İN TİP SINIFLAMASI VE MYERS-BRİGGS TİP GÖSTERGESİ ( MBT I)<br />
İSVEÇLİ PSİKİYATRİST CARL JUNG öne sürdüğü kişilik kuramı ile insanların hem temelde birbirlerinden farklı, hem de benzer olduğunu ileri sürmüştür. Jung algılama süreçlerinde bilgiyi nasıl topladığımızı karar süreçlerinde ise nasıl karar verdiğimizi inceleyerek bu iki sürecin insanların en temel zihinsel fonksiyonları olduğunu söylemektedir. <br />
Jung tip kuramı hiçbir tercihin diğer bir tercihten daha iyi olmadığını öne sürmektedir. Her tercih ayrı anlam taşımaktadır.<br />
<br />
<br />
MYERS – BRİGGS TİP GÖSTERGESİ ( MBTI ) ; Katharina Briggs ve kızı İsabel Brigigs myers in Jung ın insanlar arasında bireysel farklılıklarını araştıran kuramını pratiğe dönüştürdüler ve kendi adlarıyla anılan bir ölçek geliştirdiler. <br />
“ MBTI” Testi örgütler için son derece faydalı ve çok yaygın olarak kullanılan kişilik teksidir. Birçok örgüt Bu ölçeği belirli pozisyonlara yöneticilerin terfi ettirerek getirmede bir karar mekanizması olarak kullanır. <br />
Bu modelde dört temel tercih bulunmaktadır. <br />
1- Dışa dönüklük / içe dönüklük <br />
Dışarıya açık sessiz<br />
Kendini açıkça ifade eden içine kapanık<br />
Etkileşimci aşırı konsantre<br />
Düşünmekten çok konuşan düşünmeyi konuşmaya tercih eden<br />
2- Duyusal / Sezgisel<br />
Pratik , belirgin Genelleştirici, Soyut <br />
Ayakları yere basan Kafası bulutların içinde <br />
Detaycı, katı Seçenekler sunan, kurumsal <br />
3- Düşünsel / Duygusal<br />
Analitik, açık Öznel , birleştirici <br />
Kafasını kullanan Kalbini dinleyen <br />
Adil , Kurallara dayalı bağışlayıcı, şartlara bağımlı <br />
4- Yargısal / Algısal <br />
Yapısalcı, zamana bağlı,karar verici esnek , açık uçlu , keşfedici <br />
Listeleyen ve kullanan, organize olan listeleyen ancak unutan, kendiliğinden olan <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞI ETKİLEYEN TEMEL KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ<br />
1- KENDİLLİK KONTROLÜ ; Bireyin her hangi bir davarınışının ortaya çıkmasında ve sonuçlarında kendisinin bir katkısının olduğuna inanması ( içsel kendilik kontrolü ) , her işi kendi dışındaki şans ve kadere bağlayanlar ( dışsal kendilik kontrolü) içsel kendilik kontrolü yüksek olanlar zor işlerde daha başarılıdır. <br />
2- BAŞARI YÖNELİMİ ; Başarı ihtiyacı yüksek kişiler devamlı olarak daha iyi yapma durumunda olan insanlardır. <br />
3- OTORİTER KİŞİLİK ; Örgüt içinde çalışan insanlar arasında bir statü ve güç farklılığının olmasına inanan kişilerdir. <br />
Otoriter kişiler, insanları yargılayan, kendinden üstte olan kişilere farklı görünmeye çalışan ancak alttakileri ezen güvenilir olmayan değişmeye direnç gösteren kişidir. Diğer bir özelliği dogmatizmdir. Dogmatikler bir konuya körü körüne bağlı ve inançlarında katı olan kişilerdir.<br />
4- MAKYAVELLENİZM; otoriter kişilikle ilgili diğer karakteristlik makyavellenizm olarak geçmektedir. Gücün nasıl kazanılıp kullanılacağı hakkında kitap yazan Nicolla Makyavelli nin arkasından kullanılmıştır. Makyevelenist özellikği yüksek olan kişi pragmatist, diğer insanlarla arasanı mesafe koyan ve sonuçlara göre hareket eden kazana, daha az ikna edilebilen ancak başkalarını ikna edebilen kişidir. <br />
5- KENDİNE GÜVENME ; daha az şüphecidirler, güveni yüksek kişiler işyerinde daha tatmin olan insanlardır. <br />
6- KENDİNİ YANŞITMA ; Bireyin davranışlarını gözlemlediği kişinin özelliklerini hemen benimseyerek ona benzer davarnışları taklit etmeye çalışmasıdır. Bu insanların yöneticilik düzeyinde başarılı oldukları gözlenmiştir. <br />
7- RİSKE GİRME EĞİLİMİ ; riske girme eğilimi yüksek olan yöneticiler çabuk karar verirler ve kararlarını verirken daha az bilgiye ihtiyaç duyarlar. <br />
<br />
İŞ VE KİŞİLİK UYUMU<br />
İş bireyin kişilik yapısı ile uyulmuşsa biriyin başarısı artacak uyumsuzsa azalacaktır. Bu durum John Holland ın kuramıyla kişilik tipleri , özellikleri ve buna uygun mesleleri söyledir.<br />
1- GERÇEKÇİ TİP ; Saldırgan özellikler gösterir. En önemli özellikleri , utangaç, tutarlı , uyumlu ve pratik olmaları . uygun meslek çiftçilik ve ormancılık. <br />
2- ARAŞTIRICI TİP ; Özellikleri analitik, orijinal, meraklı , bağımsız olması . uygun meslek. Biyoloji, matematik, muhabirlik. <br />
3- SOSYAL TİP ; özellikleri sosyal, arkadaş canlısı , anlayışlı , yardım etmeye , birlikte çalışmaya yatkın olmaları. Uygun meslek, dış ilişkiler, sosyal hizmel ve klinik psikoloji dir. <br />
4- GELENEKSEL ( KONVENSİYONEL ) TİP ; özellikleri uyumlu, hayalci olmayan, esnek olmayan kişilerdir. Uygun meslek , finans , muhasebe, yönetimdir.<br />
5- GİRİŞKEN TİP ; özellikleri kendine güvenli, istekli, enerjik yönlendirici olması . uygun meslerk, hukuk, halkla ilişkiler, küçük ticari şirket yöneticiliği .<br />
6- ARTİSTİK TİP ; özelliği hayalci, düzensiz, idealist , duygusal, pratik olmayan kişiler. Uygun meslek , sanat , müzik ve yazarlıktır.<br />
<br />
ÜNİTE 4- DUYGULAR, DEĞERLER, TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ<br />
<br />
ÇALIŞMA YERİNDE DUYGULAR <br />
Bilim adamları duyguları 6 kategoride göstermektedirler.<br />
1- KIZGINLIK; Nefret, haset, dargınlık,sinirli, şiddet, işkence ( cefa ) <br />
2- KORKU ; kaygı alarmı <br />
3- MEMNUNİYET ; neşelilik, memnuniyet,iyimser ,gurur, rahatlama, jest<br />
4- SEVGİ; sevgi, arzu, şehvet <br />
5- KEDER ; hüsran , kayıtsızlık, utanç, cefa, şefkat <br />
6- SÜPRİZ <br />
<br />
DUYGU; objelere, kişilere veya olaylara yönelik olan bir hazır oluş durumunu ifade eder.<br />
Duygularımız düşünce davranış ve fiziksel tepkilerle ortaya çıkmış tecrübelerimizden oluşur.<br />
<br />
DUYGULAR VE KİŞİLİK <br />
Kişilik, bireyin özel ve ayırt edici davranışlarını içermektedir. Sosyal davranış kuramına göre, kişilik çeşitli durumlara gösterilen öğrenilmiş davranışlar olarak tanımlamaya çalışılmaktadır.<br />
Kişilik özellikleri ve ayırt ediciliği treyt olarak adlandırılır. <br />
a- Olumlu Etililik; olumlu düşünme ve olayları olumlu yönlendirme, olaylara iyi tarafından bakmaktır.<br />
b- Olumsuz etkililik; olumsuz düşünme ve olayları olumsuz yönlendirme, olaylara kötü tarafından bakmaktır.<br />
<br />
DEĞERLER <br />
Değerler bir çeşit inanç olup, insanların iyiyi, doğruyu ve güzeli tanımlamak için koymuş olduğu ölçütler veya standartlardır.<br />
Değer sistemi; Bireylerin değerlerinin önceliklerini temsiz eden kavrama denir. Bireylerin öncelikle önem verdiği hürriyet, zevk, kendine güven, dürüstlük, itaat, eşitlik gibi kıstasları önem sırasına göre sıralarsak değer sistemi oluşur. <br />
<br />
DEĞERLERİN ÖNEMİ NEDİR ?<br />
Değerler örgüt içindeki davranış ve tutumları etkilemektedir. <br />
<br />
DEĞERLERİMİZİN KAYNAKLARI NELERDİR ? <br />
Değerlerimizin önemli bir kısmı kalıtsaldır. Gerisi ise milli kültür, ebeveynlerin baskısı, öğretmenler ve arkadaşlar gibi çevresel faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Araştırmalar sonucunda değerlerin % 40 kalıtsal olduğu görülmüştür. <br />
<br />
DEĞER ÇEŞİTLERİ<br />
Milton Rokeach değerleri iki kategoriye ayırır. <br />
1- AMAÇSAL VE SONUL DEĞERLER ; Sonul değer, bir kişinin yaşam boyu ulaşmak isteği amaçlardır. <br />
2- ARAÇSAL DEĞERLER ; bireyin sonul değerlerine ulaşmak için sergilediği veya tercih ettiği davranış kalıplarıdır. <br />
<br />
İkinci bir yaklaşıma göre değerler, insanların çalışma yaşamına başlamaları 18-23 yaşları arasındadır. Bu çalışmada işgücü dört kategoriye ayrılmıştır.<br />
1- BİRİNCİ GRUP ; - 1950 -1960 - gaziler olarak adlandırılır. - çalışkan, tüutucu , uyumlu , örgüte bağlı –bunlar rahat bir yaşam ve aile güvenliğine büyük önem verir. <br />
2- İKİNCİ GRUP; 1965 -1985 – hamleciler olarak adlandırılır – başarılı, istekli, otoriteden hoşlanmayan, kariyerine bağlı – sonul değerler olarak tanımlama duygusu, sosyal tanınma ve saygınlığına önem verirler. <br />
3- ÜÇÜNCÜ GRUP ; 1985 -2000 – x nesli – iş ve aile yaşamı dengeli, takıma bağlı, kurallardan hoşlanmayan , ilişkilerine değer Verne – bu grubun alie ve ilişkileri çok değerlidir. Para, kariyer gelişimi , unvan , güvenlik , boş zaman etkinlikleri ve işyeri yükselmeleri yaşamlarının odağıdır. <br />
4- DÖRDÜNCÜ GRUP ; 2000 - + - Gelecek nesil – güvenli , finansal başarı, kendine bağlı, fakat tamık oryantasyonu yüksek, hem kendine hem ilişkilerine bağlı , sadık – sonul değerler olarak özgürlük ve rahat yaşama önem vermektedirler. <br />
<br />
ÇALIŞMA DEĞERLERİ ; çalışanların çalışmadan ne beklediği ve nasıl davranmak zorunda olduğu hakkındaki kişisel görüşüdür. <br />
<br />
TUTUMLAR<br />
Tutum, en geniş anlamda bir bireyin belirli bir objeye veya kimseye karşı zihinsel açıdan hazır oluş durum veya belirli bir biçimdeki vaziyet alışıdır. Diğer bir deyimle Bireylerin belirli objelere karşı yaşadığı deneyimler sonucunda düzenli tavır alışları , davranış biçimleridir. <br />
<br />
DUYGULAR VE TUTUMLAR ARASINDAKİ FARKLAR<br />
1- duygular tecrübelidir, tutumlar kararlıdır.<br />
2- Duygular hissedilir, tutumlar düşünülür<br />
3- Duygular kısa sürelidir, tutumlar uzun sürelidir. <br />
<br />
TUTUMLARIN ÜÇ BİLEŞENİ<br />
1- DUYGUSAL BİLEŞEN ; tutum nesnesi ile ilgili olumlu yada olumsuz olarak nitelendirilen duygusal tecrübelerimizdir.<br />
2- BİLİŞSEL BİLEŞEN; Algılarımız ve tutumlarımız arasındaki ilişkiyi oluşturur. Bilişsel bileşen, bireyin tutum nesnesi hakkındaki inançlardan oluşur. <br />
3- DAVRANIŞSAL BİLEŞEN ;duygu ve inanca uygun hareket etme eğilimidir. <br />
<br />
BİLİŞSEL TUTARSIZLIK <br />
Örneğin işinizi sevmemenize rağmen seviyormuş gibi anlatmak ve davranmak zorunda kalmanız gibi. Bu ve buna benzer durumlar istemediğimiz bir gerginlik yaratır. Buna da bilişsel tutarsızlık denir.<br />
<br />
İŞLE İLGİLİ TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ<br />
Örgütsel davranış açısından en önemli tutumlardan biri bireyin işine karşı geliştirdiği tutumlardır .Buna genellikle iş tatmini diyoruz. <br />
<br />
İş tatminine veya tatminsizliğine neden olan etkenler ve sonuç ları<br />
Örgütsel etkenler <br />
- ücretler<br />
- yüselme olanakları<br />
- politikalar<br />
- çalışma şartları<br />
grupsal etkenler <br />
- iş arkadaşları<br />
- danışman veya nezaretçi tutumları<br />
bireysel etkenler<br />
- ihtiyaçlar<br />
- istekler<br />
- bireysel çıkarlar <br />
<br />
bunlar iş tatmini yaparsa – düşük düzeyde iştan ayrılma – düşük düzeyde işe gelmeme ve devamsızlık sonucu çıkar<br />
bunlar iş tatminsizliği yaparsa – yüksek oranda işten ayrılma – yüksek oranda işe gelmeme ve devamsızlık sonucu çıkar<br />
<br />
İŞ TATMİNİ ; Locke iş tatmini konusunda detaylı bir tanım vermektedir. Buna göre iş tatmini bireyin işini olumlu ve zevk veren bir duygu olarak değerlendirilmesinin bir sonucudur.İş tatminin üç önemli boyutu vardır.<br />
1- Bireyin işine karşı olan duygusal bir tutumdur. <br />
2- İş ile ilgili sonuçlar tarafından tayin edilir. <br />
3- İş tatmini birbirleriyle ilgili tutumlardan oluşur. Bunlar <br />
- işin kendisi; Birey çalışırken işini iyi veya eksik yaptığına dair duyduğu olumlu iki söz, onun için güdüleyici bir durum yaratır.<br />
- ücret<br />
- terfi sistemi<br />
- danışmanlık ; iki biçime ayrılır. Birincisi çalışana yöneliktir. İkinci tür danışmanlık yöneticilerin çalışanlara alınacak bir takım kararlara katılımına izin vermesi biçiminde olan danışmanlıktır. <br />
- iş arkadaşları <br />
<br />
<br />
ÇALIŞMA ŞARTLARI <br />
Çalışma şartları düzgün ise, diğer bir deyimle işyeri temiz, ışıklandırma, ısı , renklendirme ve nem açısından insan sağlığına uygun kouşllara sahip ise bu çalışanları olumlu yönde etkiler ve iş tatminin artmasına yol açar.<br />
<br />
İŞ TATMİNİ VE ÜRETKENLİK İLİŞKİSİ <br />
Tatmin ve üretkenlik arasındaki ilişkiyi açıklayan en eski görüş, mutlu işçinin aynı zamanda verimli işçi olduğunu vurgulayan bir ifadeyi temel almaktadır. Son olarak mevcut çalışmaların ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda üretkenliğin iş tatminini arttırdığı , buna karşın iş tatmininin üretkenlik üzerinde önemli bir etkisi olmadığı saptanmıştır. <br />
<br />
İŞ TATMİNİ VE İŞİ BIRAKMA <br />
Normalde iş tatminin yüksek oluşu, işi bırakma etkinliğini olumlu yönde etkiler. Öte yandan iş tatminsizliğinin yüksek oluşu işi bırakma davranışlarını arttırır. İş yerinde uzun yıllar çalışıldıkça işten ayrılma azalmaktadır. Bazı kişiler başka bir yerde çalışmalarının imkansız olduğunu düşünüyorsa ne kadar tatmin olurlarsa olsunlar işten ayrılmazlar. Eğer ekonomik konjektür olumlu bir gelişim sergiliyorsa, işsizlik çok az ise Bu durumda işlerden ayrılma oranlarında yükselme olabilir. <br />
<br />
İŞ TATMİNİ VE ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DURUMU <br />
Tatmin olmuş bir çalışan çalıştığı örgüt hakkında olumlu konuşacak, diğerlerine yardım edecek, işin kendisinden beklentilerinin dışında bir çaba gösterecektir. <br />
<br />
İŞ TATMİNİNİN DİĞER ETKİLERİ <br />
Yapılan çalışmalar iş tatmini yüksek olan insanların fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklarınını çok daha iyi oluduğunu ksa sürede yeni işler öğrendiklerini, iş kazalarına uğrama risklerinin ve oranlarının çok olduğu ve çatılmalardan uzak durdukları , iş tatmini yüksek olanlardan başkalarına yardım eden, müşterilerine daha çok yaklaşan ve hizmet eden ve katılımcı bir davranış sergileyen kişiler oldukları gözlenmiştir. <br />
<br />
ÇALIŞANLARIN İŞTEKİ TATMİNSİZLİKLERİNİ İFADE BİÇİMLERİ<br />
1- KAÇIŞ ( AYRILMA ) ; örgütü terk etmek, istifa etmek veya yeni bir iş arama şeklinde olabilir. Aktif – yıkıcı bir davranış. <br />
2- SESİNİ YÜKSELTME ; amirlerle sorunu tartışma, sendikal faaliyetlere katılma – akif ve yapıcı bir davranış<br />
3- BAĞLILIK; şartların iyileşeceğine umarak beklemek şeklindeki davranışlardır. – pasif – yapıcı bir davranıştır. Yönetime güvenme, yönetimi eleştirilere karşı savunma örnek verilebilir. <br />
4- KAYITSIZLIK ( İHMAL ) ; şartların dahada kötüleşmesine izin verme şeklindeki davranışlar. – pasif – yakıcı davranıştır. <br />
<br />
İŞ TATMİNİN ÖNEMİ <br />
Yöneticiler işgörenlerin iş tatminleri ile ilgili olarak üç nedenle konuya yaklaşırlar<br />
1- tatminsiz işçi isten kaçar ve mümükün olduğunca işten ayrılmanın başka bir işegeçmenin yollarını arar.<br />
2- İş tatmini yüksek olan birey daha da sağlıklıdır ve daha uzun yaşar<br />
3- İş tatmini yüksek olan birey bu mutluluğu iş dışınada taşır. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 5 – ÖRGÜTSEL ÖĞRENME, ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK<br />
<br />
Öğrenme yaşam boyu süren bir davranış değişimidir. <br />
<br />
ÖĞRENEN ÖRGÜTLER VE İNSAN ÖĞRENMESİ <br />
Öğrenme, bireyin davranışlarındaki bir değişmedir. Bu değişme bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiyle gerçekleşir. Davranış değişimi öğrenmenin en iyi kanıtıdır. <br />
Öğrenme, bireyin çevresiyle etileşimi sonucu oluşur. Öğrenme geçici olmayan bir değişimdir. Öğrenme, insanların yeteneklerini, rol algısını , motivasyonunun bireysel davranış ve performansını etkiler. <br />
<br />
AÇIK VE TECRÜBEYE DAYALI ÖĞRENME TÜRLERİ <br />
Çalışanlar öğrenirken hem açık hemde tecrübeye dayalı olarak öğrenirler. Açık bilgi, organize edilebilen ve bireyden diğerine iletişim yoluyla aktarılan bilgidir. Örneğin Üniversitede hocanızı dinlerken edindiğiniz bilgi bu tür açık bilgidir. Bu bilgi yazılı olarak başkalarına da aktarılır. Çalışma yaşamında bildiğimiz daha çok tecrübi bilgidir. Bu bilgi aktarmadan çok gözlem ve deneye dayanır. Bunu sözel olarak aktaramayız ancak gösterebiliriz.<br />
Tecrübi bilgimiz, doğrudan gözlemle ve doğrudan deneyimle kazanılır.<br />
Üç tür öğrenme stratejleri vardır. <br />
1- PEKİŞTİRME YOLUYLA ÖĞRENME<br />
- OLUMLU PEKİŞTİRME<br />
- OLUMSUZ PEKİŞTİRME <br />
- CEZA<br />
- SÖNME<br />
2- GERİ BİLDİRİM YOLUYLA ÖĞRENME<br />
GERİ BİLDİRİM KAYNAKLARI 1- SOSYAL KAYNAKLAR ; 2- SOSYAL OLMAYAN KAYNAKLAR ETKİLİ GERİ BİLDİRİM YOLLARI 1- BELİRGİN GERİ BİLDİRİM 2- YETERLİ SIKLIKLA GERİBİLDİRİM<br />
3- ZAMANLI GERİBİLDİRİ 4- GÜVENİLİR GERİBİLDİRİM<br />
5- İLGİLİ GERİBİLDİRİM <br />
3- SOSYAL ÖĞRENME <br />
<br />
1) DAVRANIŞ ŞEKİLLERİNDE PEKİŞTİRME YOLUYLA ÖĞRENME ; davranışı şekillendirme veya operant şartlanma veya pekiştirme kuramı olarak bilinir. Bu kurama göre insanlar geçmişte çevrelerinde yaşadıkları deneyimlere göre davranışlarını değiştirirler. Bu kuram en çok çevreyi ön plana çıkarır. Orepant davranışlar da bizler çevreyi etkileyerek onu şekillendirir, istendik hale getiririz. Davranışı şekillendirme, etki kanunu denilen bir temele dayanır.Yani operant davranışlar, sonuçlara bağlı olarak değişen veya tekrar eden davranışlardır. <br />
Davranış şekillendirme üç basamaklıdır .Buna davranışın ABC si modeli denir. A- önceki durum B- davranışı C- ise sonraki durumu ifada eder. <br />
PEKİŞTİRME TÜRLER ; <br />
1- OLUMLU PEKİŞTİRME ; Davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını arttırır veya davranışın devam etmesini sağlayan faktörlerdir. <br />
2- OLUMSUZ PEKİŞTİRME ; bir sonucun ortadan kaldırılması ile davranışını tekrarlanma olasılığı arttırıyorsa veya davranış devam ediyorsa bu davranış olumsuz pekiştirme olarak adlandırılır. Örn. işten çıkarılma tehdidi veya danışman tarafından azarlanmak korkusu bu tür istendik bir davranışı yerine getirmeyi sağlamaktadır. <br />
3- CEZA; eğer bir davranışın sonuçları davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını azaltıyorsa veya ortadan kaldırırsa ceza olarak nitelenir. Hızlı araba kullanan bir gencin ehliyetinin alınması bu tür ceza davranışına örnek olarak verilebilir.<br />
4- SÖNME; hedef davranışın veya istendik davranışın azaltılması söz konusudur. <br />
<br />
PEKİŞTİRME TARİFELERİ ; <br />
A- SÜREKLİ PEKİŞTİRME <br />
B- ARALIKLI PEKİŞTİRME <br />
- SABİT PEKİŞTİRME TARİFELERİ ; pekiştirme belirli bir sayıda tekrarlanan davranıştan veya zaman aralığından sonra verilir. <br />
- DEĞİŞKEN PEKİŞTİRME TARİFELERİ ; ya tesadüfen ortalama bir davranış sayısına ya da zaman aralığına göre uygulanır.<br />
Sabit zamanlı , pekiştirme tarifelerinde davranış sabit bir zaman geçtikten sonra verilir.<br />
Sabit oranlı pekiştirmelerde ise pekiştirme birey belirli <br />
sayıda davranışı tekrar ettikten sonra olur. <br />
<br />
2- GERİ BİLDİRİM YOLUYLA ÖĞRENME<br />
Geri bildirim bireyin bir davranışının sonucunda elde ettiği bilgidir. Geribildirim çalışma yaşamında bireyin performansının tayininde rol algısının gelişiminde, yetenek ve güdülemede önemli bir faktördür. <br />
Patronunuz size bir tür faaliyete daha çok zaman ayırmanızı, bir başka işe ise daha az vakit ayırmanızı söylerse, bu bir geribildirimdir. Örğüt içerisindeki personel, müşterilerden gelen şikayetleri dinleyerek veya makineler yardımıyla yaptıkları işin ne derece doğru olduğunu görerek hatalarını düzeltmeye, becerilerini geliştirmeye çalışırlar. Bu tür bir geribildirime düzeltici geri bildirim denilir. <br />
<br />
<br />
<br />
GERİ BİLDİRİM KAYNAKLARI <br />
1- SOSYAL KAYNAKLAR ; danışmanlar, müşteriler, iş arkadaşları veya davranışların sonuçları hakkında bilgi veren herhangi biri <br />
2- SOSYAL OLMAYAN KAYNAKLAR <br />
** Şirketler çok kanallı bir geribildirim uygulayarak, çalışanların yaptıkları işin sonuçları hakkında birçok yerden bilgi almaları sağlarlar. Buna 360 derecelik geri bildirim denir. <br />
<br />
<br />
ETKİLİ GERİ BİLDİRİM YOLLARI <br />
1- BELİRGİN GERİ BİLDİRİM; geribildirimin içerdiği bilgiler belirgin bir konuya ilişkin olmalıdır. <br />
2- YETERLİ SIKLIKLA GERİBİLDİRİM; çalışanlara gönderilen bildirimler devamlılık taşımalıdır. <br />
3- ZAMANLI GERİBİLDİRİM; geribildirim en kısa sürede verilmelidir.<br />
4- GÜVENİLİR GERİBİLDİRİM; çalışanlar güvenilir bir kaynaktan gelmesini beklerler. <br />
5- İLGİLİ GERİBİLDİRİM; çalışanların davranışlarına ilişkin olmalıdır. <br />
<br />
3- SOSYAL ÖĞRENME ( GÖZLEYEREK ÖĞRENME ) <br />
Model alma da denir. <br />
<br />
BİLGİ YÖNETİMİ : NE BİLDİĞİNİ PAYLAŞMAK <br />
Bilgi yönetimi şirketin, sahip olduğu bilgi ve yetenek girdilerini toplamak, organize etmek ve paylaşmak şeklinde tanımlanmaktadır. Teknoloji kullanarak şirket hakkında bilgi tabanı oluşturmaktır. Şirketin sahip olduğu her türlü bilgi ve ihtisas alanlarının oluşturulduğu, mevcut bilgi kapasitesinin şekillendirildiği bilgi varlığı entelektüel sermaye adını alır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI <br />
Biçimsel ödül sistemi tarafından dorudan ya da açık olarak tanımlanmayan, zorlayıcı olmayan ve örgütünbir bütün olarak etkin faaliyet göstemesini sağlayan bireysel davranışlardır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI AŞAĞITAKİ FAALİYETLERDEN OLUŞMAKTADIR <br />
1- DİĞERLERİNİ DÜŞÜNME ; takım arkadaşının rahatsız olup, işe gelemediği bir günde onun işini üstlenmek. <br />
2- İLERİ GÖREV BİLİNCİ; ihtiyaç duyulduğunda geç saate kadar çalışmak sabahları işe erken gelmek. <br />
3- SİVİL ERDEM; faaliyetlere gönüllü olarak katılmak. <br />
4- CENTİLMENLİK ; sıkıntı veren olaylar karşısında şikayet etmemek ve hoşgörülü olmaktır. <br />
5- NEZAKETE DAYALI BİLGİLENDİRME ; örgütle ilgili sorunları önceden görmek, sorunların oluşmasını engellemek için önceden önlem almak , bu konuda gerekli kademeleri bilgilendirmektir. <br />
<br />
<br />
ÖRGÜTSEL BAĞLILIK <br />
Bireyin örgüt amaç ve değerlerini kabul etmesi, bu amaçlara ulaşılması yönünde çaba sarf etmesi ve örgütteki üyeliğini devam ettirme arzusudur. <br />
1- DUYGUSAL BAĞLILIK; örgütleri yle özdeşleşir, <br />
2- RASYONEL BAĞLILIK ; bireyin örgütü terk etmesiyle kaybedeceklerini düşünerek örgütteki üyeliğini sürdürme arzusudur. İki ayrı olgunun sonucudur. Biricisi uygun iş altarnetiflerinin olmayışı, ikincisi ise bireyin örgüte yaptığı yatırımların büyüklüğü <br />
3- NORMATİF BAĞLILIK; Birey, örgütte kalmaya mecbur olduğunu düşünür ve bu yönde inançları vardır. <br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 6- ÖRGÜT KÜLTÜRÜ<br />
Örgüt Kültürü, örgüt içinde paylaşılan değer ve inançlardan oluşan ve örgütün karşılaştığı sorunların çözümünde, fırsatların değerlendirilmesinde örgütü doru yolda düşünmeye ve davranışta bulunmaya yönlendiren kalıplardır.<br />
Örgüt kültürü bir diğer deyimle örgüt içinde neyin önemli veya önemsiz olduğunu tanımlayan ve örgütün DNA sı olarak nitelenen bir kavramdır.<br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ <br />
Deal ve Kennedy işletme kültürünü” iş yapma ve yürütme biçimi “ olarak tanımlar.<br />
Örgüt kültürü, örgüt içinde çalışan grupların keşfettiği geliştirdiği temel fikirler ve düşüncelerdir. <br />
Peters Waterman a göre ise örgüt kültürü, baskın ve paylaşılan değerlerden oluşan çalışanlara sembolik anlamlarla yansıyan, örgüt içindeki hikayeler inançlar, sloganlar ve masallardan meydana gelmiş bir yapı olarak tanımlanmaktadır. <br />
Ortak özellikleri ; <br />
1- örgüt içinde bireyler tarafından paylaşılan değerlerdir.<br />
2- örgütün kültürünü oluşturan değerlerin olduğu gibi kabul edilmesidir.<br />
3- bu değerlerin çalışanlar için taşıdıkları sembolik anlamlarıdır. <br />
Bu üç özelliğe göre tanımı ; örğüt kültürü bir takım değerlerden oluşmuş ve bu değerlerin olduğu gibi kabul edildiği ve örgüt içinde çalışanlar tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. <br />
<br />
Değerler ; genelde düzenli ve uzun dönemli inaçlar olup, örgüt içinde neyin önem taşıdığını gösterirler. Değerler aynı zamanda örgüt içindeki bireylere rehberlik eden, bizim için önemli olan bir amaca ulaşmamızı kolaylaştıran kalıplardır. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ VE TOPLUM <br />
Örgütün içinde bulunduğu toplumun kültür yapısı ile örgütün kültürü arasın dada çok yakın bir ilişki vardır. Toplumun kültürel yapısı, örgütün kültürel yapısını etkilemektedir. Eninde tonunda toplumun mevcut normları, inanç ve değerleri örgütün içinde yer alabilmektedir. Toplumsal değerler genelde bireylerin karşılıklı olarak etkileşimleri, medya ve eğitim yoluyla diğer üyelere geçer ve sonunda temel değerler olarak örgüt kültürü içinde yer bulurlar. <br />
Örgüt kültürünün önemli özelliklerinden biri de bilişsel yani öğrenilmiş olmasıdır. <br />
Örgüt kültürü içinde bulunarak ve yaşanılarak öğrenilir. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ AÇIKLAMADA KULLANILAN MODELLER <br />
1- PARSONS VE AĞIL MODELİ <br />
A- UYUM VE AMACA ULAŞMA <br />
B- BÜTÜNLEŞME VE MEŞRULUK<br />
2- OUCHİ MODELİ <br />
3- PETERS VE WATERMAN MODELİ <br />
<br />
1- PARSONS VE AĞIL MODELİ ; Amerikalı sosyolog Talcot Parsons tarafından geliştirilmiştir. Örgüt kültürü konusunda ilk duran sosyologlardan biridir. “ AGIL” sistemin devamlılığını sağlamak için belirli fonksiyonların karşılanması gerektiğini ileri sürer. Bu modelde adı geçen dört fonksiyon ; <br />
A- UYUM VE AMACA ULAŞMA ; ( adaptasyon ve uyum ) ( amaca edinme ve amaca ulaşma ) Uyum sistemin değişen çevreye uyum yeteneğidir. Amaca ulaşma, sistemin amaca ulaşma ve amaç belirleme yeteneğidir. <br />
B- BÜTÜNLEŞME VE MEŞRULUK ; bütünleşme sistemin parçalarını bir araya getirme yeteneğidir. Meşruluk yaşamda kalabilme hakkı ve kabulüdür. <br />
2- OUCHİ MODELİ ; Z teorisinin mucudi olan Japon profosör Willim G. Ouichi örgüt kültürünü üç ayrı grup işletme üzerinde çalışarak analiz etmiştir. Amerikan, janop ve Z tipi Amerikan şirketlerini incelemiştir .Japon işletme modelini oluşturan dört temel faktörün ( güdüleme- kalite – verimlilik –işgücünün devamlılığı ) büyük şirketlerin başarısında ana unsurları oluşturduğunu göz önünde bulundurmuştur. Japon ve Z tipi Amirikan şirketlerini tipik amerekan şirketlerinden daha başarılı bulmuştur. Ocucih analizlerinde yedi temel nokta üzerinde durmuştur.<br />
1- işgörenlere bağlılık<br />
2- değerlendirme<br />
3- kariyer gelişimi ( en önemli değer ) <br />
4- Kontrol veya denetim<br />
5- Karar verme <br />
6- Sorumluluk <br />
7- Çalışanlara ilgi<br />
<br />
3- PETERS VE WATERMAN MODELİ ; Tom Peters ve Robert Waterman “ Mükemmeli Arayış “ Adlı eserleri vardır.<br />
Bu iki araştırmacı örgütü başarıya götüren sekiz temel değer üzerinde durmuştur. Bunlar<br />
1- Peşin hükümle eylemden yana olmak<br />
2- Müşterilerle yakın ilişki<br />
3- Özgür düşünce ve girişimciliği destekleme<br />
4- Üretimi insan faktörünü iyi kullanarak artırma<br />
5- yöneticilerin işin yapılışıyla ve bölümleriyle yakın ilgisi<br />
6- sadece en iyi yapılan işe bağlı kalıp onunla ilgilenmek<br />
7- yanı biçim, az kurmay<br />
8- hem gevşek hem de birbirlerine bağlı sıkı bir orgnazasyon. <br />
<br />
ÖRGÜTLERİN BENZER KÜLTÜRLERİ <br />
Örgüt kültürü, organizasyonda çalışan insanların ortak bir anlayışı veya algılamasıdır. Büyük işletmelerde örgütün basın ( dominant) bir kültür ve bununu altında çeşitli alt kültürleri ( subcultures ) olabilir. <br />
Bir örgütteki baskın kültür örgütün birçok üyesi tarafından paylaşılan temel değerlerdir. Alt kültür ise örgüt içndeki çalışanların karşılaştıkları sorunları durumları, deneyimlerini ifade eder. <br />
<br />
KUVVETLİ ZAYIF KÜLTÜR AYRIMI <br />
Kuvvetli kültür örgütün temel değerlerinin çoğunlukla paylaşılması ve kabulüdür. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLÜTÜRÜN FONKSİYONLARI <br />
1. Kültürün bir örgütü, diğer bir örgütten ayıran sınırlayıcı bir rolü vardır. <br />
2. Örgüt üyeleri için bir kilmiş oluşturur. <br />
3. Çalışan bireyler örgüte daha fazla bağlanarak örgütün yararına özveride bulunabilirler.<br />
4. Örgüt üyeleri arasında dayanışmayı arttırır. <br />
5. Örgüt üyeleri için bir kontrol mekanizması olarak fonksiyon gösterir. <br />
<br />
Görüldüğü gibi kültür “ defacto” olarak nitelenen bir olgdur. Yani iyi veya kötü de olabilir. Ancak bir gerçektir ve varlığı tartışılamaz<br />
<br />
KÜLTÜR ÇEŞİTLERİ <br />
1. AKADEMİ KÜLTÜRÜ; İhtisaslaşmış işler, iyi bir biçimde tanımlanmış ilerleme ve devamlı bir eğitim ile kendini belirgin kılar. <br />
2. KALE KÜLTÜRÜ; ortak bir yaşam .kaleyi korumak için birlikte çalışma ve mücadele etme zorunluluğu vardır.<br />
3. KULÜP KÜLTÜRÜ; şirkette uzun yıllar çalışmanın, insanların sosyal açıdan yaptıkları işe uygunluğunun ve gruba bağlılığının ve sadakatin önemi taşıdığı ve bu tür kültürel değerlerin öne çıktığı bir yapıdır. <br />
4. TAKIM KÜLTÜRÜ VEYA BEYSBOL TAKIMI KÜLTÜRÜ ; yaratıcılık ve riske girmenin desteklendiği bireylerin şirkete olan katkılarınının ödüllendirildiği yeni buluşların sergilendiği , buna karşın sosyal güvenliğin şirkete sadakatin çok önem taşıdığı veya ikincil planda olduğu bir değerler grubunu yansıtır. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ YARATMA VE YAŞATMA <br />
Örgüt kültürünün ortaya çakmasında önemli üç faktör vardır. <br />
1. Geleneksel olarak bir örgütün kurucuları, örgüt kültürünü başlatan kimselerdir . Bu kimselerin örgütün nasıl olacağına ilişkin bir takım görüş ve düşünceleri örgütün kültürünün oluşmasın etki eder.<br />
2. Örgütü çevre ile olan deneyimi ve etkileşimi <br />
3. Örgütün içinde yer alan insanların ve grupların etkileşimi sonucu gelişen kültür. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ YAŞATMA <br />
1. İŞGÖREN SEÇİMİ; örgütü başarıya ulaştıracak bilgili, yetenekli insanları istihdam etmektir.<br />
2. ÜST YÖNETİMİN TUTUM VE DAVRANIŞLARI; <br />
3. ÖRGÜTSEL TOPLUMSALLAŞMA; örgüt içindeki çalışanların bir kültürü öğrenip diğerlerine aktarması sürecine veya uyum sağlama sürecine örgütsel toplumsallaşma adı verilir. <br />
A. ÖRGÜTE GİRMEDEN ÖNCE <br />
B. ÖRGÜTLE KARŞILAŞMA<br />
C. BAŞKALAŞIM VEYA DEĞİŞME ; birey işini en iyi biçimde nasıl yapacağını, yeni rollerinin altından nasıl başarı ile kalkacağını , üye olduğu yeni grubun değer ve normlarına nasıl uyum sağlayacağını öğrenir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL KÜLTÜRÜN ELAMANLARI <br />
1. SEREMONİLER; örgüt üyelerinin organizasyona ait mitleri, sembolleri ve kahramanları kutladıkları özel olaylardır.<br />
2. TÖRENLER; özel bir fikrin iletilmesi veya belli bir amacın gerçekleştirilmesi için yapılan seremonik aktiviteler<br />
A. GEÇİŞ TÖRENİ; askeri eğitim kampı <br />
B. DEĞER DÜŞÜRME TÖRENİ; işgörenlerin düşük verim vb.nedenlerle başka bölüme transfer edilirse pozisyonları düşürülürse veya işten çıkarılırsa buna değer düşürme töreni .<br />
C. GELİŞTİRME, YÜCELTME TÖRENİ; şirketin kabul edilebilir limitlerini göstermeye yönelik özel bir olay. <br />
D. BÜTÜNLEŞME TÖRENİ<br />
3. AYİNLER; düzenli olarak yapılır. <br />
4. HİKAYELER; geçmişteki olaylardır. <br />
5. MİTLER; açıklanması karmaşık ve zor olan aktiviteleri ve olayları açıklamaya yardımı olan masalvari hikayeler. <br />
6. KAHRAMANLAR; örgütün değerlerini ve kültürünü kişiliklerinde somutlaştıran insanlardır. <br />
7. SÜPERSTARLAR; sergileyen sıra dışı bireyler. <br />
8. SEMBOLLER; özel anlam taşıyan öğeler. Örn. Mercedes in üç köşeli yıldızı <br />
9. LİSAN ( DİL ) ; örgütün kültürünü yansıtan kelime ve semboller topluluğu<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 7 – ÖRGÜTLERDE GRUPLAR VE TERİMLER<br />
<br />
GRUP : BİRBİRLERİYLE ETKİLEŞİM HALİNE BULUNAN İKİ VEYA DAHA FAZLA İNSANIN BİR BİRLERİNİ ETİKLEMESİ VE BİRBİRLERİNDEN ETKİLENMESİ SONUCUNDA OLUŞAN BİRLEŞİMLERDİR. <br />
<br />
<br />
GRUP ÇEŞİTLERİ : <br />
1- RESMİ GRUPLAR ( BİÇİMSEL, FORMEL GRUPLAR ) ; örgütün kendisi tarafından belirli işleri yerine getirmek amacıyla oluşturulan gruplardır. <br />
- EMİR GRUPLARI ( sürekli gruplar) <br />
- FONKSİYONEL GRUPLAR<br />
- GÖREV GRUPLARI ( geçici gruplar ) <br />
2- İNFORMEL ( BİÇİMSEL OLAMYAN ) GRUPLAR ; örgütün üyeleri tarafından biçimlendirilir. Arkadaşlık ve ilgi grupları. <br />
İNFORMEL GRUPLARIN YARARLARI <br />
- GRUP ÜYELERİNİ BİR ARADA TUTAN SOSYAL DEĞERLERİ BÜTÜNLEŞTİRİR VE PEKİŞTİRİR<br />
- ÜYELERİN SOSYAL TATMİN İMKANI SAĞLAR.<br />
- ÜYELERİNE DAHA FAZLA BİLGİ AKTARARAK ONLARI KOLAY YÖNLENDİRİR.<br />
- ÜYELERİNE REHBERLİK EDEREK, GRUP NORMLARINI ÖĞRETİR. DAVRANIŞLARINI STANDARLAŞTIRIR VE DİĞER İNSANLARDAN NELER BEKLENEBİLECEĞİNE İLİŞKİN ONLARI AYDINLARTIR <br />
3- BİRİNCİL VE İKİNCİL GRUPLAR; <br />
- BİRİNCİL GRUPLAR ; yüzyüze ilişkiler , yardımlaşma , dostluk ve sevgi bağlarının yüksek olması. Bizlik duygusuna sahiptir .her zaman küçük gruplardır. ( aile , arkadaş grupları ) <br />
- İKİNCİL GRUPLAR ; daha büyük, benzerlik göstermeyen , nispeten geçici gruplardır ( müdür, yönetici, şef, işçi gibi ) ( şirketler, bankalar, sendikalar vb. ) <br />
4- ÜLEYİK, DANIŞMA ( REFERANS) GRUPLARI; birey birden fazla grubun üyesidir. ( ailenin ferdi, bir takım oyuncusu , bir işletmenin çalışanı olabilir ) <br />
- ÜYELİK GRUPLARI ; <br />
- DANIŞMA ( REFERANS GRUPLARI ) ; bireyin davranışlarını ve kendini değerlendirdiği,örnek aldığı gruplardır. <br />
<br />
BİREYLERİN GRUPLARA KATILIM NEDENLERİ<br />
<br />
1- GÜVENLİK <br />
2- SOSYAL GEREKSİNİMLERİ<br />
3- SAYGINLIK<br />
4- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME<br />
<br />
GRUBUN BAŞARISINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER<br />
1- KOMPAZİSYON ; homojen oluşu grup üyelerinin benzer özelliklere sahip olduğunu gösterir. Örn.yaş, tecrübe , eğitim , beceri <br />
Heterojen gruplar ise üyeler birbirinden farklı özellikler taşır. ( itfaiye grupları ) <br />
2- GRUBUN BÜYÜKLÜĞÜ <br />
- KÜÇÜK GRUPLAR : <br />
• ETKİLEŞİM VE İLETİŞİM DAHA SIK VE DÜZENLİ <br />
• SERBEST BİLGİ AKIŞI <br />
• KOLAY KARAR VERME <br />
- BÜYÜK GRUPLAR :<br />
• ETKİLEŞİM SINIRLI<br />
• İLETİŞİM RESMİ KANALLARA DAYALI<br />
• TOPLANTILAR PROTOKOLLERE DAYALI<br />
• HER BİREYİN KONUŞMALARA KATILMASI SINIRLI<br />
• ALT GRUPLARIN OLUŞUMU SÖZ KONUSU <br />
3- NORMLAR; davranışların uygun olup olmadığını gösteren standartlardır. <br />
- GRUBUN DEVAMLILIĞINI VE HAYATTA KALMASINI KOLAYLAŞTIRIR<br />
- DAVRANIŞLARI BASİTLEŞTİRİR<br />
- GRUP ÜYELERİNİN KENDİLERİNİ UTANDIRACAK DURUMLARDAN KAÇINMALARA YARDIMCI OLUR.<br />
- GRUBUN TEMEL DEĞERLERİNİ İFADE ETMELERİNE VE BAŞKA GRUPLARDAN AYRILAN YÖNLERİNİ BİLMELERİNE YARDIMCI OLUR. <br />
4- GRUBUN BAĞLILIK ( SARGINLIK ) DÜZEYİ <br />
BAĞLILIĞI ARTTIRAN FAKTÖRLER <br />
- HOMEJEN BİR KOMPOZİSYON <br />
- OLGUN BİR GELİŞME<br />
- NİSPETEN KÜÇÜK GRUP<br />
- SIK ETKİLEŞİM<br />
- AMAÇLARIN AÇIKLIĞI<br />
- BAŞARI<br />
YÜKSEK GRUP BAĞLILIĞININ SONUÇLARI <br />
- GÖRĞVİ BAŞARI İLE TAMAMLAMA<br />
- BİREYSEL TATMİN<br />
- ETKİLEŞİMİN NİTEL VE NİCEL AÇIDAN YÜKSEKLİĞİ<br />
- GRUP OLARAK DÜŞÜNME BİLİNCİ<br />
BAĞLILIĞI AZALTAN FAKTÖRLER<br />
- HETEROJEN BİR KOMPOZİSYON<br />
- HENÜZ KURULMUŞ OLMA<br />
- BÜYÜK GRUP<br />
- FİZİKSEL AYRILIK<br />
- AMAÇ BİRLİĞİNİN YOKLUĞU<br />
- BAŞARISIZLIK<br />
DÜŞÜK GRUP BAĞLILIĞININ SONUÇLARI<br />
- GÖREVLERİ TAMAMLAYAMAMA<br />
- ÜYELER ARASINDA AYRILIK<br />
- DAHA AZ ETKİLEŞİM<br />
- BİREYSEL AYRILIK <br />
<br />
<br />
TAKIM ÇALIŞMALARI<br />
TAKIM ; DİĞER GRUPLAŞMALARA KIYASLA DAHA ÇABUK BİRARAY GELEN, OLUŞTURULABİLEN, KONULAR ÜZERİNDE DAHA ÇABUK ODAKLAŞAN VE KISA SÜRDE DE DAĞILABİLEN BİR ÖZELLİK GÖSTERİR. <br />
<br />
<br />
TAKIM VE GRUP ÇALIŞMALARI ARASINDAKİ FARKLILIKLAR<br />
- GRUP EN AZ İKİ KİŞİDEN OLUŞAN DÜZENLİ BİR ETKİLEŞİM KURAN VE ORTAK AMACI PAYLAŞAN İNSANLARDAN OLUŞAN BİRLEŞMELER. BAŞARILI TAKIMLARA DÖNÜŞEBİLİR.<br />
- İŞ GRUPLARI; mevcut bilgiyi paylaşmak ve belirli kararlar almak amcıyla etkileşimde bulunan, üyelerinin ili alanlarındaki sorumluluklarını başarılı bir şekilde yürütmeliren yardımcı olan gruplardır <br />
- TAKIM ; nispeten süreli iş grupları olup, her düzeyde üyelerine ortak bir amaç , bağlılık sağlamak , örgütün içinde fonksiyonel bir bütün oluşturmak amacıyla oluşturulan birleşmelerdir. <br />
<br />
İŞ GRUPLARI İLE İŞ KATIMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI<br />
1- İŞ GRUBUNUN AMACI BİLGİNİN PAYLAŞIMI <br />
İŞ TAKIMLARNIN İSE KOLLEKTİF PERFORMANS GÖSTERMEKTİR<br />
2- İŞ GRUPLARINDA SİNERJİ NEGATİF VEYA NÖTR<br />
İŞ TAKIMLARINDA POZİTİFTİR .<br />
3- İŞ GRUPLARINDA SORUMLULUK BİREYSEL<br />
İŞ TAKIMLARINDA SORUMLULUK BİREYSEL VE KARŞILIKLIDIR<br />
4- İŞ GRUPLARINDA BECERİ TESADÜFİ VE ÇEŞİTLİ<br />
İŞ TAKIMLARINDA BECERİ TAMAMLAYCIDIR. <br />
<br />
TAKIM ÇEŞİTLERİ<br />
1- SORUN ÇÖZÜCÜ TAKIMLAR ( örn. Kalite çemberleri )<br />
2- OTONOM ÇALIŞMA TAKIMLARI ( KENDİNİ YÖNETEM TAKIMLAR ) ; bir ölçüde çalışmalarını planlayan program geliştirip bunları uygulayan ve programlara yönetici veya sorumlu atayabilen 10-15 kişiten oluşan takımlara denir.<br />
3- KARŞILIKLI FONKSİYONEL TAKIMLAR ( ÇAPRAZ FONSİYONEL TAKIMLAR ) ; bir projeyi tamamlamak için farklı bölümlerden gelen, ancak aynı hiyararşi kademede olan insan lar<br />
<br />
TAKIM OLUŞTURMA SÜRCECİ VE ÖNEMİ<br />
TAKIM OLUŞTURMA GRUBUN POREBLEM ÇÖZME YETENEĞİNİ GELİŞTİRME, ÜYELERİN ARALARINDA MEVCUT BİREİYLAR ARASI SÜRTÜŞMELERİNİ GİDERMEK VE ONLARA BELİRGİN AMAÇLAR DOĞRULTUNUSDTA BİRLEŞTİRMEKLE MÜMKÜTNÜDR. TAKIM OLUŞTURMADA EN ETKİL YOL HER ZAMAN YENİ ÜYELERDEN OLUŞAN YENİ TAKIMLAR KURMAKTIR. <br />
TAKIM ÇALIŞMALARINA KATILMA BECERİSİ OLUŞTURABİLMENİN ETKİLİ YOLLARI<br />
1- TIKIM ÜYELERİ KATILMADIKLARI FİRİKLEREDE HOŞGÖRÜLÜ BAKMALIDIR. <br />
2- DÜŞÜNCELER AÇIK VE KESİN OLARAK BELİRTİLMELİDİR<br />
3- KARŞI TARAFI DİNLEMEYE ÖZEN GÖSTERİLMESİ<br />
4- TARTIŞMALAR YAPACI ÇATIŞMALARA AÇIK OLACAK ŞEKİLDE ESNEK OLMALI ÜYELER BİRBİRLERİNİ DÜŞÜNCELERİN MANTIKSAL NEDENLERLE REDDETMELİ<br />
5- TAŞTIŞMALAN ANLAŞILIR VE KABUL EDİLEBİLİR DECERCEDE RASYONEL VE GERÇEĞE DAYALI OLMALI<br />
6- TAKIM ÜYELERİNİN DUYGULARI BENİMSENMELİ<br />
7- SAMİMİYET VE DÜRÜSTLÜĞEÖNEM VERİLMELİ<br />
8- ELEŞTİRİLER , OLUP BİTENİ ANLAMAK VE GEREKTİĞİNDE TARTIŞMANIN İÇERİĞİNİ VE KARAKTERİSTİĞİNİ DEĞİŞTİMKE İÇİN BİRER EGZERSİZ NİTELİĞİ TAŞIMALIDIR .<br />
AMERİKAN GENERAL ELEKTRİK ŞİRTENİ GELİŞTİRDİĞİ ON BASAMAKLI EĞİTİM MODELİ<br />
<br />
1- EĞİTİMLE İLGİLİ GÜVEN SAĞLAMA<br />
2- GENİŞ BİR DUYURUM<br />
3- ORYANTOSYON SAĞLAMA<br />
4- EĞİTİM SÜRECİNİE YATIRIM<br />
5- GRUP AMAÇLARININ OLUŞTURULMASI<br />
6- GRUP SÜREÇLERİ KOLAYLAŞTIRMA<br />
7- GRUP İÇİ PROSÜDÜRLERİ BERİLMEME<br />
8- GRUP İÇİNDE ÇEŞİTLİ SÜREÇLERİN OLUŞTURULMASI<br />
9- EĞİTİCİLERİN ROL DEĞİŞİMİ<br />
10- EĞİTMENLERİN GÖREVİNE SON VERME]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ<br />
<br />
ÜNİTE 1 – ÖRGÜTSEL DAVRANIŞA GİRİŞ VE YÖNTEM<br />
Örgütsel davranış disiplini, bize bu ilişkilerin kurallarını ve prensiplerini tanıtarak, kendimizi birlikte çalıştığımız insan ve grupları anlamamıza yardımcı olmaktadır. Amacı, örgüt içindeki insan davranışlarını anlamak ve çalışanı daha etkin ve başarılı kılmaktır.<br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ DİSİPLİNİ VE İLGİ ALANI<br />
Örgütsel davranış, örgüt içindeki ve çevresindeki bireylerin duygu,düşünce,davranış ve ne yaptıklarının bilimsel ve sistematik olarak incelenmesidir. Bundan dolayı örgütsel davranış bireylerin ve grupların etkileşiminden ve hareketlerinden doğar.<br />
Örgütsel davranışın ortaya çıkışı ; 1940 lara dayanır.<br />
Platon ; iş ilişkilerindeki eşitlikten bahseder.<br />
Aristo ikna edici iletişimin önemine değinir.<br />
İtalyan filazof Niccola Machivelli örgütsel politika ve güç üzerinde çalışmıştır.<br />
1776 yılında İngiliz iktisatcı Adam Smith iş bölümüne dayanan yeni bir örgüt yapısı ileri sürmekteydi. <br />
Alman sosyolog Max Qeber, akılcı bürokrasi ve bürokratik örgütler üzerinde durararak karizmatik liderlik biçiminin önemini tarşıtmıştır. <br />
Frederick Winslow Taylor Bilimsel Yönetim modelinin kurucusu<br />
Elton Mayo hawthorne araştırmayarıyla ortaya çıkan informal örgüt yapısı çalışmaları var. <br />
<br />
ÖRGÜTLER VE ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ DİSİPLİNİ <br />
Örgüt ve organizasyon bir grup insanın birbirleriyle bağımlı bir biçimde bir amaca hizmet etmeleridir. Diğer bir deyişle birlikte bir takım amaçlara ulaşmaya çalışan varlıklar. <br />
Örgüt içindeki, insan davranışlarının incelenmesi olarak da tanımlanan örgütsel davranış , insan davranışlarını içinde yaşadığı çalışma ortamında incelemekte ve bir ölçed de bireyin örgütten ne şekilde etkilenerek davranış değişikliği gösterdiğini incelemektedir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN İNCELEDİĞİ KONULAR<br />
1- İNSANLARIN DAVRANIŞLARI<br />
2- YÖNETİM SÜRECİ<br />
3- YÖNETİM SÜRECİNİN İÇİNDE YER ALDIĞI ÖRGÜT VE ÖRGÜT KAPSAMI <br />
4- ÖRGÜT SÜRECİ İÇİNDE İŞLEYEN ÇALIŞMA DÜZENİ VEYA İŞİN YAPISI<br />
5- ÖRGÜT DIŞINDA YER ALAN ÇERVE İLE ÖRGÜTÜN ETKİLEŞİMLERİ<br />
<br />
İNSAN DAVRANIŞLARINI ÖRGÜTÜ OLUŞTURAN DEĞİŞKENLERİN ÇIKARTTIĞI FÖKTÖRÜ VEPARAMETLERERİ<br />
1- BİREY ; Merkezi bir elemandır.<br />
2- GRUP ; Her grup bir çalışma grubunun üyesidir. <br />
3- ÖRGÜT ; Birey ve grup resmi bir örgüt yapısı içinde varlıklarını sürdürürler. <br />
4- ÇEVRE ; Her örgüt onu saran dışsal bir çevrenin fonksiyonudur. <br />
<br />
Çevre koşulları eğer bireyi olumsuz etkilediyse ve bireyin davranışları örgütün yapısına ters düşerse yani örgüt kültürü ve çevre zıt bir durum oluşturursa bu zamanda uyumsuzluk sonucu örgütsel çatışmalar ve başarısızlıklar doğar.<br />
<br />
DAVRANIŞ BİLİMLERİ VE DİSİPLİNLERARASI BİR YAKLAŞIM <br />
Davranış sosyal bilimler içinde üç temel disiplin çerçevesinde ele alınmaktadır. <br />
1- PSİKOLOJİ <br />
2- SOSYOLOJİ<br />
3- ANTROPOLOJİ <br />
Bu üçünün dışında <br />
4- POLİTİK BİLİMLER<br />
5- EKONOMİ<br />
6- YÖNETİM VE SOSYAL PSİKOLOJİ <br />
<br />
1- PSİKOLOJİ ; Bireylerin temel tutumları , kişilik özellikleri, algı , güdü ve davranışları üzerinde durur. Temel odağı insanı bir bütün olarak ele almasıdır.<br />
2- SOSYOLOJİ : Sosyal davranışlar, sosyal gruplar arasındaki ilişkiler toplumsal düzen ve insan ilişkileri konusunda odaklaşır. Temel ilgi alanı, toplumsal yapıların analiz ve yapılar arasındaki pozisyonlardır. <br />
3- ANTROPOLOJİ ; Daha çok insan ve insan davranışlarının bütün olarak incelenmesi üzerinde durur ve temel ilgi alanı insanın yarattığı kültür konusudur. Örgütsel davranış açısından da ilgi alanı, kültür sistemleri, inançlar , gelenek ve görenek , grup ve toplum içindeki değer sistemleri, farklı kültürler arasındaki davranış biçimleri gibi konulardır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN YENİ KONULARI<br />
1- KÜRESELLEŞME<br />
2- DEĞİŞEN İŞGÜCÜ<br />
3- YENİ İSTİHDAM STRATEJİLERİ<br />
4- BİLGİ TEKNOLOJİLERİ <br />
5- İŞ TAKIMLARI <br />
6- İŞ AHLAKI <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN BEŞ TEMEL BAĞLACI <br />
1- DİSİPLİNLERARASI BAĞLAÇ ; Örgütsel davranış disiplinlerarası bir yapıya sahiptir. Sosyal Bilimler Sosyoloji, Antropoloji ve psikolojinin etkileri çok büyüktür.<br />
2- BİLİMSEL YÖNTEM BAĞLACI ; Örgütsel davranış bilimcileri örgüt konusundaki hipotezleri test etmek ve bunları doğrulamak amacıyla bilimsel yöntemi kullanırlar. <br />
3- DURUMSALLIK BAĞLACI ; “Bir şeye bağlı olma ve ona göre” bu cümle bazen araştırmacıları engelleyici olsa da örgütsel olayları anlamada ve geleceğe dönük tahminler yapmada önemli bir konudur ve buna durumsallık yaklaşımı demekteyiz,Durumsallık yaklaşımında ise hiçbir şeyin tek bir çözümü yoktur. Bu durumda bir sorunla karşılatığımızda bu durum en iyi biçimde analiz ve teşhis edip bu duruma uygun strateji ve çözümler geliştirmeliyiz. <br />
4- ÇOK YÖNLÜ ANALİZ BAĞLACI ; Üç düzeyde incelenir. – Bireysel – Takımsal - Örgütsel boyuttaki analizler .<br />
5- AÇIK SİSTEM BAĞLACI ; Yöneticiler , Örgüt sistemine çevrelerindeki diğer sistemlerle ilişki içinde, bunlardan etkilenen ve aynı zamanda bu çevreyi etkileyen bir yapı içerisinde örgüte bakmalıdır.Örgütü açık bir sistemli olarak nitelediğimiz zaman bu sistemin dışarıdan bir takım kaynaklara ihtiyacı olduğunu ( örneğin hammade, işgücü, bilgi ,finansal destek ve alet gibi ) ifade eder. <br />
<br />
YÖNETİMCİ KİMDİR VE NE İŞ YAPAR <br />
Yönetici ; insanları kullanarak işleri yaptıran ve yürüten kişidir. <br />
Örgütler bilinçli bir biçimde koordine olmuş sosyal bilimlerdir. Örgütleri iki veya daha fazla kişiden oluşur ve sürekli olarak belirli fonksiyonları ortak amaç ve amaçlar doğrultusunda sürdürürler. Hizmet ve üretim amaçlı şirketlerin hepsi birer örgüttürler. Örgütlerde çalışan bireylerin davranışlarını ve çalışmaların yürüten belirli amaçlara ulaşmayı hedefleyen yöneticilerdir. <br />
<br />
YÖNETİCİLERİN FONKSİYONLARI<br />
1- PLANLAMA<br />
2- ORGANİZASYON<br />
3- YÜRÜTME<br />
4- KOORDİNASYON<br />
5- KONTROL <br />
<br />
PLANLAMA ; Örgütlerin amaçlarını belirleme ve tanımlama, stratejiler oluşturma, çeşitli faaliyetleri koordine için planlar yapma fonksiyonu.<br />
ORGANİZASYON ; yöneticiler örgütün yapısından sorumlu olan kişilerdir.<br />
KOORDİNASYON ( LİDERLİK ETME ) ; Çalışanları işe yönlendirmek , koordine etmek yöneticinin en önemli fonksiyonudur.<br />
KONTROL ; Örgüt içinde faaliyetleri gözleyerek, daha önce planladığı biçimde gitmelerini izleme, aksayan veya başarılı gitmeyen işleri rayına koymak yöneticinin diğer fonksiyon alanıdır. <br />
<br />
YÖNETİCİNİN ROLLER NELERDİR. <br />
1- BİREYLERARASI ROLÜ ; Örgüte başkanlık etme <br />
2- BİLGİ ROLÜ ; Diğer şirketlerden bilg toplama yeni dergileri ve yazılanları okuma, diğer şirketlerin yaptıklarını öğrenme gibi görevleri vardır. Buna “ monitorings roles” denir. <br />
3- KARAR VERME ROLÜ ; Yatırımcılık, kaynak ayırma, görüşmeci ve sorun çözücü fonksiyonları yerine getirilir. <br />
<br />
YÖNETİCİNİN SAHİP OLMASI GEREKEN BİLGİ VE BECERİLER <br />
Bunları Robert Kartz üçe ayırır<br />
1- TEKNİK BİLGİ ; İhtisaslaşmış bilgidir. Eğitim kanalıyla kazanılır<br />
2- İNSANLA İLGİLİ BİLGİ; İnsanı güdülemek, anlamak, onlarla çalışmak, grup yaşantısını bilmek ile ilgili bilgi <br />
3- KAVRAMA İLE İLGİLİ BİLGİ VE BECERİSİ ; Yöneticilerin zeka yapısı açısından karmaşık oyalarlın tasnifi,teşhisi ve çözümleyici bir beceriye gereksinimini ifade eder. <br />
<br />
<br />
<br />
KÜRESELLEŞME VE KÜRESEL YÖNETİCİNİN DEĞİŞEN ROLLERİ <br />
Çağımızda yönetimi güncel ve karmaşık hale getiren en önemli olgu küreselleşmedir. <br />
Küreselleşme; en basit bir biçimde dünyadaki örgüt ve insanların birbirleriyle bağlanmasıdır. <br />
Kültüre uyum küresel ekonomide başarı için en önemli etken olmaktadır. <br />
<br />
YÖNETİCİLER BEŞ TEMEL NEDENLE KÜLTÜR İÇİNDE Kİ BU FARKLILIKLARI ÖĞRENME VE ONLARLA MÜCADELE EDİP YÖNETMEK DURUMUNDADIR.<br />
1- YARATICILIĞI ARTTIRMAK<br />
2- ESNEKLİK; Farklı bakış açılarına sahip örgütler daha esnek bir örgüt yapısına sahip olup, çevrenin değişik taleplerine daha uygun cevaplar verebilmektedir. <br />
3- YENİ ÜYELER ALMAK<br />
4- PAZARLAMA<br />
5- MALİYETİ AZALTMA; farklı kültürden gelen insanlarla olumlu bakış açıları ile çalışanların işten ayrılma işe gelmeme ve iş değiştirme oranları azaldığından maliyetler azalır.Başarılı bir küresel yönetici kozmopolit olmalı , ben merkeziyetçi ( etnocentrik ) olmamalı , Başka kültürden gelen insanlara açık ve esnek olmalı, onları kategorileştirmeyip ,dışlamamalıdır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ BİLİMİNDE YÖNTEM <br />
Gözlem yapar, hipotezler kurar, ve hipotezleri deney yoluyla saptamaya çalışır.<br />
1 -OLGULARI GÖZLER 2- OLGULARI SINIFLANDIRIR<br />
3- OLGULAR ARASINDAKİ İLİŞKİLERE AİT HİPOTEZLER ÖNE SUNAR.<br />
4- VERİ TOPLAMAK İÇİN DENEY YAPAR VE BUNUN SONUCUNDA OLGULARI İSPATLAMAYA ÇALIŞIR.<br />
5- OLGULAR ARASINDAKİ NEDEN- SONUÇ İLİŞKİLERİNE DAYANARAK GENELLEMELER YAPAR.<br />
<br />
ÖRGÜTLE İLGİLİ SORUNU OLAN YÖNETİCİLERİN BAŞVURDUKLARI BİLİM ADAMININ TAKİP EDECEĞİ YOL<br />
1- SORUN HAKKINDA ÖN ARAŞTIRMA<br />
2- SORUNUN YENİDEN FORMÜLASYONU<br />
3- HİPOTEZ GELİŞTİRME<br />
4- VERİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ <br />
Veri toplama teknikleri <br />
- sorun sahibiyle yapılan görüşmeler<br />
- anket <br />
- Katılımlı ve katılımsız gözlem<br />
- Örgüt ve sorunla ilgili içerik analizleri veya kayıtların incelenmesi <br />
5- VERİLERİN ANALİZİ VE AÇIKLAMASI<br />
6- VERİLERİN SUNULMASI VE ÇÖZÜME İLİŞKİ UYARILAR.<br />
<br />
VERİ TOPLAMA TEKNİKLERİ<br />
1- VAKA ETÜDÜ ; Bir gerçek yaşam öyküsünü ele alınıp detaylı bir biçimde incelenmesini ifade eder. <br />
2- SAHA ARAŞTIRMASI, Anket ve mülakat <br />
3- LABORATUVAR DENEYİ, Burada yapay bir ortam araştırmacı tarafından oluşturulur.<br />
4- SAHA DENEYİ, Labaratuar deneyine çok benzer, sadece burada deney gerçek çalışma ortamlarında yapılır. <br />
<br />
ÜNİTE 2 – ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN TARİHSEL GELİŞİMİ VE YENİ YAKLAŞIMLAR<br />
1- BİLİMSEL YÖNETİM YAKLAŞIMI <br />
2- KLASİK ÖRGÜT KURAMI ( GELENEKSEL ÖRĞÜT KURAMI ) <br />
3- İNSAN İLİŞKİLERİ YAKLAŞIMI<br />
4- SİSTEM YAKLAŞIMI <br />
5- DURAMSALLIK MODELİ <br />
6- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN İNCELENMESİNDE ETKİLİŞİMCİLİK MODELİ<br />
7- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ YAKLAŞIMLAR ( 1970 – 2000 ) <br />
- İNSAN KAPİTALİ YAKLAŞIMI VEYA İNSANİ SERMAYE<br />
- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ GELİŞMELER<br />
a. ÖRGÜTÜN UYGUN BÜYÜMESİ VEYA KÜÇÜLMESİ <br />
b. ÇALIŞANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ <br />
c. PERFORMANSA GÖRE ÜCRET <br />
d. KALİTEYE BAĞLANMA<br />
e. FARKLILAŞMIŞ İŞ GÜCÜ<br />
f. ÖĞRENEN ÖRGÜTLER<br />
g. BİLGİ YÖNETİMİ <br />
- BİLGİ YÖNETİMİ <br />
<br />
<br />
BİLİMSEL YÖNETİM YAKLAŞIMI <br />
Bu yaklaşıma önemli katlılarda bulunmuş kişiler ; Frank ve lilian gilbert, Henry gantt, herrington Emerson <br />
F.W.Taylor ; Fabrikadaki her işi analiz ederek bu işlerin nasıl etkin bir biçimde yapılacağını inceleyerek uygun çalışma yöntemi önermiştir. Ayrıca, parça başı ücret sistemini geliştirerek üretim artışları sağladı. “ bilimsel yönetim ilkeleri “ kitabını yazdı. <br />
Taylor insanları sadece para ile motive edileceğinden inandığı için parça başı ödeme sistemini geliştirdi.<br />
İnsanları ropotlaştırdığı düşüncesiyle büyük eleştiriler aldı. Özelikle iş ve zaman etüdleri çalışanlar tarafından büyük tepki almıştır. <br />
<br />
KLASİK ÖRGÜT KURAMI <br />
Bilimsel yönetim kuramı doğrudan doğruya çalışanla iş arasındaki etkileşimle ilgilenmiştir. Bilimsel yönetimin popüler olduğu dönemde klasik örgüt kuramı ortaya çıkmıştır.<br />
Klasik örgüte katkıda buluanlar Henry fayol, lyndall urwich, max weber, Robert metron, Peter m.blau, m.crozier. <br />
Klasik yaklaşımın temel yargılarından biri “ rasyonellik “ tir. Belirli araçlarla en çok ( maksimum ) sonucu veya faydayı elde etmek diğer bir deyişle, belirli sonucu veya faydayı en az (minumum ) araç kullanarak sağlamak şeklinde tanımlanan rasyonellik ilkesi hemen hemen bütün klasik kuramcılar tarafından benimsenmiştir.<br />
<br />
MAX WEBER VE BÜROKRASİ <br />
Bürokrasi kavramı max weber in bulduğu bir ideal tiptir. Bürokrasi; akılcı, hiçbir kişisel ve duygusal bağlılığa yer vermeyen sosyal kurumların en mükemmel şekli olarak düşünülmüştür.Bürokrasi bir insan sistemi olmaktan çok bir kanun ve kurallar sistemidir. Bu kurallara iş görenlerin tam uymaları sağlanmalıdır. Buda bir çeşit otokrasi sistemidir. <br />
Bürokrasinin temel karakteristlikleri<br />
1- Örgütün büyük bir hacme sahip oluşu, istihdam edilen insan sayısının büyüklüğü<br />
2- İstihdam edilen işgörenlerin vasıfsız ya da yarı vasıflı oluşları<br />
3- Basit bir kütle üretim teknolojisi<br />
4- Basit bir ürün yada çıktı <br />
<br />
Weber bürokrasinin beş önemli niteliği<br />
1- ileri bir iş bölümü<br />
2- Merkezi bir otoritenin varlığı<br />
3- Rasyonel bir personel yönetimi<br />
4- Bürokratik kaide ve kurlar<br />
5- Kayıt ve ayrıntılı bir dosyalama sistemi <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN ORTAYA ÇIKIŞI <br />
19, yy. başlarında Robert Owen adlı bir İngiliz endüstriyel işçilerin çalışma koşullarını düzeltmek amacıyla bazı çalışmalar yapmıştır. Çocukların en düşük hangi yaşlarda çalıştırılabileceğini savunmuş ve işçilere yiyecek vererek, haftalık çalışma süresini azaltmıştır. <br />
20,yy. başlarında alman psikolog Hugo munstenberg ilk defa pisikolojinin güdülenme ve insanların istihdamlarında katkıları olabileceği görüşünü öne sürmüştür. <br />
1900 lerde Mary Parker Follet yöneticilerin çalışanlarla olan ilişkilerinde daha demokratik olmaları gerektiğine inanmıştır.<br />
<br />
İNSAN İLİŞKİLERİ YAKLAŞIMI<br />
Hawthorne çalışmaları yöneticiler ve araştırmacılar açısından yeni bir temel oluşturdu ve “ insan ilişkileri yaklaşımı “ denen bir görüşün ortaya atılmasına neden oldu. <br />
Çalışanları güdüleme ekonomik ihtiyaçlardan ziyade sosyal gereksinimleri tatmin için önemliydi ve tatmin olmuş işçi, tatminsiz işçiden daha verimliydi. <br />
Katkıda bulununan iki kuramcı ; Douglas, Mc.Gregor ve Abraham Maslow dur. <br />
Maslow insan ihtiyaçları hiyararşisi ile ön plana ç ıkıyordu.temel güdüleme kuramında ihtiyaçlar bir hiyerarşik bir düzeyde en alttan en üstte doğru sıralanmaktaydı. Bu ihtiyaç lar fizyolojik, güvenlik, sevgi, saygı ve kendini gerçekleştirme dir. <br />
Hawthorne çalışmaları ve insan ilişkileri yaklaşımı örgütsel davranış disiplininin oluşmasında temel olan iki kuramdır.<br />
<br />
SİSTEM YAKLAŞIMI <br />
Sistem birbirleriyle ilgili parçaların bir bütün olarak fonksiyon görmesini ifade eder. Diğer bir deyimle bütünü oluşturan parçaların birlikte fonksiyon görmesindir. <br />
Örgüt sistemi çevreden dört girdi alır, <br />
<br />
1- [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]ryel<br />
2- İnsan <br />
3- Finans <br />
4- Bilgi <br />
<br />
Örgüt bu dört parçayı birleştirerek çevreye ürün,hizmet,kar yada zarar, çalışanların davranışları ve ilave bilgiler olarak geri sunar. <br />
<br />
DURAMSALLIK MODELİ <br />
Durumsallık yaklaşımının temelinde yatan fikir, örgütteki yönetsel davranışları belirleyecek bir takım kuralların olmadığı yolundadır. Evrensel bir takım kurallar ve prensipler geliştirmeyi reddeder. Durmalık yaklaşıma göre örgütleri en iyi biçimde şekillendirmenin, çalışanları yönetmenin güdülemenin ve liderliğinin en iyi bir tek yol ve biçimi yoktur. <br />
Örgütler hiçbir zaman karşılaştıkları soruna çözümler getirmemeli o duruma uyum sağlamalıdır.<br />
Durumsallık yaklaşımı böylece her durumu en iyi biçimde anlama ve bu duruma uygun davranışlar geliştirmeyi amaçlar. Bu kuramın öncüleri ; Joan woodward, James D.Thomson, E.Trist, Lawrance, lorsch, Burns ve Stalker dir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN İNCELENMESİNDE ETKİLİŞİMCİLİK MODELİ <br />
Buna göre bireyin davranışları bireyin karakteristik ile durum arasındaki sürekli ve değişik etkileşimler sonucu ortaya çıkar. Yani birey ve durum çeşitli biçimlerde etkileşerek bireyin davranışlarını etkilemektedirler. Bu görüşe göre örgütsel davranışı açıklamada neden – sonu ilişkisi tek başına yeterli değildir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ YAKLAŞIMLAR ( 1970 – 2000 ) <br />
- İNSAN KAPİTALİ YAKLAŞIMI VEYA İNSANİ SERMAYE ; Bu yaklaşım,insanı bir üretim faktöründen ziyade bir üretim kaynağı olarak görmekte veya insanı sadece duyguları vedüşünceleriyle hareket eden bir üretim girdisi olmaktan çıkarmaktadır. <br />
- ÖRGÜTSEL DAVRANIŞTA YENİ GELİŞMELER ; büyük şirketler tarafından üretilen mal ve hizmetlerin kalitesinde düşmeler – hızlı teknolojik gelişmeler ve dğişimenin temposuna uygum sürecinde ortaya çıkan sorunlar- iş gücü yapısındaki değişmeler . özellikle kadın işgücü , alt grupların ve kültürlerin, yabancı uyruklu işcilerin ve yaşlı kişilerin iş günde bulunması ve bunların farklı gereksinimlerinden,güdülenmelerinden ve arzularından kaynaklanan sorunlar – dünya ekonomisinin globalleşme süreciyle odrtaya çıkan aşırı rekabet sonucu oluşan sorunlar <br />
Bu sorunlar karşısında yöneticilerin uygulamada başarılı oldukları birkaç yaklaşım bunlardır ; <br />
<br />
<br />
a. ÖRGÜTÜN UYGUN BÜYÜMESİ VEYA KÜÇÜLMESİ ; Yönetim kademeleri arasındaki azalma ve gereksiz yönetici kademelerinin ortadan kaldırılması<br />
b. ÇALIŞANLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ , çalışanların karar almalarını kolaylaştırma , risk girmelerini ve bundan korkmamalarını destekleme ve gözetim olmadan çalışmayı ifade eder. <br />
c. PERFORMANSA GÖRE ÜCRET ; parçabaşı ücret <br />
d. KALİTEYE BAĞLANMA; Deming kaliteyi bir malı üretirken yapmanın üretildikten sonra yapmaktan daha önemi oldugunu vurgulamıştır. <br />
e. FARKLILAŞMIŞ İŞ GÜCÜ ; James houghton zamanla örgütlerin kadınları, azınlıkların ve dışarıda doğmuş veya yabancı kökenli işçilerin yoğun oldugu bir yapıya dönüşeceğini vurgulamış. Farklılaşmış işgücü yapısını başarılı bir bsiçimde işletmeye çeken örgütlerin, daha başarılı olacağını vurgulamıştır. <br />
f. ÖĞRENEN ÖRGÜTLER ; bir işletmenin sürekli olarak yaşadığı olaylardan sonuç çıkarması, bunu değişen çevre koşullarına uymakta kullanması, personelini geliştirici bir sistem araştırması ve böylece değişen , gelişen, kendini yenileyen dinamik bir organizasyon olmasını ifade eder. Çalışanların sürekli olarak kendini geliştirmek zorunda olması, öğrenen organizasyon un temelini oluşturur.<br />
- BİLGİ YÖNETİMİ ; bilgi örgüt yapısı içinde entelektüel kapital olarak anılmaktadır. Entelektüel kapital örgüt içerisindeki üç tür sermayeden oluşmaktadır. <br />
1- İ NSAN KAPİTALİ VEYA SERMAYESİ; çalışanların sahip oldukları ve ürettikleri beceri, tecrübe ve yaratıl cılktır.<br />
2- YAPISAL KAPİTALİ VEYA SERMAYESİ ; Bilginin bulunduğu , saklandığı örgütü sistemi veya yapısıdır. <br />
3- MÜŞTERİ KAPİTALİ VEYA SERMAYESİ ; tatmin olmuş müşterilerden, şirkete malzeme sağlaşan kimselerden ve diğer dışsal kaynaklardan elde edilen bir değeri ifade eder. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 3 – ÖRGÜT İÇİNDE BİREY VE KİŞİLİK <br />
<br />
KİŞİLİK : <br />
ireyin belirgin değişmeyen ve tutarlı olan özelliklerinin tümünü ifade eder. Bu kavramı oluşturan üç temel nokta vardır.<br />
1- benzersiz ve kendine özgü oluşu <br />
2- Tutarlılık ; farlı ortam ve durumlarda bile bireyin benzer bir biçimde hareket etmesidir.<br />
3- Değişmezlik ve durağanlık ; bireyin tutum ve davranışları düzenlilik gösterir. Kişilik bize göre sıklıkla değişen bir kavram değildir, ancak sabitte teğildir. <br />
<br />
KİŞİLİĞİN DOĞASI VE İŞ HAYATINDAKİ ÖNEMİ <br />
Bireyin davranışları onun içinde yaşadığı ortam ile çevresindeki bireyler arasındaki sürekli etkileşim sonucu oluşur. Bireyin kişiliği iş çevresinden etkilendiği gibi aynı şekilde bireyde kişiliği ile bu çevreyi etkiler. <br />
<br />
KİŞİLİĞİN OLUŞUMU VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER <br />
Kişilik kalıtım ve çevre arasında olan bir etkileşim sonucu oluşmuştur. Klurckhohn ve Murray klasik açıklamalarda her bireyin genelde ; <br />
- diğer insanlara benzediğini ve benzer davrandığını ( biyolojik faktörler ) <br />
- Bazı insanlara benzediğini ve onlar gibi davrandığını ( kültürel faktörler )<br />
- Hiç kimseye benzemeyen özgün bir davranış biçimleri olduğunu ( sosyal faktörler – bireysellik ) öne sürerler. <br />
<br />
DÖNEM KAVRAMI <br />
Kişiliğin oluşmu konusunda ikinci bir yaklaşım .<br />
Bu konuda üç kuramcı ; Sigmund Freud, eric erikson ve jean pieget<br />
<br />
<br />
<br />
Sigmund Freud <br />
Freuda göre davranışları tayin eden şey bilnçaltı güdülerdir. Bu kurama göre davranışlar cinsellik ve saldırganlık olarak ortaya çıkan iç güdüsel dürtülerle sosyal engeller arasındaki çatışmadan kaynaklanır. Freud insan kişiliğini beş dönemden geçerek geliştiğini öne sürer. <br />
- Oral dönem ( 0-1 )<br />
- Anal dönem (1-3 ) <br />
- Fallik dönem ( 3-6 )<br />
- Latens dönem ( 6-11)<br />
- Genital dönem ( 11 yaş sonrası ) <br />
Böylece kişilik bağımlı zorlaşıcı , odipal ve olgunluk dönemlerinden geçerek oluşur. <br />
<br />
Eric Erikson <br />
kilişilğin oluşmasında sosyal çevreninde etkilerinin olduğuna değinir. <br />
Sekiz geliş dönemini sıralar <br />
- Oral duygusal dönem ( temel güven x güvensizliği ) <br />
- Kas anal dönem ( özerklik x utanma , kuşku ) <br />
- Lokomotor – jenital dönem ( girişkenlik x suçluluk ) <br />
- Latens dönem ( ç alışma, başarı x aşağılık duygusu ) <br />
- Ergenlik dönemi ( özdeşim kurma x rollerin karışması )<br />
- Yetişkinlik dönem ( yakınlık x yalnızlık ) <br />
- Olgunluk dönem ( neslin devamı x durgunluk ) <br />
- Yaşlılık dönem ( ego bütünlüğü x ümitsizlik ) <br />
<br />
Jean piaget <br />
Kişiliğin oluşmasında bilişsel yapılanında son derece önemli olduğunu öne sürmektedir. <br />
- duyusal Motor dönemi<br />
- işlem öncesi dönem<br />
- somut işlemsel dönem<br />
- formel işlemsel dönem <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
TREYT VE TİP KURAMLARI <br />
İlk çalışmalarda bireyin temel özelliklerini belirten ve devamlılık gösteren bazı karakteristlik üzerinde durulmuştur. Bunlar arasında en poplerleri, utangaçlık, saldırganlık, uysallık , tembellik, isteklilik , güvenirlilik ve sakinlik olarak belirlenmiştir. Bu karakteristlikler bir çok durumda aynı şekilde devamlılık gösterdiği taktirde bunlara treyt adı verilmektedir. Bu kuram üzerinde duran en önemli isim Allport ve Odbert tir .bu kuram her şeyi açıklamada kullanılamaz çünkü treyt yaklaşımı bireyin içinde bulunduğu çeşitli durumları görmezden gelir. <br />
<br />
KİŞİLİĞİN BEŞ BÜYÜK BOYUTU <br />
1- BİLİNÇLİ TEDBİRLİ TİP ; Dikkatli uyumlu, özdisiplini yüksek, sorumlu, bağımlı <br />
2- DUYGUSAL TUTARLILIK; sakin , güvenli , rahat <br />
3- DENEYİME AÇIK OLMA VYEA DENEYCİ TİP; hassas , esnek ,yaratıcı, meraklı , açık görüşlü<br />
4- UYUMLULUK ; iyi huylu, güvenilir, yardımsever, empatik<br />
5- DIŞA DÖNÜKLÜK ; dışa kolay açılabilen, konuşkan , sosyal , kararlı <br />
<br />
<br />
JUNG İN TİP SINIFLAMASI VE MYERS-BRİGGS TİP GÖSTERGESİ ( MBT I)<br />
İSVEÇLİ PSİKİYATRİST CARL JUNG öne sürdüğü kişilik kuramı ile insanların hem temelde birbirlerinden farklı, hem de benzer olduğunu ileri sürmüştür. Jung algılama süreçlerinde bilgiyi nasıl topladığımızı karar süreçlerinde ise nasıl karar verdiğimizi inceleyerek bu iki sürecin insanların en temel zihinsel fonksiyonları olduğunu söylemektedir. <br />
Jung tip kuramı hiçbir tercihin diğer bir tercihten daha iyi olmadığını öne sürmektedir. Her tercih ayrı anlam taşımaktadır.<br />
<br />
<br />
MYERS – BRİGGS TİP GÖSTERGESİ ( MBTI ) ; Katharina Briggs ve kızı İsabel Brigigs myers in Jung ın insanlar arasında bireysel farklılıklarını araştıran kuramını pratiğe dönüştürdüler ve kendi adlarıyla anılan bir ölçek geliştirdiler. <br />
“ MBTI” Testi örgütler için son derece faydalı ve çok yaygın olarak kullanılan kişilik teksidir. Birçok örgüt Bu ölçeği belirli pozisyonlara yöneticilerin terfi ettirerek getirmede bir karar mekanizması olarak kullanır. <br />
Bu modelde dört temel tercih bulunmaktadır. <br />
1- Dışa dönüklük / içe dönüklük <br />
Dışarıya açık sessiz<br />
Kendini açıkça ifade eden içine kapanık<br />
Etkileşimci aşırı konsantre<br />
Düşünmekten çok konuşan düşünmeyi konuşmaya tercih eden<br />
2- Duyusal / Sezgisel<br />
Pratik , belirgin Genelleştirici, Soyut <br />
Ayakları yere basan Kafası bulutların içinde <br />
Detaycı, katı Seçenekler sunan, kurumsal <br />
3- Düşünsel / Duygusal<br />
Analitik, açık Öznel , birleştirici <br />
Kafasını kullanan Kalbini dinleyen <br />
Adil , Kurallara dayalı bağışlayıcı, şartlara bağımlı <br />
4- Yargısal / Algısal <br />
Yapısalcı, zamana bağlı,karar verici esnek , açık uçlu , keşfedici <br />
Listeleyen ve kullanan, organize olan listeleyen ancak unutan, kendiliğinden olan <br />
<br />
ÖRGÜTSEL DAVRANIŞI ETKİLEYEN TEMEL KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ<br />
1- KENDİLLİK KONTROLÜ ; Bireyin her hangi bir davarınışının ortaya çıkmasında ve sonuçlarında kendisinin bir katkısının olduğuna inanması ( içsel kendilik kontrolü ) , her işi kendi dışındaki şans ve kadere bağlayanlar ( dışsal kendilik kontrolü) içsel kendilik kontrolü yüksek olanlar zor işlerde daha başarılıdır. <br />
2- BAŞARI YÖNELİMİ ; Başarı ihtiyacı yüksek kişiler devamlı olarak daha iyi yapma durumunda olan insanlardır. <br />
3- OTORİTER KİŞİLİK ; Örgüt içinde çalışan insanlar arasında bir statü ve güç farklılığının olmasına inanan kişilerdir. <br />
Otoriter kişiler, insanları yargılayan, kendinden üstte olan kişilere farklı görünmeye çalışan ancak alttakileri ezen güvenilir olmayan değişmeye direnç gösteren kişidir. Diğer bir özelliği dogmatizmdir. Dogmatikler bir konuya körü körüne bağlı ve inançlarında katı olan kişilerdir.<br />
4- MAKYAVELLENİZM; otoriter kişilikle ilgili diğer karakteristlik makyavellenizm olarak geçmektedir. Gücün nasıl kazanılıp kullanılacağı hakkında kitap yazan Nicolla Makyavelli nin arkasından kullanılmıştır. Makyevelenist özellikği yüksek olan kişi pragmatist, diğer insanlarla arasanı mesafe koyan ve sonuçlara göre hareket eden kazana, daha az ikna edilebilen ancak başkalarını ikna edebilen kişidir. <br />
5- KENDİNE GÜVENME ; daha az şüphecidirler, güveni yüksek kişiler işyerinde daha tatmin olan insanlardır. <br />
6- KENDİNİ YANŞITMA ; Bireyin davranışlarını gözlemlediği kişinin özelliklerini hemen benimseyerek ona benzer davarnışları taklit etmeye çalışmasıdır. Bu insanların yöneticilik düzeyinde başarılı oldukları gözlenmiştir. <br />
7- RİSKE GİRME EĞİLİMİ ; riske girme eğilimi yüksek olan yöneticiler çabuk karar verirler ve kararlarını verirken daha az bilgiye ihtiyaç duyarlar. <br />
<br />
İŞ VE KİŞİLİK UYUMU<br />
İş bireyin kişilik yapısı ile uyulmuşsa biriyin başarısı artacak uyumsuzsa azalacaktır. Bu durum John Holland ın kuramıyla kişilik tipleri , özellikleri ve buna uygun mesleleri söyledir.<br />
1- GERÇEKÇİ TİP ; Saldırgan özellikler gösterir. En önemli özellikleri , utangaç, tutarlı , uyumlu ve pratik olmaları . uygun meslek çiftçilik ve ormancılık. <br />
2- ARAŞTIRICI TİP ; Özellikleri analitik, orijinal, meraklı , bağımsız olması . uygun meslek. Biyoloji, matematik, muhabirlik. <br />
3- SOSYAL TİP ; özellikleri sosyal, arkadaş canlısı , anlayışlı , yardım etmeye , birlikte çalışmaya yatkın olmaları. Uygun meslek, dış ilişkiler, sosyal hizmel ve klinik psikoloji dir. <br />
4- GELENEKSEL ( KONVENSİYONEL ) TİP ; özellikleri uyumlu, hayalci olmayan, esnek olmayan kişilerdir. Uygun meslek , finans , muhasebe, yönetimdir.<br />
5- GİRİŞKEN TİP ; özellikleri kendine güvenli, istekli, enerjik yönlendirici olması . uygun meslerk, hukuk, halkla ilişkiler, küçük ticari şirket yöneticiliği .<br />
6- ARTİSTİK TİP ; özelliği hayalci, düzensiz, idealist , duygusal, pratik olmayan kişiler. Uygun meslek , sanat , müzik ve yazarlıktır.<br />
<br />
ÜNİTE 4- DUYGULAR, DEĞERLER, TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ<br />
<br />
ÇALIŞMA YERİNDE DUYGULAR <br />
Bilim adamları duyguları 6 kategoride göstermektedirler.<br />
1- KIZGINLIK; Nefret, haset, dargınlık,sinirli, şiddet, işkence ( cefa ) <br />
2- KORKU ; kaygı alarmı <br />
3- MEMNUNİYET ; neşelilik, memnuniyet,iyimser ,gurur, rahatlama, jest<br />
4- SEVGİ; sevgi, arzu, şehvet <br />
5- KEDER ; hüsran , kayıtsızlık, utanç, cefa, şefkat <br />
6- SÜPRİZ <br />
<br />
DUYGU; objelere, kişilere veya olaylara yönelik olan bir hazır oluş durumunu ifade eder.<br />
Duygularımız düşünce davranış ve fiziksel tepkilerle ortaya çıkmış tecrübelerimizden oluşur.<br />
<br />
DUYGULAR VE KİŞİLİK <br />
Kişilik, bireyin özel ve ayırt edici davranışlarını içermektedir. Sosyal davranış kuramına göre, kişilik çeşitli durumlara gösterilen öğrenilmiş davranışlar olarak tanımlamaya çalışılmaktadır.<br />
Kişilik özellikleri ve ayırt ediciliği treyt olarak adlandırılır. <br />
a- Olumlu Etililik; olumlu düşünme ve olayları olumlu yönlendirme, olaylara iyi tarafından bakmaktır.<br />
b- Olumsuz etkililik; olumsuz düşünme ve olayları olumsuz yönlendirme, olaylara kötü tarafından bakmaktır.<br />
<br />
DEĞERLER <br />
Değerler bir çeşit inanç olup, insanların iyiyi, doğruyu ve güzeli tanımlamak için koymuş olduğu ölçütler veya standartlardır.<br />
Değer sistemi; Bireylerin değerlerinin önceliklerini temsiz eden kavrama denir. Bireylerin öncelikle önem verdiği hürriyet, zevk, kendine güven, dürüstlük, itaat, eşitlik gibi kıstasları önem sırasına göre sıralarsak değer sistemi oluşur. <br />
<br />
DEĞERLERİN ÖNEMİ NEDİR ?<br />
Değerler örgüt içindeki davranış ve tutumları etkilemektedir. <br />
<br />
DEĞERLERİMİZİN KAYNAKLARI NELERDİR ? <br />
Değerlerimizin önemli bir kısmı kalıtsaldır. Gerisi ise milli kültür, ebeveynlerin baskısı, öğretmenler ve arkadaşlar gibi çevresel faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Araştırmalar sonucunda değerlerin % 40 kalıtsal olduğu görülmüştür. <br />
<br />
DEĞER ÇEŞİTLERİ<br />
Milton Rokeach değerleri iki kategoriye ayırır. <br />
1- AMAÇSAL VE SONUL DEĞERLER ; Sonul değer, bir kişinin yaşam boyu ulaşmak isteği amaçlardır. <br />
2- ARAÇSAL DEĞERLER ; bireyin sonul değerlerine ulaşmak için sergilediği veya tercih ettiği davranış kalıplarıdır. <br />
<br />
İkinci bir yaklaşıma göre değerler, insanların çalışma yaşamına başlamaları 18-23 yaşları arasındadır. Bu çalışmada işgücü dört kategoriye ayrılmıştır.<br />
1- BİRİNCİ GRUP ; - 1950 -1960 - gaziler olarak adlandırılır. - çalışkan, tüutucu , uyumlu , örgüte bağlı –bunlar rahat bir yaşam ve aile güvenliğine büyük önem verir. <br />
2- İKİNCİ GRUP; 1965 -1985 – hamleciler olarak adlandırılır – başarılı, istekli, otoriteden hoşlanmayan, kariyerine bağlı – sonul değerler olarak tanımlama duygusu, sosyal tanınma ve saygınlığına önem verirler. <br />
3- ÜÇÜNCÜ GRUP ; 1985 -2000 – x nesli – iş ve aile yaşamı dengeli, takıma bağlı, kurallardan hoşlanmayan , ilişkilerine değer Verne – bu grubun alie ve ilişkileri çok değerlidir. Para, kariyer gelişimi , unvan , güvenlik , boş zaman etkinlikleri ve işyeri yükselmeleri yaşamlarının odağıdır. <br />
4- DÖRDÜNCÜ GRUP ; 2000 - + - Gelecek nesil – güvenli , finansal başarı, kendine bağlı, fakat tamık oryantasyonu yüksek, hem kendine hem ilişkilerine bağlı , sadık – sonul değerler olarak özgürlük ve rahat yaşama önem vermektedirler. <br />
<br />
ÇALIŞMA DEĞERLERİ ; çalışanların çalışmadan ne beklediği ve nasıl davranmak zorunda olduğu hakkındaki kişisel görüşüdür. <br />
<br />
TUTUMLAR<br />
Tutum, en geniş anlamda bir bireyin belirli bir objeye veya kimseye karşı zihinsel açıdan hazır oluş durum veya belirli bir biçimdeki vaziyet alışıdır. Diğer bir deyimle Bireylerin belirli objelere karşı yaşadığı deneyimler sonucunda düzenli tavır alışları , davranış biçimleridir. <br />
<br />
DUYGULAR VE TUTUMLAR ARASINDAKİ FARKLAR<br />
1- duygular tecrübelidir, tutumlar kararlıdır.<br />
2- Duygular hissedilir, tutumlar düşünülür<br />
3- Duygular kısa sürelidir, tutumlar uzun sürelidir. <br />
<br />
TUTUMLARIN ÜÇ BİLEŞENİ<br />
1- DUYGUSAL BİLEŞEN ; tutum nesnesi ile ilgili olumlu yada olumsuz olarak nitelendirilen duygusal tecrübelerimizdir.<br />
2- BİLİŞSEL BİLEŞEN; Algılarımız ve tutumlarımız arasındaki ilişkiyi oluşturur. Bilişsel bileşen, bireyin tutum nesnesi hakkındaki inançlardan oluşur. <br />
3- DAVRANIŞSAL BİLEŞEN ;duygu ve inanca uygun hareket etme eğilimidir. <br />
<br />
BİLİŞSEL TUTARSIZLIK <br />
Örneğin işinizi sevmemenize rağmen seviyormuş gibi anlatmak ve davranmak zorunda kalmanız gibi. Bu ve buna benzer durumlar istemediğimiz bir gerginlik yaratır. Buna da bilişsel tutarsızlık denir.<br />
<br />
İŞLE İLGİLİ TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ<br />
Örgütsel davranış açısından en önemli tutumlardan biri bireyin işine karşı geliştirdiği tutumlardır .Buna genellikle iş tatmini diyoruz. <br />
<br />
İş tatminine veya tatminsizliğine neden olan etkenler ve sonuç ları<br />
Örgütsel etkenler <br />
- ücretler<br />
- yüselme olanakları<br />
- politikalar<br />
- çalışma şartları<br />
grupsal etkenler <br />
- iş arkadaşları<br />
- danışman veya nezaretçi tutumları<br />
bireysel etkenler<br />
- ihtiyaçlar<br />
- istekler<br />
- bireysel çıkarlar <br />
<br />
bunlar iş tatmini yaparsa – düşük düzeyde iştan ayrılma – düşük düzeyde işe gelmeme ve devamsızlık sonucu çıkar<br />
bunlar iş tatminsizliği yaparsa – yüksek oranda işten ayrılma – yüksek oranda işe gelmeme ve devamsızlık sonucu çıkar<br />
<br />
İŞ TATMİNİ ; Locke iş tatmini konusunda detaylı bir tanım vermektedir. Buna göre iş tatmini bireyin işini olumlu ve zevk veren bir duygu olarak değerlendirilmesinin bir sonucudur.İş tatminin üç önemli boyutu vardır.<br />
1- Bireyin işine karşı olan duygusal bir tutumdur. <br />
2- İş ile ilgili sonuçlar tarafından tayin edilir. <br />
3- İş tatmini birbirleriyle ilgili tutumlardan oluşur. Bunlar <br />
- işin kendisi; Birey çalışırken işini iyi veya eksik yaptığına dair duyduğu olumlu iki söz, onun için güdüleyici bir durum yaratır.<br />
- ücret<br />
- terfi sistemi<br />
- danışmanlık ; iki biçime ayrılır. Birincisi çalışana yöneliktir. İkinci tür danışmanlık yöneticilerin çalışanlara alınacak bir takım kararlara katılımına izin vermesi biçiminde olan danışmanlıktır. <br />
- iş arkadaşları <br />
<br />
<br />
ÇALIŞMA ŞARTLARI <br />
Çalışma şartları düzgün ise, diğer bir deyimle işyeri temiz, ışıklandırma, ısı , renklendirme ve nem açısından insan sağlığına uygun kouşllara sahip ise bu çalışanları olumlu yönde etkiler ve iş tatminin artmasına yol açar.<br />
<br />
İŞ TATMİNİ VE ÜRETKENLİK İLİŞKİSİ <br />
Tatmin ve üretkenlik arasındaki ilişkiyi açıklayan en eski görüş, mutlu işçinin aynı zamanda verimli işçi olduğunu vurgulayan bir ifadeyi temel almaktadır. Son olarak mevcut çalışmaların ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda üretkenliğin iş tatminini arttırdığı , buna karşın iş tatmininin üretkenlik üzerinde önemli bir etkisi olmadığı saptanmıştır. <br />
<br />
İŞ TATMİNİ VE İŞİ BIRAKMA <br />
Normalde iş tatminin yüksek oluşu, işi bırakma etkinliğini olumlu yönde etkiler. Öte yandan iş tatminsizliğinin yüksek oluşu işi bırakma davranışlarını arttırır. İş yerinde uzun yıllar çalışıldıkça işten ayrılma azalmaktadır. Bazı kişiler başka bir yerde çalışmalarının imkansız olduğunu düşünüyorsa ne kadar tatmin olurlarsa olsunlar işten ayrılmazlar. Eğer ekonomik konjektür olumlu bir gelişim sergiliyorsa, işsizlik çok az ise Bu durumda işlerden ayrılma oranlarında yükselme olabilir. <br />
<br />
İŞ TATMİNİ VE ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DURUMU <br />
Tatmin olmuş bir çalışan çalıştığı örgüt hakkında olumlu konuşacak, diğerlerine yardım edecek, işin kendisinden beklentilerinin dışında bir çaba gösterecektir. <br />
<br />
İŞ TATMİNİNİN DİĞER ETKİLERİ <br />
Yapılan çalışmalar iş tatmini yüksek olan insanların fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklarınını çok daha iyi oluduğunu ksa sürede yeni işler öğrendiklerini, iş kazalarına uğrama risklerinin ve oranlarının çok olduğu ve çatılmalardan uzak durdukları , iş tatmini yüksek olanlardan başkalarına yardım eden, müşterilerine daha çok yaklaşan ve hizmet eden ve katılımcı bir davranış sergileyen kişiler oldukları gözlenmiştir. <br />
<br />
ÇALIŞANLARIN İŞTEKİ TATMİNSİZLİKLERİNİ İFADE BİÇİMLERİ<br />
1- KAÇIŞ ( AYRILMA ) ; örgütü terk etmek, istifa etmek veya yeni bir iş arama şeklinde olabilir. Aktif – yıkıcı bir davranış. <br />
2- SESİNİ YÜKSELTME ; amirlerle sorunu tartışma, sendikal faaliyetlere katılma – akif ve yapıcı bir davranış<br />
3- BAĞLILIK; şartların iyileşeceğine umarak beklemek şeklindeki davranışlardır. – pasif – yapıcı bir davranıştır. Yönetime güvenme, yönetimi eleştirilere karşı savunma örnek verilebilir. <br />
4- KAYITSIZLIK ( İHMAL ) ; şartların dahada kötüleşmesine izin verme şeklindeki davranışlar. – pasif – yakıcı davranıştır. <br />
<br />
İŞ TATMİNİN ÖNEMİ <br />
Yöneticiler işgörenlerin iş tatminleri ile ilgili olarak üç nedenle konuya yaklaşırlar<br />
1- tatminsiz işçi isten kaçar ve mümükün olduğunca işten ayrılmanın başka bir işegeçmenin yollarını arar.<br />
2- İş tatmini yüksek olan birey daha da sağlıklıdır ve daha uzun yaşar<br />
3- İş tatmini yüksek olan birey bu mutluluğu iş dışınada taşır. <br />
<br />
<br />
ÜNİTE 5 – ÖRGÜTSEL ÖĞRENME, ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK<br />
<br />
Öğrenme yaşam boyu süren bir davranış değişimidir. <br />
<br />
ÖĞRENEN ÖRGÜTLER VE İNSAN ÖĞRENMESİ <br />
Öğrenme, bireyin davranışlarındaki bir değişmedir. Bu değişme bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiyle gerçekleşir. Davranış değişimi öğrenmenin en iyi kanıtıdır. <br />
Öğrenme, bireyin çevresiyle etileşimi sonucu oluşur. Öğrenme geçici olmayan bir değişimdir. Öğrenme, insanların yeteneklerini, rol algısını , motivasyonunun bireysel davranış ve performansını etkiler. <br />
<br />
AÇIK VE TECRÜBEYE DAYALI ÖĞRENME TÜRLERİ <br />
Çalışanlar öğrenirken hem açık hemde tecrübeye dayalı olarak öğrenirler. Açık bilgi, organize edilebilen ve bireyden diğerine iletişim yoluyla aktarılan bilgidir. Örneğin Üniversitede hocanızı dinlerken edindiğiniz bilgi bu tür açık bilgidir. Bu bilgi yazılı olarak başkalarına da aktarılır. Çalışma yaşamında bildiğimiz daha çok tecrübi bilgidir. Bu bilgi aktarmadan çok gözlem ve deneye dayanır. Bunu sözel olarak aktaramayız ancak gösterebiliriz.<br />
Tecrübi bilgimiz, doğrudan gözlemle ve doğrudan deneyimle kazanılır.<br />
Üç tür öğrenme stratejleri vardır. <br />
1- PEKİŞTİRME YOLUYLA ÖĞRENME<br />
- OLUMLU PEKİŞTİRME<br />
- OLUMSUZ PEKİŞTİRME <br />
- CEZA<br />
- SÖNME<br />
2- GERİ BİLDİRİM YOLUYLA ÖĞRENME<br />
GERİ BİLDİRİM KAYNAKLARI 1- SOSYAL KAYNAKLAR ; 2- SOSYAL OLMAYAN KAYNAKLAR ETKİLİ GERİ BİLDİRİM YOLLARI 1- BELİRGİN GERİ BİLDİRİM 2- YETERLİ SIKLIKLA GERİBİLDİRİM<br />
3- ZAMANLI GERİBİLDİRİ 4- GÜVENİLİR GERİBİLDİRİM<br />
5- İLGİLİ GERİBİLDİRİM <br />
3- SOSYAL ÖĞRENME <br />
<br />
1) DAVRANIŞ ŞEKİLLERİNDE PEKİŞTİRME YOLUYLA ÖĞRENME ; davranışı şekillendirme veya operant şartlanma veya pekiştirme kuramı olarak bilinir. Bu kurama göre insanlar geçmişte çevrelerinde yaşadıkları deneyimlere göre davranışlarını değiştirirler. Bu kuram en çok çevreyi ön plana çıkarır. Orepant davranışlar da bizler çevreyi etkileyerek onu şekillendirir, istendik hale getiririz. Davranışı şekillendirme, etki kanunu denilen bir temele dayanır.Yani operant davranışlar, sonuçlara bağlı olarak değişen veya tekrar eden davranışlardır. <br />
Davranış şekillendirme üç basamaklıdır .Buna davranışın ABC si modeli denir. A- önceki durum B- davranışı C- ise sonraki durumu ifada eder. <br />
PEKİŞTİRME TÜRLER ; <br />
1- OLUMLU PEKİŞTİRME ; Davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını arttırır veya davranışın devam etmesini sağlayan faktörlerdir. <br />
2- OLUMSUZ PEKİŞTİRME ; bir sonucun ortadan kaldırılması ile davranışını tekrarlanma olasılığı arttırıyorsa veya davranış devam ediyorsa bu davranış olumsuz pekiştirme olarak adlandırılır. Örn. işten çıkarılma tehdidi veya danışman tarafından azarlanmak korkusu bu tür istendik bir davranışı yerine getirmeyi sağlamaktadır. <br />
3- CEZA; eğer bir davranışın sonuçları davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını azaltıyorsa veya ortadan kaldırırsa ceza olarak nitelenir. Hızlı araba kullanan bir gencin ehliyetinin alınması bu tür ceza davranışına örnek olarak verilebilir.<br />
4- SÖNME; hedef davranışın veya istendik davranışın azaltılması söz konusudur. <br />
<br />
PEKİŞTİRME TARİFELERİ ; <br />
A- SÜREKLİ PEKİŞTİRME <br />
B- ARALIKLI PEKİŞTİRME <br />
- SABİT PEKİŞTİRME TARİFELERİ ; pekiştirme belirli bir sayıda tekrarlanan davranıştan veya zaman aralığından sonra verilir. <br />
- DEĞİŞKEN PEKİŞTİRME TARİFELERİ ; ya tesadüfen ortalama bir davranış sayısına ya da zaman aralığına göre uygulanır.<br />
Sabit zamanlı , pekiştirme tarifelerinde davranış sabit bir zaman geçtikten sonra verilir.<br />
Sabit oranlı pekiştirmelerde ise pekiştirme birey belirli <br />
sayıda davranışı tekrar ettikten sonra olur. <br />
<br />
2- GERİ BİLDİRİM YOLUYLA ÖĞRENME<br />
Geri bildirim bireyin bir davranışının sonucunda elde ettiği bilgidir. Geribildirim çalışma yaşamında bireyin performansının tayininde rol algısının gelişiminde, yetenek ve güdülemede önemli bir faktördür. <br />
Patronunuz size bir tür faaliyete daha çok zaman ayırmanızı, bir başka işe ise daha az vakit ayırmanızı söylerse, bu bir geribildirimdir. Örğüt içerisindeki personel, müşterilerden gelen şikayetleri dinleyerek veya makineler yardımıyla yaptıkları işin ne derece doğru olduğunu görerek hatalarını düzeltmeye, becerilerini geliştirmeye çalışırlar. Bu tür bir geribildirime düzeltici geri bildirim denilir. <br />
<br />
<br />
<br />
GERİ BİLDİRİM KAYNAKLARI <br />
1- SOSYAL KAYNAKLAR ; danışmanlar, müşteriler, iş arkadaşları veya davranışların sonuçları hakkında bilgi veren herhangi biri <br />
2- SOSYAL OLMAYAN KAYNAKLAR <br />
** Şirketler çok kanallı bir geribildirim uygulayarak, çalışanların yaptıkları işin sonuçları hakkında birçok yerden bilgi almaları sağlarlar. Buna 360 derecelik geri bildirim denir. <br />
<br />
<br />
ETKİLİ GERİ BİLDİRİM YOLLARI <br />
1- BELİRGİN GERİ BİLDİRİM; geribildirimin içerdiği bilgiler belirgin bir konuya ilişkin olmalıdır. <br />
2- YETERLİ SIKLIKLA GERİBİLDİRİM; çalışanlara gönderilen bildirimler devamlılık taşımalıdır. <br />
3- ZAMANLI GERİBİLDİRİM; geribildirim en kısa sürede verilmelidir.<br />
4- GÜVENİLİR GERİBİLDİRİM; çalışanlar güvenilir bir kaynaktan gelmesini beklerler. <br />
5- İLGİLİ GERİBİLDİRİM; çalışanların davranışlarına ilişkin olmalıdır. <br />
<br />
3- SOSYAL ÖĞRENME ( GÖZLEYEREK ÖĞRENME ) <br />
Model alma da denir. <br />
<br />
BİLGİ YÖNETİMİ : NE BİLDİĞİNİ PAYLAŞMAK <br />
Bilgi yönetimi şirketin, sahip olduğu bilgi ve yetenek girdilerini toplamak, organize etmek ve paylaşmak şeklinde tanımlanmaktadır. Teknoloji kullanarak şirket hakkında bilgi tabanı oluşturmaktır. Şirketin sahip olduğu her türlü bilgi ve ihtisas alanlarının oluşturulduğu, mevcut bilgi kapasitesinin şekillendirildiği bilgi varlığı entelektüel sermaye adını alır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI <br />
Biçimsel ödül sistemi tarafından dorudan ya da açık olarak tanımlanmayan, zorlayıcı olmayan ve örgütünbir bütün olarak etkin faaliyet göstemesini sağlayan bireysel davranışlardır. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI AŞAĞITAKİ FAALİYETLERDEN OLUŞMAKTADIR <br />
1- DİĞERLERİNİ DÜŞÜNME ; takım arkadaşının rahatsız olup, işe gelemediği bir günde onun işini üstlenmek. <br />
2- İLERİ GÖREV BİLİNCİ; ihtiyaç duyulduğunda geç saate kadar çalışmak sabahları işe erken gelmek. <br />
3- SİVİL ERDEM; faaliyetlere gönüllü olarak katılmak. <br />
4- CENTİLMENLİK ; sıkıntı veren olaylar karşısında şikayet etmemek ve hoşgörülü olmaktır. <br />
5- NEZAKETE DAYALI BİLGİLENDİRME ; örgütle ilgili sorunları önceden görmek, sorunların oluşmasını engellemek için önceden önlem almak , bu konuda gerekli kademeleri bilgilendirmektir. <br />
<br />
<br />
ÖRGÜTSEL BAĞLILIK <br />
Bireyin örgüt amaç ve değerlerini kabul etmesi, bu amaçlara ulaşılması yönünde çaba sarf etmesi ve örgütteki üyeliğini devam ettirme arzusudur. <br />
1- DUYGUSAL BAĞLILIK; örgütleri yle özdeşleşir, <br />
2- RASYONEL BAĞLILIK ; bireyin örgütü terk etmesiyle kaybedeceklerini düşünerek örgütteki üyeliğini sürdürme arzusudur. İki ayrı olgunun sonucudur. Biricisi uygun iş altarnetiflerinin olmayışı, ikincisi ise bireyin örgüte yaptığı yatırımların büyüklüğü <br />
3- NORMATİF BAĞLILIK; Birey, örgütte kalmaya mecbur olduğunu düşünür ve bu yönde inançları vardır. <br />
<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 6- ÖRGÜT KÜLTÜRÜ<br />
Örgüt Kültürü, örgüt içinde paylaşılan değer ve inançlardan oluşan ve örgütün karşılaştığı sorunların çözümünde, fırsatların değerlendirilmesinde örgütü doru yolda düşünmeye ve davranışta bulunmaya yönlendiren kalıplardır.<br />
Örgüt kültürü bir diğer deyimle örgüt içinde neyin önemli veya önemsiz olduğunu tanımlayan ve örgütün DNA sı olarak nitelenen bir kavramdır.<br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ <br />
Deal ve Kennedy işletme kültürünü” iş yapma ve yürütme biçimi “ olarak tanımlar.<br />
Örgüt kültürü, örgüt içinde çalışan grupların keşfettiği geliştirdiği temel fikirler ve düşüncelerdir. <br />
Peters Waterman a göre ise örgüt kültürü, baskın ve paylaşılan değerlerden oluşan çalışanlara sembolik anlamlarla yansıyan, örgüt içindeki hikayeler inançlar, sloganlar ve masallardan meydana gelmiş bir yapı olarak tanımlanmaktadır. <br />
Ortak özellikleri ; <br />
1- örgüt içinde bireyler tarafından paylaşılan değerlerdir.<br />
2- örgütün kültürünü oluşturan değerlerin olduğu gibi kabul edilmesidir.<br />
3- bu değerlerin çalışanlar için taşıdıkları sembolik anlamlarıdır. <br />
Bu üç özelliğe göre tanımı ; örğüt kültürü bir takım değerlerden oluşmuş ve bu değerlerin olduğu gibi kabul edildiği ve örgüt içinde çalışanlar tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. <br />
<br />
Değerler ; genelde düzenli ve uzun dönemli inaçlar olup, örgüt içinde neyin önem taşıdığını gösterirler. Değerler aynı zamanda örgüt içindeki bireylere rehberlik eden, bizim için önemli olan bir amaca ulaşmamızı kolaylaştıran kalıplardır. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ VE TOPLUM <br />
Örgütün içinde bulunduğu toplumun kültür yapısı ile örgütün kültürü arasın dada çok yakın bir ilişki vardır. Toplumun kültürel yapısı, örgütün kültürel yapısını etkilemektedir. Eninde tonunda toplumun mevcut normları, inanç ve değerleri örgütün içinde yer alabilmektedir. Toplumsal değerler genelde bireylerin karşılıklı olarak etkileşimleri, medya ve eğitim yoluyla diğer üyelere geçer ve sonunda temel değerler olarak örgüt kültürü içinde yer bulurlar. <br />
Örgüt kültürünün önemli özelliklerinden biri de bilişsel yani öğrenilmiş olmasıdır. <br />
Örgüt kültürü içinde bulunarak ve yaşanılarak öğrenilir. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ AÇIKLAMADA KULLANILAN MODELLER <br />
1- PARSONS VE AĞIL MODELİ <br />
A- UYUM VE AMACA ULAŞMA <br />
B- BÜTÜNLEŞME VE MEŞRULUK<br />
2- OUCHİ MODELİ <br />
3- PETERS VE WATERMAN MODELİ <br />
<br />
1- PARSONS VE AĞIL MODELİ ; Amerikalı sosyolog Talcot Parsons tarafından geliştirilmiştir. Örgüt kültürü konusunda ilk duran sosyologlardan biridir. “ AGIL” sistemin devamlılığını sağlamak için belirli fonksiyonların karşılanması gerektiğini ileri sürer. Bu modelde adı geçen dört fonksiyon ; <br />
A- UYUM VE AMACA ULAŞMA ; ( adaptasyon ve uyum ) ( amaca edinme ve amaca ulaşma ) Uyum sistemin değişen çevreye uyum yeteneğidir. Amaca ulaşma, sistemin amaca ulaşma ve amaç belirleme yeteneğidir. <br />
B- BÜTÜNLEŞME VE MEŞRULUK ; bütünleşme sistemin parçalarını bir araya getirme yeteneğidir. Meşruluk yaşamda kalabilme hakkı ve kabulüdür. <br />
2- OUCHİ MODELİ ; Z teorisinin mucudi olan Japon profosör Willim G. Ouichi örgüt kültürünü üç ayrı grup işletme üzerinde çalışarak analiz etmiştir. Amerikan, janop ve Z tipi Amerikan şirketlerini incelemiştir .Japon işletme modelini oluşturan dört temel faktörün ( güdüleme- kalite – verimlilik –işgücünün devamlılığı ) büyük şirketlerin başarısında ana unsurları oluşturduğunu göz önünde bulundurmuştur. Japon ve Z tipi Amirikan şirketlerini tipik amerekan şirketlerinden daha başarılı bulmuştur. Ocucih analizlerinde yedi temel nokta üzerinde durmuştur.<br />
1- işgörenlere bağlılık<br />
2- değerlendirme<br />
3- kariyer gelişimi ( en önemli değer ) <br />
4- Kontrol veya denetim<br />
5- Karar verme <br />
6- Sorumluluk <br />
7- Çalışanlara ilgi<br />
<br />
3- PETERS VE WATERMAN MODELİ ; Tom Peters ve Robert Waterman “ Mükemmeli Arayış “ Adlı eserleri vardır.<br />
Bu iki araştırmacı örgütü başarıya götüren sekiz temel değer üzerinde durmuştur. Bunlar<br />
1- Peşin hükümle eylemden yana olmak<br />
2- Müşterilerle yakın ilişki<br />
3- Özgür düşünce ve girişimciliği destekleme<br />
4- Üretimi insan faktörünü iyi kullanarak artırma<br />
5- yöneticilerin işin yapılışıyla ve bölümleriyle yakın ilgisi<br />
6- sadece en iyi yapılan işe bağlı kalıp onunla ilgilenmek<br />
7- yanı biçim, az kurmay<br />
8- hem gevşek hem de birbirlerine bağlı sıkı bir orgnazasyon. <br />
<br />
ÖRGÜTLERİN BENZER KÜLTÜRLERİ <br />
Örgüt kültürü, organizasyonda çalışan insanların ortak bir anlayışı veya algılamasıdır. Büyük işletmelerde örgütün basın ( dominant) bir kültür ve bununu altında çeşitli alt kültürleri ( subcultures ) olabilir. <br />
Bir örgütteki baskın kültür örgütün birçok üyesi tarafından paylaşılan temel değerlerdir. Alt kültür ise örgüt içndeki çalışanların karşılaştıkları sorunları durumları, deneyimlerini ifade eder. <br />
<br />
KUVVETLİ ZAYIF KÜLTÜR AYRIMI <br />
Kuvvetli kültür örgütün temel değerlerinin çoğunlukla paylaşılması ve kabulüdür. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLÜTÜRÜN FONKSİYONLARI <br />
1. Kültürün bir örgütü, diğer bir örgütten ayıran sınırlayıcı bir rolü vardır. <br />
2. Örgüt üyeleri için bir kilmiş oluşturur. <br />
3. Çalışan bireyler örgüte daha fazla bağlanarak örgütün yararına özveride bulunabilirler.<br />
4. Örgüt üyeleri arasında dayanışmayı arttırır. <br />
5. Örgüt üyeleri için bir kontrol mekanizması olarak fonksiyon gösterir. <br />
<br />
Görüldüğü gibi kültür “ defacto” olarak nitelenen bir olgdur. Yani iyi veya kötü de olabilir. Ancak bir gerçektir ve varlığı tartışılamaz<br />
<br />
KÜLTÜR ÇEŞİTLERİ <br />
1. AKADEMİ KÜLTÜRÜ; İhtisaslaşmış işler, iyi bir biçimde tanımlanmış ilerleme ve devamlı bir eğitim ile kendini belirgin kılar. <br />
2. KALE KÜLTÜRÜ; ortak bir yaşam .kaleyi korumak için birlikte çalışma ve mücadele etme zorunluluğu vardır.<br />
3. KULÜP KÜLTÜRÜ; şirkette uzun yıllar çalışmanın, insanların sosyal açıdan yaptıkları işe uygunluğunun ve gruba bağlılığının ve sadakatin önemi taşıdığı ve bu tür kültürel değerlerin öne çıktığı bir yapıdır. <br />
4. TAKIM KÜLTÜRÜ VEYA BEYSBOL TAKIMI KÜLTÜRÜ ; yaratıcılık ve riske girmenin desteklendiği bireylerin şirkete olan katkılarınının ödüllendirildiği yeni buluşların sergilendiği , buna karşın sosyal güvenliğin şirkete sadakatin çok önem taşıdığı veya ikincil planda olduğu bir değerler grubunu yansıtır. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ YARATMA VE YAŞATMA <br />
Örgüt kültürünün ortaya çakmasında önemli üç faktör vardır. <br />
1. Geleneksel olarak bir örgütün kurucuları, örgüt kültürünü başlatan kimselerdir . Bu kimselerin örgütün nasıl olacağına ilişkin bir takım görüş ve düşünceleri örgütün kültürünün oluşmasın etki eder.<br />
2. Örgütü çevre ile olan deneyimi ve etkileşimi <br />
3. Örgütün içinde yer alan insanların ve grupların etkileşimi sonucu gelişen kültür. <br />
<br />
ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ YAŞATMA <br />
1. İŞGÖREN SEÇİMİ; örgütü başarıya ulaştıracak bilgili, yetenekli insanları istihdam etmektir.<br />
2. ÜST YÖNETİMİN TUTUM VE DAVRANIŞLARI; <br />
3. ÖRGÜTSEL TOPLUMSALLAŞMA; örgüt içindeki çalışanların bir kültürü öğrenip diğerlerine aktarması sürecine veya uyum sağlama sürecine örgütsel toplumsallaşma adı verilir. <br />
A. ÖRGÜTE GİRMEDEN ÖNCE <br />
B. ÖRGÜTLE KARŞILAŞMA<br />
C. BAŞKALAŞIM VEYA DEĞİŞME ; birey işini en iyi biçimde nasıl yapacağını, yeni rollerinin altından nasıl başarı ile kalkacağını , üye olduğu yeni grubun değer ve normlarına nasıl uyum sağlayacağını öğrenir. <br />
<br />
ÖRGÜTSEL KÜLTÜRÜN ELAMANLARI <br />
1. SEREMONİLER; örgüt üyelerinin organizasyona ait mitleri, sembolleri ve kahramanları kutladıkları özel olaylardır.<br />
2. TÖRENLER; özel bir fikrin iletilmesi veya belli bir amacın gerçekleştirilmesi için yapılan seremonik aktiviteler<br />
A. GEÇİŞ TÖRENİ; askeri eğitim kampı <br />
B. DEĞER DÜŞÜRME TÖRENİ; işgörenlerin düşük verim vb.nedenlerle başka bölüme transfer edilirse pozisyonları düşürülürse veya işten çıkarılırsa buna değer düşürme töreni .<br />
C. GELİŞTİRME, YÜCELTME TÖRENİ; şirketin kabul edilebilir limitlerini göstermeye yönelik özel bir olay. <br />
D. BÜTÜNLEŞME TÖRENİ<br />
3. AYİNLER; düzenli olarak yapılır. <br />
4. HİKAYELER; geçmişteki olaylardır. <br />
5. MİTLER; açıklanması karmaşık ve zor olan aktiviteleri ve olayları açıklamaya yardımı olan masalvari hikayeler. <br />
6. KAHRAMANLAR; örgütün değerlerini ve kültürünü kişiliklerinde somutlaştıran insanlardır. <br />
7. SÜPERSTARLAR; sergileyen sıra dışı bireyler. <br />
8. SEMBOLLER; özel anlam taşıyan öğeler. Örn. Mercedes in üç köşeli yıldızı <br />
9. LİSAN ( DİL ) ; örgütün kültürünü yansıtan kelime ve semboller topluluğu<br />
<br />
<br />
ÜNİTE 7 – ÖRGÜTLERDE GRUPLAR VE TERİMLER<br />
<br />
GRUP : BİRBİRLERİYLE ETKİLEŞİM HALİNE BULUNAN İKİ VEYA DAHA FAZLA İNSANIN BİR BİRLERİNİ ETİKLEMESİ VE BİRBİRLERİNDEN ETKİLENMESİ SONUCUNDA OLUŞAN BİRLEŞİMLERDİR. <br />
<br />
<br />
GRUP ÇEŞİTLERİ : <br />
1- RESMİ GRUPLAR ( BİÇİMSEL, FORMEL GRUPLAR ) ; örgütün kendisi tarafından belirli işleri yerine getirmek amacıyla oluşturulan gruplardır. <br />
- EMİR GRUPLARI ( sürekli gruplar) <br />
- FONKSİYONEL GRUPLAR<br />
- GÖREV GRUPLARI ( geçici gruplar ) <br />
2- İNFORMEL ( BİÇİMSEL OLAMYAN ) GRUPLAR ; örgütün üyeleri tarafından biçimlendirilir. Arkadaşlık ve ilgi grupları. <br />
İNFORMEL GRUPLARIN YARARLARI <br />
- GRUP ÜYELERİNİ BİR ARADA TUTAN SOSYAL DEĞERLERİ BÜTÜNLEŞTİRİR VE PEKİŞTİRİR<br />
- ÜYELERİN SOSYAL TATMİN İMKANI SAĞLAR.<br />
- ÜYELERİNE DAHA FAZLA BİLGİ AKTARARAK ONLARI KOLAY YÖNLENDİRİR.<br />
- ÜYELERİNE REHBERLİK EDEREK, GRUP NORMLARINI ÖĞRETİR. DAVRANIŞLARINI STANDARLAŞTIRIR VE DİĞER İNSANLARDAN NELER BEKLENEBİLECEĞİNE İLİŞKİN ONLARI AYDINLARTIR <br />
3- BİRİNCİL VE İKİNCİL GRUPLAR; <br />
- BİRİNCİL GRUPLAR ; yüzyüze ilişkiler , yardımlaşma , dostluk ve sevgi bağlarının yüksek olması. Bizlik duygusuna sahiptir .her zaman küçük gruplardır. ( aile , arkadaş grupları ) <br />
- İKİNCİL GRUPLAR ; daha büyük, benzerlik göstermeyen , nispeten geçici gruplardır ( müdür, yönetici, şef, işçi gibi ) ( şirketler, bankalar, sendikalar vb. ) <br />
4- ÜLEYİK, DANIŞMA ( REFERANS) GRUPLARI; birey birden fazla grubun üyesidir. ( ailenin ferdi, bir takım oyuncusu , bir işletmenin çalışanı olabilir ) <br />
- ÜYELİK GRUPLARI ; <br />
- DANIŞMA ( REFERANS GRUPLARI ) ; bireyin davranışlarını ve kendini değerlendirdiği,örnek aldığı gruplardır. <br />
<br />
BİREYLERİN GRUPLARA KATILIM NEDENLERİ<br />
<br />
1- GÜVENLİK <br />
2- SOSYAL GEREKSİNİMLERİ<br />
3- SAYGINLIK<br />
4- KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME<br />
<br />
GRUBUN BAŞARISINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER<br />
1- KOMPAZİSYON ; homojen oluşu grup üyelerinin benzer özelliklere sahip olduğunu gösterir. Örn.yaş, tecrübe , eğitim , beceri <br />
Heterojen gruplar ise üyeler birbirinden farklı özellikler taşır. ( itfaiye grupları ) <br />
2- GRUBUN BÜYÜKLÜĞÜ <br />
- KÜÇÜK GRUPLAR : <br />
• ETKİLEŞİM VE İLETİŞİM DAHA SIK VE DÜZENLİ <br />
• SERBEST BİLGİ AKIŞI <br />
• KOLAY KARAR VERME <br />
- BÜYÜK GRUPLAR :<br />
• ETKİLEŞİM SINIRLI<br />
• İLETİŞİM RESMİ KANALLARA DAYALI<br />
• TOPLANTILAR PROTOKOLLERE DAYALI<br />
• HER BİREYİN KONUŞMALARA KATILMASI SINIRLI<br />
• ALT GRUPLARIN OLUŞUMU SÖZ KONUSU <br />
3- NORMLAR; davranışların uygun olup olmadığını gösteren standartlardır. <br />
- GRUBUN DEVAMLILIĞINI VE HAYATTA KALMASINI KOLAYLAŞTIRIR<br />
- DAVRANIŞLARI BASİTLEŞTİRİR<br />
- GRUP ÜYELERİNİN KENDİLERİNİ UTANDIRACAK DURUMLARDAN KAÇINMALARA YARDIMCI OLUR.<br />
- GRUBUN TEMEL DEĞERLERİNİ İFADE ETMELERİNE VE BAŞKA GRUPLARDAN AYRILAN YÖNLERİNİ BİLMELERİNE YARDIMCI OLUR. <br />
4- GRUBUN BAĞLILIK ( SARGINLIK ) DÜZEYİ <br />
BAĞLILIĞI ARTTIRAN FAKTÖRLER <br />
- HOMEJEN BİR KOMPOZİSYON <br />
- OLGUN BİR GELİŞME<br />
- NİSPETEN KÜÇÜK GRUP<br />
- SIK ETKİLEŞİM<br />
- AMAÇLARIN AÇIKLIĞI<br />
- BAŞARI<br />
YÜKSEK GRUP BAĞLILIĞININ SONUÇLARI <br />
- GÖRĞVİ BAŞARI İLE TAMAMLAMA<br />
- BİREYSEL TATMİN<br />
- ETKİLEŞİMİN NİTEL VE NİCEL AÇIDAN YÜKSEKLİĞİ<br />
- GRUP OLARAK DÜŞÜNME BİLİNCİ<br />
BAĞLILIĞI AZALTAN FAKTÖRLER<br />
- HETEROJEN BİR KOMPOZİSYON<br />
- HENÜZ KURULMUŞ OLMA<br />
- BÜYÜK GRUP<br />
- FİZİKSEL AYRILIK<br />
- AMAÇ BİRLİĞİNİN YOKLUĞU<br />
- BAŞARISIZLIK<br />
DÜŞÜK GRUP BAĞLILIĞININ SONUÇLARI<br />
- GÖREVLERİ TAMAMLAYAMAMA<br />
- ÜYELER ARASINDA AYRILIK<br />
- DAHA AZ ETKİLEŞİM<br />
- BİREYSEL AYRILIK <br />
<br />
<br />
TAKIM ÇALIŞMALARI<br />
TAKIM ; DİĞER GRUPLAŞMALARA KIYASLA DAHA ÇABUK BİRARAY GELEN, OLUŞTURULABİLEN, KONULAR ÜZERİNDE DAHA ÇABUK ODAKLAŞAN VE KISA SÜRDE DE DAĞILABİLEN BİR ÖZELLİK GÖSTERİR. <br />
<br />
<br />
TAKIM VE GRUP ÇALIŞMALARI ARASINDAKİ FARKLILIKLAR<br />
- GRUP EN AZ İKİ KİŞİDEN OLUŞAN DÜZENLİ BİR ETKİLEŞİM KURAN VE ORTAK AMACI PAYLAŞAN İNSANLARDAN OLUŞAN BİRLEŞMELER. BAŞARILI TAKIMLARA DÖNÜŞEBİLİR.<br />
- İŞ GRUPLARI; mevcut bilgiyi paylaşmak ve belirli kararlar almak amcıyla etkileşimde bulunan, üyelerinin ili alanlarındaki sorumluluklarını başarılı bir şekilde yürütmeliren yardımcı olan gruplardır <br />
- TAKIM ; nispeten süreli iş grupları olup, her düzeyde üyelerine ortak bir amaç , bağlılık sağlamak , örgütün içinde fonksiyonel bir bütün oluşturmak amacıyla oluşturulan birleşmelerdir. <br />
<br />
İŞ GRUPLARI İLE İŞ KATIMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI<br />
1- İŞ GRUBUNUN AMACI BİLGİNİN PAYLAŞIMI <br />
İŞ TAKIMLARNIN İSE KOLLEKTİF PERFORMANS GÖSTERMEKTİR<br />
2- İŞ GRUPLARINDA SİNERJİ NEGATİF VEYA NÖTR<br />
İŞ TAKIMLARINDA POZİTİFTİR .<br />
3- İŞ GRUPLARINDA SORUMLULUK BİREYSEL<br />
İŞ TAKIMLARINDA SORUMLULUK BİREYSEL VE KARŞILIKLIDIR<br />
4- İŞ GRUPLARINDA BECERİ TESADÜFİ VE ÇEŞİTLİ<br />
İŞ TAKIMLARINDA BECERİ TAMAMLAYCIDIR. <br />
<br />
TAKIM ÇEŞİTLERİ<br />
1- SORUN ÇÖZÜCÜ TAKIMLAR ( örn. Kalite çemberleri )<br />
2- OTONOM ÇALIŞMA TAKIMLARI ( KENDİNİ YÖNETEM TAKIMLAR ) ; bir ölçüde çalışmalarını planlayan program geliştirip bunları uygulayan ve programlara yönetici veya sorumlu atayabilen 10-15 kişiten oluşan takımlara denir.<br />
3- KARŞILIKLI FONKSİYONEL TAKIMLAR ( ÇAPRAZ FONSİYONEL TAKIMLAR ) ; bir projeyi tamamlamak için farklı bölümlerden gelen, ancak aynı hiyararşi kademede olan insan lar<br />
<br />
TAKIM OLUŞTURMA SÜRCECİ VE ÖNEMİ<br />
TAKIM OLUŞTURMA GRUBUN POREBLEM ÇÖZME YETENEĞİNİ GELİŞTİRME, ÜYELERİN ARALARINDA MEVCUT BİREİYLAR ARASI SÜRTÜŞMELERİNİ GİDERMEK VE ONLARA BELİRGİN AMAÇLAR DOĞRULTUNUSDTA BİRLEŞTİRMEKLE MÜMKÜTNÜDR. TAKIM OLUŞTURMADA EN ETKİL YOL HER ZAMAN YENİ ÜYELERDEN OLUŞAN YENİ TAKIMLAR KURMAKTIR. <br />
TAKIM ÇALIŞMALARINA KATILMA BECERİSİ OLUŞTURABİLMENİN ETKİLİ YOLLARI<br />
1- TIKIM ÜYELERİ KATILMADIKLARI FİRİKLEREDE HOŞGÖRÜLÜ BAKMALIDIR. <br />
2- DÜŞÜNCELER AÇIK VE KESİN OLARAK BELİRTİLMELİDİR<br />
3- KARŞI TARAFI DİNLEMEYE ÖZEN GÖSTERİLMESİ<br />
4- TARTIŞMALAR YAPACI ÇATIŞMALARA AÇIK OLACAK ŞEKİLDE ESNEK OLMALI ÜYELER BİRBİRLERİNİ DÜŞÜNCELERİN MANTIKSAL NEDENLERLE REDDETMELİ<br />
5- TAŞTIŞMALAN ANLAŞILIR VE KABUL EDİLEBİLİR DECERCEDE RASYONEL VE GERÇEĞE DAYALI OLMALI<br />
6- TAKIM ÜYELERİNİN DUYGULARI BENİMSENMELİ<br />
7- SAMİMİYET VE DÜRÜSTLÜĞEÖNEM VERİLMELİ<br />
8- ELEŞTİRİLER , OLUP BİTENİ ANLAMAK VE GEREKTİĞİNDE TARTIŞMANIN İÇERİĞİNİ VE KARAKTERİSTİĞİNİ DEĞİŞTİMKE İÇİN BİRER EGZERSİZ NİTELİĞİ TAŞIMALIDIR .<br />
AMERİKAN GENERAL ELEKTRİK ŞİRTENİ GELİŞTİRDİĞİ ON BASAMAKLI EĞİTİM MODELİ<br />
<br />
1- EĞİTİMLE İLGİLİ GÜVEN SAĞLAMA<br />
2- GENİŞ BİR DUYURUM<br />
3- ORYANTOSYON SAĞLAMA<br />
4- EĞİTİM SÜRECİNİE YATIRIM<br />
5- GRUP AMAÇLARININ OLUŞTURULMASI<br />
6- GRUP SÜREÇLERİ KOLAYLAŞTIRMA<br />
7- GRUP İÇİ PROSÜDÜRLERİ BERİLMEME<br />
8- GRUP İÇİNDE ÇEŞİTLİ SÜREÇLERİN OLUŞTURULMASI<br />
9- EĞİTİCİLERİN ROL DEĞİŞİMİ<br />
10- EĞİTMENLERİN GÖREVİNE SON VERME]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiye Ekonomisi Ünite Ünite Soru Cevaplar ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14789</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 09:27:49 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14789</guid>
			<description><![CDATA[TÜRKİYE EKONOMİSİ 1. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Kendi kendine yeten ve merkezi idaresi olan sosyal siyasi yapıya Dünya İmparatorlukları denir. Kaç tane Dünya imparatorlukları vardır?<br />
1-Roma-Çin-İslam-İran-Osmanlı<br />
2-Osmanlı devletinde hakim olunan kapitalizm öncesi üretim tarzı nedir?<br />
2-Vergisel üretim tarzıdır.<br />
3-Dirlik nedir, nelerdir açıklayın?<br />
3-Dirlik, has-tımar-zeamet topraklara verilen addır.<br />
   Has: Geliri 100,000 akçeden fazla olan bürokrattır.<br />
   Zeamet: Geliri 20,000 ila 100,000 akçe arasında olan bürokrattır.<br />
   Tımar:  Geliri 0 ila 20,000 akçe arasında olana denir.<br />
4-Ekonominin temel örgüsü nedir?<br />
4-Sermaye biriktirmek değildir. Toplam ihtiyaçları karşılamak için üretmek ve devleti ayakta tutmak için vergiler sağlamaktır.<br />
5- 15. ve 16. yy Osmanlı devletinin ithalat ve ihracattaki durumu nasıldır?<br />
5-Devlet ithalatı destekliyor, ihracatı ise denetliyordu mal darlığı oluşmaması için<br />
6- 16. yy Osmanlı devleti hangi sorunlarla karşı karşıya kaldı?<br />
6-Osmanlı devleti iki sorunla karşı karşıya kaldı. Birincisi; Avrupa ülkelerinde askeri teknolojinin gelişmesi yani güç dengesinin değişmesi ve Osmanlı devletinin batıya doğru genişlemesinin durmasıdır. İkincisi; Avrupa’nın Osmanlı devletinden tarımsal ürün talebinin artması ve böylece hammadde kıtlığının ortaya çıkması neticesinde fiyat enflasyonunun ortaya çıkması<br />
7- 16. yy sonlarına doğru başlayan toplumsal olaylar nelerdir?<br />
7-Celali isyanlar – Maaş alamayan yeniçeri isyanları – Vali isyanları – Ve genel asayişsizliğin yol açtığı Büyük Kaçgundur.<br />
8-Tımar sistemi hakkında bilgi verin?<br />
8-Toprakların tamamına yakını devlete ait olan tarım topraklarının rütbeye ve devlete olan yarara göre devlet görevlilerine dağıtılarak toprak gelirleri, maaşlar ve askeri sistemin birleştiği yapıdır.<br />
9-İltizam sistemi hakkında bilgi verin?<br />
9-Tımar sistemi askeri işlevini yitirince Osmanlı devleti tarımı vergilendirmek için devlet bu sistemi çıkardı. <br />
10-Mültezim nedir?<br />
10-Devlet belirli bir yörenin vergi toplama yetkisini açık arttırma yöntemi ile mültezim denilen kişilere ihale etmesidir.<br />
11- 17. ve 18. yy da Avrupa devlet tacirlerinin genişleyen faaliyetleri Osmanlı devleti ile ticareti arttırmıştı bu dönemde Osmanlı devleti Avrupa’ya ne ihraç ediyordu ve ne ithal ediyordu?<br />
11-Osmanlı devleti; tahıl-tiftik-pamuk-ham ipek-deri-pamuklu iplik-pamuklu ve yünlü kumaşlar ihraç ediyordu. İngilizlerden de; yünlü kumaş-boya-şeker ithal ediyordu.<br />
12- 18.yy da dokuma-demir-çelik ve başka üretim dallarında teknolojik buluşlardan yararlanarak fabrika düzeninde faaliyetlere geçen ülke ve ülkeler hangileridir?<br />
12-Dünyanın ilk sanayi ülkesi olan İngiltere başta olmak üzere sonrasında Avrupa ülkeleri ve ABD<br />
13- 19. yy da kapitalist dünya sisteminin merkezi neresidir?<br />
13-Avrupa ülkeleri ve ABD <br />
14-Osmanlı Devleti 16.yy ve 19. yy arasında nasıl bir ülke haline geldi?<br />
14-Kapitalist sistemde Osmanlı devleti bir Çevre Ülke haline geldi.<br />
15-Osmanlı devleti toprak bütünlüğünü korumak için İngiltere ile 1838 de Balta Limanı anlaşması yapmıştır. Bu anlaşma ile Avrupa Devletlerine hangi tavizler verildi?<br />
15-Yabancı Tacirler iç gümrük vergilerinden muaf tutulacak – Devlet ülkeden Avrupa’ya hammadde ihracatını kontrol etme ve gereğinde ihracata yeni vergi hakkından vazgeçti – Osmanlı devletinde gümrük vergilerini Avrupa devletleriyle birlikte saptamayı kabul etti. – yabancı yatırımlarına izin veren 1856 ıslahat fermanı – yabancılara toprak satın almasına izin veren 1867 nizamnamesi ayrıcalıkları verildi.<br />
16-Gümüş kuruş, gümüş mecidiye ve altın liranın madeni içerikleri tespit edilip tağşişleme ne zaman son verildi?<br />
16- 1844 Tahsis-i Ayar Kanunu ile<br />
17-Osmanlı devleti ilk kağıt parayı ne zaman çıkarıldı ve bu paranın adı nedir?<br />
17- 1840 yılında kaime adlı paradır. Ancak 1860 da tekrar toplanmıştır.<br />
18-Hangi bankada, Banknot basma yetkisi hangi ülkelere verildi?<br />
18-Bank-ı Osmaniye Şahanedir bu bankanın ismi Fransızlar ve İngilizler yetkiliydi 1863 <br />
19- 19.yy da Osmanlı devletinin durumu nasıldır?<br />
19-Tarımsal ürün ihraç eden, pamuklu kumaştan ve iplikten makineye kadar çeşitli sınai mamuller ithal eden bir ülkedir.<br />
<br />
<br />
20-Anadolu da yaygın tarım şekli nasıldır?<br />
20-Küçük köy işletmeciliğidir.<br />
21-Osmanlı devletinden hammadde ve tarımsal ürün ihtiyacını arttırmak için hangi devletler Ege-Çukurova-İç Anadolu-Hicaz-Irak’ta demir yolu hatları inşa etti?<br />
21-İngilizler ve Almanlar<br />
22-Birinci dünya savaşı yılları yani 1914-20 arasında milli hasıla nasıldır?<br />
22-%33 azalmıştır.ayrıca ürünlerden de azalma olmuştur. Bu ürünler buğday-kuru üzüm- fındıktır.<br />
23- 1923–29 yıllarında uygulanan iktisat politikası nasıldır?<br />
23-Liberal eğilimlidir. Özel sektörün gelişmesini destekleyici yabancı sermayeye davetkardır.<br />
24-TC Osmanlının son vergi kazancı olan Aşar vergisini ne zaman kaldırdı?<br />
24- 1925 yılında kaldırdı. Böylece Osmanlının elinde bulunmuş olunan son vergisel üretim tarzı tasfiye edildi.<br />
25- 1923-29 da TC inde milli hasıla ve sanayi nasıldır?<br />
25-%9 arasında artış göstermiştir. Sanayinin GSMH payı ise %11 dir.<br />
26-Korumacı Devletçi dönem hangi dönemlerdir? Ve beş yıllık sanayi plan uygulaması hangi yıl olmuştur?<br />
26- 1930-39 dönemleridir. 1933 yılında da beş yıllık sanayi planı uygulanmıştır.<br />
27- 1940-45 ikinci dünya savaşı yıllarında hangi tedbirler alındı?<br />
27- Erkekler silah altına alınmasıyla üretim azaldı. -  Sanayileşme askıya alındı – 1940 milli koruma kanunu ile hükümet çalışma süresini uzatmak -  özel işletmelere geçici el koymak – temel ihtiyaç mallarını vesikayla dağıtmak gibi tedbirler aldı.<br />
28-Liberal Politikalarla eklemlenme kaç yıllarında oldu?<br />
28- 1946-53 yıllarında<br />
29- 1946-53 yıllarındaki Liberal Politikalarının özellikler nelerdir?<br />
29-Yatırımların yol açtığı iktisadi gerilimin telafi edilmesiyle sınaî ve özellikle tarımsal üretim hızla arttı – Traktör kullanımı yaygınlaştı – ekilen alan genişledi – Devalüasyonlar yapıldı – Yabancı sermaye yatırımları teşvik edildi – İthalatı kontrol eden kısıtlamaları gevşetildi.<br />
30-Türkiye doların kurunu 1,28 den 2,80 e çıkaran devalüasyonu ve gümrük vergisi dışında ithalatı kontrol eden kısıtlamaları ne zaman yapmıştır.<br />
30-1946 da IMF kurulduğu yılarda<br />
31-Dış Ticarette kontrole dönüş ne zamandır?<br />
31- 1954-61 yıllarıdır.<br />
32-Planlı ithal ikameci sanayileşme dönemi ne zamandır?<br />
32- 1961-79 yıllarıdır.<br />
33-Türkiye Planlı İthal İkameci Sanayileşme dönemine ne zaman başladı?<br />
33- 1961 de beş yıllık kalkınma planları ile<br />
34- İç piyasalara dönük üretim yapan sanayilerde görülen sorunlar nelerdir?<br />
34-Optimal ölçeğe ulaşma - maliyeti düşürme – yabancı rakip malların kalitesini tutturamama – ihracata açılamama <br />
35- 1961- 79 da planlı ithal ikameci sanayileşmede kurulan sanayiler hakkında bilgi veriniz?<br />
35-Türkiye de dayanıklı tüketim malı kullanımı yaygınlaştı – Grevli toplu sözleşme düzeni yapıldı – KİT’lerde yüksek ücret politikası – Tarımsal fiyat destekleme politikası – sosyal güvenlik sistemi geliştirme siyaseti – Sanayileşmeyi tamamlayıcı unsurlar – Kamu yatırımlarını düzenlemek – Özel yatırımları planlı hedefler doğrultusunda yönlendirmek – Banka faiz hadlerini düşük düzeyde belirlemek – Yatırım oranlarını yükseltmektir <br />
36-Liberal Politikalarla Dünya Sistemine Eklemlenme ne zaman olmuştur?<br />
36- 1980-89 dönemlerinde<br />
37-İthalatta 1983-89 yıllarında GSMH de oran kaçtır?<br />
37-%20 dir.<br />
38-1980-89 Liberal Politikalarla Dünya Sistemine Eklemlenme özellikleri nelerdir?<br />
38- 84 ten itibaren ithalat serbestleşti – 81 de faiz hadleri sınırlamaları kaldırıldı – 84 de döviz alım satımı serbestleşti – 89-93 de enflasyon haddi %68 oldu.<br />
  <br />
  <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	 TÜRKİYE EKONOMİSİ 2. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-GSMH nedir, GSMH’nin hesaplanma yöntemi nasıldır?<br />
1-Genellikle bir yılda bir ülkenin sahip olduğu kaynaklarla üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeridir. Hesaplama yöntemi ise; üç tanedir. Üretim-Gelir-Harcamadır.<br />
2-GSYİH nedir?<br />
2-Genellikle bir yılda bir ülke sırları içerisinde üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeridir.<br />
3-Kişi başına milli gelir nedir, nasıl elde edilir?<br />
3-Ülke bireylerinin refah düzeylerinin saptanması ve karşılaştırılması için kullanılan önemli bir araçtır. GSMH ABD dolarına dönüştürülüp nüfusa bölünmesiyle elde edilir.<br />
4-Ülkelerin milli gelirleri göz önüne alınırken Atlas yöntemine göre hangi dönemler baz alınır?<br />
4-Cari yılın döviz kuru – önceki iki yılın döviz kuru ortalaması alınır.<br />
5-Satın alma paritesi neyi gösterir?<br />
5-Farklı ulusal paraların eşit değerini ifade eder.<br />
6-Türkiye’nin satın alma gücü paritesine göre kişi başı milli gelir rakamları 2000 yılı içine ne kadardır?<br />
6- 7000&#36; dolardır.<br />
7-Satın alma gücü paritesine göre yapılan milli gelir hesapları kişi başına milli gelir hesaplarından farklı çıkmaktadır bunun nedeni nedir?<br />
7-Yurt içi fiyatlarının uluslar arası fiyatlara göre farklı olmasıdır.<br />
8-GSYİH’nin Sektörel ve Bölgesel dağılımı göz önüne alınarak hizmet sektörü durumu nasıldır?<br />
8- 1980 yıllarına denk düşen keskin bir artış olmuştur. – 1955 yılında ise GSMH içinde hizmet sektöründe payı %50 üzerine çıkmıştır.<br />
9-GSYİH Sektörel ve Bölgesel dağılımı göz önüne alınarak Sanayi sektörü nasıldır?<br />
9-Sanayi sektörü 1985 yılında GSYİH içindeki payı %25’lere ulaşmış daha sonra durağanlaşmıştır.<br />
10-GSYİH içindeki payı sürekli azalma gösteren sektör hangisidir?<br />
10-Tarım sektörüdür. 1968 yılında %40 olan Tarım sektörünün GSYİH içindeki payı %13’ler civarına kadar inmiştir. – İstihdam içindeki payı %34’ler civarındadır.<br />
11-Tarım sektörünün aksine diğer Sektörlerden GSYİH içindeki payı istihdam içindeki paylarından daha yüksek olan sektörler nelerdir?<br />
11-İmalat – enerji – ticaret – ulaşım sektörlerdir.<br />
12-Türkiye de GSYİH ve istihdamın sektörel dağılımı incelendiğinde sektörlerden hangisinin istihdam katkısı GSYİH ya katkısından daha yüksektir?<br />
12-Mali kurumlar sektöründedir. Ayrıca bu durum inşaat sektöründe eşittir aklınızda bulunsun.<br />
13- 2000 yılında yurt içi hasıla bölgelere göre dağılımı nasıldır?<br />
13-Marmara %38 – Ege %17 – İç Anadolu %16 – Akdeniz %12 – Karadeniz %9 – G.D.Anadolu %5 – D.Anadolu %3 tür.<br />
14-Kişi başı milli gelir payı bölgelere göre dağılımı nasıldır?<br />
14-En yüksek bölge Marmara sonrasında sırasıyla Ege – İç Anadolu – Akdeniz – Karadeniz – G.D. Anadolu ve en düşük payda D. Anadolu’dur.<br />
15-Türkiye de GSMH büyümesi incelendiğinde ilk göze çarpan özellik nedir?<br />
15-İstikrarsız büyümedir.<br />
16-Türkiye de GSMH büyümesi hakkında bilgi verin?<br />
16-İstikrarsız büyüme mevcuttur. – 1969-77 arası büyüme %3-%10 arasında pozitif değerdedir. – 1978-80 arasında ekonomik daralma ve kriz görülmektedir. – 1981-88 arasında dışa açık büyüme %2-%10 arasında sürekli pozitif büyüme dönemi, bu dönem son yıllara göre daha istikrarlıdır. – 1989 dan günümüze GSMH büyümesi bir büyüme bir daralma gibi testere biçimine benzer. – Aşırı spekülatif sermaye girişinin yoğun olarak etkilenmesi – böylece son olarak Devalüasyon ve harcamalarla azalmaya götüren daralma izler.<br />
17-Türkiye de gelir dağılımının en yakından izlendiği incelemeler DİE’nin hangi anketine ne ad verilir?<br />
17-Hane Halkı Gelir Dağılımı adı verilir.<br />
18-Fonksiyonel gelir dağılımı neyi gösterir?<br />
18-Milli gelirin; Emek – Sermaye – toprak sahipleridir.<br />
19-Gini katsayısı ne demektir?<br />
19-Bir toplumda gelir eşitsizliği dağılımını tanımlamak için kullanılan bir istatistiktir.<br />
20- 1987-1994-2002 Hane Halkı Gelir Dağılımı araştırmasında Türkiye geneli için değerler nasıldır?<br />
20-Türkiye geneli için 1987 %0,43 iken 1994’te 0,49 ve 2002 de 0,44 tür.<br />
21-Gelirin işteki durumuna göre dağılımı sınıflandırılması DİE gelir dağılım anketlerinde yer alanlar nelerdir?<br />
21-Ücretli – Yevmiyeli – İşveren – Kendi Hesabıma – Ücretsiz Çalışanlardır.<br />
22-Çalışanların sayısı açısından değerlendirildiğinde yıllara göre en büyük oranlar nasıldır?<br />
22- 1994 yılında en büyük oran ücretsiz aile işsizliğinde – 2002 verilerine göre ise en büyük oran ücretli çalışanlardadır.<br />
23-Gelirin işteki durumuna göre dağılımında en dengeli kesim hangisidir?<br />
23-Kendi hesabına çalışanlardadır. Kendi hesabına çalışanların sayılanlarının payı 2002 yılı için %68 gelirinin payı %29,7’dir.<br />
24-Gelirin fonksiyonel dağılımı incelendiğinde Türkiye de toplam gelirden en çok pay alan kesim hangileridir?<br />
24-Kira – faiz – kar gelirleridir.<br />
25-Toplam yurt içi tasarruf hangi toplamalardan elde edilir?<br />
25-Kamu ve özel tasarruf rakamlarından elde edilir.<br />
26-Türkiye Kriz yıllarında iş gücü ödemelerinin aldığı pay daralmaktadır. Bunun sebebi nedir?<br />
26-Ücretleri azaltıcı politikadadır. <br />
27-Türkiye de kamunun tasarruf yatırım açığının karşılanmasında en çok kullanılan yöntem nedir?<br />
27-Özel sektör tasarruf yatırım fazlası – Dış kaynak girişidir.<br />
<br />
 TÜRKİYE EKONOMİSİ 3. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Sabit sermaye yatırımları nelerdir?<br />
1-Makine-teçhizat – İnşaat – Stoktur. Bunlardan;<br />
 Makine-teçhizatlar; Yatırım amaçlı olanları, Binek otolar örneğin ticari taksilerle resmi kullanım belediyelere ait otomobillerdir. Yatırım malı olarak kullanılan ulaşım araçları otobüs-minibüs-kamyon-vagon-konteynırlar-uçak-yük ve yolcu gemileri-tankerlerdir.<br />
İnşat’ta ise; Gerek özel sektör gerek kamu sektörü tarafından yapılanı kapsar. Ev-Apartmanlar-ticari-sınai-kültürel idari yapılar-Özel’dir. Demiryolu-köprüler-alt geçitler-tünel-liman-hava alanı-boru hatları gibi yerlerde kamuya aittir.<br />
Stoklar ise; Hammadde-malzeme-mamul ve yarı mamul <br />
2-Yatırımları etkileyen faktörler nelerdir?<br />
2-Faiz oranı-karlılık-iç ve dış talep-büyüme-döviz kuru-ücretler-istikrarsızlık gibi nedenlerdir.<br />
3-Türkiye de toplam yatırımların GSMH ye oranı nasıldır?<br />
3- 1968 – 2001 arasında %20 ila %25 arasındadır.<br />
4- 1980 yılında başlayan mal hareketlerinin serbestleşmesi ve ihracata yönelik büyüme ile birlikte ortaya çıkan gelişme nedir?<br />
4- Özel sektör yatırımlarında azalma görülmüştür.<br />
5-Alt Sektörlere ait yatırımlar nelerdir kaça ayrılır?<br />
5-İkiye ayrılır, bunlardan birincisi Tarım-imalat-maden ve turizm alt sektörlerini içeren ve esas olarak uluslar arası ticarete konu olan sektörlerdir. İkincisi Hizmet sektörlerini içeren ve esas olarak ticarete konu olmayan sektörlerdir.<br />
6- 1980 yılından önce Ticarete Konu Olan Özel Sektör yatırımlarının GSMH içindeki payı nasıldır ve diğer yıllardaki hareketleri hakkında bilgi verin?<br />
6- 1980 yılından önce Özel Sektörde Ticarete Konu Olan yatırımların GSMH içindeki payı %6 ila %9 arasında oynamaktadır. Bu oran diğer yıllarda şöyledir. 1980 yıllarının başında %5 e düşmüş on yıldan uzun bir süre aynı kalmış 1993 den itibaren %6 ya yükselmiştir. 1999-2000 ekonomik krizi yıllarında tekrar %5 olmuştur. 2001 de %4 e kadar da gerilemiştir.<br />
7-Özel Kesim Ticarete Konu Olmayan sektörlerin GSMH içindeki payı nasıldır?<br />
7- 1981 yılında %6 ya düşmüş1985’te artış göstermeye başlayarak 1994’te %13 e yükselmiştir 1998 e kadar bu oran sabit kalmıştır. Kriz yıllarında 1999–2000 de %10 a ve ardından 2001 de %9 a gerilemiştir.<br />
8-Alt sektörlerinin yatırım trendleri birbirinden farklılık gösterir bu farklılıklar nelerdir?<br />
8-Sermaye girişi ile birlikte Faiz oranı yükselmiştir. – Kamu yatırımlarının azalması – dış borçların artması – bankacılık sektörünün kırılganlaşması – firmaların finansal yapılarının bozulması – cari açığın artması – devalüasyon beklentilerinin kuvvetlenmesi gibi bir çok faktör yatırımları olumsuz etkiler.<br />
9-Ticarete Konu Olmayan sektörlerde görülen göreli yatırım artışını etkileyen en temel faktörler nelerdir?<br />
9-Türkiye de finansal akımların artması ile ortaya Türk Lirasındaki değerleme – Tüketim Talebinin Yükselmesi<br />
10-Yatırımların alt sektörlere dağılımı hakkında bilgi veriniz?<br />
10-Ticarete konu olan ve olmayan sektörlerin de alt sektörlerine bakıldığında özel sektörün Ticarete Konu Olan alt sektörlerinden tarım-madencilik-imalat ve turizm sektörlerine ve Ticaret Konu Olmayan sektörlerden ulaştırma-haberleşme – enerji – konut – eğitim – sağlık ve diğer hizmetlere yatırım yapıldığı görülür.<br />
11-Özel Sektörlerin Yatırım payının en çok arttırdığı sektör nedir?<br />
11¬¬-Ulaştırma – Haberleşmedir. Düşük oranlarda kalsa da Sağlık-Enerji-Turizm-Eğitim sektörleri de özel sektör yatırımlarını arttırdığı sektördür.<br />
12-Ücretlerin azaltılması ve devalüasyonlar aracılığı ile ihracat fiyatlarının düşürülmesinin olumsuz sonuçları nelerdir?<br />
12-Ülke içi bölüşüm bozulmakta – yatırımların maliyeti yükselmekte – Devalüasyona dayalı rekabet gücü artışı dış ticaret hadlerinin ülkenin aleyhine gelişmesi yani aynı miktarda ithalat için daha çok ihracat yapmak gerekmektedir.<br />
13-Yatırımların kamuda alt sektörlere göre dağılımı nasıldır?<br />
13-İmalat sanayinin payı kamuda azalma gösterir. – kamu yatırımlarının arasında en yüksek paya ulaştırma-haberleşme sektörü gösterir. – Eğitim ve Sağlık sektörüne yapılan kamu yatırımları payı artmaktadır. – Enerji ve Tarım sektörüne yapılan yatırımların payı yüksek olmasına karşın inişli çıkışlı gelişme sektörü gösterir.<br />
14-Kamu kesiminde makine-teçhizat yatırım oranı ile bina ve bina dışı inşat yatırım oranı ne kadardır?<br />
14-Makine-Teçhizatta %7’dir. Bina ve bina dışı inşat’ta %17’dir.<br />
15- 2002 de kamu ve özel kesim yatırım toplamı içerisinde özel sektörün yatırım payı ne kadardır?<br />
15- Özel sektör yatırım payı %68’dir. Bunun %44 ü makine-teçhizat iken %24 ü bina inşaatına yöneliktir. Bu bağlamda özel sektör yatırımlarının ağırlıklı olarak makine-teçhizata yoğunlaşmıştır.<br />
<br />
<br />
16- 2002 tarihinde yayınlanan 4367 sayılı kanunda yatırımlarda devlet yatırımları hakkında karar hükmü çerçevesinde yatırımlara sağlanan destek unsurları nelerdir?<br />
16-Gümrük vergisi-Toplu konut istisnası – Yatırım İndirimi – Katma değer vergisi istisnası – Vergi, resim ve harç istisnası – Kredi istisnası <br />
17-Teşvik belgesi kapsamındaki Makine-Teçhizat ithalatında ödenmesi gereken istisna nedir?<br />
17-Gümrük vergisi-toplu konut istisnasıdır. <br />
18-Yatırım indirimi teşvik belgesi kapsamında yapılacak yatırımlar için kurumlar vergisi matrahında yöre ve sektöre göre hangi oranlarda indirim sağlanır?<br />
18-Yöre ve sektöre göre %40 ile %200 arasında indirim sağlanır.<br />
19-Yatırım teşvik belgelerinin sektörel dağılımı incelendiğinde 2002 yılı itibariyle nasıldır?<br />
19- 2002 yılı itibariyle %59 u imalat sanayide yoğunlaşır. %33 ile hizmetlere yönelik %4 ve %3 madencilik ve enerji sektörüne yönelik teşvik belgeleri izler.<br />
20-Yatırım teşviklerinin yöreye göre dağılımı incelendiğinde izlenim nasıldır?<br />
20-Marmara – İç Anadolu – Ege – Akdeniz bölgeleri %69 olarak toplam teşvik görülür. En fazla paya da Marmara sahiptir.<br />
21-Türkiye de yabancı sermaye girişini düzenleyen ilk kanun nedir?<br />
21- 18 Ocak 1954 tarihli Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunudur. Ayrıca yabancı yatırımların artması konusunda 5 Haziran 2003 tarihli Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunudur.<br />
22- Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde milletlerarası tahkime başvurma usulü ve esaslar hangi kanunda belirtilmiştir?<br />
22-Milletlerarası Tahkim Kanunu ile düzenlenmiştir.<br />
23-Türkiye Ekonomisine doğrudan Yabancı Sermaye Girişi ne zaman olmuştur?<br />
23- 1988 yılında olmuştur.<br />
24- 1988 -98 arası on yıl boyunca doğrudan yabancı sanayi girişi nasıldır?<br />
24- 500 milyon &#36; dan 1 milyon &#36; a çıktığı görülür.<br />
25-Yabancı Sermayenin Türkiye de dağılımı nasıldır?<br />
25- 1982 yılında %59 u imalat sanayi %39 hizmet sektöründe yoğunlaşmakta iken 2002 yılından itibaren bu oranlar terse dönmüş ve %58 i hizmet %40 ise imalattır.<br />
26-Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının Ülkelere göre dağılımı nasıldır?<br />
26- Fransa kaynaklı firmaların Türkiye de en çok yatırım yapan ülkedir. Bu ülkeyi Hollanda – Almanya – ABD takip etmektedir.<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 4. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-İmalat sanayinin yıllara göre gelişimi nasıldır?<br />
1-İmalat sanayinin toplam özel ve kamu katma değerinin GSMH içindeki payı 1968 yılında % 15 tir. Bu oran 1986 sıçrama göstermiştir.%20 olmuştur. 1986 – 1998 yılları arasında GSMH içindeki payı %20’dir. 1999–2000 arası ekonomik daralma ile birlikte %20’nin altına inmesine rağmen 2001 yılında yeniden %20 düzeyine çıkmıştır.<br />
2- 1980 yılından sonra uygulamaya başlanan ihracata ortalaması nasıldır?<br />
2- %5’tir.<br />
3-Türkiye de 1980 yılından sonra uygulamaya başlanan ihracata yönelik büyüme politikalarının dayandığı uygulamalar nelerdir?<br />
3- Devalüasyonlarla paranın değerinin düşürülmesi – İç talebin iş gücü maliyetlerinin düşürülmesi – İhracata doğrudan parasal destekler sağlanmasıdır.<br />
4- Türkiye finansal serbestliğe ne zaman adım attı?<br />
4- 1989 da oldukça dengesiz bir ekonomiyle adım attı.<br />
5- 1994 yılından sonra imalat sanayi ihracatının GSMH içindeki payı nasıldır?<br />
5-İlk kez GSMH deki payı ilk kez %10’un üzerine çıkmıştır.   <br />
6-İmalat sanayi alt sektörleri nelerdir?<br />
6-Gıda – Dokuma – Orman – Kâğıt – Kimya – Toprak – Ana Metal – Makine’dir.<br />
7-Kamu Sektöründe toplam kamu imalat sanayi üretimi nasıldır?  <br />
7-Üretim %65 i KİMYA sektörü tarafından yapılmaktadır. Bu oran 1973 yılında %35 civarında iken 2001 yılında %65 e yükselmiştir. Kamu sektöründe ikinci en büyük paya sahip sektör GIDA sektörüdür. 1973’ten bu yana da bu sektörde de azalma görülmüş 2001 yılında %25 e inmiştir. Kamuda üçüncü en önemli sektör ANA METAL’DİR 2001 yılındaki payı %10 un altındadır.<br />
8-Özel sektör katma değerinin alt sektörlere göre dağılımı nasıldır?<br />
8-Daha dengeli bir dağılım göstermektedir. En çok katma değer üreten iki sektör göze çarpmaktadır. Bunlar; 2001 yılında yaklaşık %22 ile MAKİNE ve DOKUMA sektörleridir. Diğer sektörlerde ise Kimya sektörü %20 Gıda %15 toprak ürünleri %7 ana metal %5 tir.<br />
9-Alt sektörlerin Katma değeri ve istihdam payları özel ve kamu sektörlerinde nasıldır?<br />
9-Özel sektörün Katma değer içindeki payları istihdam paylarından daha yüksektir. Bunun tek istisnası DOKUMA sektörüdür. — Kamu sektöründe ise sektörlerin istihdamdaki payları katma değer paylarından daha yüksektir. Bunun tek istisnası KİMYA sektörüdür. <br />
10-Kar Paylarının incelenmesi için hangi yöntem kullanılır?				<br />
10-Mark-Up Fiyatlama yöntemi kullanılır. Bunun formülü şöyledir. Q= Satış, C= Ücret dışı maliyet,(girdi) W= Ücret, r= Oran (Kar Payı oranı) 			r=        Q        - 1<br />
          							        C+W	      <br />
11-İthal ikameci sanayileşme döneminde 1980 öncesinde kar payı nasıldır?<br />
11-Dışa kapalı büyüme olgusuna dayalı olarak kar payları yüksek iken dışa açılma ile birlikte 1980 kar paylarında bir azalma görülür.<br />
12-İç talebe dayalı olarak büyümenin yaşandığı ve yüksek tüketim eğiliminin olduğu dönemde kar payı nasıldır?<br />
12- 1989 – 1994’de kar payları yükselmektedir. 1994 krizi ile birlikte kar payları azalmakta ve gerek zaman içinde gerekse sektöre göre oynaklık göstermektedir.<br />
13-Kar paylarının hesaplanmasında dikkate alınan iki temel maliyet bulunmaktadır bunlar nelerdir?<br />
13-Birisi Ücret diğeri Ücret dışı girdi maliyetleridir.<br />
14- 1980 öncesi ve 1989–1994 arası göreli yüksek ücret dönemlerinde kar payları yükselmektedir. Bunun en temel nedeni nedir?<br />
14-TL’nin aşırı değerlenmiş olması nedeniyle girdi maliyetlerinin düşmesidir.<br />
15-Türk imalat sanayinde ücretler dışındaki maliyetlere yani girdi maliyetlerine yansıyan en önemli unsur nedir?<br />
15-Reel Döviz Kurudur.<br />
16-Yatırım ve ihracat ilişkisi farklı özellikler taşıyan sektörler içersinde en uzun soluklu yatırım hamlesi yürüten sektör hangisidir?<br />
16-Toprak ürünleridir.<br />
17-İmalat sanayinde büyüme kalıplarına ilişkin tanımlar neye göre yapılır?<br />
17-Yatırımdaki-Verimlilikteki-İstihdamdaki büyümelere dayalı olarak yapılır.<br />
18-İmalat sanayi ve geneli alt sektörlerde hem yatırım hem de verimliliğin arttığı sektöre ne denir?<br />
18-Yoğun Büyüyen Sektör denir.<br />
19-Sadece verimliğin arttığı ve yatırımların katma değer oranının %18 in altına düştüğü sektöre ne denir?<br />
19-Kapasite Kullanıma Dayalı Sektör denir.<br />
20-Yatırımların arttığı verimliliğin sabit kaldığı ya da azalan bir durum gösterdiği sektöre ne denir?<br />
20-Yaygın Büyüme Gösteren Sektör denir.<br />
21-Hem verimliliğin hem de istihdamın arttığı sektöre ne denir?<br />
21-Dinamik-Etkin Sektör denir.<br />
22-Verimliliğin arttığı ancak istihdamın artmadığı sektöre ne denir?<br />
22-Statik-Etkin Sektör denir.<br />
23-Negatif verimlilik ve istihdam artışının birlikte yaşandığı sektöre ne denir?<br />
23-Durgun Kalıp denir.<br />
24-Negatif verimlilik ve istihdam azlığının birlikte yaşandığı duruma ne dendir?<br />
24-Daralan Kalıp denir.<br />
25-Yatırımlar artarken hem istihdam hem de verimlilik azalıyorsa buna ne denir?<br />
25-Atıl Birikim Kalıbı denir.<br />
26-Yatırımlar azalırken istihdam artıyorsa neyden söz edilir?<br />
26-Emek Kullanımına Dayalı kalıptan söz edilir.<br />
27- Yatırım-Verimlilik-İstihdam yani bu üç gösterge azalıyorsa neyden söz edilir?<br />
27-Daralan ve Birikimsiz Kalıptan söz edilir.<br />
28- 1974–1977 de hangi büyüme kalıplarından söz edilir?<br />
28-Dinamik ve Yoğun Büyüme yani üç unsurda artış görürlü.<br />
29- 1978 – 1979 – 1989 da hangi büyüme kalıpları görülür?<br />
29-Durgun ve Emek Kullanımına dayalı büyüme yani Kriz yılları<br />
30- 1981 – 1983 ihracata yönelik büyüme dönemi başlangıcı olan bu dönem de hangi büyümeden söz edilir?<br />
30- Kapasite Kullanıma Dayalı – Dinamik bir büyüme kalıbı söz konusudur. Yani verimlilik-istihdam artmakta yatırım durağan kalmaktadır.<br />
31- 1984 – 1988 de hangi büyüme söz konusudur?<br />
31-İhracata yönelik büyümenin olgunlaştığı bir dönemdir. Dinamik ve Yoğun bir büyüme kalıbı kendini gösterir.<br />
32-Finansal Serbestlik Dönemi olan 1989 – 1993 döneminde nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
32-Dinamik ve Kapasite Kullanımına dayalı bir büyüme söz konusudur.<br />
33- 1994 kriz yılında nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
33- Daralan – Birikimsiz büyüme söz konusudur. Üç göstergede (Yatırımdaki-Verimlilikteki-İstihdamdaki) daralma yaşanmaktadır. <br />
34- 1995 – 1999 döneminde nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
34- Durgun ve Kapasite Kullanım görülür.<br />
35- 2000 yılında nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
35-Dinamik – Kapasite Kullanıma Dayalı bir büyüme söz konusudur.<br />
36- 2001 yılında nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
36- Statik – Kapasite Kullanıma Dayalı büyüme görülür.<br />
37-Türk İmalat sanayide dışa açılma politikaları ile birlikte beliren en önemli yapısal sorun nedir?<br />
37-Verimlik artışı ile Yatırım artışı arasındaki birlikte hareket eden ilişki aranmasıdır.<br />
38-Verimlik artışı ile Yatırım artışı arasındaki birlikte olması için hangi büyüme kalıbına ihtiyaç vardır?<br />
38-Yoğun Büyüme Kalıbına ihtiyaç vardır.<br />
39-Ücretlerdeki artış verimlilikteki artışı aşıyorsa hangi politikadan söz edilir?<br />
39-Emek Yönelimli Sanayileşmeden <br />
40-Reel ücretlerdeki atış verimliliğin gerisinde kalıyorsa hangi politikadan söz edilir?<br />
40-Sermaye Yönelimli bir kalıptan söz edilir.<br />
41- 1974 – 1977 döneminde hangi bölüşümden söz edilir?<br />
41-Sermaye Yönelimli Dönemden söz edilir.<br />
42¬-İhracata yönelik büyüme politikalarının izlendiği iki dönem nasıldır?<br />
42- 1981–1983 ve 1984–1988 gerek imalat gerek alt sektör için böyledir.<br />
43-İhracata yönelik büyümede tek istisna nedir?<br />
43-Kimya sektörüdür.<br />
44-Toplam imalat sanayide emek yönelimli finansal serbestlik uygulandığı dönemler hangi dönemlerdir?<br />
44- 1989 – 1993 ve 1995 – 1999 dönemleridir.<br />
45-Kriz yılları tüm alt sektörler için nasıl bir dönemdir?<br />
45-Sermaye Yönelimli bir dönemdir.<br />
46- 32 kriz döneminde kaç tanesi Emek Yönelimlidir?<br />
46- 5 tanesi<br />
47- Kriz Yıllarının bölüşüm üzerindeki en temel etkisi nasıldır?<br />
47-Ücretlerin bastırılması şeklindedir.<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 5. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Evrensel özellikler bakımından Türkiye Tarımı nasıldır?<br />
1-Türkiye Tarımı Geniş Oranda Doğadan Belirlediği kurallara uyan çevre ülkelere benzer yapı sergilemektedir.<br />
2-Bir Ülkenin genel Sosyo-Ekonomik yapısı içinde Tarım Sektörü nasıldır?<br />
2-Sektörün ulusal gelire katkısı – Ülkenin gıda ürünlerinde kendine yeterlilik durumu – Sanayi sektörüne girdi sağlanması – İstihdamdaki payı – Talep yaratma gücü vb. etkenler göz önüne alınarak değerlendirilir.<br />
3-Türkiye de Kentsel – Kırsal nüfus hakkında bilgi veriniz?<br />
3- 1977 yılında Türkiye de Kentsel nüfusun oranı toplam nüfus içerisindeki %65’tir. – Cumhuriyetin başında %75 düzeyinde olan Kırsal nüfus 1950’lere kadar sabit sonra Kentlere doğru hareketlenme olmuştur. – 1980 sonrası ise bu hareketlilik kır nüfusunun mutlak azalma eğilimine girmesiyle bir göç dalgası oluşmuştur. Türkiye ilk kez 1980 – 1985 döneminde Kırsal nüfus mutlak olarak azalmaya başlamıştır.<br />
4- 1930’larda başlayan tarımsal gelişmeye destek sağlayan ilk adım ne olmuştur ve sonraki adımlar nelerdir?<br />
4-İlk adım Toprak Reformu olmuştur. İkinci adım 1935 de Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatiflerinin kurulması üçüncü adım 1937 yılında Zirai Kombinaların 1938 yılında Devlet Ziraat İşletmesinin kurulmasıdır. Son adım olarak da Köy Enstitüleridir.<br />
5-Yaygın ve Yoğun Tarım hakkında bilgi veriniz?<br />
5-Tarımsal girdi gübre-ilaç-tohum vb ve teknoloji kullanımı düzeyinde önemli bir ilerleme olmadan geleneksel bir biçimde ve çoğunlukla düşük verimlilik değeri ile sürdürülen tarımsal üretim biçimine Yaygın Tarım denir.<br />
Alt yapı sorunları giderilmiş ve teknoloji kullanım düzeyi yüksek verimlilik ilişkisiyle ortaya çıkan üretim biçimine de Yoğun Tarım denir.<br />
6-GSMH içinde yıllara göre tarımın payı nasıldır?<br />
6- 1920’li yılların başında yaklaşık GSMH %45 ‘i tarımdan elde edilirken daha sonra bu oran yıllar itibari ile %40 ve %25’lere kadar düşmüş 2000’li yılların başında %13 düzeyine gerilemiştir. Tarımın GSMH katkısı %13’lere gerilerken Sanayinin GSMH ye katkısı %17 düzeyinden %24 düzeyine yükselmiştir.<br />
7-Türkiye de 2002 yılı 4.dönem verilerine göre Türkiye de istihdam hakkında bilgi veriniz?<br />
7-Türkiye de istihdamın %33,5’i tarıma kaynaklık etmektedir. Tarım sektörü kadın iş gücünün en yoğun olduğu sektör konumundadır.1999 yılı verilerine göre kadınların %72,2 si tarım kesiminde çalışmaktadır.1990–2000 yılları tarım istihdamındaki kadınların payı %49 dan %49,2 ye yükselmiştir. Bu sonuca Tarımın Kadınsallaşması denir.<br />
8-Neden tarım sektörü kadınsallaşmıştır?<br />
8-Tarım sektöründe emek, yoğun ve az getiri sağlayan özellikleri taşımaktadır. Bundan dolayı Türkiye tarım kadınsallaşmıştır.<br />
9-Türkiye kırsalında bulunan hane halkı sayısının kaçı tarımsal faaliyetlerden geçimin sağlar?<br />
9-Türkiye’nin %66’sı geçimini tarımsal faaliyetlerden sağlar.<br />
10-Türkiye de tarımsal işletme başına kaç hektar arazi düşer?<br />
10- 5,9 hektar arazi düşer Aynı rakam AB için 17,4 ABD için 180’dir.<br />
11-İthal ikameci politikalarda neoliberal düzene geçilen 1980 sonrası dönemin tarım sektörü yansımaları nelerdir?<br />
11-Tarımsal Denetleme Kapsamının Daraltılması – Tarım Sektörünün Önemli Ölçüde Gerilemesi – Tarımsal Ürün Fiyatlarının Baskılanması – İç Ticaret Hadlerinin Tarım Aleyhine Dönmesidir.<br />
12- 1990 – 1999 döneminde Tarım Sektörü nasıl etkilenmiştir?<br />
12-Bir önceki dönemden başlatılan tarımsal kit özelleştirmeleri gerçekleştirilmiştir. – Türkiye de emeğin bölüşüm ilişkilerindeki payının göreli olarak artmasıdır. – Kamu harcamalarını azaltıcı kaydırıcı politikalar çerçevesinde 1994 krizi sonrası desteklemeye konu olan tarımsal ürün sayısı 26’dan 9’a düşürülmüştür. – Dünya Ticaret Örgütü kapsamında imzalanan Tarım Anlaşması ve AB ile imzalan Gümrük Birliği Anlaşması Tarım Politikalarının dışsal belirleyicileri niteliğine dönüştürülmüştür.<br />
13-Uruguay Turu Tarım Anlaşmasının Tarım Sektörü ile ilgili kararları nelerdir?<br />
13-Ülkelerin tarım sektörüne verdikleri iç desteklerin indirgenmesi – Sübvansiyonlu dış satım miktarının azaltılması – İç pazarları koruyucu önlemlerinin ortaklaştırılan düzeye indirgenmesi – Sağlık ve bitki sağlığı önlemlerinin dünya genelinde uyumlaştırılması gibi düzenlemeler – Az gelişmiş / gelişmekte olan ülke grubunun tarımlarında bağımlı yapılar oluşturmakta ve dışsatımda rekabet üstünlüğü olan ülkelerin dünya pazarındaki etkinliklerini arttırmaktır.  <br />
14- 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren AB gümrük Birliği Anlaşmasında temel olarak tarım ürünleri kapsam dışında bırakılmış olmakla birlikte içeriğinde hangi işlenmiş tarım ürünlerini almıştır?<br />
14-Süt – Tahıl ve Şeker’in işlenmiş türlerini almıştır.<br />
15-Özelleştirme ana planı kaç yılında hazırlanmıştır Türkiye de ilk özelleştirilen ve sonraki özelleştirilen KİT’ler nelerdir?<br />
15- 1985 yılında Dünya Bankası desteği ile özelleştirme ana planı hazırlanmıştır. Türkiye de KİT’lerde Özelleştirmelerde ilk olarak YEMSAN ve TİGEM (Tarım İşletme Genel Müdürlüğü) özelleştirilmiştir. Sonra EBK (Et Balık Kurumu) – ÇAYKUR – TÜGSAŞ (Türkiye Gübre Sanayi) – TŞFAŞ özelleştirilmiştir. Son olarak da TMO – TZDK (Zirai Donatım) özelleştirilecek Kurumlardır. <br />
16-Türkiye de neoliberal uygulamalar sonrasında 233 sayılı KHK kapsamında bulunan Tarımsal KİT’lerden iktisadi devlet teşekkülü niteliğinde kalanlar hangileridir?<br />
16-TMO – ÇAYKUR – TİGEM (Tarım İşletmeleri)<br />
17-Son Yıllarda birçok resmi rapor / planda da Tüm tarımsal KİT’lerin özelleştirileceği bilinmektedir. Bunlardan hangi tarımsal KİT’ler bu özelleştirmenin dışında tutulmuştur? <br />
17- TMO’dur<br />
18- Türkiye de tarım alanında özelleştirilmiş ya da özelleştirme kapsamında bulunan KİT’ler kaç başlık altında toplanır ve bunlar nelerdir?<br />
18-KİT’ler 3 başlık altında toplanır. Bunlar <br />
Hayvancılık alt sektöründe faaliyet gösterenler; EBK – Türkiye Süt Endüstri Kurumu – YEMSAN gibi<br />
Girdi Üretim ve Dağıtım alanında Faaliyet Gösterenler; TZDK – TÜGSAŞ – İGSAŞ – (İstanbul Gübre) – TC Ziraat Bankası – TİGEM’dir.<br />
Tarım Ticaret Alanında Faaliyet Gösterenler; TŞFAŞ – Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşleri Genel Müdürlüğü – ÇAYKUR – Tarım Satış Kooperatif Birlikleridir.<br />
19-Tarımsal Özelleştirmeler üretici örgütlüğünün nitelik olarak yetersiz pazarlama kanallarının sağlıksız olduğu Türkiye Kırsal yapısında özelleştirmelerin yarattığı sonuçlar nelerdir?<br />
19-Yerli ortaklı çokuluslu şirketler piyasaya girmekte – Piyasaların paylaşımı ile rekabete kapalı yapılar doğmakta – Gerileyen hammadde fiyatları ile üretici gelirleri azalmakta – Tarımsal üretim yapıları zayıflamakta – Yerli ortağın ayrılması ile sektör yabancılaşmaktadır.<br />
20-Tarım alanında Kamu Sektörünün destekleme yapmasındaki temel amaçlar nelerdir?<br />
20-Tarımsal üretim sürekliliğini sağlayarak ülkenin gıda güvenliğini korumak – Tarım üreticilerinin ve tüketicilerinin yaşam düzeylerini yükseltmek – Sektör Üretiminin ulusal ekonomiye katkı oluşturması ve dış ticarette rekabet üstünlüğü elde etmesi amacına ulaşmaktadır.<br />
21-Tarımsal Destekleme Politikaları gözetilerek genel özellikler bakımından politika araçları, ekonomideki etkileri göz önüne alınarak kaç grup altında toplanır nelerdir?<br />
21-Dört grup altında toplanır. Bunlar; Pazar Fiyat Desteği – Doğrudan Gelir Desteği – Dolaylı Gelir Desteği ve Genel Hizmetler olarak tanımlanır.<br />
22-Tarımsal Destek Politikalarından Pazar Fiyatı Desteklerini açıklayın?<br />
22-Üretici olarak destekleme biçimidir. – Tarımsal üretimi üretici gelirlerini ve tüm kesimlerin gelir dağılımı düzenlemede oldukça etkili bir araçtır.- Taban fiyat ve fiyat primleri üreticinin ürününe bağlı olarak ödenir. – İç pazarı korumak amacı ile uygulanan sınır önlemleri de bu kapsamda değerlendirilir – Pazar fiyat desteklemenin en önemli olumsuzluğu tüketici fiyatlarının artmasına olan etkisidir.<br />
23-Tarımsal Destek Politikalarından Doğrudan Gelir Desteklerini (DGD) açıklayınız?<br />
23-Üretici gelirlerini arttırmayı amaçlayan bir diğer destekleme aracıdır. – Kullanımının giderek armasının temelinde piyasa dengelerine bozucu etkisinin en az oluşu gösterilir. – Bununla birlikte tarımsal altyapı sorunun çözmüş ekonomilerde olumlu etkilerini kolayca gösterebilmektedir. – Tersi durumda üretim üzerinde beklenilenin dışında sonuçlar ortaya koyabilmektedir. Bunun başlıcaları; Birim alan veya hayvan başına yapılan ödemeler – doğal afet ve zarar ödemeleri – depolama yardımlarıdır.<br />
24-Tarımsal Destek Politikalarından Dolaylı Gelir Desteklerini açıklayınız?<br />
24-Üretim masraflarını azaltıcı etkiye sahip önlemlerdir. – Tarımsal Üretim Girdilerine uygulanan sübvansiyonlar – Finansman kolaylıkları – Ürün sigortalamasına verilen devlet destekleridir.<br />
25-Tarımsal Destek Politikalarından Tarıma sağlanan Genel Hizmetleri açıklayınız?<br />
25-Tarımsal altyapı hizmetleri  –  Eğitim – Araştırma ve yaygın hizmetler – Vergi kolaylıkları – Taşımacılıkta tanınan ayrıcalıklar gibi maliyetleri azaltıcı etkileri vardır.<br />
26-Türkiye de uzun yıllardan beri en yaygın olarak başvurulan destekleme politikası nedir?<br />
26-Pazar Fiyatı Desteklemesidir. İlk Pazar Fiyat Destek uygulaması BUĞDAY da olmuştur. Bu alanı destekleme 1932 yılında TC Ziraat Bankası aracılığıyla başlanmış 1938 yılında TMO ne devredilmiştir. TŞFAŞ – ÇAYKUR – TEKEL – KOOPARATİFLER – Devlet destekleme alanında görev alan diğer kuruluşlardır. <br />
27-Uluslar arası Stant By Anlaşması kaç yılında yapılmıştır hakkında bilgi veriniz?<br />
27- Stant By Anlaşması 1999 yılı sonunda yapılmıştır. Bu anlaşmaya göre; Tarım politikalarında önemli değişiklikler öngörülmektedir. – Yerel fiyatların çok üzerinde olduğu tarımın rekabet edebilmesi için yerel fiyatların indirgenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.<br />
28-Türkiye de Tarımsal üretim maliyetlerinin yüksek olmasında ne etkendir?<br />
28-Tarım alt yapı sorunları ve girdi fiyatlarının pahalılığı etkendir. <br />
29-IMF reformlarının Dünya Bankası Yapısal Uyum Kredileri ile destekleneceği hükmü doğrultusunda Dünya Bankası ile 2001 yılında Tarım Reformu Uygulama Projesi (TRUP) imzalanmıştır. Buna göre Dünya Bankası anlaşmasının belirgin özellikleri nelerdir?<br />
29-Ulusal Plan ve Programların hedef ve stratejilerini yönlendirme özelliği – Doğrudan Kamu sektörü ve Kamu yönetiminin örgütlenmesi –  çalışma ilişkileri –  istihdam biçimleri – işlevleri değiştirme etkisidir. <br />
30-Dünya Bankası ile imzalanan (TRUP) Tarım Reformu Uygulama Projesi kaç alt projeden oluşmaktadır nelerdir?<br />
30- 4 alt projeden oluşmaktadır. Bunlar; Doğrudan Gelir Desteği – Çiftçi Geçiş Programı (Alternatif Ürün Projesi) – Tarım Satış Kooperatiflerinin yeniden yapılandırılması – Proje destek Hizmetleridir.<br />
31-DGD (Doğrudan Gelir Desteği) sistemi tarımsal üretim yapılarında olumsuz sonuçları nelerdir?<br />
31-Tarımsal üretim en önemli gereklerden olan finans, DGD (Doğrudan Gelir Desteği) sistemi ile tarımdan daha da uzaklaşmaktadır. – Üretimden Bağımsız DGD sistemi ile Türkiye’nin çok gereksinim duyduğu üretim planlamasını gerçekleştirmek olanaksızdır. – Mevcut DGD sistemi işleyiş itibariyle toprağa işleyeni değil mülk sahibini desteklemektedir. – Mevcut sistem varsıl köylüyü desteklemektedir. – Tüm girdilerin pahalılaştığı bir ortamda DGD ödemeleri neredeyse sabit tutulmakta bu bağlamda dolaylı da olsa tarımsal üretimi destekleme etkisi giderek zayıflamaktadır. – Başvuru sayısında ve ödeme miktarındaki göreli artışlara karşın bütçeden DGD için ayrılan kaynaklar her yıl biraz daha kısılmaktadır. – DGD sistemi TRUP anlaşması gereğince 5 yıllık bir süre için uygulanmaktadır. Bu nedenle de geçici bir yardımdır. – Ödemelerin zamanında yapılması ve yıllar içinde sarkmalar görülmektedir.<br />
32-Neoliberal Politikalar Türkiye Tarım Sektörü ve Kırsal yapılar üzerinde doğurduğu sonuçlar 1980 sonrası sürecin tarım sektörü üzerine etkileri kaç başlık altında toplanır nelerdir?<br />
32- Üç başlık altında toplanır. Bunlar; Üretim ve Dış Ticaret yapısına etkileri – Mülkiyet ilişkilerine etkileri – Emek piyasaları üzerine etkileridir.<br />
33-Türkiye 1970’li yılların ikinci yarısı ile 1980’li yılların başında işlenmiş tarım ürünleri ile birlikte toplam tarım ürünleri net ihracatı ne kadardır?<br />
33- 1 Milyar &#36; üzerindedir.<br />
34-Türkiye özellikle hangi ürünlerde dış alım yapmaktadır?<br />
34-Özellikle; Mısır – ekmeklik – buğday – pamuk – çeltik – kahve – yağ bitkileri dışa alımı yapılmaktadır.<br />
35-Türkiye özellikle dışsatımda geleneksel ürünlerin baskın bir yer tuttuğu görülmektedir. Bunlar nelerdir?<br />
35- Fındık – Yaş ve Kuru Üzüm – Turunçgiller – Zeytinyağı – Tütün – Baklagil – Buğday Unudur.<br />
36-Türkiye de Beka Stratejilerinin yapısı neyi gösterir?<br />
36-Türkiye de Küçük Köy yapısının sürmesine elverişli bir zemin oluşturmaktadır.<br />
37-Beka Stratejisini açıklayınız?<br />
37-Türkiye köylüsünün giderek artan zorluklara karşın kendini yeniden üretme koşullarına yönelik değişimi başka bir değişle yaşamını sürdürebilmek için aradığı bulduğu yollardır. Bunlar; Yeni gelir olanakları yaratmaya yöneliktir bunda emeğine acımama davranışından temel alınmaktadır. – Birikeni tüketme ve borçlanmaya yöneliktir bunda birikeni tüketme ve borçlanmaya dayanmaktadır. – Tüketimi sınırlama ve kadın emeği sömürüsünü denkleştirmeye yöneliktir bunda tüketimi sınırlama ve kadın emeği sömürüsünün derinleşmesini kapsar.<br />
 <br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 6. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1-Kamu sektörünü meydana getiren öğeler, klasik maliye anlayışının bütçede genellik ilkesine göre sınıflandırılmaktadır. Genellik ilkesine tabi kamu ekonomisi öğeleri nelerdir?<br />
1-Genel Bütçeli Dairelerdir.<br />
2-Genellik ilkesinin esnetilmesiyle ortaya çıkan kamu ekonomisi öğeleri nelerdir?<br />
2-Katma bütçeli daireler – Özerk bütçeli mahalli idareler – Özerk bütçeli KİT – Fonlar – Döner sermayeler <br />
3-Kamu harcamaları nelerin toplamından oluşmaktadır?<br />
3-Kamu Cari Harcamaları – Kamu Transferleri – Kamu Yatırımları <br />
4-Kamu hizmetlerine, transferlerine ve yatırımlarına yapılan harcamaların gereğinden az veya çok olduğuna bağlanan tercihler nelerdir?<br />
4-Toplumun Özel Tüketimi – Kamu İktisadi Tüketimi – Devletin Transferleri – Özel Yatırımlar – Kamu Yatırımları<br />
5-Dünya bankası verilerine göre 209 ülkenin Kamu Cari Harcamalarının GSYİH ya oranlarının ortalaması 1955 – 2001 arasında nasıl dalgalanmıştır?<br />
5- %17 civarında dalgalanmıştır.<br />
6-Türkiye de Kamu Cari Harcamalarının GSYİH deki payı nasıldır?<br />
6-Çok Yüksektir.<br />
7-Kamu borçlanma gereği eşitliği nasıldır?<br />
7-Kamu Yatırımı + Kamu Cari Harcamaları + Kamu Transferleri – Kamu Geliri veya  (Özel Tasarruf – Özel Yatırım) + (İthalat – İhracat)<br />
8-Kamu açığını ne karşılar?<br />
8-Özel sektörün tasarruf fazlası ile ülkenin dış ticaret açığı karşılar<br />
9-1994’ten bu yana Kamu kesimi borçlanma gereği artışının sebepleri nelerdir?<br />
9-Borç anaparası ve faiz ödemesi – Arzulanan vergilerin toplanamaması – Askeri harcamaların artması – Alt yapı projelerinin artması <br />
10-Konsolide bütçe faiz ödemeleri hızla artarak 1995’ten itibaren Kamu kesimi borçlanma gereğini aşmıştır hangi kuruluşların 1994’ten bu yana gelir – gider farkları toplamı fazla vermiştir?<br />
10-KİT – Sosyal güvenlik kuruluşları – Mahalli idareler – Fonlar ve Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar – Döner sermayeler.<br />
11-Daha önceden alım satıma konu olmuş bir menkul değerin yeniden satın alınmasına ne denir?<br />
11-Plasman denir.<br />
12-Kamu borcuna ödenen reel faiz oranı &reg;, Milli hasılanın reel büyüme oranını (y) aşıyorsa ne olur?<br />
12-Faiz oranı borç yükünü arttırır.<br />
13-Kamu borcuna ödenen reel faiz oranı &reg; Milli hasılanın reel büyüme oranından (y) az ise ne olur?<br />
13-Faiz oranı borç yükü arttırmayacaktır<br />
14-Kamu borcunun  milli hasılaya oranının değişme dinamiğini gösteren eşitlik nasıldır?<br />
14- db=b(r-y)-z eşitliğidir.<br />
15-Faiz borç yükünü arttırıyorsa, devletin borç yükünün armasını önlemek için bütçesinin nasıl olması gerekir?<br />
15-Bütçesinin faiz dışı fazla vermesi (pozitif bir z olması gerekir.)<br />
16-Hazine borçlarını kimin aldığına bakıldığında en önemli alıcı kimdir?<br />
16-Ticari Bankalar en önemli alıcısıdır. İkinci kesim ise Resmi Kuruluşlardır.<br />
17-Kağıda bağlı borçlar nasıl borçlardır?<br />
17-Bono ve Tahvil aracılığıyla gerçekleşen borçlardır.<br />
18-Kağıda bağlı borçlanma kaça ayrılır nelerdir? Açıklayınız<br />
18-Nakit Senet – Nakit Dışı Senet olarak iki tanedir.<br />
İhale ve halesiz nakit karşılığı ihraç edilen senetlere Nakit Senetler denir. Çeşitli kanunlara dayanarak herhangi bir nakit girişi olmadan ihracı gerçekleşen senetlere Nakit Dışı Senet denir.<br />
19-Dış borçlanmayı oluşturan paylar nelerdir?<br />
19-Nominal faiz oranı – ABD ve Avrupa gibi ülkelerin faiz hadleri – Kredi verenlerin kur rizikosu – Diğer rizikolar <br />
20-Kamu net (safi) borç stoku bulunurken kamunun iç ve dış borç toplamından hangi kalemler düşülerek bulunur?<br />
20-Merkez Bankası net varlıkları + Kamu mevduatı + İşsizlik sigortası fonu net varlıkları <br />
21-Bütçede faiz ödemeleri çıkarıldıktan sonra gelirler ile giderler arasındaki farka ne denir?<br />
21-Faiz Dışı Bütçe Fazlası denir.<br />
22- Faiz Dışı Bütçe Fazlası hedefleyen Maliye Politikasının ekonomiye etkisi nedir?<br />
22-Ekonomiyi daraltır, İşsizlik artar.<br />
23-Kanun, KH.Kararname ve bunlara istinaden idarenin düzenleyici işlemleri ile oluşturulan ve devletin temel bütçe mevzuatı dışında kendi mevzuatına göre işleyen, kendilerine ait gelir ve harcama usulleri bulunan ve belli konularda hızlı ve yeterli kaynak kullanımını mümkün kılmak amacıyla oluşturulmuş bulunan kamu hesaplara ne denir?<br />
23-Kamu Fonları denir.<br />
24-Fonların kuruluş amaçları nelerdir?<br />
24-Finansman ve harcamalarda esneklik kazandırmak – Öncelikli harcama alanlarına gelir tahsis etmek – Diğer harcamaların bütçe içi rekabetinden korumak – Hızlı ve yeterli kaynak kullanımını sağlamak – Denetimden ve Saydamlıktan kaçınmaktır.<br />
25-Kaç yılından sonra bazı büyük fonlar kamu kesimi borçlanma gereği hesabına dahil edilmeye başlandı?<br />
25- 1984<br />
26-Kaç yılları arasında fon kurma furyası yaşandı?<br />
26- 1984 – 1990 <br />
27-Devletin Kamu İktisadi Teşebbüsü kurmadaki amaçları nelerdir?<br />
27-Geri kalmış bölgelerde ekonomiyi canlandırmak – Özel sektörün yapamadığı yeni teknolojili büyük yatırımları yapmak – İthalat ikamesi sanayileşmeyi hızlandırmak – Sosyal fayda-Maliyet analizlerine dayanılarak yeni işletmeler kurmak<br />
28-Özelleştirmenin amaçları nelerdir?<br />
28-Rekabete dayalı piyasa ekonomisini oluşturmak – Devlet bütçesi üzerinde KİT finansman yükünü azaltmak – Sermaye piyasası geliştirmek – Kaynakların alt yapı yatırımlarını kanalize etmek – Devletin ekonomideki sınai ve ticari aktivitesini en aza indirmek <br />
29-Türkiye de vergi sistemi yoğun bir tartışma ve eleştiri konusu olur buna göre vergi sisteminin eleştiri konuları nelerdir?<br />
29-Vergi Kapsamı – Vergi Muafiyetleri – Denetim ve ceza sorunları – Vergi oranları <br />
30-Türkiye de 1999 – 2000 – 2001 yılı vergi gelirlerinin GSYİH ye oranları nelerdir?<br />
30-Sırayla artmıştır %21 - %22 - %24 <br />
31-Dolaysız vergiler nelerdir?<br />
31-Veraset – Gelir – Servet vergileridir.<br />
32-Türkiye de kamu ekonomisinin başlıca sistemsel sorunları nelerdir?<br />
32-Vergi adaletsizliği – Vergilerin kapsamının darlığı – Bütçe disiplinsizliği – Demokratik denetim zaafı <br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 7. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1-Bretton Woods para sisteminde rezerv para (dünya parası) olan ve diğer ulusal paralar arasındaki değişim ve değer ilişkisi düzenleme işlevi gören birim nedir?<br />
1-ABD dolarıdır.<br />
2-Bretton Woods Sisteminin çöküşünün ardından dünya para ilişkisini yönlendiren temel kural dalgalı kurlar sistemi olmuştur. Uluslar arası sermaye hareketleri üzerindeki sınırlamaların kaldırıldığı bu dönemde sermaye hareketlerini belirleyen en önemli değişken nedir?<br />
2-Faiz<br />
3-II. Dünya savaşının ardından dünya ekonomisinde yaklaşık çeyrek yy. süren büyüme refah sürecinin yaşandığı altın çağın özellikleri nelerdir?<br />
3- IMF denetiminde sabit (ama ayarlanabilir) döviz kurları sisteminin yürürlükte olması – Dünya ekonomisinin işleyişini büyük ölçüde Keynesyen politikaların biçimlendirmesi – Finansal piyasaların ulusal düzeyde örgütlenmesi – Sermaye hareketlerinin kontrol altında tutulması <br />
4- 1980’lerde çevre ülkelerin borç krizleri olarak adlandırılan sürece girme nedenleri nelerdir?<br />
4- 1978 yılında petrol fiyatlarında ikinci şok yaşanması – ABD’nin faiz oranlarını daha önce hiç görülmedik bir düzeye yükseltmesi – Daha önce düşük hatta negatif reel faizlerle borçlanan ülkelerin yüksek faizle borçlanmak zorunda kalması – Çevre ülkelerin ihraç ettikleri hammadde fiyatlarında düşüşler olması <br />
5-Bretton Woods Para sistemi ne zaman çökmüştür ve Bretton Woods Para sisteminin çökmesinden sonra gerçekleşen olaylar nelerdir?<br />
5-Bretton Woods Para sistemi 1971 de çökmüştür. Çökmesinden sonra gelişen gerçekleşen olaylar ise; Mal Fiyatları Dalgalanmıştır – Petrol Şoku Yaşanmıştır – OPEC Ülkelerinde dolar birikimi artmıştır. – Ülkelerin ticaret hadleri bozulmuştur – Ödemeler dengesi açıkları artmıştır.<br />
6- 1970’ler boyunca süren krizin sonunda dış borç ödemelerini sürdürülmez hale gelen ve borçlarını ödeyemeyeceğini açıklayan ilk ülke hangisidir?<br />
6-Meksika<br />
7-Emek üretiminin sınırlandığı bir dünyada sermayenin artan hareketliliği neyin oluşumuna neden olur?<br />
7-Üretim halkalarının oluşumuna neden olur.<br />
8-Çevre ülkeler açısından kalkınma politikalarının en stratejik parçası nedir?<br />
8-Ticaret Politikası <br />
9-Net özel sermaye akımları nelerdir?<br />
9-Net Doğrudan Yatırımlar – Net Portföy Yatırımlar – Diğer Kısa ve Uzun Vadeli Net Yatırımlar<br />
10-Bir şirket ya da şirketler grubunun ana merkezinin bulunduğu bir ülke dışındaki başka bir ülkede yeni yatırım yapmasının veya o ülkedeki mevcut bir şirketin mülkiyetini ya da mülkiyetinin belirli bir karşılığı olan hisseleri satın almasını temsil etmeye ne denir?<br />
10-Doğrudan Yabancı Yatırımlar denir.<br />
11-Hisse senedi, tahvil ve diğer sermaye piyasası araçlarına yapılan yatırımlara ne denir?<br />
11-Portföy Yatırımlar denir.<br />
12-Dünyada 1980’leri izleyen finansal gelişmenin ayırt edici özelliği nedir?<br />
12-Menkul Kıymetlere (tahvil, hisse senedi, ve finansal türevler) dayalı finansın tırmanışıdır.<br />
13-Çevre ülkelerin emek piyasalarının özellikleri nelerdir? ILO<br />
13-Sendikalaşma oranlarının düşük olması – Kayıtsız emek kullanımının yaygın olması – Çocuk emeğinin kullanılması – Asgari ücret sözleşmelerinin altında işgücü istihdamı olması <br />
14-1980’lere kıyaslandığında 1977 de dünyada imalat sanayi ile ilgili özellikler nelerdir?<br />
14-Gelişmiş ülkelerin dünya imalat sanayi ihracatındaki payları gerilemiştir – Gelişmiş ülkelerin imalat sanayi katma değeri içindeki payları artmıştır. – Çevre ülkelerin dünya imalat sanayi ihracat payları artmıştır. – Çevre ülkelerin büyük çoğunluğu doğal kaynak ve vasıfsız işgücü kullanımına dayalı sanayilerde yoğunlaşmışlardır.<br />
15-Dünya bankası 2002 verilerine göre en fazla net doğrudan yabancı sermaye girişi olan ülke hangisidir?<br />
15-Çin<br />
16- 1980’lerin ikinci yarısından sonra tüketim malları ithalatında hızlı bir şekilde artan mal grubu nedir?<br />
16-Lüks Tüketim Mallarıdır.<br />
17- 1980’lerin sonrasında küresel düzeyde meydana gelen dengesizlik dünya ekonomisinde nasıl bir dönüşüm yaratmıştır?<br />
17-Üretim ve Tüketimin küresel ölçekte dağılımı değişmiştir.<br />
18-Uluslar arası finansın ana kaynağı nedir?<br />
18-Ticaret fazlası veren ekonomilerin rezerv birikimidir. <br />
19-Küresel iş bölümü dikkate alındığında ülkelerin dış ticaret hadleri neye göre belirlenir?<br />
19-Ülkelerin ticaret malları kompozisyonlarına göre <br />
20- 1960’ların sonundaki dünya da parasal sermayenin genişleme sürecinde Türkiye’nin Avrupa Bankacılık sisteminden düşük maliyetli borçlanma yoluyla dış kaynak kullanmasının olumsuz etkileri nelerdir?<br />
20-Yurt içi tasarruf azalmış ve İthalat kronik düzeylerde artmıştır.<br />
21- 1980’lerde Türkiye de ihracatı arttırmak için ücret politikalarının yanı sıra yoğun şekilde kullanılan politika araçları nelerdir?<br />
21-Düşük faizli krediler – Vergi iadeleri – Sübvansiyon politikaları – Doğrudan ihracat destekleri <br />
22-Günümüzde Türkiye’nin ithalat bileşimi incelendiğinde ağırlıklı olarak hangi malların ithal edildiği görülür?<br />
22-Sermaye ve Ara malı <br />
23-UNCAD raporunda Türkiye’nin toplam ihracatının %32-37 arasında değişen önemli bir payı hangi sektörler tarafından gerçekleşir?<br />
23-Tekstil ve Konfeksiyon <br />
24-Ödemeler bilançosunun cari işlemler dengesi kalemleri nelerdir?<br />
24-Mal Ticareti – Hizmet ticareti – Yatırım Dengesi – Cari Transferler <br />
25-Türkiye’nin AB üyesi ülkeler içinde ticaretini önemli ölçüde arttırdığı ülkelerden en önemli payı olan ülkeler sırasıyla nasıldır?<br />
25-Almanya – İtalya – İngiltere – Fransa<br />
26-Türkiye hangi mallarda uluslar arası uzmanlaşma eğilimi göstermektedir?<br />
26-Emek ve Kaynak yoğun imalat sanayi mallarında <br />
27-Türkiye dünya pazarlarında önemli gelişme gösteren dinamik mal grubu içerisinde hangi malda UNCAD raporlarına göre %6’lık bir payla önemli bir yere sahiptir?<br />
27-Örülmüş iç çamaşırında<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 8. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1- 32 sayılı karar kaç yılında çıkarılmıştır neden?<br />
1- 1989 yılında çıkarılmıştır. Türkiye 32 sayılı karar ile kambiyo rejimini tamamen serbestleştirmiştir.<br />
2-Genellikle hükümetin gelişmiş ülkelerin uluslar arası finansal faaliyetlerini kendi ülkelerine çekmek için bankacılık, finans sistemi üzerindeki denetim ve kısıtlamaları kaldırdığı ya da önemli bir ölçüde azalttığı deregülasyon uygulamalarının bir sonucu olarak gösterilmekte ve ekonomilerin uluslar arası sermaye akımlarına açılma süreci olarak açıklanan ifadeye ne denir?<br />
2-Finansal Serbestleşme denir.<br />
3- 32 sayılı karar’ın getirdiği yenilikler nelerdir?<br />
3-Yerleşik kişiler döviz alıp, bulundurabilir. – Yerleşik kişiler yurtdışına menkul kıymet satabilir – Yerleşik olmayan kişiler ülkeye döviz getirebilirler – Yerleşik olmayan kişiler yurtdışına TL gönderebilir. – Yerleşik kişiler bankalardan sınırlama olmaksızın döviz alabilmesine izin verilmesi – Yurt dışındaki Yerleşik kişiler her türlü menkul kıymet alıp satabilir izni verilmesi – Yurtdışından döviz kredisi almak serbestir.<br />
4-Mckinnon-Shaw tezi diye bilinen Ortodoks yaklaşıma göre finansal serbestliğin ekonomi üzerindeki etkisi nasıldır?<br />
4-Tasarruf ve Yatırım davranışlarını uyararak kalkınma temposunu hızlandırır.<br />
5-Türkiye ekonomisinin dünya pazarlarına açılma sürecide yaşanan gelişmeler nelerdir?<br />
5-Mal piyasalarının dış pazarlara açılması – Ticaret kotalarının koruması altındaki ithalat rejiminin serbestleştirilmesi – Döviz kurunun yüksek bir devalüasyonu takiben esnekleştirilmesi – Dolaylı teşviklerle birleştirilerek sanayi sektörlerinin ihracata yönlendirilmesi <br />
6-Türk finansal sisteminin gelişimini belirleyen ana süreçler nelerdir?<br />
6-Finansal serbestleşme araçlarının çoğunluğunu Menkul değerlerin oluşturması – TL’nin yabancı paralarla ikamesinin doğurduğu tehdit – Spekülatif kısa vadeli sermaye hareketlerinin ulusal finans piyasalarında ve giderek reel ekonomide neden olduğu istikrarsızlıktır.<br />
7-Devlet iç borçlanma senetlerine dayalı finansal serbestleşmenin mali piyasalarda yarattığı etkiler nelerdir?<br />
7-Kamuya sınırsız bir kredi hacminin sunulmuş olması – Devlet iç borçlanma senetlerinin büyük boyutlarda piyasaya girmesi sonucu para çarpanında dalgalanma oluşması – Hazinenin finansal piyasalarda bir tekel konumuna gelmesi – Kamunun maliye politikalarının merkez bankasının para politikalarına ikame etmesi <br />
8-Türkiye ekonomisinde 1990’lar boyunca kamu kesimi finansal araçları toplam menkul kıymet ihracının %95-97’sini oluşturmuştur. Bu gerçek, finansal serbestleşme süreci ile ilgili hangi olayı açıklamaktadır?<br />
8-Geliştirilen araçların çoğu kamu kesimi açığının finanse edilmesi için yaratılan menkul değerlerdir.<br />
9-ABD dışındaki herhangi bir ülkede doların ülke içindeki işlemlerde kullanılmasına ne denir?<br />
9-Dolarizasyon denir.<br />
10-Finansal serbestlik deneyiminin Türkiye’ye olumsuz sonuçları nelerdir?<br />
10-Dışa bağımlılık artmıştır. – Reel üretim yapısı dalgalanmaya başlamıştır. – Rantiyer tipi davranışlar gelişmiştir. – Gelir dağılımı bozulmuştur.<br />
11-M1-M2 cinsinden para stoku neyi ifade eder?<br />
11-Ulusal para (TL) bazındaki parasal büyüklükleri ifade eder.<br />
12-M2Y cinsinden para stoku neyi ifade eder?<br />
12-Ulusal para ve Döviz tevdiatın birlikte kullanımını ifade eder.<br />
13-Finansal derinleşme olgusuna bankacılık mevduatının bileşimi açısından bakıldığında da benzer bir yapısal bozukluk göze çarpmaktadır. Toplam mevduattaki hızlı artışın ardındaki en önemli unsur nedir?<br />
13-Döviz Tevdiat hesabıdır.<br />
14- 1989 sonrasında Türkiye de büyüme hangi faktöre bağlı duruma gelmiştir?<br />
14-Finansal Sermaye Hareketlerine <br />
15-Finansal küreselleşme diye anılan ve uluslar arası mal ve para piyasaları ile tam bütünleşme politikaları nelerdir?<br />
15-Yurt içi ve Yurt dışı tasarruflar mali sisteme aktarılacak – Yurt içi faiz haddi düşecek – Sabit sermaye yatırım harcamaları artacak – Ekonomik büyüme hızı yükselecek – Kredi hacmi genişleyecek – Yurt içi faiz oranının uluslar arası faiz oranına yaklaşması <br />
16-Dış sermaye akımlarına açık bir ekonomide, yurt içinde TL cinsinden sunulan faiz ile kurdaki değer kaybı arasındaki fark finansal spekülatör açısından ne tür bir gelirdir?<br />
16-Arbitraj Geliridir.<br />
17-Bağımız bir para politikası izlemek isteyen merkez bankasının uluslar arası rezerv akımlarını denkleştirmesine ne ad verilir?<br />
17-Sterilizasyon denir.<br />
18-Merkez Bankaları bir yandan sermaye girişlerinin ulusal piyasalarda yarattığı baskıları hafifletmek için sterilizasyona giderekken diğer yandan spekülatif sermayenin çıkış tehditlerini göğüslemek amacıyla ne yapılmalıdır?<br />
18-Uluslar arası döviz rezervini düşük tutmalı <br />
19-Türkiye’de 1990 sonrası oluşan büyümenin spekülatif yönlü nitelik taşımasının en önemli nedeni nedir?<br />
19-Finansal Sektörlere Yönelmesi <br />
20- 1989 sonrasında Türkiye ekonomisinde büyüme doğrudan doğruya neye tabidir?<br />
20-Finansal Sermaye Hareketlerine <br />
21-Spekülatif yönlü büyüme dönemlerinin özellikleri nelerdir?<br />
21-Sıcak para girişleri ile sağlanan aşırı değerli yerli para – Ucuz dövize dayalı olarak azalan ithalat maliyetleri – Sermaye giriş çıkışlarına bağlı olarak GSYİH deki dalgalanmalar – Uzun erimli olmayan ve krizlerle kesintiye uğrayan genişleme dönemleri<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 9. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1- 1994 sonrasında ekonomide krize uyum sürecinde uygulanan politika nedir?<br />
1-Sıkı para politikası ve ücretlerin bastırılarak talebin daraltılmasıdır.<br />
2-DİBS (Devlet İç Borçlanma Senetleri) 1994-95-99 da reel faizler nasıldır?<br />
2- 1994 de %20 – 1995 de %30 – 1999 da %36,9 ‘ a ulaşmıştır.<br />
3- 1999 sonuna gelindiğinde Türkiye Ekonomisi yeni stratejisi nedir?<br />
3-Top Yekün Reform<br />
4-Enflasyonun düşürülmesi, fiyatların artma hızının deflasyona neden olmayacak bir oranda düşürülmesine ne denir?<br />
4-Dezenflasyon denir.<br />
5- 2000 Enflasyon düşürme programı temel unsurları nelerdir?<br />
5-Kamu harcamasında tasarrufa gidilmesi – Paranın dış değer kaybı oranı için önceden ilan edilen bir takvim – Merkez Bankasının likidite üretim mekanizması – Merkez Bankasının yarı para kurulu olarak hareket etmeye yönlendiren bir parasal düzen.<br />
6- 2000 yılında Enflasyonu düşürme programı çerçevesinde gerçekleştirmeye çalışılan unsurlar nelerdir?<br />
6-Tarım ve Emek kesimi teşvik edilmiştir – Destekleme ve sosyal güvenlik gibi sosyal siyasi işlevler yeni bir yapıya kavuşturulmuştur. – Ulusal mali ve finans piyasaları dış sermaye sermayenin denetimine açılmıştır. – Kamu maliyesi ve para otoriteleri teknik işlevlerini sınırlandırmıştır.<br />
7-Kamu kesimi genel dengesinin kapsamları nelerdir?<br />
7-Merkezi Bütçe – Bütçe Dışı Fonlar – Yerel Yöntemler – Merkez Bankası – Kamu Teşebbüsleri   <br />
8- 2000 yılı istikrar programı hangi makroekonomik değişkeni nominal çapa olarak almıştır?<br />
8-Döviz kurunu <br />
9- 2000 yılı istikrar programı döviz kurunu nominal çapa olarak uzun süre kullanmanın hangi olumsuz etkisi göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır?<br />
9-Ticaret dengesi üzerindeki olumsuz etkisi <br />
10-Merkez Bankasının iç varlıkları sınırlanmış olduğunda para tabanının genişlemesi neyle mümkün olur?<br />
10-Net Dış Varlıkların (NDV) artmasıyla <br />
11- 2000 yılı istikrar programında gerçekleştirilmek istenilen hedefler nelerdir?<br />
11-Döviz kuru sepeti yıllık aşınma hedefi içinde tutturulmuştur. – Faiz hadleri düşürülmüştür. – Maliye ve Para politikaları teknik hedefler ile uyum içinde çalıştırılmıştır. – Merkez Bankası bir para kurulu gibi çalıştırılmıştır. – Net iç varlıklar hesabı denetim altına alınmıştır.<br />
12- 2000 yılı istikrar programının “yapısal” nitelikli düzenlemeleri maliye politikasının hedeflerini desteklemek için özelleştirme uygulamalarına ek olarak hangi yapılanmaları içerir?<br />
12-Tarımsal Destekleme – Sosyal Güvenlik – Kamu Maliyesi – Bankacılık sisteminde denetim ve gözetim <br />
13- 2000 yılı istikrar programı hangi hedefi tam anlamıyla gerçekleştirememiştir?<br />
13-Özelleştirme hedefleri, Tarım, Bankacılık <br />
14- 22 Kasım krizinin sebepleri nelerdir?<br />
14-Mali sistemdeki artan kırılganlık – Aşırı değişken sermaye hareketliliği – Krize yol açan belirsizlikler – Süre psikolojisine göre hareket eden sermaye hareketliliğidir. <br />
15- 2000 yılında uygulanan programın yürütülebilmesinin asgari koşulları nelerdir?<br />
15-Kamu kesimi açıklarını azaltmak – Yurt içi piyasalarının kredi ihtiyacını asgari düzeyde tutmak – Bankaların daha likit olmasını sağlama – Bankaların TL’ye çevrilebilecek döviz opsiyonlarının varlığını arttırmak <br />
16-Ulusal mali piyasalarda para arzını denetleyebilmek için Merkez Bankasını “bir para kurulu” idaresine dönüştüren modelin kurumsal temelleri nereye dayanır?<br />
16- 19.yy reel para doktrinine dayanır.<br />
17-İhracat sonucu elde edilecek döviz gelirlerinin doğrudan doğruya parasal tabanın genişlemesine yol açtığını öne süren doktrine ne denir?<br />
17-Reel Para Doktrini denir.<br />
18-Açık bir ekonomide para otoritesinin nominal döviz kuru, para stoku ve faiz oranından sadece bir tanesinin seçilmesine ne denir?<br />
18-Kutsal Olmayan Üçleme denir.<br />
19-Açık bir ekonomide para otoritesinin uygulamada seçebileceği enstrümanlar nelerdir?<br />
19-Nominal Döviz Kuru – Para Stoku – Faiz Oranları<br />
20-Türkiye’nin Enflasyonla mücadele programını kapsayan dönemde dış dengenin bozulmasına sebep olan temel faktör nedir?<br />
20-Kısa dönemli dış borçların Merkez Bankası dış rezervlerine oranının yüksek olmasıdır.<br />
21-Enflasyonla mücadele amacıyla döviz kurunun temel nominal çapa olarak kullandığı Enflasyonu düşürme programına ne denir?<br />
21-Kur Çapasına Dayalı Enflasyon Düşürme Programı denir.<br />
22-Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (GEGP) süregelen krizi hangi nedene bağlar?<br />
22-Sürdürülmez İç Borç Dinamiğine - ve - Mali Sistemdeki Sağlıksız Yapıya Bağlar.<br />
23- Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (GEGP) nın temel amaç ve araçları nelerdir?<br />
23-Dalgalı kur sisteminde enflasyonla mücadelenin kesintisiz ve kararlı bir biçimde sürdürülmesi – Bankacılık sektörünün hızlı ve kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılması – Kamu finansman dengesinin bir daha bozulmayacak şekilde kurulması – Toplumsal uzlaşmaya dayalı, fedakarlığın tüm kesimlere adil bir biçimde paylaşılmasını öngören gelirler politikasının benimsenmesi <br />
24-IMF destekli program her şeyden önce Türkiye için neyi hedeflemiştir?<br />
24-Kısa Vadeli Dış Borcun geri ödenmesini sağlamak<br />
25-IMF programının temel politikalarına göre büyümenin milli gelire oranı ve büyüme hızı 2006 yılına kadar ortalama % kaç civarındadır?<br />
25- %63,9 milli gelire oranıdır. -  %5 büyüme hızı oranıdır.<br />
26-GEGP 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizlerini neye bağlar?<br />
26-Sürdürülmez iç borç dinamiğine – ve – Milli sistemdeki sağlıksız yapıya bağlar.<br />
27-Kamu net borç stokunun milli gelire oranının azalmasına neden olan nedir?<br />
27-Faiz Oranı Azalırsa – ve – Ekonomi Büyürse <br />
28-IMF programı reel faiz varsayımı 2003 – 2004 – 2005 – 2006 da sırasıyla nasıldır?<br />
28- 2003 de %26 – 2004 de %20 – 2005 ve 2006 da %18 dir.<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 10. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1-Kalkınmanın somut göstergeleri nelerdir?<br />
1-Teknolojide kendine yeterlilik – Kişi başına gelir – Gelir dağılımının sınıflar arası adaleti – Nüfus eğitim düzeyi ve sağlık durumu <br />
2- 1950’lerden bu yana Türkiye’nin kişi başına GSYİH sı nasıldır?<br />
2-GSYİH iki gelişmiş ülkeninkine oranına göre yerinde saymaktadır. – GSYİH iki gelişmiş ülkelerinkine yakınsayacak bir düzeye çıkmamıştır. – GSYİH nin artış oranı kalkınma denecek bir gelişmeye elvermeyecek kadar düşüktür. – GSYİH yüksek gelirli OECD ülkelerinin ortalamasının çok altındadır.<br />
3- 2000’li yıllarda Türkiye’nin kalkınma açısından geri kalmasının temel nedeni nedir?<br />
3-Fert başına GSYİH nin yeterli seviyeye çıkmamasıdır.<br />
4-Kalkınmanın öğrenme boyutunun temel özellikleri nelerdir?<br />
4-Toplumun dünya sisteminin işleyişini kavramak – Öz idaresiyle kendi hedeflerini belirlemeyi öğrenmek – En etkin politikaları üretme becerisini geliştirmek – Kendi kalkınma sürecine hakim olmak<br />
5-İktisadi kalkınma için gerekli şartlar nelerdir?<br />
5-Yatırım oranını yükseltmek – Tasarruf oranını arttırmak – Yatırımların sektörel ve bölgesel dağılımını planlamak – Kalkınma konusunda siyasi iradi ve azmi oluşturmak – Doğru politikaları dar zümre menfaatlerine hizmet etmeden tavizsiz uygulamak <br />
6-İktisadi kalkınma için düşünülmesi gereken hususlar nelerdir?<br />
6-Fert başına geliri arttırmak – Fert başına geliri hızla gelişmiş ülkelerinkine yakınsatmak – Nüfusun tümünün temel ihtiyaçlarını karşılamak<br />
7-Türkiye de GSYİH artış oranlarını yüksek seviyelere çıkartabilmenin en önemli şartı nedir?<br />
7-Üretim araçları stokunu hızla arttırmak ve yenilemek <br />
8-Tarımda – İmalatta – Madencilikte – Hizmetlerde emeğin fiziksel üretkenliği neye bağlıdır?<br />
8-Öncelikle kullanılan üretim araçlarının nicelik ve niteliğine – ikinci olarak da çalışanların eğitim seviyesine bağlıdır.<br />
9-Fert başına GSYİH yi yüksek oranda arttırmak için ne şarttır?<br />
9-Konut dışı sabit sermaye yatırımlarının milli hasılaya oranını arttırmak şarttır.<br />
10-Türkiye de 2001 yılında yabancı yatırımların hızlı bir şekilde yükselmesinin temel nedeni nedir?<br />
10-Mali sıkıntıya düşen şirketlerin paylarını, yabancı firmaların kapışması <br />
11-Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ani bir sıçrama yaptığı yıl hangi yıldır?<br />
11- 2001<br />
12-Doğrudan yabancı yatırımlar, nasıl bir etki yapar?<br />
12-Döviz girişi sağlar.<br />
13-Türkiye de işsizlik sorununun çözümü neye bağlıdır?<br />
13-Sabit sermaye yatırımlarının artmasına <br />
14-Türkiye de yatırım çabasını köstekleyen etkenler nelerdir?<br />
14-Reel faiz hadlerinin yüksekliği – Fiyat istikrarını sağlama çabaları – Sermaye hareketlerinin yol açtığı kur istikrarsızlığı – Kamu yatırımlarının azaltılması <br />
15-Türkiye de yatırımların, kalkınmanın gerektirdiği seviyeye çıkarmak için gerekli şartlar nelerdir?<br />
15-Reel faiz hadlerini azaltmak – Kur istikrarsızlığını azaltmak – Özel sektör yatırımlarını teşvik edici ortam yaratmak – Borç sorununa süratli bir çözüm bulmak – Hazinenin borç idare yönte]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TÜRKİYE EKONOMİSİ 1. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Kendi kendine yeten ve merkezi idaresi olan sosyal siyasi yapıya Dünya İmparatorlukları denir. Kaç tane Dünya imparatorlukları vardır?<br />
1-Roma-Çin-İslam-İran-Osmanlı<br />
2-Osmanlı devletinde hakim olunan kapitalizm öncesi üretim tarzı nedir?<br />
2-Vergisel üretim tarzıdır.<br />
3-Dirlik nedir, nelerdir açıklayın?<br />
3-Dirlik, has-tımar-zeamet topraklara verilen addır.<br />
   Has: Geliri 100,000 akçeden fazla olan bürokrattır.<br />
   Zeamet: Geliri 20,000 ila 100,000 akçe arasında olan bürokrattır.<br />
   Tımar:  Geliri 0 ila 20,000 akçe arasında olana denir.<br />
4-Ekonominin temel örgüsü nedir?<br />
4-Sermaye biriktirmek değildir. Toplam ihtiyaçları karşılamak için üretmek ve devleti ayakta tutmak için vergiler sağlamaktır.<br />
5- 15. ve 16. yy Osmanlı devletinin ithalat ve ihracattaki durumu nasıldır?<br />
5-Devlet ithalatı destekliyor, ihracatı ise denetliyordu mal darlığı oluşmaması için<br />
6- 16. yy Osmanlı devleti hangi sorunlarla karşı karşıya kaldı?<br />
6-Osmanlı devleti iki sorunla karşı karşıya kaldı. Birincisi; Avrupa ülkelerinde askeri teknolojinin gelişmesi yani güç dengesinin değişmesi ve Osmanlı devletinin batıya doğru genişlemesinin durmasıdır. İkincisi; Avrupa’nın Osmanlı devletinden tarımsal ürün talebinin artması ve böylece hammadde kıtlığının ortaya çıkması neticesinde fiyat enflasyonunun ortaya çıkması<br />
7- 16. yy sonlarına doğru başlayan toplumsal olaylar nelerdir?<br />
7-Celali isyanlar – Maaş alamayan yeniçeri isyanları – Vali isyanları – Ve genel asayişsizliğin yol açtığı Büyük Kaçgundur.<br />
8-Tımar sistemi hakkında bilgi verin?<br />
8-Toprakların tamamına yakını devlete ait olan tarım topraklarının rütbeye ve devlete olan yarara göre devlet görevlilerine dağıtılarak toprak gelirleri, maaşlar ve askeri sistemin birleştiği yapıdır.<br />
9-İltizam sistemi hakkında bilgi verin?<br />
9-Tımar sistemi askeri işlevini yitirince Osmanlı devleti tarımı vergilendirmek için devlet bu sistemi çıkardı. <br />
10-Mültezim nedir?<br />
10-Devlet belirli bir yörenin vergi toplama yetkisini açık arttırma yöntemi ile mültezim denilen kişilere ihale etmesidir.<br />
11- 17. ve 18. yy da Avrupa devlet tacirlerinin genişleyen faaliyetleri Osmanlı devleti ile ticareti arttırmıştı bu dönemde Osmanlı devleti Avrupa’ya ne ihraç ediyordu ve ne ithal ediyordu?<br />
11-Osmanlı devleti; tahıl-tiftik-pamuk-ham ipek-deri-pamuklu iplik-pamuklu ve yünlü kumaşlar ihraç ediyordu. İngilizlerden de; yünlü kumaş-boya-şeker ithal ediyordu.<br />
12- 18.yy da dokuma-demir-çelik ve başka üretim dallarında teknolojik buluşlardan yararlanarak fabrika düzeninde faaliyetlere geçen ülke ve ülkeler hangileridir?<br />
12-Dünyanın ilk sanayi ülkesi olan İngiltere başta olmak üzere sonrasında Avrupa ülkeleri ve ABD<br />
13- 19. yy da kapitalist dünya sisteminin merkezi neresidir?<br />
13-Avrupa ülkeleri ve ABD <br />
14-Osmanlı Devleti 16.yy ve 19. yy arasında nasıl bir ülke haline geldi?<br />
14-Kapitalist sistemde Osmanlı devleti bir Çevre Ülke haline geldi.<br />
15-Osmanlı devleti toprak bütünlüğünü korumak için İngiltere ile 1838 de Balta Limanı anlaşması yapmıştır. Bu anlaşma ile Avrupa Devletlerine hangi tavizler verildi?<br />
15-Yabancı Tacirler iç gümrük vergilerinden muaf tutulacak – Devlet ülkeden Avrupa’ya hammadde ihracatını kontrol etme ve gereğinde ihracata yeni vergi hakkından vazgeçti – Osmanlı devletinde gümrük vergilerini Avrupa devletleriyle birlikte saptamayı kabul etti. – yabancı yatırımlarına izin veren 1856 ıslahat fermanı – yabancılara toprak satın almasına izin veren 1867 nizamnamesi ayrıcalıkları verildi.<br />
16-Gümüş kuruş, gümüş mecidiye ve altın liranın madeni içerikleri tespit edilip tağşişleme ne zaman son verildi?<br />
16- 1844 Tahsis-i Ayar Kanunu ile<br />
17-Osmanlı devleti ilk kağıt parayı ne zaman çıkarıldı ve bu paranın adı nedir?<br />
17- 1840 yılında kaime adlı paradır. Ancak 1860 da tekrar toplanmıştır.<br />
18-Hangi bankada, Banknot basma yetkisi hangi ülkelere verildi?<br />
18-Bank-ı Osmaniye Şahanedir bu bankanın ismi Fransızlar ve İngilizler yetkiliydi 1863 <br />
19- 19.yy da Osmanlı devletinin durumu nasıldır?<br />
19-Tarımsal ürün ihraç eden, pamuklu kumaştan ve iplikten makineye kadar çeşitli sınai mamuller ithal eden bir ülkedir.<br />
<br />
<br />
20-Anadolu da yaygın tarım şekli nasıldır?<br />
20-Küçük köy işletmeciliğidir.<br />
21-Osmanlı devletinden hammadde ve tarımsal ürün ihtiyacını arttırmak için hangi devletler Ege-Çukurova-İç Anadolu-Hicaz-Irak’ta demir yolu hatları inşa etti?<br />
21-İngilizler ve Almanlar<br />
22-Birinci dünya savaşı yılları yani 1914-20 arasında milli hasıla nasıldır?<br />
22-%33 azalmıştır.ayrıca ürünlerden de azalma olmuştur. Bu ürünler buğday-kuru üzüm- fındıktır.<br />
23- 1923–29 yıllarında uygulanan iktisat politikası nasıldır?<br />
23-Liberal eğilimlidir. Özel sektörün gelişmesini destekleyici yabancı sermayeye davetkardır.<br />
24-TC Osmanlının son vergi kazancı olan Aşar vergisini ne zaman kaldırdı?<br />
24- 1925 yılında kaldırdı. Böylece Osmanlının elinde bulunmuş olunan son vergisel üretim tarzı tasfiye edildi.<br />
25- 1923-29 da TC inde milli hasıla ve sanayi nasıldır?<br />
25-%9 arasında artış göstermiştir. Sanayinin GSMH payı ise %11 dir.<br />
26-Korumacı Devletçi dönem hangi dönemlerdir? Ve beş yıllık sanayi plan uygulaması hangi yıl olmuştur?<br />
26- 1930-39 dönemleridir. 1933 yılında da beş yıllık sanayi planı uygulanmıştır.<br />
27- 1940-45 ikinci dünya savaşı yıllarında hangi tedbirler alındı?<br />
27- Erkekler silah altına alınmasıyla üretim azaldı. -  Sanayileşme askıya alındı – 1940 milli koruma kanunu ile hükümet çalışma süresini uzatmak -  özel işletmelere geçici el koymak – temel ihtiyaç mallarını vesikayla dağıtmak gibi tedbirler aldı.<br />
28-Liberal Politikalarla eklemlenme kaç yıllarında oldu?<br />
28- 1946-53 yıllarında<br />
29- 1946-53 yıllarındaki Liberal Politikalarının özellikler nelerdir?<br />
29-Yatırımların yol açtığı iktisadi gerilimin telafi edilmesiyle sınaî ve özellikle tarımsal üretim hızla arttı – Traktör kullanımı yaygınlaştı – ekilen alan genişledi – Devalüasyonlar yapıldı – Yabancı sermaye yatırımları teşvik edildi – İthalatı kontrol eden kısıtlamaları gevşetildi.<br />
30-Türkiye doların kurunu 1,28 den 2,80 e çıkaran devalüasyonu ve gümrük vergisi dışında ithalatı kontrol eden kısıtlamaları ne zaman yapmıştır.<br />
30-1946 da IMF kurulduğu yılarda<br />
31-Dış Ticarette kontrole dönüş ne zamandır?<br />
31- 1954-61 yıllarıdır.<br />
32-Planlı ithal ikameci sanayileşme dönemi ne zamandır?<br />
32- 1961-79 yıllarıdır.<br />
33-Türkiye Planlı İthal İkameci Sanayileşme dönemine ne zaman başladı?<br />
33- 1961 de beş yıllık kalkınma planları ile<br />
34- İç piyasalara dönük üretim yapan sanayilerde görülen sorunlar nelerdir?<br />
34-Optimal ölçeğe ulaşma - maliyeti düşürme – yabancı rakip malların kalitesini tutturamama – ihracata açılamama <br />
35- 1961- 79 da planlı ithal ikameci sanayileşmede kurulan sanayiler hakkında bilgi veriniz?<br />
35-Türkiye de dayanıklı tüketim malı kullanımı yaygınlaştı – Grevli toplu sözleşme düzeni yapıldı – KİT’lerde yüksek ücret politikası – Tarımsal fiyat destekleme politikası – sosyal güvenlik sistemi geliştirme siyaseti – Sanayileşmeyi tamamlayıcı unsurlar – Kamu yatırımlarını düzenlemek – Özel yatırımları planlı hedefler doğrultusunda yönlendirmek – Banka faiz hadlerini düşük düzeyde belirlemek – Yatırım oranlarını yükseltmektir <br />
36-Liberal Politikalarla Dünya Sistemine Eklemlenme ne zaman olmuştur?<br />
36- 1980-89 dönemlerinde<br />
37-İthalatta 1983-89 yıllarında GSMH de oran kaçtır?<br />
37-%20 dir.<br />
38-1980-89 Liberal Politikalarla Dünya Sistemine Eklemlenme özellikleri nelerdir?<br />
38- 84 ten itibaren ithalat serbestleşti – 81 de faiz hadleri sınırlamaları kaldırıldı – 84 de döviz alım satımı serbestleşti – 89-93 de enflasyon haddi %68 oldu.<br />
  <br />
  <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
	 TÜRKİYE EKONOMİSİ 2. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-GSMH nedir, GSMH’nin hesaplanma yöntemi nasıldır?<br />
1-Genellikle bir yılda bir ülkenin sahip olduğu kaynaklarla üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeridir. Hesaplama yöntemi ise; üç tanedir. Üretim-Gelir-Harcamadır.<br />
2-GSYİH nedir?<br />
2-Genellikle bir yılda bir ülke sırları içerisinde üretilen tüm tamamlanmış malların piyasa değeridir.<br />
3-Kişi başına milli gelir nedir, nasıl elde edilir?<br />
3-Ülke bireylerinin refah düzeylerinin saptanması ve karşılaştırılması için kullanılan önemli bir araçtır. GSMH ABD dolarına dönüştürülüp nüfusa bölünmesiyle elde edilir.<br />
4-Ülkelerin milli gelirleri göz önüne alınırken Atlas yöntemine göre hangi dönemler baz alınır?<br />
4-Cari yılın döviz kuru – önceki iki yılın döviz kuru ortalaması alınır.<br />
5-Satın alma paritesi neyi gösterir?<br />
5-Farklı ulusal paraların eşit değerini ifade eder.<br />
6-Türkiye’nin satın alma gücü paritesine göre kişi başı milli gelir rakamları 2000 yılı içine ne kadardır?<br />
6- 7000&#36; dolardır.<br />
7-Satın alma gücü paritesine göre yapılan milli gelir hesapları kişi başına milli gelir hesaplarından farklı çıkmaktadır bunun nedeni nedir?<br />
7-Yurt içi fiyatlarının uluslar arası fiyatlara göre farklı olmasıdır.<br />
8-GSYİH’nin Sektörel ve Bölgesel dağılımı göz önüne alınarak hizmet sektörü durumu nasıldır?<br />
8- 1980 yıllarına denk düşen keskin bir artış olmuştur. – 1955 yılında ise GSMH içinde hizmet sektöründe payı %50 üzerine çıkmıştır.<br />
9-GSYİH Sektörel ve Bölgesel dağılımı göz önüne alınarak Sanayi sektörü nasıldır?<br />
9-Sanayi sektörü 1985 yılında GSYİH içindeki payı %25’lere ulaşmış daha sonra durağanlaşmıştır.<br />
10-GSYİH içindeki payı sürekli azalma gösteren sektör hangisidir?<br />
10-Tarım sektörüdür. 1968 yılında %40 olan Tarım sektörünün GSYİH içindeki payı %13’ler civarına kadar inmiştir. – İstihdam içindeki payı %34’ler civarındadır.<br />
11-Tarım sektörünün aksine diğer Sektörlerden GSYİH içindeki payı istihdam içindeki paylarından daha yüksek olan sektörler nelerdir?<br />
11-İmalat – enerji – ticaret – ulaşım sektörlerdir.<br />
12-Türkiye de GSYİH ve istihdamın sektörel dağılımı incelendiğinde sektörlerden hangisinin istihdam katkısı GSYİH ya katkısından daha yüksektir?<br />
12-Mali kurumlar sektöründedir. Ayrıca bu durum inşaat sektöründe eşittir aklınızda bulunsun.<br />
13- 2000 yılında yurt içi hasıla bölgelere göre dağılımı nasıldır?<br />
13-Marmara %38 – Ege %17 – İç Anadolu %16 – Akdeniz %12 – Karadeniz %9 – G.D.Anadolu %5 – D.Anadolu %3 tür.<br />
14-Kişi başı milli gelir payı bölgelere göre dağılımı nasıldır?<br />
14-En yüksek bölge Marmara sonrasında sırasıyla Ege – İç Anadolu – Akdeniz – Karadeniz – G.D. Anadolu ve en düşük payda D. Anadolu’dur.<br />
15-Türkiye de GSMH büyümesi incelendiğinde ilk göze çarpan özellik nedir?<br />
15-İstikrarsız büyümedir.<br />
16-Türkiye de GSMH büyümesi hakkında bilgi verin?<br />
16-İstikrarsız büyüme mevcuttur. – 1969-77 arası büyüme %3-%10 arasında pozitif değerdedir. – 1978-80 arasında ekonomik daralma ve kriz görülmektedir. – 1981-88 arasında dışa açık büyüme %2-%10 arasında sürekli pozitif büyüme dönemi, bu dönem son yıllara göre daha istikrarlıdır. – 1989 dan günümüze GSMH büyümesi bir büyüme bir daralma gibi testere biçimine benzer. – Aşırı spekülatif sermaye girişinin yoğun olarak etkilenmesi – böylece son olarak Devalüasyon ve harcamalarla azalmaya götüren daralma izler.<br />
17-Türkiye de gelir dağılımının en yakından izlendiği incelemeler DİE’nin hangi anketine ne ad verilir?<br />
17-Hane Halkı Gelir Dağılımı adı verilir.<br />
18-Fonksiyonel gelir dağılımı neyi gösterir?<br />
18-Milli gelirin; Emek – Sermaye – toprak sahipleridir.<br />
19-Gini katsayısı ne demektir?<br />
19-Bir toplumda gelir eşitsizliği dağılımını tanımlamak için kullanılan bir istatistiktir.<br />
20- 1987-1994-2002 Hane Halkı Gelir Dağılımı araştırmasında Türkiye geneli için değerler nasıldır?<br />
20-Türkiye geneli için 1987 %0,43 iken 1994’te 0,49 ve 2002 de 0,44 tür.<br />
21-Gelirin işteki durumuna göre dağılımı sınıflandırılması DİE gelir dağılım anketlerinde yer alanlar nelerdir?<br />
21-Ücretli – Yevmiyeli – İşveren – Kendi Hesabıma – Ücretsiz Çalışanlardır.<br />
22-Çalışanların sayısı açısından değerlendirildiğinde yıllara göre en büyük oranlar nasıldır?<br />
22- 1994 yılında en büyük oran ücretsiz aile işsizliğinde – 2002 verilerine göre ise en büyük oran ücretli çalışanlardadır.<br />
23-Gelirin işteki durumuna göre dağılımında en dengeli kesim hangisidir?<br />
23-Kendi hesabına çalışanlardadır. Kendi hesabına çalışanların sayılanlarının payı 2002 yılı için %68 gelirinin payı %29,7’dir.<br />
24-Gelirin fonksiyonel dağılımı incelendiğinde Türkiye de toplam gelirden en çok pay alan kesim hangileridir?<br />
24-Kira – faiz – kar gelirleridir.<br />
25-Toplam yurt içi tasarruf hangi toplamalardan elde edilir?<br />
25-Kamu ve özel tasarruf rakamlarından elde edilir.<br />
26-Türkiye Kriz yıllarında iş gücü ödemelerinin aldığı pay daralmaktadır. Bunun sebebi nedir?<br />
26-Ücretleri azaltıcı politikadadır. <br />
27-Türkiye de kamunun tasarruf yatırım açığının karşılanmasında en çok kullanılan yöntem nedir?<br />
27-Özel sektör tasarruf yatırım fazlası – Dış kaynak girişidir.<br />
<br />
 TÜRKİYE EKONOMİSİ 3. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Sabit sermaye yatırımları nelerdir?<br />
1-Makine-teçhizat – İnşaat – Stoktur. Bunlardan;<br />
 Makine-teçhizatlar; Yatırım amaçlı olanları, Binek otolar örneğin ticari taksilerle resmi kullanım belediyelere ait otomobillerdir. Yatırım malı olarak kullanılan ulaşım araçları otobüs-minibüs-kamyon-vagon-konteynırlar-uçak-yük ve yolcu gemileri-tankerlerdir.<br />
İnşat’ta ise; Gerek özel sektör gerek kamu sektörü tarafından yapılanı kapsar. Ev-Apartmanlar-ticari-sınai-kültürel idari yapılar-Özel’dir. Demiryolu-köprüler-alt geçitler-tünel-liman-hava alanı-boru hatları gibi yerlerde kamuya aittir.<br />
Stoklar ise; Hammadde-malzeme-mamul ve yarı mamul <br />
2-Yatırımları etkileyen faktörler nelerdir?<br />
2-Faiz oranı-karlılık-iç ve dış talep-büyüme-döviz kuru-ücretler-istikrarsızlık gibi nedenlerdir.<br />
3-Türkiye de toplam yatırımların GSMH ye oranı nasıldır?<br />
3- 1968 – 2001 arasında %20 ila %25 arasındadır.<br />
4- 1980 yılında başlayan mal hareketlerinin serbestleşmesi ve ihracata yönelik büyüme ile birlikte ortaya çıkan gelişme nedir?<br />
4- Özel sektör yatırımlarında azalma görülmüştür.<br />
5-Alt Sektörlere ait yatırımlar nelerdir kaça ayrılır?<br />
5-İkiye ayrılır, bunlardan birincisi Tarım-imalat-maden ve turizm alt sektörlerini içeren ve esas olarak uluslar arası ticarete konu olan sektörlerdir. İkincisi Hizmet sektörlerini içeren ve esas olarak ticarete konu olmayan sektörlerdir.<br />
6- 1980 yılından önce Ticarete Konu Olan Özel Sektör yatırımlarının GSMH içindeki payı nasıldır ve diğer yıllardaki hareketleri hakkında bilgi verin?<br />
6- 1980 yılından önce Özel Sektörde Ticarete Konu Olan yatırımların GSMH içindeki payı %6 ila %9 arasında oynamaktadır. Bu oran diğer yıllarda şöyledir. 1980 yıllarının başında %5 e düşmüş on yıldan uzun bir süre aynı kalmış 1993 den itibaren %6 ya yükselmiştir. 1999-2000 ekonomik krizi yıllarında tekrar %5 olmuştur. 2001 de %4 e kadar da gerilemiştir.<br />
7-Özel Kesim Ticarete Konu Olmayan sektörlerin GSMH içindeki payı nasıldır?<br />
7- 1981 yılında %6 ya düşmüş1985’te artış göstermeye başlayarak 1994’te %13 e yükselmiştir 1998 e kadar bu oran sabit kalmıştır. Kriz yıllarında 1999–2000 de %10 a ve ardından 2001 de %9 a gerilemiştir.<br />
8-Alt sektörlerinin yatırım trendleri birbirinden farklılık gösterir bu farklılıklar nelerdir?<br />
8-Sermaye girişi ile birlikte Faiz oranı yükselmiştir. – Kamu yatırımlarının azalması – dış borçların artması – bankacılık sektörünün kırılganlaşması – firmaların finansal yapılarının bozulması – cari açığın artması – devalüasyon beklentilerinin kuvvetlenmesi gibi bir çok faktör yatırımları olumsuz etkiler.<br />
9-Ticarete Konu Olmayan sektörlerde görülen göreli yatırım artışını etkileyen en temel faktörler nelerdir?<br />
9-Türkiye de finansal akımların artması ile ortaya Türk Lirasındaki değerleme – Tüketim Talebinin Yükselmesi<br />
10-Yatırımların alt sektörlere dağılımı hakkında bilgi veriniz?<br />
10-Ticarete konu olan ve olmayan sektörlerin de alt sektörlerine bakıldığında özel sektörün Ticarete Konu Olan alt sektörlerinden tarım-madencilik-imalat ve turizm sektörlerine ve Ticaret Konu Olmayan sektörlerden ulaştırma-haberleşme – enerji – konut – eğitim – sağlık ve diğer hizmetlere yatırım yapıldığı görülür.<br />
11-Özel Sektörlerin Yatırım payının en çok arttırdığı sektör nedir?<br />
11¬¬-Ulaştırma – Haberleşmedir. Düşük oranlarda kalsa da Sağlık-Enerji-Turizm-Eğitim sektörleri de özel sektör yatırımlarını arttırdığı sektördür.<br />
12-Ücretlerin azaltılması ve devalüasyonlar aracılığı ile ihracat fiyatlarının düşürülmesinin olumsuz sonuçları nelerdir?<br />
12-Ülke içi bölüşüm bozulmakta – yatırımların maliyeti yükselmekte – Devalüasyona dayalı rekabet gücü artışı dış ticaret hadlerinin ülkenin aleyhine gelişmesi yani aynı miktarda ithalat için daha çok ihracat yapmak gerekmektedir.<br />
13-Yatırımların kamuda alt sektörlere göre dağılımı nasıldır?<br />
13-İmalat sanayinin payı kamuda azalma gösterir. – kamu yatırımlarının arasında en yüksek paya ulaştırma-haberleşme sektörü gösterir. – Eğitim ve Sağlık sektörüne yapılan kamu yatırımları payı artmaktadır. – Enerji ve Tarım sektörüne yapılan yatırımların payı yüksek olmasına karşın inişli çıkışlı gelişme sektörü gösterir.<br />
14-Kamu kesiminde makine-teçhizat yatırım oranı ile bina ve bina dışı inşat yatırım oranı ne kadardır?<br />
14-Makine-Teçhizatta %7’dir. Bina ve bina dışı inşat’ta %17’dir.<br />
15- 2002 de kamu ve özel kesim yatırım toplamı içerisinde özel sektörün yatırım payı ne kadardır?<br />
15- Özel sektör yatırım payı %68’dir. Bunun %44 ü makine-teçhizat iken %24 ü bina inşaatına yöneliktir. Bu bağlamda özel sektör yatırımlarının ağırlıklı olarak makine-teçhizata yoğunlaşmıştır.<br />
<br />
<br />
16- 2002 tarihinde yayınlanan 4367 sayılı kanunda yatırımlarda devlet yatırımları hakkında karar hükmü çerçevesinde yatırımlara sağlanan destek unsurları nelerdir?<br />
16-Gümrük vergisi-Toplu konut istisnası – Yatırım İndirimi – Katma değer vergisi istisnası – Vergi, resim ve harç istisnası – Kredi istisnası <br />
17-Teşvik belgesi kapsamındaki Makine-Teçhizat ithalatında ödenmesi gereken istisna nedir?<br />
17-Gümrük vergisi-toplu konut istisnasıdır. <br />
18-Yatırım indirimi teşvik belgesi kapsamında yapılacak yatırımlar için kurumlar vergisi matrahında yöre ve sektöre göre hangi oranlarda indirim sağlanır?<br />
18-Yöre ve sektöre göre %40 ile %200 arasında indirim sağlanır.<br />
19-Yatırım teşvik belgelerinin sektörel dağılımı incelendiğinde 2002 yılı itibariyle nasıldır?<br />
19- 2002 yılı itibariyle %59 u imalat sanayide yoğunlaşır. %33 ile hizmetlere yönelik %4 ve %3 madencilik ve enerji sektörüne yönelik teşvik belgeleri izler.<br />
20-Yatırım teşviklerinin yöreye göre dağılımı incelendiğinde izlenim nasıldır?<br />
20-Marmara – İç Anadolu – Ege – Akdeniz bölgeleri %69 olarak toplam teşvik görülür. En fazla paya da Marmara sahiptir.<br />
21-Türkiye de yabancı sermaye girişini düzenleyen ilk kanun nedir?<br />
21- 18 Ocak 1954 tarihli Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunudur. Ayrıca yabancı yatırımların artması konusunda 5 Haziran 2003 tarihli Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunudur.<br />
22- Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde milletlerarası tahkime başvurma usulü ve esaslar hangi kanunda belirtilmiştir?<br />
22-Milletlerarası Tahkim Kanunu ile düzenlenmiştir.<br />
23-Türkiye Ekonomisine doğrudan Yabancı Sermaye Girişi ne zaman olmuştur?<br />
23- 1988 yılında olmuştur.<br />
24- 1988 -98 arası on yıl boyunca doğrudan yabancı sanayi girişi nasıldır?<br />
24- 500 milyon &#36; dan 1 milyon &#36; a çıktığı görülür.<br />
25-Yabancı Sermayenin Türkiye de dağılımı nasıldır?<br />
25- 1982 yılında %59 u imalat sanayi %39 hizmet sektöründe yoğunlaşmakta iken 2002 yılından itibaren bu oranlar terse dönmüş ve %58 i hizmet %40 ise imalattır.<br />
26-Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımlarının Ülkelere göre dağılımı nasıldır?<br />
26- Fransa kaynaklı firmaların Türkiye de en çok yatırım yapan ülkedir. Bu ülkeyi Hollanda – Almanya – ABD takip etmektedir.<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 4. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-İmalat sanayinin yıllara göre gelişimi nasıldır?<br />
1-İmalat sanayinin toplam özel ve kamu katma değerinin GSMH içindeki payı 1968 yılında % 15 tir. Bu oran 1986 sıçrama göstermiştir.%20 olmuştur. 1986 – 1998 yılları arasında GSMH içindeki payı %20’dir. 1999–2000 arası ekonomik daralma ile birlikte %20’nin altına inmesine rağmen 2001 yılında yeniden %20 düzeyine çıkmıştır.<br />
2- 1980 yılından sonra uygulamaya başlanan ihracata ortalaması nasıldır?<br />
2- %5’tir.<br />
3-Türkiye de 1980 yılından sonra uygulamaya başlanan ihracata yönelik büyüme politikalarının dayandığı uygulamalar nelerdir?<br />
3- Devalüasyonlarla paranın değerinin düşürülmesi – İç talebin iş gücü maliyetlerinin düşürülmesi – İhracata doğrudan parasal destekler sağlanmasıdır.<br />
4- Türkiye finansal serbestliğe ne zaman adım attı?<br />
4- 1989 da oldukça dengesiz bir ekonomiyle adım attı.<br />
5- 1994 yılından sonra imalat sanayi ihracatının GSMH içindeki payı nasıldır?<br />
5-İlk kez GSMH deki payı ilk kez %10’un üzerine çıkmıştır.   <br />
6-İmalat sanayi alt sektörleri nelerdir?<br />
6-Gıda – Dokuma – Orman – Kâğıt – Kimya – Toprak – Ana Metal – Makine’dir.<br />
7-Kamu Sektöründe toplam kamu imalat sanayi üretimi nasıldır?  <br />
7-Üretim %65 i KİMYA sektörü tarafından yapılmaktadır. Bu oran 1973 yılında %35 civarında iken 2001 yılında %65 e yükselmiştir. Kamu sektöründe ikinci en büyük paya sahip sektör GIDA sektörüdür. 1973’ten bu yana da bu sektörde de azalma görülmüş 2001 yılında %25 e inmiştir. Kamuda üçüncü en önemli sektör ANA METAL’DİR 2001 yılındaki payı %10 un altındadır.<br />
8-Özel sektör katma değerinin alt sektörlere göre dağılımı nasıldır?<br />
8-Daha dengeli bir dağılım göstermektedir. En çok katma değer üreten iki sektör göze çarpmaktadır. Bunlar; 2001 yılında yaklaşık %22 ile MAKİNE ve DOKUMA sektörleridir. Diğer sektörlerde ise Kimya sektörü %20 Gıda %15 toprak ürünleri %7 ana metal %5 tir.<br />
9-Alt sektörlerin Katma değeri ve istihdam payları özel ve kamu sektörlerinde nasıldır?<br />
9-Özel sektörün Katma değer içindeki payları istihdam paylarından daha yüksektir. Bunun tek istisnası DOKUMA sektörüdür. — Kamu sektöründe ise sektörlerin istihdamdaki payları katma değer paylarından daha yüksektir. Bunun tek istisnası KİMYA sektörüdür. <br />
10-Kar Paylarının incelenmesi için hangi yöntem kullanılır?				<br />
10-Mark-Up Fiyatlama yöntemi kullanılır. Bunun formülü şöyledir. Q= Satış, C= Ücret dışı maliyet,(girdi) W= Ücret, r= Oran (Kar Payı oranı) 			r=        Q        - 1<br />
          							        C+W	      <br />
11-İthal ikameci sanayileşme döneminde 1980 öncesinde kar payı nasıldır?<br />
11-Dışa kapalı büyüme olgusuna dayalı olarak kar payları yüksek iken dışa açılma ile birlikte 1980 kar paylarında bir azalma görülür.<br />
12-İç talebe dayalı olarak büyümenin yaşandığı ve yüksek tüketim eğiliminin olduğu dönemde kar payı nasıldır?<br />
12- 1989 – 1994’de kar payları yükselmektedir. 1994 krizi ile birlikte kar payları azalmakta ve gerek zaman içinde gerekse sektöre göre oynaklık göstermektedir.<br />
13-Kar paylarının hesaplanmasında dikkate alınan iki temel maliyet bulunmaktadır bunlar nelerdir?<br />
13-Birisi Ücret diğeri Ücret dışı girdi maliyetleridir.<br />
14- 1980 öncesi ve 1989–1994 arası göreli yüksek ücret dönemlerinde kar payları yükselmektedir. Bunun en temel nedeni nedir?<br />
14-TL’nin aşırı değerlenmiş olması nedeniyle girdi maliyetlerinin düşmesidir.<br />
15-Türk imalat sanayinde ücretler dışındaki maliyetlere yani girdi maliyetlerine yansıyan en önemli unsur nedir?<br />
15-Reel Döviz Kurudur.<br />
16-Yatırım ve ihracat ilişkisi farklı özellikler taşıyan sektörler içersinde en uzun soluklu yatırım hamlesi yürüten sektör hangisidir?<br />
16-Toprak ürünleridir.<br />
17-İmalat sanayinde büyüme kalıplarına ilişkin tanımlar neye göre yapılır?<br />
17-Yatırımdaki-Verimlilikteki-İstihdamdaki büyümelere dayalı olarak yapılır.<br />
18-İmalat sanayi ve geneli alt sektörlerde hem yatırım hem de verimliliğin arttığı sektöre ne denir?<br />
18-Yoğun Büyüyen Sektör denir.<br />
19-Sadece verimliğin arttığı ve yatırımların katma değer oranının %18 in altına düştüğü sektöre ne denir?<br />
19-Kapasite Kullanıma Dayalı Sektör denir.<br />
20-Yatırımların arttığı verimliliğin sabit kaldığı ya da azalan bir durum gösterdiği sektöre ne denir?<br />
20-Yaygın Büyüme Gösteren Sektör denir.<br />
21-Hem verimliliğin hem de istihdamın arttığı sektöre ne denir?<br />
21-Dinamik-Etkin Sektör denir.<br />
22-Verimliliğin arttığı ancak istihdamın artmadığı sektöre ne denir?<br />
22-Statik-Etkin Sektör denir.<br />
23-Negatif verimlilik ve istihdam artışının birlikte yaşandığı sektöre ne denir?<br />
23-Durgun Kalıp denir.<br />
24-Negatif verimlilik ve istihdam azlığının birlikte yaşandığı duruma ne dendir?<br />
24-Daralan Kalıp denir.<br />
25-Yatırımlar artarken hem istihdam hem de verimlilik azalıyorsa buna ne denir?<br />
25-Atıl Birikim Kalıbı denir.<br />
26-Yatırımlar azalırken istihdam artıyorsa neyden söz edilir?<br />
26-Emek Kullanımına Dayalı kalıptan söz edilir.<br />
27- Yatırım-Verimlilik-İstihdam yani bu üç gösterge azalıyorsa neyden söz edilir?<br />
27-Daralan ve Birikimsiz Kalıptan söz edilir.<br />
28- 1974–1977 de hangi büyüme kalıplarından söz edilir?<br />
28-Dinamik ve Yoğun Büyüme yani üç unsurda artış görürlü.<br />
29- 1978 – 1979 – 1989 da hangi büyüme kalıpları görülür?<br />
29-Durgun ve Emek Kullanımına dayalı büyüme yani Kriz yılları<br />
30- 1981 – 1983 ihracata yönelik büyüme dönemi başlangıcı olan bu dönem de hangi büyümeden söz edilir?<br />
30- Kapasite Kullanıma Dayalı – Dinamik bir büyüme kalıbı söz konusudur. Yani verimlilik-istihdam artmakta yatırım durağan kalmaktadır.<br />
31- 1984 – 1988 de hangi büyüme söz konusudur?<br />
31-İhracata yönelik büyümenin olgunlaştığı bir dönemdir. Dinamik ve Yoğun bir büyüme kalıbı kendini gösterir.<br />
32-Finansal Serbestlik Dönemi olan 1989 – 1993 döneminde nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
32-Dinamik ve Kapasite Kullanımına dayalı bir büyüme söz konusudur.<br />
33- 1994 kriz yılında nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
33- Daralan – Birikimsiz büyüme söz konusudur. Üç göstergede (Yatırımdaki-Verimlilikteki-İstihdamdaki) daralma yaşanmaktadır. <br />
34- 1995 – 1999 döneminde nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
34- Durgun ve Kapasite Kullanım görülür.<br />
35- 2000 yılında nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
35-Dinamik – Kapasite Kullanıma Dayalı bir büyüme söz konusudur.<br />
36- 2001 yılında nasıl bir büyüme söz konusudur?<br />
36- Statik – Kapasite Kullanıma Dayalı büyüme görülür.<br />
37-Türk İmalat sanayide dışa açılma politikaları ile birlikte beliren en önemli yapısal sorun nedir?<br />
37-Verimlik artışı ile Yatırım artışı arasındaki birlikte hareket eden ilişki aranmasıdır.<br />
38-Verimlik artışı ile Yatırım artışı arasındaki birlikte olması için hangi büyüme kalıbına ihtiyaç vardır?<br />
38-Yoğun Büyüme Kalıbına ihtiyaç vardır.<br />
39-Ücretlerdeki artış verimlilikteki artışı aşıyorsa hangi politikadan söz edilir?<br />
39-Emek Yönelimli Sanayileşmeden <br />
40-Reel ücretlerdeki atış verimliliğin gerisinde kalıyorsa hangi politikadan söz edilir?<br />
40-Sermaye Yönelimli bir kalıptan söz edilir.<br />
41- 1974 – 1977 döneminde hangi bölüşümden söz edilir?<br />
41-Sermaye Yönelimli Dönemden söz edilir.<br />
42¬-İhracata yönelik büyüme politikalarının izlendiği iki dönem nasıldır?<br />
42- 1981–1983 ve 1984–1988 gerek imalat gerek alt sektör için böyledir.<br />
43-İhracata yönelik büyümede tek istisna nedir?<br />
43-Kimya sektörüdür.<br />
44-Toplam imalat sanayide emek yönelimli finansal serbestlik uygulandığı dönemler hangi dönemlerdir?<br />
44- 1989 – 1993 ve 1995 – 1999 dönemleridir.<br />
45-Kriz yılları tüm alt sektörler için nasıl bir dönemdir?<br />
45-Sermaye Yönelimli bir dönemdir.<br />
46- 32 kriz döneminde kaç tanesi Emek Yönelimlidir?<br />
46- 5 tanesi<br />
47- Kriz Yıllarının bölüşüm üzerindeki en temel etkisi nasıldır?<br />
47-Ücretlerin bastırılması şeklindedir.<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 5. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Evrensel özellikler bakımından Türkiye Tarımı nasıldır?<br />
1-Türkiye Tarımı Geniş Oranda Doğadan Belirlediği kurallara uyan çevre ülkelere benzer yapı sergilemektedir.<br />
2-Bir Ülkenin genel Sosyo-Ekonomik yapısı içinde Tarım Sektörü nasıldır?<br />
2-Sektörün ulusal gelire katkısı – Ülkenin gıda ürünlerinde kendine yeterlilik durumu – Sanayi sektörüne girdi sağlanması – İstihdamdaki payı – Talep yaratma gücü vb. etkenler göz önüne alınarak değerlendirilir.<br />
3-Türkiye de Kentsel – Kırsal nüfus hakkında bilgi veriniz?<br />
3- 1977 yılında Türkiye de Kentsel nüfusun oranı toplam nüfus içerisindeki %65’tir. – Cumhuriyetin başında %75 düzeyinde olan Kırsal nüfus 1950’lere kadar sabit sonra Kentlere doğru hareketlenme olmuştur. – 1980 sonrası ise bu hareketlilik kır nüfusunun mutlak azalma eğilimine girmesiyle bir göç dalgası oluşmuştur. Türkiye ilk kez 1980 – 1985 döneminde Kırsal nüfus mutlak olarak azalmaya başlamıştır.<br />
4- 1930’larda başlayan tarımsal gelişmeye destek sağlayan ilk adım ne olmuştur ve sonraki adımlar nelerdir?<br />
4-İlk adım Toprak Reformu olmuştur. İkinci adım 1935 de Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatiflerinin kurulması üçüncü adım 1937 yılında Zirai Kombinaların 1938 yılında Devlet Ziraat İşletmesinin kurulmasıdır. Son adım olarak da Köy Enstitüleridir.<br />
5-Yaygın ve Yoğun Tarım hakkında bilgi veriniz?<br />
5-Tarımsal girdi gübre-ilaç-tohum vb ve teknoloji kullanımı düzeyinde önemli bir ilerleme olmadan geleneksel bir biçimde ve çoğunlukla düşük verimlilik değeri ile sürdürülen tarımsal üretim biçimine Yaygın Tarım denir.<br />
Alt yapı sorunları giderilmiş ve teknoloji kullanım düzeyi yüksek verimlilik ilişkisiyle ortaya çıkan üretim biçimine de Yoğun Tarım denir.<br />
6-GSMH içinde yıllara göre tarımın payı nasıldır?<br />
6- 1920’li yılların başında yaklaşık GSMH %45 ‘i tarımdan elde edilirken daha sonra bu oran yıllar itibari ile %40 ve %25’lere kadar düşmüş 2000’li yılların başında %13 düzeyine gerilemiştir. Tarımın GSMH katkısı %13’lere gerilerken Sanayinin GSMH ye katkısı %17 düzeyinden %24 düzeyine yükselmiştir.<br />
7-Türkiye de 2002 yılı 4.dönem verilerine göre Türkiye de istihdam hakkında bilgi veriniz?<br />
7-Türkiye de istihdamın %33,5’i tarıma kaynaklık etmektedir. Tarım sektörü kadın iş gücünün en yoğun olduğu sektör konumundadır.1999 yılı verilerine göre kadınların %72,2 si tarım kesiminde çalışmaktadır.1990–2000 yılları tarım istihdamındaki kadınların payı %49 dan %49,2 ye yükselmiştir. Bu sonuca Tarımın Kadınsallaşması denir.<br />
8-Neden tarım sektörü kadınsallaşmıştır?<br />
8-Tarım sektöründe emek, yoğun ve az getiri sağlayan özellikleri taşımaktadır. Bundan dolayı Türkiye tarım kadınsallaşmıştır.<br />
9-Türkiye kırsalında bulunan hane halkı sayısının kaçı tarımsal faaliyetlerden geçimin sağlar?<br />
9-Türkiye’nin %66’sı geçimini tarımsal faaliyetlerden sağlar.<br />
10-Türkiye de tarımsal işletme başına kaç hektar arazi düşer?<br />
10- 5,9 hektar arazi düşer Aynı rakam AB için 17,4 ABD için 180’dir.<br />
11-İthal ikameci politikalarda neoliberal düzene geçilen 1980 sonrası dönemin tarım sektörü yansımaları nelerdir?<br />
11-Tarımsal Denetleme Kapsamının Daraltılması – Tarım Sektörünün Önemli Ölçüde Gerilemesi – Tarımsal Ürün Fiyatlarının Baskılanması – İç Ticaret Hadlerinin Tarım Aleyhine Dönmesidir.<br />
12- 1990 – 1999 döneminde Tarım Sektörü nasıl etkilenmiştir?<br />
12-Bir önceki dönemden başlatılan tarımsal kit özelleştirmeleri gerçekleştirilmiştir. – Türkiye de emeğin bölüşüm ilişkilerindeki payının göreli olarak artmasıdır. – Kamu harcamalarını azaltıcı kaydırıcı politikalar çerçevesinde 1994 krizi sonrası desteklemeye konu olan tarımsal ürün sayısı 26’dan 9’a düşürülmüştür. – Dünya Ticaret Örgütü kapsamında imzalanan Tarım Anlaşması ve AB ile imzalan Gümrük Birliği Anlaşması Tarım Politikalarının dışsal belirleyicileri niteliğine dönüştürülmüştür.<br />
13-Uruguay Turu Tarım Anlaşmasının Tarım Sektörü ile ilgili kararları nelerdir?<br />
13-Ülkelerin tarım sektörüne verdikleri iç desteklerin indirgenmesi – Sübvansiyonlu dış satım miktarının azaltılması – İç pazarları koruyucu önlemlerinin ortaklaştırılan düzeye indirgenmesi – Sağlık ve bitki sağlığı önlemlerinin dünya genelinde uyumlaştırılması gibi düzenlemeler – Az gelişmiş / gelişmekte olan ülke grubunun tarımlarında bağımlı yapılar oluşturmakta ve dışsatımda rekabet üstünlüğü olan ülkelerin dünya pazarındaki etkinliklerini arttırmaktır.  <br />
14- 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren AB gümrük Birliği Anlaşmasında temel olarak tarım ürünleri kapsam dışında bırakılmış olmakla birlikte içeriğinde hangi işlenmiş tarım ürünlerini almıştır?<br />
14-Süt – Tahıl ve Şeker’in işlenmiş türlerini almıştır.<br />
15-Özelleştirme ana planı kaç yılında hazırlanmıştır Türkiye de ilk özelleştirilen ve sonraki özelleştirilen KİT’ler nelerdir?<br />
15- 1985 yılında Dünya Bankası desteği ile özelleştirme ana planı hazırlanmıştır. Türkiye de KİT’lerde Özelleştirmelerde ilk olarak YEMSAN ve TİGEM (Tarım İşletme Genel Müdürlüğü) özelleştirilmiştir. Sonra EBK (Et Balık Kurumu) – ÇAYKUR – TÜGSAŞ (Türkiye Gübre Sanayi) – TŞFAŞ özelleştirilmiştir. Son olarak da TMO – TZDK (Zirai Donatım) özelleştirilecek Kurumlardır. <br />
16-Türkiye de neoliberal uygulamalar sonrasında 233 sayılı KHK kapsamında bulunan Tarımsal KİT’lerden iktisadi devlet teşekkülü niteliğinde kalanlar hangileridir?<br />
16-TMO – ÇAYKUR – TİGEM (Tarım İşletmeleri)<br />
17-Son Yıllarda birçok resmi rapor / planda da Tüm tarımsal KİT’lerin özelleştirileceği bilinmektedir. Bunlardan hangi tarımsal KİT’ler bu özelleştirmenin dışında tutulmuştur? <br />
17- TMO’dur<br />
18- Türkiye de tarım alanında özelleştirilmiş ya da özelleştirme kapsamında bulunan KİT’ler kaç başlık altında toplanır ve bunlar nelerdir?<br />
18-KİT’ler 3 başlık altında toplanır. Bunlar <br />
Hayvancılık alt sektöründe faaliyet gösterenler; EBK – Türkiye Süt Endüstri Kurumu – YEMSAN gibi<br />
Girdi Üretim ve Dağıtım alanında Faaliyet Gösterenler; TZDK – TÜGSAŞ – İGSAŞ – (İstanbul Gübre) – TC Ziraat Bankası – TİGEM’dir.<br />
Tarım Ticaret Alanında Faaliyet Gösterenler; TŞFAŞ – Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşleri Genel Müdürlüğü – ÇAYKUR – Tarım Satış Kooperatif Birlikleridir.<br />
19-Tarımsal Özelleştirmeler üretici örgütlüğünün nitelik olarak yetersiz pazarlama kanallarının sağlıksız olduğu Türkiye Kırsal yapısında özelleştirmelerin yarattığı sonuçlar nelerdir?<br />
19-Yerli ortaklı çokuluslu şirketler piyasaya girmekte – Piyasaların paylaşımı ile rekabete kapalı yapılar doğmakta – Gerileyen hammadde fiyatları ile üretici gelirleri azalmakta – Tarımsal üretim yapıları zayıflamakta – Yerli ortağın ayrılması ile sektör yabancılaşmaktadır.<br />
20-Tarım alanında Kamu Sektörünün destekleme yapmasındaki temel amaçlar nelerdir?<br />
20-Tarımsal üretim sürekliliğini sağlayarak ülkenin gıda güvenliğini korumak – Tarım üreticilerinin ve tüketicilerinin yaşam düzeylerini yükseltmek – Sektör Üretiminin ulusal ekonomiye katkı oluşturması ve dış ticarette rekabet üstünlüğü elde etmesi amacına ulaşmaktadır.<br />
21-Tarımsal Destekleme Politikaları gözetilerek genel özellikler bakımından politika araçları, ekonomideki etkileri göz önüne alınarak kaç grup altında toplanır nelerdir?<br />
21-Dört grup altında toplanır. Bunlar; Pazar Fiyat Desteği – Doğrudan Gelir Desteği – Dolaylı Gelir Desteği ve Genel Hizmetler olarak tanımlanır.<br />
22-Tarımsal Destek Politikalarından Pazar Fiyatı Desteklerini açıklayın?<br />
22-Üretici olarak destekleme biçimidir. – Tarımsal üretimi üretici gelirlerini ve tüm kesimlerin gelir dağılımı düzenlemede oldukça etkili bir araçtır.- Taban fiyat ve fiyat primleri üreticinin ürününe bağlı olarak ödenir. – İç pazarı korumak amacı ile uygulanan sınır önlemleri de bu kapsamda değerlendirilir – Pazar fiyat desteklemenin en önemli olumsuzluğu tüketici fiyatlarının artmasına olan etkisidir.<br />
23-Tarımsal Destek Politikalarından Doğrudan Gelir Desteklerini (DGD) açıklayınız?<br />
23-Üretici gelirlerini arttırmayı amaçlayan bir diğer destekleme aracıdır. – Kullanımının giderek armasının temelinde piyasa dengelerine bozucu etkisinin en az oluşu gösterilir. – Bununla birlikte tarımsal altyapı sorunun çözmüş ekonomilerde olumlu etkilerini kolayca gösterebilmektedir. – Tersi durumda üretim üzerinde beklenilenin dışında sonuçlar ortaya koyabilmektedir. Bunun başlıcaları; Birim alan veya hayvan başına yapılan ödemeler – doğal afet ve zarar ödemeleri – depolama yardımlarıdır.<br />
24-Tarımsal Destek Politikalarından Dolaylı Gelir Desteklerini açıklayınız?<br />
24-Üretim masraflarını azaltıcı etkiye sahip önlemlerdir. – Tarımsal Üretim Girdilerine uygulanan sübvansiyonlar – Finansman kolaylıkları – Ürün sigortalamasına verilen devlet destekleridir.<br />
25-Tarımsal Destek Politikalarından Tarıma sağlanan Genel Hizmetleri açıklayınız?<br />
25-Tarımsal altyapı hizmetleri  –  Eğitim – Araştırma ve yaygın hizmetler – Vergi kolaylıkları – Taşımacılıkta tanınan ayrıcalıklar gibi maliyetleri azaltıcı etkileri vardır.<br />
26-Türkiye de uzun yıllardan beri en yaygın olarak başvurulan destekleme politikası nedir?<br />
26-Pazar Fiyatı Desteklemesidir. İlk Pazar Fiyat Destek uygulaması BUĞDAY da olmuştur. Bu alanı destekleme 1932 yılında TC Ziraat Bankası aracılığıyla başlanmış 1938 yılında TMO ne devredilmiştir. TŞFAŞ – ÇAYKUR – TEKEL – KOOPARATİFLER – Devlet destekleme alanında görev alan diğer kuruluşlardır. <br />
27-Uluslar arası Stant By Anlaşması kaç yılında yapılmıştır hakkında bilgi veriniz?<br />
27- Stant By Anlaşması 1999 yılı sonunda yapılmıştır. Bu anlaşmaya göre; Tarım politikalarında önemli değişiklikler öngörülmektedir. – Yerel fiyatların çok üzerinde olduğu tarımın rekabet edebilmesi için yerel fiyatların indirgenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.<br />
28-Türkiye de Tarımsal üretim maliyetlerinin yüksek olmasında ne etkendir?<br />
28-Tarım alt yapı sorunları ve girdi fiyatlarının pahalılığı etkendir. <br />
29-IMF reformlarının Dünya Bankası Yapısal Uyum Kredileri ile destekleneceği hükmü doğrultusunda Dünya Bankası ile 2001 yılında Tarım Reformu Uygulama Projesi (TRUP) imzalanmıştır. Buna göre Dünya Bankası anlaşmasının belirgin özellikleri nelerdir?<br />
29-Ulusal Plan ve Programların hedef ve stratejilerini yönlendirme özelliği – Doğrudan Kamu sektörü ve Kamu yönetiminin örgütlenmesi –  çalışma ilişkileri –  istihdam biçimleri – işlevleri değiştirme etkisidir. <br />
30-Dünya Bankası ile imzalanan (TRUP) Tarım Reformu Uygulama Projesi kaç alt projeden oluşmaktadır nelerdir?<br />
30- 4 alt projeden oluşmaktadır. Bunlar; Doğrudan Gelir Desteği – Çiftçi Geçiş Programı (Alternatif Ürün Projesi) – Tarım Satış Kooperatiflerinin yeniden yapılandırılması – Proje destek Hizmetleridir.<br />
31-DGD (Doğrudan Gelir Desteği) sistemi tarımsal üretim yapılarında olumsuz sonuçları nelerdir?<br />
31-Tarımsal üretim en önemli gereklerden olan finans, DGD (Doğrudan Gelir Desteği) sistemi ile tarımdan daha da uzaklaşmaktadır. – Üretimden Bağımsız DGD sistemi ile Türkiye’nin çok gereksinim duyduğu üretim planlamasını gerçekleştirmek olanaksızdır. – Mevcut DGD sistemi işleyiş itibariyle toprağa işleyeni değil mülk sahibini desteklemektedir. – Mevcut sistem varsıl köylüyü desteklemektedir. – Tüm girdilerin pahalılaştığı bir ortamda DGD ödemeleri neredeyse sabit tutulmakta bu bağlamda dolaylı da olsa tarımsal üretimi destekleme etkisi giderek zayıflamaktadır. – Başvuru sayısında ve ödeme miktarındaki göreli artışlara karşın bütçeden DGD için ayrılan kaynaklar her yıl biraz daha kısılmaktadır. – DGD sistemi TRUP anlaşması gereğince 5 yıllık bir süre için uygulanmaktadır. Bu nedenle de geçici bir yardımdır. – Ödemelerin zamanında yapılması ve yıllar içinde sarkmalar görülmektedir.<br />
32-Neoliberal Politikalar Türkiye Tarım Sektörü ve Kırsal yapılar üzerinde doğurduğu sonuçlar 1980 sonrası sürecin tarım sektörü üzerine etkileri kaç başlık altında toplanır nelerdir?<br />
32- Üç başlık altında toplanır. Bunlar; Üretim ve Dış Ticaret yapısına etkileri – Mülkiyet ilişkilerine etkileri – Emek piyasaları üzerine etkileridir.<br />
33-Türkiye 1970’li yılların ikinci yarısı ile 1980’li yılların başında işlenmiş tarım ürünleri ile birlikte toplam tarım ürünleri net ihracatı ne kadardır?<br />
33- 1 Milyar &#36; üzerindedir.<br />
34-Türkiye özellikle hangi ürünlerde dış alım yapmaktadır?<br />
34-Özellikle; Mısır – ekmeklik – buğday – pamuk – çeltik – kahve – yağ bitkileri dışa alımı yapılmaktadır.<br />
35-Türkiye özellikle dışsatımda geleneksel ürünlerin baskın bir yer tuttuğu görülmektedir. Bunlar nelerdir?<br />
35- Fındık – Yaş ve Kuru Üzüm – Turunçgiller – Zeytinyağı – Tütün – Baklagil – Buğday Unudur.<br />
36-Türkiye de Beka Stratejilerinin yapısı neyi gösterir?<br />
36-Türkiye de Küçük Köy yapısının sürmesine elverişli bir zemin oluşturmaktadır.<br />
37-Beka Stratejisini açıklayınız?<br />
37-Türkiye köylüsünün giderek artan zorluklara karşın kendini yeniden üretme koşullarına yönelik değişimi başka bir değişle yaşamını sürdürebilmek için aradığı bulduğu yollardır. Bunlar; Yeni gelir olanakları yaratmaya yöneliktir bunda emeğine acımama davranışından temel alınmaktadır. – Birikeni tüketme ve borçlanmaya yöneliktir bunda birikeni tüketme ve borçlanmaya dayanmaktadır. – Tüketimi sınırlama ve kadın emeği sömürüsünü denkleştirmeye yöneliktir bunda tüketimi sınırlama ve kadın emeği sömürüsünün derinleşmesini kapsar.<br />
 <br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 6. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1-Kamu sektörünü meydana getiren öğeler, klasik maliye anlayışının bütçede genellik ilkesine göre sınıflandırılmaktadır. Genellik ilkesine tabi kamu ekonomisi öğeleri nelerdir?<br />
1-Genel Bütçeli Dairelerdir.<br />
2-Genellik ilkesinin esnetilmesiyle ortaya çıkan kamu ekonomisi öğeleri nelerdir?<br />
2-Katma bütçeli daireler – Özerk bütçeli mahalli idareler – Özerk bütçeli KİT – Fonlar – Döner sermayeler <br />
3-Kamu harcamaları nelerin toplamından oluşmaktadır?<br />
3-Kamu Cari Harcamaları – Kamu Transferleri – Kamu Yatırımları <br />
4-Kamu hizmetlerine, transferlerine ve yatırımlarına yapılan harcamaların gereğinden az veya çok olduğuna bağlanan tercihler nelerdir?<br />
4-Toplumun Özel Tüketimi – Kamu İktisadi Tüketimi – Devletin Transferleri – Özel Yatırımlar – Kamu Yatırımları<br />
5-Dünya bankası verilerine göre 209 ülkenin Kamu Cari Harcamalarının GSYİH ya oranlarının ortalaması 1955 – 2001 arasında nasıl dalgalanmıştır?<br />
5- %17 civarında dalgalanmıştır.<br />
6-Türkiye de Kamu Cari Harcamalarının GSYİH deki payı nasıldır?<br />
6-Çok Yüksektir.<br />
7-Kamu borçlanma gereği eşitliği nasıldır?<br />
7-Kamu Yatırımı + Kamu Cari Harcamaları + Kamu Transferleri – Kamu Geliri veya  (Özel Tasarruf – Özel Yatırım) + (İthalat – İhracat)<br />
8-Kamu açığını ne karşılar?<br />
8-Özel sektörün tasarruf fazlası ile ülkenin dış ticaret açığı karşılar<br />
9-1994’ten bu yana Kamu kesimi borçlanma gereği artışının sebepleri nelerdir?<br />
9-Borç anaparası ve faiz ödemesi – Arzulanan vergilerin toplanamaması – Askeri harcamaların artması – Alt yapı projelerinin artması <br />
10-Konsolide bütçe faiz ödemeleri hızla artarak 1995’ten itibaren Kamu kesimi borçlanma gereğini aşmıştır hangi kuruluşların 1994’ten bu yana gelir – gider farkları toplamı fazla vermiştir?<br />
10-KİT – Sosyal güvenlik kuruluşları – Mahalli idareler – Fonlar ve Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar – Döner sermayeler.<br />
11-Daha önceden alım satıma konu olmuş bir menkul değerin yeniden satın alınmasına ne denir?<br />
11-Plasman denir.<br />
12-Kamu borcuna ödenen reel faiz oranı &reg;, Milli hasılanın reel büyüme oranını (y) aşıyorsa ne olur?<br />
12-Faiz oranı borç yükünü arttırır.<br />
13-Kamu borcuna ödenen reel faiz oranı &reg; Milli hasılanın reel büyüme oranından (y) az ise ne olur?<br />
13-Faiz oranı borç yükü arttırmayacaktır<br />
14-Kamu borcunun  milli hasılaya oranının değişme dinamiğini gösteren eşitlik nasıldır?<br />
14- db=b(r-y)-z eşitliğidir.<br />
15-Faiz borç yükünü arttırıyorsa, devletin borç yükünün armasını önlemek için bütçesinin nasıl olması gerekir?<br />
15-Bütçesinin faiz dışı fazla vermesi (pozitif bir z olması gerekir.)<br />
16-Hazine borçlarını kimin aldığına bakıldığında en önemli alıcı kimdir?<br />
16-Ticari Bankalar en önemli alıcısıdır. İkinci kesim ise Resmi Kuruluşlardır.<br />
17-Kağıda bağlı borçlar nasıl borçlardır?<br />
17-Bono ve Tahvil aracılığıyla gerçekleşen borçlardır.<br />
18-Kağıda bağlı borçlanma kaça ayrılır nelerdir? Açıklayınız<br />
18-Nakit Senet – Nakit Dışı Senet olarak iki tanedir.<br />
İhale ve halesiz nakit karşılığı ihraç edilen senetlere Nakit Senetler denir. Çeşitli kanunlara dayanarak herhangi bir nakit girişi olmadan ihracı gerçekleşen senetlere Nakit Dışı Senet denir.<br />
19-Dış borçlanmayı oluşturan paylar nelerdir?<br />
19-Nominal faiz oranı – ABD ve Avrupa gibi ülkelerin faiz hadleri – Kredi verenlerin kur rizikosu – Diğer rizikolar <br />
20-Kamu net (safi) borç stoku bulunurken kamunun iç ve dış borç toplamından hangi kalemler düşülerek bulunur?<br />
20-Merkez Bankası net varlıkları + Kamu mevduatı + İşsizlik sigortası fonu net varlıkları <br />
21-Bütçede faiz ödemeleri çıkarıldıktan sonra gelirler ile giderler arasındaki farka ne denir?<br />
21-Faiz Dışı Bütçe Fazlası denir.<br />
22- Faiz Dışı Bütçe Fazlası hedefleyen Maliye Politikasının ekonomiye etkisi nedir?<br />
22-Ekonomiyi daraltır, İşsizlik artar.<br />
23-Kanun, KH.Kararname ve bunlara istinaden idarenin düzenleyici işlemleri ile oluşturulan ve devletin temel bütçe mevzuatı dışında kendi mevzuatına göre işleyen, kendilerine ait gelir ve harcama usulleri bulunan ve belli konularda hızlı ve yeterli kaynak kullanımını mümkün kılmak amacıyla oluşturulmuş bulunan kamu hesaplara ne denir?<br />
23-Kamu Fonları denir.<br />
24-Fonların kuruluş amaçları nelerdir?<br />
24-Finansman ve harcamalarda esneklik kazandırmak – Öncelikli harcama alanlarına gelir tahsis etmek – Diğer harcamaların bütçe içi rekabetinden korumak – Hızlı ve yeterli kaynak kullanımını sağlamak – Denetimden ve Saydamlıktan kaçınmaktır.<br />
25-Kaç yılından sonra bazı büyük fonlar kamu kesimi borçlanma gereği hesabına dahil edilmeye başlandı?<br />
25- 1984<br />
26-Kaç yılları arasında fon kurma furyası yaşandı?<br />
26- 1984 – 1990 <br />
27-Devletin Kamu İktisadi Teşebbüsü kurmadaki amaçları nelerdir?<br />
27-Geri kalmış bölgelerde ekonomiyi canlandırmak – Özel sektörün yapamadığı yeni teknolojili büyük yatırımları yapmak – İthalat ikamesi sanayileşmeyi hızlandırmak – Sosyal fayda-Maliyet analizlerine dayanılarak yeni işletmeler kurmak<br />
28-Özelleştirmenin amaçları nelerdir?<br />
28-Rekabete dayalı piyasa ekonomisini oluşturmak – Devlet bütçesi üzerinde KİT finansman yükünü azaltmak – Sermaye piyasası geliştirmek – Kaynakların alt yapı yatırımlarını kanalize etmek – Devletin ekonomideki sınai ve ticari aktivitesini en aza indirmek <br />
29-Türkiye de vergi sistemi yoğun bir tartışma ve eleştiri konusu olur buna göre vergi sisteminin eleştiri konuları nelerdir?<br />
29-Vergi Kapsamı – Vergi Muafiyetleri – Denetim ve ceza sorunları – Vergi oranları <br />
30-Türkiye de 1999 – 2000 – 2001 yılı vergi gelirlerinin GSYİH ye oranları nelerdir?<br />
30-Sırayla artmıştır %21 - %22 - %24 <br />
31-Dolaysız vergiler nelerdir?<br />
31-Veraset – Gelir – Servet vergileridir.<br />
32-Türkiye de kamu ekonomisinin başlıca sistemsel sorunları nelerdir?<br />
32-Vergi adaletsizliği – Vergilerin kapsamının darlığı – Bütçe disiplinsizliği – Demokratik denetim zaafı <br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 7. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1-Bretton Woods para sisteminde rezerv para (dünya parası) olan ve diğer ulusal paralar arasındaki değişim ve değer ilişkisi düzenleme işlevi gören birim nedir?<br />
1-ABD dolarıdır.<br />
2-Bretton Woods Sisteminin çöküşünün ardından dünya para ilişkisini yönlendiren temel kural dalgalı kurlar sistemi olmuştur. Uluslar arası sermaye hareketleri üzerindeki sınırlamaların kaldırıldığı bu dönemde sermaye hareketlerini belirleyen en önemli değişken nedir?<br />
2-Faiz<br />
3-II. Dünya savaşının ardından dünya ekonomisinde yaklaşık çeyrek yy. süren büyüme refah sürecinin yaşandığı altın çağın özellikleri nelerdir?<br />
3- IMF denetiminde sabit (ama ayarlanabilir) döviz kurları sisteminin yürürlükte olması – Dünya ekonomisinin işleyişini büyük ölçüde Keynesyen politikaların biçimlendirmesi – Finansal piyasaların ulusal düzeyde örgütlenmesi – Sermaye hareketlerinin kontrol altında tutulması <br />
4- 1980’lerde çevre ülkelerin borç krizleri olarak adlandırılan sürece girme nedenleri nelerdir?<br />
4- 1978 yılında petrol fiyatlarında ikinci şok yaşanması – ABD’nin faiz oranlarını daha önce hiç görülmedik bir düzeye yükseltmesi – Daha önce düşük hatta negatif reel faizlerle borçlanan ülkelerin yüksek faizle borçlanmak zorunda kalması – Çevre ülkelerin ihraç ettikleri hammadde fiyatlarında düşüşler olması <br />
5-Bretton Woods Para sistemi ne zaman çökmüştür ve Bretton Woods Para sisteminin çökmesinden sonra gerçekleşen olaylar nelerdir?<br />
5-Bretton Woods Para sistemi 1971 de çökmüştür. Çökmesinden sonra gelişen gerçekleşen olaylar ise; Mal Fiyatları Dalgalanmıştır – Petrol Şoku Yaşanmıştır – OPEC Ülkelerinde dolar birikimi artmıştır. – Ülkelerin ticaret hadleri bozulmuştur – Ödemeler dengesi açıkları artmıştır.<br />
6- 1970’ler boyunca süren krizin sonunda dış borç ödemelerini sürdürülmez hale gelen ve borçlarını ödeyemeyeceğini açıklayan ilk ülke hangisidir?<br />
6-Meksika<br />
7-Emek üretiminin sınırlandığı bir dünyada sermayenin artan hareketliliği neyin oluşumuna neden olur?<br />
7-Üretim halkalarının oluşumuna neden olur.<br />
8-Çevre ülkeler açısından kalkınma politikalarının en stratejik parçası nedir?<br />
8-Ticaret Politikası <br />
9-Net özel sermaye akımları nelerdir?<br />
9-Net Doğrudan Yatırımlar – Net Portföy Yatırımlar – Diğer Kısa ve Uzun Vadeli Net Yatırımlar<br />
10-Bir şirket ya da şirketler grubunun ana merkezinin bulunduğu bir ülke dışındaki başka bir ülkede yeni yatırım yapmasının veya o ülkedeki mevcut bir şirketin mülkiyetini ya da mülkiyetinin belirli bir karşılığı olan hisseleri satın almasını temsil etmeye ne denir?<br />
10-Doğrudan Yabancı Yatırımlar denir.<br />
11-Hisse senedi, tahvil ve diğer sermaye piyasası araçlarına yapılan yatırımlara ne denir?<br />
11-Portföy Yatırımlar denir.<br />
12-Dünyada 1980’leri izleyen finansal gelişmenin ayırt edici özelliği nedir?<br />
12-Menkul Kıymetlere (tahvil, hisse senedi, ve finansal türevler) dayalı finansın tırmanışıdır.<br />
13-Çevre ülkelerin emek piyasalarının özellikleri nelerdir? ILO<br />
13-Sendikalaşma oranlarının düşük olması – Kayıtsız emek kullanımının yaygın olması – Çocuk emeğinin kullanılması – Asgari ücret sözleşmelerinin altında işgücü istihdamı olması <br />
14-1980’lere kıyaslandığında 1977 de dünyada imalat sanayi ile ilgili özellikler nelerdir?<br />
14-Gelişmiş ülkelerin dünya imalat sanayi ihracatındaki payları gerilemiştir – Gelişmiş ülkelerin imalat sanayi katma değeri içindeki payları artmıştır. – Çevre ülkelerin dünya imalat sanayi ihracat payları artmıştır. – Çevre ülkelerin büyük çoğunluğu doğal kaynak ve vasıfsız işgücü kullanımına dayalı sanayilerde yoğunlaşmışlardır.<br />
15-Dünya bankası 2002 verilerine göre en fazla net doğrudan yabancı sermaye girişi olan ülke hangisidir?<br />
15-Çin<br />
16- 1980’lerin ikinci yarısından sonra tüketim malları ithalatında hızlı bir şekilde artan mal grubu nedir?<br />
16-Lüks Tüketim Mallarıdır.<br />
17- 1980’lerin sonrasında küresel düzeyde meydana gelen dengesizlik dünya ekonomisinde nasıl bir dönüşüm yaratmıştır?<br />
17-Üretim ve Tüketimin küresel ölçekte dağılımı değişmiştir.<br />
18-Uluslar arası finansın ana kaynağı nedir?<br />
18-Ticaret fazlası veren ekonomilerin rezerv birikimidir. <br />
19-Küresel iş bölümü dikkate alındığında ülkelerin dış ticaret hadleri neye göre belirlenir?<br />
19-Ülkelerin ticaret malları kompozisyonlarına göre <br />
20- 1960’ların sonundaki dünya da parasal sermayenin genişleme sürecinde Türkiye’nin Avrupa Bankacılık sisteminden düşük maliyetli borçlanma yoluyla dış kaynak kullanmasının olumsuz etkileri nelerdir?<br />
20-Yurt içi tasarruf azalmış ve İthalat kronik düzeylerde artmıştır.<br />
21- 1980’lerde Türkiye de ihracatı arttırmak için ücret politikalarının yanı sıra yoğun şekilde kullanılan politika araçları nelerdir?<br />
21-Düşük faizli krediler – Vergi iadeleri – Sübvansiyon politikaları – Doğrudan ihracat destekleri <br />
22-Günümüzde Türkiye’nin ithalat bileşimi incelendiğinde ağırlıklı olarak hangi malların ithal edildiği görülür?<br />
22-Sermaye ve Ara malı <br />
23-UNCAD raporunda Türkiye’nin toplam ihracatının %32-37 arasında değişen önemli bir payı hangi sektörler tarafından gerçekleşir?<br />
23-Tekstil ve Konfeksiyon <br />
24-Ödemeler bilançosunun cari işlemler dengesi kalemleri nelerdir?<br />
24-Mal Ticareti – Hizmet ticareti – Yatırım Dengesi – Cari Transferler <br />
25-Türkiye’nin AB üyesi ülkeler içinde ticaretini önemli ölçüde arttırdığı ülkelerden en önemli payı olan ülkeler sırasıyla nasıldır?<br />
25-Almanya – İtalya – İngiltere – Fransa<br />
26-Türkiye hangi mallarda uluslar arası uzmanlaşma eğilimi göstermektedir?<br />
26-Emek ve Kaynak yoğun imalat sanayi mallarında <br />
27-Türkiye dünya pazarlarında önemli gelişme gösteren dinamik mal grubu içerisinde hangi malda UNCAD raporlarına göre %6’lık bir payla önemli bir yere sahiptir?<br />
27-Örülmüş iç çamaşırında<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 8. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1- 32 sayılı karar kaç yılında çıkarılmıştır neden?<br />
1- 1989 yılında çıkarılmıştır. Türkiye 32 sayılı karar ile kambiyo rejimini tamamen serbestleştirmiştir.<br />
2-Genellikle hükümetin gelişmiş ülkelerin uluslar arası finansal faaliyetlerini kendi ülkelerine çekmek için bankacılık, finans sistemi üzerindeki denetim ve kısıtlamaları kaldırdığı ya da önemli bir ölçüde azalttığı deregülasyon uygulamalarının bir sonucu olarak gösterilmekte ve ekonomilerin uluslar arası sermaye akımlarına açılma süreci olarak açıklanan ifadeye ne denir?<br />
2-Finansal Serbestleşme denir.<br />
3- 32 sayılı karar’ın getirdiği yenilikler nelerdir?<br />
3-Yerleşik kişiler döviz alıp, bulundurabilir. – Yerleşik kişiler yurtdışına menkul kıymet satabilir – Yerleşik olmayan kişiler ülkeye döviz getirebilirler – Yerleşik olmayan kişiler yurtdışına TL gönderebilir. – Yerleşik kişiler bankalardan sınırlama olmaksızın döviz alabilmesine izin verilmesi – Yurt dışındaki Yerleşik kişiler her türlü menkul kıymet alıp satabilir izni verilmesi – Yurtdışından döviz kredisi almak serbestir.<br />
4-Mckinnon-Shaw tezi diye bilinen Ortodoks yaklaşıma göre finansal serbestliğin ekonomi üzerindeki etkisi nasıldır?<br />
4-Tasarruf ve Yatırım davranışlarını uyararak kalkınma temposunu hızlandırır.<br />
5-Türkiye ekonomisinin dünya pazarlarına açılma sürecide yaşanan gelişmeler nelerdir?<br />
5-Mal piyasalarının dış pazarlara açılması – Ticaret kotalarının koruması altındaki ithalat rejiminin serbestleştirilmesi – Döviz kurunun yüksek bir devalüasyonu takiben esnekleştirilmesi – Dolaylı teşviklerle birleştirilerek sanayi sektörlerinin ihracata yönlendirilmesi <br />
6-Türk finansal sisteminin gelişimini belirleyen ana süreçler nelerdir?<br />
6-Finansal serbestleşme araçlarının çoğunluğunu Menkul değerlerin oluşturması – TL’nin yabancı paralarla ikamesinin doğurduğu tehdit – Spekülatif kısa vadeli sermaye hareketlerinin ulusal finans piyasalarında ve giderek reel ekonomide neden olduğu istikrarsızlıktır.<br />
7-Devlet iç borçlanma senetlerine dayalı finansal serbestleşmenin mali piyasalarda yarattığı etkiler nelerdir?<br />
7-Kamuya sınırsız bir kredi hacminin sunulmuş olması – Devlet iç borçlanma senetlerinin büyük boyutlarda piyasaya girmesi sonucu para çarpanında dalgalanma oluşması – Hazinenin finansal piyasalarda bir tekel konumuna gelmesi – Kamunun maliye politikalarının merkez bankasının para politikalarına ikame etmesi <br />
8-Türkiye ekonomisinde 1990’lar boyunca kamu kesimi finansal araçları toplam menkul kıymet ihracının %95-97’sini oluşturmuştur. Bu gerçek, finansal serbestleşme süreci ile ilgili hangi olayı açıklamaktadır?<br />
8-Geliştirilen araçların çoğu kamu kesimi açığının finanse edilmesi için yaratılan menkul değerlerdir.<br />
9-ABD dışındaki herhangi bir ülkede doların ülke içindeki işlemlerde kullanılmasına ne denir?<br />
9-Dolarizasyon denir.<br />
10-Finansal serbestlik deneyiminin Türkiye’ye olumsuz sonuçları nelerdir?<br />
10-Dışa bağımlılık artmıştır. – Reel üretim yapısı dalgalanmaya başlamıştır. – Rantiyer tipi davranışlar gelişmiştir. – Gelir dağılımı bozulmuştur.<br />
11-M1-M2 cinsinden para stoku neyi ifade eder?<br />
11-Ulusal para (TL) bazındaki parasal büyüklükleri ifade eder.<br />
12-M2Y cinsinden para stoku neyi ifade eder?<br />
12-Ulusal para ve Döviz tevdiatın birlikte kullanımını ifade eder.<br />
13-Finansal derinleşme olgusuna bankacılık mevduatının bileşimi açısından bakıldığında da benzer bir yapısal bozukluk göze çarpmaktadır. Toplam mevduattaki hızlı artışın ardındaki en önemli unsur nedir?<br />
13-Döviz Tevdiat hesabıdır.<br />
14- 1989 sonrasında Türkiye de büyüme hangi faktöre bağlı duruma gelmiştir?<br />
14-Finansal Sermaye Hareketlerine <br />
15-Finansal küreselleşme diye anılan ve uluslar arası mal ve para piyasaları ile tam bütünleşme politikaları nelerdir?<br />
15-Yurt içi ve Yurt dışı tasarruflar mali sisteme aktarılacak – Yurt içi faiz haddi düşecek – Sabit sermaye yatırım harcamaları artacak – Ekonomik büyüme hızı yükselecek – Kredi hacmi genişleyecek – Yurt içi faiz oranının uluslar arası faiz oranına yaklaşması <br />
16-Dış sermaye akımlarına açık bir ekonomide, yurt içinde TL cinsinden sunulan faiz ile kurdaki değer kaybı arasındaki fark finansal spekülatör açısından ne tür bir gelirdir?<br />
16-Arbitraj Geliridir.<br />
17-Bağımız bir para politikası izlemek isteyen merkez bankasının uluslar arası rezerv akımlarını denkleştirmesine ne ad verilir?<br />
17-Sterilizasyon denir.<br />
18-Merkez Bankaları bir yandan sermaye girişlerinin ulusal piyasalarda yarattığı baskıları hafifletmek için sterilizasyona giderekken diğer yandan spekülatif sermayenin çıkış tehditlerini göğüslemek amacıyla ne yapılmalıdır?<br />
18-Uluslar arası döviz rezervini düşük tutmalı <br />
19-Türkiye’de 1990 sonrası oluşan büyümenin spekülatif yönlü nitelik taşımasının en önemli nedeni nedir?<br />
19-Finansal Sektörlere Yönelmesi <br />
20- 1989 sonrasında Türkiye ekonomisinde büyüme doğrudan doğruya neye tabidir?<br />
20-Finansal Sermaye Hareketlerine <br />
21-Spekülatif yönlü büyüme dönemlerinin özellikleri nelerdir?<br />
21-Sıcak para girişleri ile sağlanan aşırı değerli yerli para – Ucuz dövize dayalı olarak azalan ithalat maliyetleri – Sermaye giriş çıkışlarına bağlı olarak GSYİH deki dalgalanmalar – Uzun erimli olmayan ve krizlerle kesintiye uğrayan genişleme dönemleri<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 9. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1- 1994 sonrasında ekonomide krize uyum sürecinde uygulanan politika nedir?<br />
1-Sıkı para politikası ve ücretlerin bastırılarak talebin daraltılmasıdır.<br />
2-DİBS (Devlet İç Borçlanma Senetleri) 1994-95-99 da reel faizler nasıldır?<br />
2- 1994 de %20 – 1995 de %30 – 1999 da %36,9 ‘ a ulaşmıştır.<br />
3- 1999 sonuna gelindiğinde Türkiye Ekonomisi yeni stratejisi nedir?<br />
3-Top Yekün Reform<br />
4-Enflasyonun düşürülmesi, fiyatların artma hızının deflasyona neden olmayacak bir oranda düşürülmesine ne denir?<br />
4-Dezenflasyon denir.<br />
5- 2000 Enflasyon düşürme programı temel unsurları nelerdir?<br />
5-Kamu harcamasında tasarrufa gidilmesi – Paranın dış değer kaybı oranı için önceden ilan edilen bir takvim – Merkez Bankasının likidite üretim mekanizması – Merkez Bankasının yarı para kurulu olarak hareket etmeye yönlendiren bir parasal düzen.<br />
6- 2000 yılında Enflasyonu düşürme programı çerçevesinde gerçekleştirmeye çalışılan unsurlar nelerdir?<br />
6-Tarım ve Emek kesimi teşvik edilmiştir – Destekleme ve sosyal güvenlik gibi sosyal siyasi işlevler yeni bir yapıya kavuşturulmuştur. – Ulusal mali ve finans piyasaları dış sermaye sermayenin denetimine açılmıştır. – Kamu maliyesi ve para otoriteleri teknik işlevlerini sınırlandırmıştır.<br />
7-Kamu kesimi genel dengesinin kapsamları nelerdir?<br />
7-Merkezi Bütçe – Bütçe Dışı Fonlar – Yerel Yöntemler – Merkez Bankası – Kamu Teşebbüsleri   <br />
8- 2000 yılı istikrar programı hangi makroekonomik değişkeni nominal çapa olarak almıştır?<br />
8-Döviz kurunu <br />
9- 2000 yılı istikrar programı döviz kurunu nominal çapa olarak uzun süre kullanmanın hangi olumsuz etkisi göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır?<br />
9-Ticaret dengesi üzerindeki olumsuz etkisi <br />
10-Merkez Bankasının iç varlıkları sınırlanmış olduğunda para tabanının genişlemesi neyle mümkün olur?<br />
10-Net Dış Varlıkların (NDV) artmasıyla <br />
11- 2000 yılı istikrar programında gerçekleştirilmek istenilen hedefler nelerdir?<br />
11-Döviz kuru sepeti yıllık aşınma hedefi içinde tutturulmuştur. – Faiz hadleri düşürülmüştür. – Maliye ve Para politikaları teknik hedefler ile uyum içinde çalıştırılmıştır. – Merkez Bankası bir para kurulu gibi çalıştırılmıştır. – Net iç varlıklar hesabı denetim altına alınmıştır.<br />
12- 2000 yılı istikrar programının “yapısal” nitelikli düzenlemeleri maliye politikasının hedeflerini desteklemek için özelleştirme uygulamalarına ek olarak hangi yapılanmaları içerir?<br />
12-Tarımsal Destekleme – Sosyal Güvenlik – Kamu Maliyesi – Bankacılık sisteminde denetim ve gözetim <br />
13- 2000 yılı istikrar programı hangi hedefi tam anlamıyla gerçekleştirememiştir?<br />
13-Özelleştirme hedefleri, Tarım, Bankacılık <br />
14- 22 Kasım krizinin sebepleri nelerdir?<br />
14-Mali sistemdeki artan kırılganlık – Aşırı değişken sermaye hareketliliği – Krize yol açan belirsizlikler – Süre psikolojisine göre hareket eden sermaye hareketliliğidir. <br />
15- 2000 yılında uygulanan programın yürütülebilmesinin asgari koşulları nelerdir?<br />
15-Kamu kesimi açıklarını azaltmak – Yurt içi piyasalarının kredi ihtiyacını asgari düzeyde tutmak – Bankaların daha likit olmasını sağlama – Bankaların TL’ye çevrilebilecek döviz opsiyonlarının varlığını arttırmak <br />
16-Ulusal mali piyasalarda para arzını denetleyebilmek için Merkez Bankasını “bir para kurulu” idaresine dönüştüren modelin kurumsal temelleri nereye dayanır?<br />
16- 19.yy reel para doktrinine dayanır.<br />
17-İhracat sonucu elde edilecek döviz gelirlerinin doğrudan doğruya parasal tabanın genişlemesine yol açtığını öne süren doktrine ne denir?<br />
17-Reel Para Doktrini denir.<br />
18-Açık bir ekonomide para otoritesinin nominal döviz kuru, para stoku ve faiz oranından sadece bir tanesinin seçilmesine ne denir?<br />
18-Kutsal Olmayan Üçleme denir.<br />
19-Açık bir ekonomide para otoritesinin uygulamada seçebileceği enstrümanlar nelerdir?<br />
19-Nominal Döviz Kuru – Para Stoku – Faiz Oranları<br />
20-Türkiye’nin Enflasyonla mücadele programını kapsayan dönemde dış dengenin bozulmasına sebep olan temel faktör nedir?<br />
20-Kısa dönemli dış borçların Merkez Bankası dış rezervlerine oranının yüksek olmasıdır.<br />
21-Enflasyonla mücadele amacıyla döviz kurunun temel nominal çapa olarak kullandığı Enflasyonu düşürme programına ne denir?<br />
21-Kur Çapasına Dayalı Enflasyon Düşürme Programı denir.<br />
22-Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (GEGP) süregelen krizi hangi nedene bağlar?<br />
22-Sürdürülmez İç Borç Dinamiğine - ve - Mali Sistemdeki Sağlıksız Yapıya Bağlar.<br />
23- Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı (GEGP) nın temel amaç ve araçları nelerdir?<br />
23-Dalgalı kur sisteminde enflasyonla mücadelenin kesintisiz ve kararlı bir biçimde sürdürülmesi – Bankacılık sektörünün hızlı ve kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılması – Kamu finansman dengesinin bir daha bozulmayacak şekilde kurulması – Toplumsal uzlaşmaya dayalı, fedakarlığın tüm kesimlere adil bir biçimde paylaşılmasını öngören gelirler politikasının benimsenmesi <br />
24-IMF destekli program her şeyden önce Türkiye için neyi hedeflemiştir?<br />
24-Kısa Vadeli Dış Borcun geri ödenmesini sağlamak<br />
25-IMF programının temel politikalarına göre büyümenin milli gelire oranı ve büyüme hızı 2006 yılına kadar ortalama % kaç civarındadır?<br />
25- %63,9 milli gelire oranıdır. -  %5 büyüme hızı oranıdır.<br />
26-GEGP 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizlerini neye bağlar?<br />
26-Sürdürülmez iç borç dinamiğine – ve – Milli sistemdeki sağlıksız yapıya bağlar.<br />
27-Kamu net borç stokunun milli gelire oranının azalmasına neden olan nedir?<br />
27-Faiz Oranı Azalırsa – ve – Ekonomi Büyürse <br />
28-IMF programı reel faiz varsayımı 2003 – 2004 – 2005 – 2006 da sırasıyla nasıldır?<br />
28- 2003 de %26 – 2004 de %20 – 2005 ve 2006 da %18 dir.<br />
<br />
TÜRKİYE EKONOMİSİ 10. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
<br />
1-Kalkınmanın somut göstergeleri nelerdir?<br />
1-Teknolojide kendine yeterlilik – Kişi başına gelir – Gelir dağılımının sınıflar arası adaleti – Nüfus eğitim düzeyi ve sağlık durumu <br />
2- 1950’lerden bu yana Türkiye’nin kişi başına GSYİH sı nasıldır?<br />
2-GSYİH iki gelişmiş ülkeninkine oranına göre yerinde saymaktadır. – GSYİH iki gelişmiş ülkelerinkine yakınsayacak bir düzeye çıkmamıştır. – GSYİH nin artış oranı kalkınma denecek bir gelişmeye elvermeyecek kadar düşüktür. – GSYİH yüksek gelirli OECD ülkelerinin ortalamasının çok altındadır.<br />
3- 2000’li yıllarda Türkiye’nin kalkınma açısından geri kalmasının temel nedeni nedir?<br />
3-Fert başına GSYİH nin yeterli seviyeye çıkmamasıdır.<br />
4-Kalkınmanın öğrenme boyutunun temel özellikleri nelerdir?<br />
4-Toplumun dünya sisteminin işleyişini kavramak – Öz idaresiyle kendi hedeflerini belirlemeyi öğrenmek – En etkin politikaları üretme becerisini geliştirmek – Kendi kalkınma sürecine hakim olmak<br />
5-İktisadi kalkınma için gerekli şartlar nelerdir?<br />
5-Yatırım oranını yükseltmek – Tasarruf oranını arttırmak – Yatırımların sektörel ve bölgesel dağılımını planlamak – Kalkınma konusunda siyasi iradi ve azmi oluşturmak – Doğru politikaları dar zümre menfaatlerine hizmet etmeden tavizsiz uygulamak <br />
6-İktisadi kalkınma için düşünülmesi gereken hususlar nelerdir?<br />
6-Fert başına geliri arttırmak – Fert başına geliri hızla gelişmiş ülkelerinkine yakınsatmak – Nüfusun tümünün temel ihtiyaçlarını karşılamak<br />
7-Türkiye de GSYİH artış oranlarını yüksek seviyelere çıkartabilmenin en önemli şartı nedir?<br />
7-Üretim araçları stokunu hızla arttırmak ve yenilemek <br />
8-Tarımda – İmalatta – Madencilikte – Hizmetlerde emeğin fiziksel üretkenliği neye bağlıdır?<br />
8-Öncelikle kullanılan üretim araçlarının nicelik ve niteliğine – ikinci olarak da çalışanların eğitim seviyesine bağlıdır.<br />
9-Fert başına GSYİH yi yüksek oranda arttırmak için ne şarttır?<br />
9-Konut dışı sabit sermaye yatırımlarının milli hasılaya oranını arttırmak şarttır.<br />
10-Türkiye de 2001 yılında yabancı yatırımların hızlı bir şekilde yükselmesinin temel nedeni nedir?<br />
10-Mali sıkıntıya düşen şirketlerin paylarını, yabancı firmaların kapışması <br />
11-Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ani bir sıçrama yaptığı yıl hangi yıldır?<br />
11- 2001<br />
12-Doğrudan yabancı yatırımlar, nasıl bir etki yapar?<br />
12-Döviz girişi sağlar.<br />
13-Türkiye de işsizlik sorununun çözümü neye bağlıdır?<br />
13-Sabit sermaye yatırımlarının artmasına <br />
14-Türkiye de yatırım çabasını köstekleyen etkenler nelerdir?<br />
14-Reel faiz hadlerinin yüksekliği – Fiyat istikrarını sağlama çabaları – Sermaye hareketlerinin yol açtığı kur istikrarsızlığı – Kamu yatırımlarının azaltılması <br />
15-Türkiye de yatırımların, kalkınmanın gerektirdiği seviyeye çıkarmak için gerekli şartlar nelerdir?<br />
15-Reel faiz hadlerini azaltmak – Kur istikrarsızlığını azaltmak – Özel sektör yatırımlarını teşvik edici ortam yaratmak – Borç sorununa süratli bir çözüm bulmak – Hazinenin borç idare yönte]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Maliye Politikası Ünite Ünite Soru Cevaplar ...]]></title>
			<link>http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14786</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 08:58:01 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.aofbilgi.net/showthread.php?tid=14786</guid>
			<description><![CDATA[MALİYE POLİTİKASI 1. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Bir ekonomide maliye politikasının ekonomik faaliyet düzeyini etkilemede kullanılabileceği veya kullanılması gerektiği ile ilgili ilk sistematik çalışmayı kim yapmıştır bu eserin adı nedir?<br />
1-John M. Keynes’tir. Eserinin adı Para-Faiz-İstihdam Genel Kuramı isimli kitabıdır.<br />
2- 1930 ekonomik buhran yıllarında Maliye Politikasında dikkatler nereye çekilmiştir?<br />
2-Dikkatler İşsizlik ve Eksik İstihdamın ortadan kaldırılmasına çekilmiştir.<br />
3- 2. Dünya Savaşının başlaması ile Maliye Politikasının ilgi alanı nereye çekilmiştir?<br />
3-Savaşın Finansmanı ve Enflasyonist etkileri olmuştur.<br />
4-Günümüzde ülkelerin karşı karşıya kaldıkları en önemli sorun nedir?<br />
4-Enflasyon Hızlanması – Enflasyon ve İşsizliğin birlikte ortaya çıkmasıdır.<br />
5-Klasik Yaklaşımın tanımın yapınız?<br />
5-Bütün Piyasaların tam rekabette olması, - her arzın kendi talebini yaratması, - ücret, - faiz, - fiyatların esnekliği ve miktar kuramı geçerliliği gibi varsayımlar üzerinde duran kurama denir.<br />
6-Klasiklerin özellikleri nelerdir?<br />
6-Klasiklere Göre;<br />
*Ekonomik ve Sosyal alandaki aksaklıklar geçicidir. Bunların düzeltilmesinde Devletin Ekonomik ve Sosyal amaçlı herhangi bir müdahalede bulunması gereksizdir.<br />
*Devlet faaliyetleri hizmetlerle sınırlı tutulmalı, Devlet bütçesi mümkün olduğu kadar küçük olmalı ve denk bütçe gerçekleştirilmelidir.<br />
*Klasikler Devletin varlığının zorunluluğunu Kamusal ihtiyaçları karşılamak için ekonomik kaynakların kullanılacağını, harcamaların yapılacağını ve bunların karşılanması gerektiğini kabul etmiştir. Ancak Devletin faaliyetlerinin etkinliğinin çok düşük olduğuna inandıkları için Devlet faaliyet alanının mümkün olduğunca dar olması ve kamu harcamalarının sınırlı tutulmasını istemiştir. <br />
*Tarafsız Maliye Klasiklerin ısrarla savundukları bir görüştür.<br />
*Klasikler bütçenin denk olmasını, borçlanmanın sınırlandırılmasını, düşük oranlı bir vergileme sisteminin uygulanmasını savunmuşlardır.<br />
*Klasikler Parayı bir tül, bir perde olarak algılamıştır. Yani parasal faktörlerin reel sektörde olup biten şeylerin görülmesini engellediğini yani önüne perde çektiğini söylemişlerdir.<br />
*Klasiklere göre ekonomide geçici bir dengesizlik hali ortaya çıktığında kamu harcamaları ve vergi gibi Maliye Politikası araçları değil Para Politikası araçları kullanılmalıdır.<br />
7-Geleneksel Keynesyen Yaklaşımın özellikleri nelerdir?<br />
7-Keynes’e Göre;<br />
*Ücretlerin düşme yönünde esnek olmaması ekonominin kendiliğinden ve sürekli tam istihdamda dengede olmasını önler.<br />
*Keynesyen modelde denge tam istihdama bağlıdır.<br />
*Keynesyen’e göre bir ekonomide faiz oranı muhakkak tasarruf ve yatırımı eşitlemeyecektir.<br />
*Keynesyen yaklaşımda Toplam Talep çok önemlidir. Çünkü bir ekonomide üretim ve istihdam hacmi Toplam Talebe bağlıdır.<br />
*Bir ekonomideki istikrarsızlığı, işsizliği ve enflasyonu önlemede faydalı araçları Kamu harcamaları ve Vergiler belirledikleri için Keynesyen yaklaşımda Maliye Politikası önemli bir yere sahiptir.<br />
*Keynesyen ekonomistlerin çoğu Para Politikasının ciddi bir durgunluk anında etkili olmadığını ileri sürmüştür. Buna Likidite Tuzağı denir.<br />
8-Likidite Tuzağı hakkında bilgi veriniz?<br />
8-Faiz oranı belli bir taban düzeyine indikten sonra para arzı ne kadar arttırılırsa arttırılsın faiz oranı düşmeyecektir. Bu durumda Spekülatif Para Talebinin Esnekliği Sonsuzdur. Bunun yanında yatırımcılar faiz oranı ne kadar düşük olursa olsun yatırımlarını arttırmaktan kaçınmaktadırlar. Yani Yatırımların Faiz Esnekliği Sıfırdır.<br />
9-Çağdaş Keynesyen yaklaşımın özellikleri nelerdir?<br />
9-Çağdaş Keynes Yaklaşıma göre; <br />
*Para Politikasının önemini ifade etmekle birlikte milli gelir üzerinde Maliye Politikasındaki değişikliklerin etkisinin daha açık ve genellikle daha doğrudan olduğu vurgulanır. <br />
*Bir ekonomide Toplam Talep dalgalanmalarının çoğunun özel sektör harcama isteğindeki değişmelerden kaynaklandığını gösterir. Parasal genişleme kısa dönemde daha yüksek gerçek gelire yol açabilir. Ancak uzun dönemde artan para arzı yalnızca enflasyon oranını belirleyecektir.<br />
*Çağdaş Keynesyen ekonomiyi istikrara kavuşturma konusun Maliye Politikası araçlarına daha fazla önem verir.<br />
10-Monetarist Yaklaşımın özellikleri nelerdir?<br />
10-Milton Fredman’ın önderliğinde para arzının önemli bir yer veren bir kuramı ortaya atmıştır.<br />
*Monetaristler; bir ekonomideki istikrarsızlıkların yalnızca para arzındaki düzensiz dalgalanmalardan geldiğini savunur.<br />
* Monetaristler geçmiş dönemde yaşanan ekonomik durgunlukların parasal daralma sonucu meydana geldiğini ileri sürerler.<br />
* Monetaristler ekonomideki ekonomik dalgalanmanın temel nedeni uygulanan yanlış para politikasıdır.<br />
* Monetaristler milli gelirin temel bir belirleyeni olan tüketim uzun dönem sürekli gelirin fonksiyonudur.<br />
* Monetaristler Maliye politikasının ekonomide istikrar sağlama niteliği kaybolmakta ve bu politikanın uygulanma alanı oldukça sınırlı kalmaktır.<br />
* Monetaristler Para Politikasının faiz oranını yatırımı teşvik etmek için sürekli olarak düşük düzeyde tutabileceği düşüncesini benimser.<br />
* Monetaristler Para Politikasının sürekli olarak işsizlik oranı Doğal İşsizlik oranı altına indireceğine inanmaz.<br />
* Monetaristler Bir ekonomide Para Arzının sabit olması halinde kamu harcamalarına yıl içindeki çarpanının belirli dönem boyunca pozitif olacağını uzun dönemde ise sıfır olacağını savunur. Buna Dışlama Etkisi denir.<br />
* Monetaristler Kamu harcamalarına milli gelir üzerinde genişletici etkisinin en fazla olacağı görüşünü benimserler.<br />
* Monetaristler Maliye Politikasının para miktarından bağımsız olarak uygulanmasının ekonomi üzerinde hiç etkisi olmamakla ya da çok az olmaktadır. <br />
* Monetaristler ekonomiyi dengeden uzaklaştıran temel etken olarak görülen parasal faktör temelde kamu sektörü tarafından yapılmaktadır.<br />
* Monetaristler ekonomiyi istikrara kavuşturmak için Para ve Maliye Politikası kullanımına karşıdır. Çünkü iyi para politikası para arzında sabit bir artışa izin veren bir politikadır.<br />
11-Yeni klasik Makroekonomi yaklaşımının temel amacı nedir?<br />
11-Ekonomik hayatta üretim ve istihdam düzeyinde meydana gelen dalgalanmaların nedenini bir takım varsayımlara dayanarak açıklamaktır.<br />
12-Yeni Klasik Makroekonomi yaklaşımındaki varsayımlar nelerdir?<br />
12-Birincisi ve en önemlisi Rasyonel Beklenti Kuramıdır. Bu kuram kişilerin bu günkü davranışlarını belirleyen temel öğenin gelecekle ilgili beklentileri olduğunu ileri sürer.<br />
İkinci varsayım ise; Piyasa Temizlemesi veya Denge Fiyatlarıdır. Bu görüşe göre bir piyasada rekabet tamdır.<br />
Bu iki varsayımın kabulü halinde devletin üretim ve istihdamı arttırmak için Maliye ve Para Politikasına başvurulması gereksiz olacaktır.<br />
13-Rasyonel Beklentiler Kuramını ilk kez kim ortaya atmıştır?<br />
13-John F Muth ortaya atmıştır. Robert Lucas – Thomas Sargent – Neil Wallace tarafından genişletilmiştir.<br />
14-Yeni Keynesyen yaklaşım hakkında bilgi veriniz?<br />
14-Yeni Keynesyenler Keynes’in sabit nominal ücret varsayımını içeren Temiz Olmayan Piyasa modeline benzer şekilde modellerini fiyatlarını çok yavaş ayarlayacağı varsayımı üzerine oturtmakta ve ücret ile fiyatlardaki yavaş ayarlamanın mikro ekonomik temellerini açıklamaya çalışmaktadır.<br />
15-Yeni Keynesyen yaklaşıma Temiz Olmayan Piyasa modeli denilmektedir. Piyasaların Temiz Olmamasının en önemli nedeni nedir?<br />
15-Ücret ve Fiyatların Yapışkanlığıdır Ücretlerin Yapışkanlığını sağlayan nedenler ise; Zımni Sözleşmeler – Etkin Ücretler – İçerdekiler dışarıdakiler vb durumlardır. Fiyat Yapışkanlığının daha bir çok nedeni vardır. En ünlüsü Katalog Maliyetlerdir. <br />
16-Post Keynesyen Kuramına göre büyüme ve gelir dağılımı için temel belirleyici özelliği nedir?<br />
16-Yatırım Oranıdır.<br />
17- Post Keynesyen Kuramda Keynesyen görüşün ne olduğu ile ilgili farklı yorumlar getirilmektedir. Bunlar nelerdir?<br />
17-Kalecki’nin yorumu; Parasal ekonomik bir sistemde zaman içinde tam bir üretim analizi için gerekli temel öğeler olan yatırım ve tasarrufun dağıtımsal ve diğer etkilerini inceler.<br />
Weintraub’un yorumu; Sürekli enflasyonun nedeni olarak yükselen ücret maliyetlerini vurgulamakta ve çözüm olarak gelirler politikasını önerir.<br />
Davidson yorumu; Neo Keynesyen ekonomistleri suçlamak bu ekonomistleri suçlayarak bu ekonomistlerin Keynes’in gelecekteki olayları tam olarak tahmin etmenin imkansızlığına işaret eden belirsizlik düşüncesini ihmal ettiklerini ileri sürer.<br />
Robinson ve Diğer Geleneksel Ekonomistlerin yorumu; Gelir dağılımına ilişkin bir kurama sahip değillerdir. Bu ekonomistler çeşitli gruplar arasında gelirden daha fazla pay almak için yapılan mücadelenin birçok ekonomik sorunu açıklayabileceğini savunmaktadırlar.<br />
<br />
MALİYE POLİTİKASI 2. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Temel Makroekonomik amaçlar nelerdir?<br />
1-Tam istihdamın sağlanması ve korunması – Nispi fiyat istikrarı – Yeterli bir kalkınma ve büyüme hızının sağlanması – Ödemeler bilançosu dengesinin gerçekleştirilmesi – Bölgesel dengesizliklerin giderilmesidir.<br />
2-Maliye Politikası amaçları nelerdir?<br />
2-Ekonomik istikrar – Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişkiler (philips eğrisi ) – Ekonomik Büyüme – Ekonomik istikrar ve Ekonomik Büyüme arası çatışmalardır.<br />
3-Bir Ekonomide Ekonomik istikrarın sağlanması için hangi konuların birlikte gerçekleşmesi gerekir?<br />
3-Fiyat İstikrarı ve Tam istihdamın gerçekleşmesi gerekir.<br />
4-Bir ekonomide dengenin tam olarak sağlanabilmesi için gerekli olan şeyler nelerdir?<br />
4-Hem yurt içi istikrarın sağlanması, hem de ödemeler dengesi açığının giderilmesi gerekir.<br />
5-Bir ekonomide hem yurt içi, hem de yurt dışı istikrarın bir arada gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan nedir?<br />
5-Maliye Politikasının diğer politikalarla uyumlu bir biçimde kullanılması gerekmektedir.<br />
6-Maliye Politikasının en önemli amacı nedir?<br />
6-Fiyat İstikrarıdır.<br />
7-Tam İstihdam nedir?<br />
7-Bir ekonomik çalışma arzusu ve yeteneği olan her bireyin cari ücret ve çalışma koşullarında üretim süreci içinde yer almasıdır. <br />
8-Ekonomi Tam İstihdam da iken söz konusu işsizliğe ne denir?<br />
8-Doğal İşsizlik Oranı denir.<br />
9-Kişilerin iş değiştirmeleri ve yeni iş aramaları sonucu ortaya çıkan işsizliğe ne denir?<br />
9-Friksiyonel İşsizlik denir.<br />
10-İşsizlik ile Enflasyon arasındaki ilişkiyi gösteren eğriye ne denir?<br />
10-Philips Eğrisi denir.<br />
11-İşsizlik oranı düşük olduğu zaman parasal ücretlerdeki değişiklik oranın büyük olma eğiliminde olduğunu ortaya kim koymuştur?<br />
11-Philips koymuştur.<br />
12-Philips Eğrisini benimseyen varsayımlar hakkında bilgi verin? <br />
12-Keynesyen görüşü benimseyenlerin çoğu; Enflasyon ve İşsizlik arasındaki ilişkinin (Philips) istikrarlı olduğunu varsaymışlardır.<br />
Monetaristler; İşsizlik ile Enflasyon bu ilişkinin istikrarlı ve uzun dönemli olup olmadığını savunmuşlardır.<br />
Yeni Klasiklere göre ise; Beklentiler rasyonel ise kısa dönemde de Philips Eğrisi Dik bir doğru olacaktır. Böylece Enflasyonla mücadelede kısa bir süre içinde bile İşsizlik ortaya çıkmayacaktır.<br />
13-Stagflasyon nedir?<br />
13-Enflasyonla birlikte durgunluk demektir.<br />
14-Stagflasyonu açıklamaya çalışan farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir bunlar nelerdir?<br />
14-Sendikaların Enflasyon dönemlerinde artan işsizliğe karşın istihdam edilenlerin hayat standartlarını korumak istemeleri dolayısıyla ücretlerin aşağıya doğru esnek olmaması – Eksik rekabet koşullarında çalışan firmaların yüksek fiyat politikaları – Mal ve Faktör piyasalarında eksik rekabet koşullarının var olduğu varsayımını savunarak işçiler ve müteşebbisler arasındaki gelir paylaşım mücadeleleri – Bir Ekonomide Enflasyonun kontrol altına alınabilmesi için uygulanan yanlış para ve maliye politikalarıdır.<br />
15-Ekonomik İstikrar, Ekonomik Büyüme ve Kalkınma Maliye Politikasını nasıl amacıdır?<br />
15-Ekonomik İstikrar Maliye Politikasının Kısa dönemli amacı, - Ekonomik Büyüme ve Kalkınma ise uzun dönemli amacıdır.<br />
16-Maliye Politikasının araçları nelerdir? <br />
16-Maliye Politikasının araçları Kamu Harcamaları ve Gelirleridir. Bu araçların belli öğelerinin araç olarak kullanılabilmesi için öğelerin Bağımsız Değişken olmaları yani yalnızca Devlet kararlarından etkilenmeleri ekonomik olayları belirleyen diğer değişkenler tarafından etkilenmeleri gerekmektedir. Örneğin; Katma değer vergisi oranı, devletin alacağı kararlarla belirlendiği için Maliye politikaları aracıdır. Ancak Katma değer vergisi hasılatı katma değer vergisi oranı yanında devletin denetimi dışında kalan milli gelir düzeyi, alışveriş hacmi gibi diğer değişkenlere de bağlı olduğundan Maliye Politikası aracı olarak kabul edilmez.<br />
17-Maliye Politikasının ekonomik faaliyet düzeyi üzerindeki etkilerinin ölçülmesi nasıl olur?<br />
17-Birinci olarak; bir ülkede geçmişte uygulanan Maliye Politikalarını analiz etmek için gerekli olmaktadır.<br />
İkinci olarak; örneğin, Bir Ekonomide özel talep düzeyinin yetersiz olduğu veya aşırı olduğu tahmin edildiği zaman ne ölçüde genişletici veya daraltıcı bir Maliye Politikasının gerekli olduğunun belirlenmesi açısından önemlidir.<br />
18-Bütçe Fazlası ne demektir?<br />
18-Kamu gelirlerinin Kamu harcamalarını aşan kısmına Bütçe Fazlası denir.<br />
19-Tam İstihdam Bütçe Fazlası ne demektir. Hakkında bilgi veriniz?<br />
19-(TİBF) Tam İstihdam gelir düzeyindeki ya da potansiyel çıktı düzeyindeki bütçe fazlasıdır. Tam İstihdam Bütçe Fazlası (TİBF) ölçüsüne göre eğer bütçe Tam İstihdam düzeyinden fazla ise Maliye Politikasını Daraltıcı, Eğer Tam İstihdam düzeyinde açıksa Maliye Politikasını Genişletici olarak isimlendirilmektedir. Tam İstihdam Bütçe Fazlası (TİBF) Keynesyen Milli Gelir modeli kavramları ile cebirsel olarak ifade edilir. Buna göre bir ekonomide (CBF)Cari Bütçe Fazlası CBF= T (Y.t)-G dir. Tam İstihdam Bütçe Fazlası (TİBF) ise TİBF=T (Y*.t )-G olarak ifade edilir.<br />
20-TİBF in CBF’na göre üstünlüğüne karşı bazı eksikliklere sahip olduğu ileri sürülmüştür bu eksiklikler nelerdir?<br />
20-Birincisi; TİBF’nin hesaplanmasının zor olmasından – İkincisi; TİBF en önemli eksikliği olarak Tam İstihdam düzeyinde bütçe gelirindeki artış eğilimi göstermektedir.<br />
21-Mali Sürüklenme ne demektir?<br />
21-Büyüyen bir ekonomide bütçe gelirlerindeki bir otomatik artış ekonomi üzerinde ters bir etki yaratarak ekonomiyi aşırı ölçüde istikrara getirilmesine denir.<br />
22- TİBF de bir değişikliğe yol açabilen öğeler nelerdir?<br />
22-Vergi oranlarında – Kamu harcamalarında – Potansiyel GSMH de ve fiyat düzeyinde meydana gelen değişikliklerdir.<br />
23-Maliye Politikasının uygulamadaki etkinliğini sınırlayan konular nelerdir?<br />
23-Yapısal sınırlamalar ve Politik sınırlamalardır.<br />
<br />
MALİYE POLİTİKASI 3. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Otonom Tüketim nedir?<br />
1-Kullanılabilir gelir düzeyinden bağımsız olan tüketim miktarına Otonom Tüketim denir.<br />
2-Marjinal Tüketim eğilimi nedir nasıl gösterilir?<br />
2-Kullanılabilir gerçek gelir miktarındaki bir değişiklikten kaynaklanan tüketimdeki değişiklik miktarına Marjinal Tüketim Eğilimi denir. 0&lt;C&lt;1 olarak gösterilir.<br />
3-Mal ve Hizmet alımına yönelen kamu harcamaları ve vergilerden Kamu Harcamaları Çarpanı nasıldır?<br />
3- 1 1<br />
Y= (Co + Io + Go – cTo) burada kamu harcamaları çarpanıdır. <br />
1-C 1-C<br />
4-Kamu harcamaları çarpanı nedir?<br />
4-Kamu harcamalarındaki başlangıç değişikliğe göre gerçek gelir düzeyindeki değişiklik miktarına Kamu Harcamaları Çarpanı denir.<br />
5-Vergi çarpanının Kamu harcamalarından negatif olmasının nedeni nedir?<br />
5-Vergilerin kullanılabilir kişisel geliri azaltmaları ve dolayısıyla milli gelir üzerindeki azaltıcı bir etkiye sahip olmalarıdır.<br />
6-Vergi çarpanının Kamu harcamaları çarpanından küçük olmasının nedeni nedir?<br />
6-Kamu harcamalarının ilk etkisinin milli gelir üzerinde olmasına karşın vergilerin ilk etkisinin kullanılabilir kişisel gelir üzerinde olmasıdır.<br />
7-Vergi ve Kamu harcamalarındaki nedensellik bağı nasıldır?<br />
7-Vergi durumunda nedensellik bağı; Vergilerden sırasıyla kullanılabilir kişisel gelire – milli gelire – tüketime doğrudur.<br />
Kamu harcamalarındaki nedensellik bağı; Harcamaların doğrudan doğruya milli gelire ve oradan tüketime doğrudur.<br />
8-Devletin harcama ve vergi miktarında eşit bir değişiklik meydana getiren bütçesini denk tutarsa bu cebirsel olarak nasıl gösterilir?<br />
8- 1 C<br />
y = Go ( ) = Go olarak gösterilir bu sonuç Denk Bütçe Çarpanı olarak bilinir.<br />
1-C 1-C <br />
<br />
9-Denk Bütçe Çarpanı nedir? <br />
9-Kamu harcamalarındaki bir artışın vergilerle finanse edilmesi durumunda milli gelir denge değerinin, kamu harcamalarındaki artış kadar değişmesi durumuna Denk Bütçe Çarpanı denir.<br />
10-Denk Bütçe Çarpan Kuramının varsayımları nelerdir?<br />
10-Kamu harcamalarının tümünün mal ve hizmet alımına yönelen harcamalar olması gerektiği – Kamu harcamalarından yararlananların marjinal tüketim eğilimleri ile vergiyi ödeyenlerin marjinal tüketim eğilimlerinin aynı olması gerektiği – Kamu harcamalarında bir artış olduğu zaman bu durumun özel harcamalar üzerinde olumsuz bir etki meydana getirmemesi gerektiği – Faiz oranlarının değişmeden kalması gerektiğidir.<br />
11-Denk Bütçe Çarpanı kaçtır?<br />
11- Denk Bütçe Çarpanı 1’dir.<br />
12-Transfer harcamalarının çarpanı nasıldır?<br />
12- 1 1<br />
Y= ( Co + Io + Go – cTo + cTro ) eşitliğnin transfer harcamaları çarpanıdır.<br />
1-C 1 – C<br />
13-Keynesyen analizde açık ekonomi varsayımını kabul ederek ithalat ve ihracat kalemlerini de modele ilave edildiği taktirde gelir denklemi nasıl olur?<br />
13- Y= C + Io + Go + (Xo-M) olur. X ihracatı M ithalatı temsil eder.<br />
14-Dışa açık bir ekonomide kamu harcamalarındaki bir artış milli gelir denge düzeyini nasıl formüle eder?<br />
14-<br />
1 1<br />
Y= (Co + Io + cTro + Go + Xo) yani dir.<br />
1-c (1-t ) + m 1-c (1-t) + m <br />
1<br />
Son yıllarda daha geniş kapsamlı olarak açık ekonomi maliye politikası modelleri geliştirilmeye başlanmıştır. Genişletilmiş modeli de şöyle formüle edilir. 1<br />
Y= A<br />
1-f<br />
15- IS Eğrisi nedir?<br />
15-Planlanan harcamaların gelire eşit olduğu faiz oranı ve çıktı düzeyi bilişimlerini gösteren eğriye IS Eğrisi denir. Buna göre daha yüksek faiz oranları yatırım talebini azaltmakta ve böylece toplam talep ve gelir düzeyi düşmektedir. Bu ilişki 1<br />
Y= (A-ir) olarak gösterilir.<br />
1-f<br />
16-kamu harcamalarındaki bir artış IS eğrisini nasıl hareket ettirir?<br />
16-IS eğrisini Sağa doğru hareket ettirir.<br />
17-IS Eğrisi hangi değişkenler arasındaki ilişkiyi gösterir?<br />
17-Faiz oranı ve Gelir düzeyi <br />
18-LM Eğrisi nedir?<br />
18-Reel para talebinin, para arzına eşit olduğu faiz oranı ve çıktı düzeyi bilişimlerini gösteren eğriye LM eğrisi denir.<br />
19-LM Eğrisi dikse kamu harcamalarında gerçekleştirilecek bir artış sonucu ne meydana gelir?<br />
19-Gelir miktarı artacaktır. – Para talebinin artmasına neden olacaktır. – Faiz oranları artacaktır – Özel yatırımlar dışlanmış olacaktır.<br />
20-Kamu harcamalarındaki bir artış para arzındaki bir artışla finanse edilirse LM eğrisi nasıl olur?<br />
20-LM Eğrisi Sağa doğru hareket eder. <br />
21-Bir ekonomide fiyatlar genel düzeyi yükselirse diğer koşulların aynı kaldığı varsayımı altında neler olur?<br />
21-Gerçek para arzı kısıtlanacak ve LM eğrisi sola kayacaktır.<br />
22- IS – LM Eğrileri analizinde LM eğrisini hareket ettiren değişken nedir?<br />
22-Para Arzı’dır<br />
23-Keynesyen milli gelir modeline göre kapalı bir ekonomide toplam talebi arttıran öğeler nelerdir?<br />
23-Tüketim harcamaları – Yatırım harcamaları – Transfer harcamaları – Mal ve Hizmet alımına yönelen kamu harcamalarıdır.<br />
<br />
<br />
. MALİYE POLİTİKASI 4. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-IS – LM eğrileri analizinde geliştirilen ekonomistler kimlerdir?<br />
1-Hicks – Hansen’dir.<br />
2-Bir ekonomide denge gelir düzeyi üzerinde Para ve Maliye politikalarının etkinlik derecesi o ekonomide neye bağlıdır?<br />
2-Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebinin Faiz Esnekliğine bağlıdır.<br />
3-Bir ekonomide denge gelir düzeyi üzerinde Para ve Maliye politikalarının etkinlik derecesinde IS – LM Eğrileri analizleri nasıldır?<br />
3-*LM eğrisine göre; Spekülasyon Güdüsüyle para talebi faiz esnekliğinin SONSUIZ yani, LM eğrisinin yatay eksene paralel olduğu kesimde gelir düzeyi ancak Maliye Politikası yoluyla arttırılabilir. – Spekülasyon Güdüsüyle para talebinin faiz esnekliğinin BİRİM ile SIFIR arasında yer aldığı kesimde hem maliye hem de para politikası gelir düzeyini arttırmada etkindir. – Spekülasyon Güdüsüyle para talebinin faiz esnekliğinin SIFIR olduğu kesimde gelir düzeyini arttırmada yalnızca para politikası etkili olmaktadır.<br />
*IS eğrisine göre; Yatırım Talebinin Faiz Esnekliği SIFIR olduğu kesimde para arzının arttırılması ve bu yolla faiz oranının düşürülmesi yatırım miktarını etkilemeyeceği için ancak kamu harcamaları arttırılarak gelir düzeyi arttırılabilir. — Yatırım Talebinin Faiz Esnekliği SONSUZ olduğu kesimde gelir düzeyini arttırmada Maliye Politikası etkisiz kalmakta, ancak Para Politikası etkili olmaktadır. – Bu iki durum arasında ise gelir düzeyi üzerinde hem Para hem de Maliye Politikası etkili olmaktadır.<br />
4-Likidite Tuzağı varsayımının geçerli olduğu bir ekonomide denge gelir düzeyinin belirlenmesinde Para Politikasının etkin olmayacağını ileri süren ekonomik yaklaşım nedir?<br />
4- Keynesyen Yaklaşımdır.<br />
5-Spekülasyon Güdüsü ile Para Talebinin Faiz Esnekliğinin küçük hatta Sıfır olabileceğini savunan yaklaşım nedir?<br />
5-Monetarist Yaklaşımdır.<br />
6-IS eğrisi üzerinde etkili olan iktisadi değişiklikler nelerdir?<br />
6-Kamu harcamalarındaki artış – Yatırımlardaki artış – Vergilerdeki artış – Transfer harcamalarındaki artıştır.<br />
7-IS – LM eğrileri doğrudan etkileyen değişiklikler nelerdir?<br />
7-IS eğrisini doğrudan etkileyen KAMU HARCAMALARI – LM eğrisini doğrudan etkileyen PARA ARZI’dır. <br />
8-Çağdaş Keynesyenler bir ekonomide faiz istikrarının sağlanmasını Para Politikasının hedef değişkeni olarak hangi yıllara kadar almışlardır?<br />
8- 1970<br />
9-Kamu harcamalarındaki değişiklikler vergilerde yapılan eşit bir değişiklik tarafından finanse edilmiyorsa bu değişiklik ekonomik faktörlerden hangisini etkileyecektir?<br />
9-Faiz Oranını etkileyecektir.<br />
10-Çağdaş Keynesyenler bir ekonomide Para Politikasının hedef değişkeni olarak kabul ettiği faktör nedir?<br />
10-Faiz Oranıdır.<br />
11-Ekonomik Faaliyet düzeyi üzerinde hem Para hem de Maliye Politikasının etkinliğini savunan yaklaşım hangisidir?<br />
11-Çağdaş Keynesyendir.<br />
12-Bir ekonomide Para Arzı ile Parasal Gelir düzeyi arasında doğrudan ve güvenilir bir ilişkiden söz eden yaklaşım hangisidir?<br />
12-Monetarist Yaklaşımdır.<br />
13-Nötr Parayı savunan yaklaşım hangisidir?<br />
13-Klasik Görüş savunmuştur. <br />
14-Para stokundaki bir değişikliğin reel değişkenleri değiştirmeden yalnızca fiyat düzeyinde bir değişmeye neden olmasına ne denir?<br />
14-Nötr Para denir.<br />
15-Reel Balans nedir?<br />
15-Elde tutulan gerçek para değerine reel balans denir.<br />
16-Bir ekonomide Para Arzındaki bir artış faiz oranını düşürecek, faiz oranının düşmesi daha fazla harcamaya neden olacak sonuçta gerçek üretim düzeyinde bir artış meydana gelecektir Para Nötrdür. Bu görüş kime aittir?<br />
16-Keynesyenlere aittir.<br />
17-Para Arzı kısa dönemde gerçek üretim düzeyini belirlerken uzun dönemde nötr bir etki meydana getirerek yalnızca fiyatlar genel düzeyini belirleyecektir bu görüş kime aittir?<br />
17-Monetaristlere aittir.<br />
18-Para ve Mali varlıklar birbirinin yakın ikamesidir görüşü kime aittir?<br />
18-Keynesyenlere <br />
19-Mali varlıklar Paranın yakın ikamesi olarak gören görüş kime aittir?<br />
19-Monetaristler <br />
20-Ekonomi tam istihdam gelir düzeyinin altında dengede olduğu bir durumda kamu harcamalarında bir artış yapıldığı varsayımında neler olur?<br />
20-Toplam Talep artar, IS eğrisi sağa kayar.<br />
21-Artan kamu harcamaları hangi faktör ile finanse edilirse hiçbir koşula bağlı olmaksızın hem IS hem de LM eğrisi etkilenir?<br />
21-Merkez Bankasından Borçlanma ile <br />
22-Bir ekonomide artan kamu harcamaları vergi veya borçlanma yoluyla finanse edilirse neler olur?<br />
22-Para Arzı sabit kalmaktadır ve bu nedenle LM eğrisi değişmemektedir.<br />
23-Dışa açık bir ekonomide iki sorun vardır bunlar nelerdir?<br />
23-İç denge ve Dış dengedir.<br />
İç denge; Tam istihdamı sürdürmek ya da işsizliği azaltmaktır.<br />
Dış denge; Ödemeler dengesini sağlamak veya açığını azaltaktır.<br />
24-Bir ekonomide istikrarın gerçekleştirilebilmesi için neyin sağlanması gerekir?<br />
24-İç dengenin ve Dış dengenin birlikte sağlanması gerekir.<br />
25-Sabit Döviz Kuru Sistemi (SKS) nedir?<br />
25-Merkez Bankasının belirlenmiş bir kur üzerinden döviz alım satımı yapmasına SKS denir.<br />
26-SKS de bir ekonomide ekonomi dengede iken Milli Gelir düzeyinin ve buna bağlı olarak İstihdam Düzeyinin arttırılması Maliye Politikası ile bu amacı gerçekleştirmenin yolu nedir?<br />
26-Kamu harcamalarını arttırmaktır.<br />
27-SKS ve Sermaye hareketlerinin olmadığı bir ekonomide kamu harcamaları artışı sonucu hangi durumlar ortaya çıkar?<br />
27-Yurtiçi Talep artar – Yurtdışı talep artar (ithalat) – Döviz rezervi azalır – Para arzı azalır NOT: Kamu harcamalarının artışı gelir ve ithalatı arttırır yalnız İHRACATI arttıramaz.<br />
28-Maliye Politikasının kısmen etkili bir araç olarak kullanılmasına karşın para politikasının etkinliğinin hiç olmadığı kur sistemi hangisidir?<br />
28-SKS <br />
29-Esnek Döviz Kur Sistemi (EKS) nedir?<br />
29-Döviz kurunun döviz arz ve talebini eşitleyecek şekilde piyasada belirlenmesine EKS denir.<br />
30-EKS ve Sermaye hareketlerinin göz önünde bulundurulmadığı ve kamu harcamalarının arttırıldığı varsayımı sonucu hangi durum ortaya çıkar?<br />
30-Toplam Talep ve buna bağlı olarak gelir düzeyi artmakta ancak bu talebin bir kısmı yurt dışına kaymaktadır.<br />
31-EKS ve Sermaye hareketlerinin göz önünde bulundurulduğu ve artan kamu harcamaları nedeniyle hangi sonuç ortaya çıkar?<br />
31-Faiz oranı yükselmekte ve ülkenin sermaye akışı söz konusu olmaktadır.<br />
32-SKS ve EKS nin benimsendiği bir ekonomide fiyat düzeyinde meydana gelecek bir değişikliğin bir takım etkileri vardır bunlar nelerdir?<br />
32-SKS de; Yurtiçinde üretilen malların fiyatları arttığı, yabancı mallar ucuzladığı için ihracat azalacak ithalat artacak – Fiyatların artması reel para arzını azaltacaktır. – İhracat azalması ithalat artması sonucunda dış ticaret açığında meydana gelecek artış dışarıya döviz çıkışını hızlandıracaktır. EKS nin benimsendiği bir ekonomide ise; Fiyat artışları döviz kuramı değişmesine neden olacak ve ülke parasının değeri düşecektir. – Fiyat artışları reel para arzını azaltacaktır. – Ülke parasının değerinin düşmesi sonucunda yurtiçi malların fiyatları artacağından ihracat miktarı azalacaktır, ithalat artacaktır.<br />
<br />
MALİYE POLİTİKASI 5. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Fiyat ve Gelir düzeyini birlikte ele alan Toplam Talep – Toplam Arz modeli nasıl bir araçtır? Toplam Talep ve Toplam Arz modelinin amacı nedir?<br />
1-Zaman içinde ekonominin büyüme çizgisinden niçin saptığını anlamak – Çıktı ve miktarındaki dalgalanmaları önlemek – İşsizliği azaltmak – Fiyat düzeyi ve enflasyonu belirlemek için önemli bir araçtır. Toplam Talep ve Toplam Arz modelinin amacı; Bir ekonomide gerçek gelir ve fiyat düzeyindeki dalgalanmaların anlaşılmasına yardımcı olmaktır.<br />
2-Toplam Talep (AD) nedir?<br />
2-Bir ekonomide verili her bir fiyat düzeyinde satın alınan GSYİH ya denir.<br />
3-Toplam Talep Eğrisinin türetildiği model nasıldır?<br />
3-IS – LM modelidir.<br />
4-IS – LM modelinden türetilen Toplam Talep eğrisinin eğimi nasıldır ve bu neden böyledir?<br />
4-Aşağı doğru eğimlidir. Bunun böyle olmasının üç önemli açıklaması vardır bunlar; Refah Etkisi – Uluslararası Etki ve Faiz Etkisidir.<br />
5-Fiyat düzeyi ve Sabit nominal değerli finansal varlıkların reel değeri arasındaki ters ilişkilerin gerçek gelir düzeni üzerindeki etkisini ne gösterir?<br />
5-Refah Etkisi gösterir. Bu etkide örneğin; fiyat düzeyinde bir düşme olduğu zaman para ve diğer finansal varlıkları ellerinde tutanlar kendilerini daha zengin hissedecek ve daha fazla harcayacaktır.<br />
6-Daha yüksek fiyat düzeyi kişilerin hangi varlığının reel değerini azalttığı için refah etkisi meydana gelmektedir?<br />
6-Finansal Varlıklarını <br />
7-Toplam Talepte (AD) Uluslararası Etki nasıldır?<br />
7-Fiyat düzeyi düştüğü zaman döviz kuru değişmediğinden o ülke malının fiyatı dış ülke malının fiyatına oranla düşecek böylece ülkenin rekabet edilebilirliği artacaktır.<br />
8-Uluslararası Etki bir ekonomide net ihracat ile hangi değişkenle ters ilişkilidir?<br />
8-Fiyat düzeyi<br />
9-Toplam Talep (AD) de Faiz Etkisi nasıldır?<br />
9-Fiyat düzeyi düştüğünde nominal para arzı sabit olduğunda reel para arzı artacak ve faiz oranları düşecek bu da yatırım harcamalarının ve Toplam Talebin artması demektir.<br />
10-Ekonomi denge noktasında iken devletin kamu harcamalarını arttırdığı durumda ne olur?<br />
10-IS Eğrisi sağa kayacaktır.<br />
11-Daha yüksek bir faiz oranı ve daha yüksek bir gelir düzeyinde yeni denge noktası oluşacak ve buna bağlı olarak Toplam Talep Eğrisi de Maliye Politikası çarpanına bağlı olarak her bir fiyat düzeyinde reel para miktarı nasıl olacaktır?<br />
11-Reel Para miktarı değişmeden Sağa Kayacaktır.<br />
12-Ekonomi dengede iken Merkez Bankasının nominal para arzını arttırması durumunda neler olur?<br />
12-LM Eğrisi sağa kayar – Faiz oranları düşer – Halkın reel balansa olan talebi artar. *Anlaşılıyor ki; nominal para arzında bir artış Toplam Talep Eğrisinin sağa kaymasına neden olacaktır. *Aynı şekilde fiyatların değişmemesi durumunda da bu durum aynıdır.<br />
13-Toplam Arz Eğrisi (AS) nedir? Nasıl eğimlidir?<br />
13-Verili her bir fiyat düzeyinde firmaların arz etmek istedikleri çıktı miktarını göstermeye denir. Pozitif eğimlidir. Çünkü artan çıktı artan istihdam ve dolayısıyla artan işgücü maliyet anlamına gelmekte bu nedenle fiyatlar çıktı düzeyi ile artmaktadır.<br />
14-Keynesyen Toplam Arz eğrisi nasıldır?<br />
14-Yatay Eksene Paraleldir. Bu, mevcut fiyat düzeyinde ne kadar mal talep edilirse edilsin firmaların bunu arz edecekleri anlamındadır.<br />
15-Toplam Arz Eğrisi (AS) yatay olduğunda ve ekonomi tam istihdam düzeyinin altında olduğunda Toplam Talepteki bir artış neyi gösterir?<br />
15-Sadece çıktıyı ve istihdamı etkiler fiyat düzeyi değişmez.<br />
16-Klasik Toplam Arz Eğrisi (AS) nasıldır?<br />
16-Yatay Eksene Diktir. Bu, fiyat düzeyi ne olursa olsun aynı miktarda mal arz edeceği anlamındadır.<br />
17-Toplam Arz Eğrisi (AS) tam istihdam düzeyinde Dik olduğunda Toplam Talepteki bir değişiklik neye neden olur?<br />
17-Yalnızca Fiyat düzeyinde bir değişikliğe neden olur. Çıktı düzeyi değişmez.<br />
18-Keynesyen ve Klasik Toplam Arz Eğrisi hangi varsayıma dayanır?<br />
18-Keynesyen Toplam Arz Eğrisi; bir ekonomide durgunluk söz konusu olduğunda ücretlerin çok değişmediği ya da hiç değişmediği bu nedenle de işsizliğin uzun süreli olacağı varsayımına dayanır.<br />
Klasik Toplam Arz Eğrisi; ekonominin tam istihdamda olduğu ve tam istihdamında ücretlerdeki değişikliklerle sürdürüldüğü varsayımına dayandırılmaktadır. <br />
19-Toplam Arz Eğrisinin Dikey durumda Sağa-Sola hareketine neden olan öğe nedir?<br />
19-Üretim kapasitesindeki değişikliktir.<br />
20-Ekonomide denge nerde oluşur?<br />
20-Ekonomide denge Toplam Arz Eğrisi (AS) ile Toplam Talep Eğrisinin (AD) kesiştiği yerde oluşur.<br />
21-Bir ekonomide makroekonomik denge koşulunu veren ifade nasıldır?<br />
21-Toplam Talep, Toplam Arza eşit olduğu zaman, yani her talep kendi arzını yaratır prensibi.<br />
22-Ekonomide ciddi bir durgunluk içinde olduğunu gösteren toplam arz eğrisinin yatay kısmına ne denir?<br />
22-Keynesyen Alan denir.<br />
23-Ekonominin tam istihdam noktasına yaklaştığını gösteren Toplam Arz Eğrinsin yükselen kısmına ne denir?<br />
23-Orta Alan denir.<br />
24-Ekonominin tam istihdam noktasında olduğunu gösteren toplam arz eğrisinin dikey kısmına ne denir?<br />
24-Klasik Alan denir.<br />
25-Toplam Arz Eğrinsin Klasik Alanı boyunca Toplam Talepteki bir azalış neyi azaltacaktır?<br />
25-Yalnızca Fiyat Düzeyini azaltacaktır.<br />
26-Sabit enflasyon beklentisinin olduğu durumda Toplam Arz Eğrisi (AS) nasıldır?<br />
26-Kısa dönemde Toplam Arz Eğrisi hemen hemen Yataydır.<br />
27-Gerçekleşen ve Beklenen enflasyonların eşit olduğu durumda Toplam Arz Eğrisi nasıldır?<br />
27-Uzun Dönem Toplam Arz Eğrisi Dikeydir.<br />
28-Kısa ve Uzun dönemlerde Toplam Arz Eğrisi (AS) nasıldır?<br />
28-Kısa dönemde AS Pozitif Eğimli – Uzun dönemde AS Dikeydir.<br />
MALİYE POLİTİKASI 6. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Toplam Talebi değiştirmek ve ekonomiyi istikrara kavuşturmak için kamu harcamaları ve vergilerde bilinçli olarak değişiklikler yapmaya ne denir?<br />
1-İradi Maliye Politikasıdır.<br />
2-Bir ekonomide siyasi karar birimlerince istikrar politikasına yönelik olarak yapılacak İradi Politika değişiklikleri hangi nedenden dolayı istikrarı bozucu olabilmektedir?<br />
2- Bu durum, İki nedenden dolayı istikrarı bozucu olabilmektedir. Birincisi; Mevcut ekonomik durumun ve bu ekonomik durumdaki değişmelerin doğru olarak teşhis ve tahmininde bulunulmasıdır. İkincisi; Maliye politikası işlemlerinin belli bir gecikme ile uygulanabilmesidir.<br />
3-Bir maliye Politikası işlemi için harekete geçme kararı ile bu işlemin uygulanmaya konulması arasındaki gecikmeye ne denir?<br />
3-Uygulama Gecikmesi denir.<br />
4-Bir maliye Politikası işlemindeki hem idari hem de yasal gecikme tür nedir?<br />
4-Uygulama Gecikmesidir.<br />
5-Bir Maliye Politikası işleminin uygulamaya konulması ile ekonomi üzerinde etkili olması arasındaki gecikmeye ne denir?<br />
5-Tepki Gecikmesi denir.<br />
6-Bir Ekonomide Maliye politikası işlemine gerek duyulan zaman ile bir mali işlem için harekete geçme kararı arasındaki gecikmeye ne denir?<br />
6-Tanıma Gecikmesi denir.<br />
7-Gecikmeler sorunu nedir?<br />
7-Bir Maliye Politikası işlemine gerek duyulduğunda buna gerek duyulan zaman ile bu işlemin başlatılabildiği ve bu işlemin ekonomi üzerindeki etkilerinin hissedilmeye başlandığı zaman arasındaki gecikmelere denir.<br />
8-İradi Maliye Politikası yönteminin özellikleri nelerdir?<br />
8-İstikrar politikasına yönelik müdahalenin siyasi karar birimlerinin takdirine bırakılmış olması – Siyasi karar birimlerinin konjonktürel durumun değerlendirilmesi konusunda geniş bir serbestiye sahip olması – Kamu harcamaları ve gelirlerinde herhangi bir kurala bağlı olmaksızın iradi değişiklikler yapılabilmesi – Başarılı olabilmesi için konjonktürel durumun gecikmesiz ve gerçeğe uygun biçimde saptanmasının gerekli olmasıdır.<br />
9-Bir ekonomide toplam talepteki bir değişikliğin gelir düzeyi üzerindeki etkisini azaltan her türlü mekanizmaya ne denir?<br />
9-Otomatik istikrar sağlayıcı denir.<br />
10-Otomatik istikrar sağlayıcıların gücünün ölçülmesi nasıl olur?<br />
10- Yo Otomatik İstikrar gücünün ölçülmesinde bu formülü en çok kullanan bir <br />
OSÖ= 1- yöntemdir ve böyle gösterilir. <br />
Yo <br />
11-Vergilerin Otomatik istikrarlılık güçleri açısından en güçlüden en zayıfa doğru sıralanışı nasıldır?<br />
11-Gelir – Kurumlar – Özel Tüketim – Servet – Baş Vergileridir.<br />
12-Ekonomide istikrarlılık gücünün tam olduğunu gösteren nedir?<br />
12-OSÖ=1’dir. <br />
13-Ekonomide istikrarlılık gücünden yoksunluk durumu nasıl gösterilir?<br />
13-OSÖ=0’dır.<br />
14-Vergi gelirindeki nispi değişiklik ile Milli gelirdeki nispi değişiklik arasındaki oran neyi gösterir?<br />
14-Vergi Gelir Esnekliğini gösterir.<br />
15-Bir verginin ya da vergi sisteminin esneklik değeri nasıldır?<br />
15- T / To <br />
ET= bu formülle gösterilir.<br />
Y / Yo<br />
16-Vergi hâsılatındaki artış, gelir düzeyindeki artışa eşitse verginin esneklik değeri kaçtır?<br />
16-Vergi Esneklik değeri Bir (1)’dir.<br />
17-Gelir düzeyinde bir artış olduğu zaman, vergi hâsılatında bir artış olmuyorsa esneklik değeri kaçtır?<br />
17-Vergi Esneklik değeri Sıfır (0)’dır.<br />
18-Günümüzde hemen hemen hiç uygulanmayan (Ör; baş vergisi) gibi en az esnekliğe sahip vergilere ne denir? Neden.<br />
18-Sabit Tarifeli Vergiler denir. Çünkü bu tür vergilerde gelir düzeyindeki değişiklikler vergi miktarına etki etmektedir. <br />
19-Vergi matrahının GSMH deki değişikliklere karşı duyarlılığına bağlı olan vergiye ne denir?<br />
19-Oransal Tarifeli Vergi denir.<br />
20-Vergi hâsılatının Otomatik Esnekliği vergi matrahına, esnekliğine, diğer bir değişle gelirdeki değişikliklere karşı vergi matrahının tepkisine bağlı olan vergiye ne denir?<br />
20-Tek Oranlı Vergi (Düz Oranlı Vergi) denir.<br />
21-Kurumlar vergisinin Otomatik İstikrar sağlayıcı olarak Gelir vergisi kadar başarılı olamamasının nedeni nedir?<br />
21-Düz Oranlı olması yani bir başka değişle Tek Oranlı olmasındandır.<br />
22-Otomatik stabilizatör etkisi daha belirgin hale getirmekte vergi matrahının esnekliği yanında vergi matrahında değişikliklere karşı ortalama vergi oranının da meydana gelecek değişikliklerde bu duruma ne denir?<br />
22-Artan Oranlı Vergi denir.<br />
23-Esnekliği en yüksek olan vergi ve uygulamada hemen hemen her zaman artan oranlı olarak düzenlenen vergiye ne denir?<br />
23-Kişisel Gelir Vergisi denir.<br />
24-Konjonktürel esnekliği en yüksek olan vergi nedir?<br />
24-Kişisel Gelir Vergisidir.<br />
25-Kişisel Gelir Vergisinin Konjonktürel esnekliğini etkileyen özellikler nelerdir?<br />
25-Artan Oranlılık derecesi – Genel bir vergi olup olmaması – Vergi Tahsil Yöntemi – Vergi Kaçakçılığının Kapsamıdır.<br />
26-Kişisel Gelir vergisinin Konjonktürel esnekliğinin artması nasıl sağlanır?<br />
26-Muafiyet ve istisnaların kapsamı dar olduğunda etkin bir vergi toplanması sağlanır. <br />
27-Kamu harcamalarının çok büyük bir kısmı ekonomik konjonktüre karşı duyarlı değildir. Bu durum özellikle hangi harcama için doğrudur?<br />
27-Milli savunma harcamaları için doğrudur.<br />
28-Otomatik istikrar sağlayıcılar nelerdir?<br />
28-Kişisel Gelir Vergileri – Refah ödemeleri – İşsizlik Tazminatı – Fiyat Destekleme Programlarıdır.<br />
29-Otomatik istikrar sağlayıcıların İradi Maliye Politikalarına karşı üstünlüğü nedir?<br />
29-Onların ekonomik faaliyet düzeyi üzerinde hemen etkisini göstermesinden kaynaklanmaktadır.<br />
30-Belirli göstergelerden hareket ederek hangi ödemelerin hangi konjonktürel durumlarda otomatik olarak uygulamaya konulacağını önceden belirleyen yönteme ne denir?<br />
30-Formül Esnekliği denir.<br />
31-Formül Esnekliği yönteminin ne gibi bir üstünlüğü vardır?<br />
31-Bir ekonomide istikrar bozucu etkilere karşı hemen tepki gösterilmesi gibi bir üstünlüğü vardır.<br />
32-İradi Maliye Politikası yöntemi ile Otomatik İstikrar sağlayıcı Maliye Politikası yöntemi arasında köprü görevi yapan yöntem nedir?<br />
32-Formül Esnekliği yöntemidir.<br />
33-İradi Maliye Politikası kullanımını savunan yaklaşım nedir?<br />
33-Keynesyen<br />
34-Büyük devletin karşısında olan yaklaşım nedir?<br />
34-Yeni Klasik Yaklaşımdır.<br />
35-Ekonomide bir takım sorunları çözmek için devlet faaliyetinin önemini belirten yaklaşım nedir?<br />
35-Keynesyen<br />
36-Ekonomide bir takım sorunları çözmek için devlet faaliyetlerinin çoğunun sonucunun başarısız olduğunu ileri süren yaklaşım nedir?<br />
36-Monetarist yaklaşımdır.<br />
37-Keynesyenler ve Monetaristler arasındaki tartışmada en önemli konulardan biri nedir?<br />
37-Devlet ekonomiyi yönetirken aktif bir rol oynayıp oynamayacağı sorunu ekonomik olduğu kadar politik bir sorundur tartışmasıdır.<br />
<br />
MALİYE POLİTİKASI 7. ÜNİTE SORU – CEVAP<br />
1-Enflasyon nedir?<br />
1-Bir ekonomide, belirli bir süre içinde fiyatlar genel düzeyinin sürekli yükselmesi olayına “Enflasyon” denir.<br />
2-Enflasyonun nedenleri nelerdir?<br />
2-Talep Enflasyonu – Maliyet Enflasyonu – Yapısal Enflasyon – İthal Edilen Enflasyonlardır.<br />
3-Toplam Talebin yükselmesi sonucunda fiyatlar genel düzeyinde görülen sürekli artışlara ne denir?<br />
3-Talep Enflasyonu denir.<br />
4-Üretim girdi maliyetlerinin yükselmesi sonucunda fiyatlar genel düzeyinde görülen sürekli artışlara ne denir?<br />
4-Maliyet Enflasyonu denir.<br />
5-Enerji, bazı hammaddeler veya nitelikli eleman kıtlıkları nedeniyle üretimin arttırılmaması sonucunda gerçekleşen fiyat artışına ne denir?<br />
5-Yapısal Enflasyon denir.<br />
6-İç piyasada parasal faktörlere dayanan diğer ülkelerden aktarılan fiyat yükselişine ne denir?<br />
6-İthal Edilen Enflasyon denir.<br />
7-İster Talep, ister Arz cephesinde tetiklenerek ortaya çıksın Enflasyon olgusunun oluşabilmesi için hangi koşul gereklidir?<br />
7-Piyasada satın alma gücü ile desteklenmesi koşuluna bağlıdır.<br />
8-Çoğu gelişmekte olan ülkelerde karşılaşılan Enflasyon türü nedir?<br />
8-Yapısal Enflasyondur.<br />
9-Enflasyonun sonuçları nelerdir? (bu enflasyonun I. Sonucudur kısaltılmışı olarak)<br />
9-Nispi fiyat yapısının bozulması – Kaynak dağılımının bozulması – Gelir dağılımın bozulması – Reel kamu gelirinin azalması – Gelecek nesilleri dezavantajlı konuma sokar – Birikim hızının yavaşlaması – Tüketim kalıplarının değişmesidir.<br />
10-Enflasyon sonuçları nelerdir? (bu enflasyon II. sonucudur kısaltılmamışıdır)<br />
10-Enflasyonun geliştiği ortamlarda nispi fiyat yapısı bozulur. – Şiddetli bir enflasyon durumunda kişisel gelir dağılımı, gelirleri fiyat artış hızından daha yavaş artan kişiler aleyhine değişmiş olur. – Yüksek enflasyonist dönemlerde fiyat artışlarının neden olduğu faiz oranının yükselmesi olgusu yatırımlar üzerinde caydırıcı etki yapar. – Enflasyonist dönemlerdeki fiyat ve faiz bekleyişleri kişileri kısa dönemli karar alma eğilimine itmektedir. – Yüksek enflasyonist dönemlerde kamu sektörünün ekonomideki yeri önce artış daha sonraları ise gerileme eğilimi gösterir. <br />
11-Enflasyon vergisi nedir?<br />
11-Enflasyon nedeni ile eriyen reel depolarını güçlendirmeye çalışan kişilerin tüketimlerini kısmaları sonucunda kamu kesimine aktarılan kaynaklara Enflasyon Vergisi denir.<br />
12-Tenzi Etkisi nedir?<br />
12-Enflasyonist dönemlerde vergi tahsilinin gecikmesi ile uğranılan reel satın alma gücü kaybıdır.<br />
13-Enflasyonla mücadelede, Enflasyonun önlenmesinde Maliye Politikası araçları nelerdir?<br />
13-Kamu kesimi açıklarının kapatılması – Olanaklar çerçevesinde kamu kesimi kamu kesimi fazlası verilmesine çalışılması – Hiçbir şekilde Merkez Bankası kaynaklarına başvurmaması yani sıkı para politikası uygulanmasıdır.<br />
14-Enflasyonla mücadelede Kamu Harcaması araçları nelerdir?<br />
14-Gelir yaratıcı harcamalar – Transfer harcamalar – Sosyal transferler – Ekonomik transfer harcamalarıdır.<br />
15-Ekonomideki harcama fazlasını çekebilmek için ilke olarak ne yapmak gerekir?<br />
15-Kamu harcamalarını kısmak gerekir.<br />
16-Anti-Enflasyonist politikalar uygulanırken kamu cari harcamalarında yapılacak bir indirimin gelir düzeyi üzerindeki etkili olan katsayı nasıldır?<br />
16- 1/1-C dir.<br />
17-Cari harcamalarının büyük bir kısmı neyden oluşur?<br />
17-Personel ödeneklerinden oluşur.<br />
18-Klasik anlamda bilinen ve çoğunlukla gelir dağılımını düzeltmeye yönelik ve üretim faktörü karşılığı olmayan ödemelere ne denir?<br />
18-Sosyal Transferler denir.<br />
19-Sosyal Transferlere örnek veriniz?<br />
19-Emekli – Dul – Yetim – Öksüz gibi gruplardır.<br />
20-Sosyal Transfer harcamalarında yapılan bir değişikliğin geliri daraltıcı katsayısı nasıldır?<br />
20- C/1-C dir.<br />
21-Özel kesime yapılan aktarmalara ne denir?<br />
21-Ekonomik Transferler denir.<br />
22-Ekonomik Transferlerin geliri değiştirme katsayısı nasıldır?<br />
22- 1/1-C dir.<br />
23-Enflasyonla mücadelede Vergi ara
